Peygamberlerin Gönderilmesi Rahmettir

tevhidBir Okuyucu şöyle bir soru sormakta:
SORU:
Allah peygamberler yerine neden kendisi dini insanlara anlatmadı? Böyle olsa daha iyi olmaz mıydı?” “İnsanlar Allah’ı görmeye dayanamayacak şekilde yaratılmış ise neden Allah insanları, kendisini görmeye dayanıklı bir şekilde yaratmadı? Böyle yarattıktan sonra insanlara dini kendisi anlatsa daha iyi olmaz mıydı? 

CEVAP 1: Allahu teala dileseydi vasıta olmadanda bu dini tebliğ ederdi ancak; peygamberlerle tebliğ etmesinde bir çok hikmetler vardır.
“Allahu teala, dini peygamberler ile değil de Kendisi vasıtasız olarak tebliğ etseydi, İlahi Sınavın ağır…lığını biz insanlar nasıl kaldırabilirdik? Zira, İblis cennette sınav edildiğinde Adem’e secde etmediği için ebediyyen cehennemlik oldu. Adem (a.s.) ve Havva annemiz de, cennette sınav oldular. Ancak, bir hata sebebiyle cennetten kovuldular ve 200 yıl tövbeleri kabul edilmedi. Halbuki bu dünya Allah’a secde etmeyenler ve O’na isyan edenlerle dopdolu. Bu kadar ağır günahlar işliyoruz buna rağmen Allah tövbelerimizi kabul ediyor. Eğer ki Allahu tealanın Kendisi dini doğrudan tebliğ etseydi, ilk günah işlememiz durumunda halimiz nice olurdu?  Allahu tealanın bu ilahi dini Peygamberlerle bizlere tebliğ etmesi ancak; İlahi rahmetin bir gereğidir ki böyle olduğuna çok şükür etmeliyiz..
İnsanların bu dünya yaşamında Allah’ı görmeye dayanamayacak kapasitede yaratılması ise; bu dünya hayatında aklı buluğa ermiş her insanın Büyük Sınav Salonu’nda olmasından dolayıdır. Sonuçta sınavı kaybedecek kimseler Allah’ı görmek zevkinden yoksun bırakılacaklarına göre, onlar neden Allah’ı görmeye dayanacak güçte yaratılsın? Allah kendisini tanımayan inkârcı müşrikler ile kendisini tanıyıp itaat eden mü’minleri eşit kılmayacaktır. Biz insanlar çalışanlarla çalışmayanları eşit tutuyor muyuz? Allah kendisinin mutlak adalet sahibi olduğunu Rasulleri aracılığı ile haber vermiştir. Zira, O’nun güzel isimlerinden birisi de El-Adl’dir. Allah’ın güzelliğini görmek, dersine çalışıp ödevini yapanlara ahirette verilecek en büyük ödüldür. Çünkü O’nun güzelliğini görmek, cennet zevklerinden daha üstündür.

Üstad Necip Fazıl vapurla Karaköy’e giderken yanına biri yaklaşıp:
-“Üstad, Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik?” diye sorumuş.
Üstad okumakta olduğu kitaptan başını kaldırmadan:
-“Ne diye vapura bindin ki, karşıya yüzerek geçsene.” cevabını vermiş.

Vesselam.

(Visited 133 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın