Adalet Bütün Güzelliklerin Kaynağıdır

    Hak Teala, Kur’an-ı Kerim’de adalet ile hükmetmeyen zalim toplumların akıbetlerinin çok kötü olacağını bir çok ayette haber vermektedir. Yüce Kur’an’da buyurulmaktadır ki,  mealen:
“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.“ (Nahl suresi, ayet 90)

“Ey iman edenler! Kendinizi ana babanız ve yakınlarınızın aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kişiler olun (menfaatiniz ve yakınlarınızın hatırı için doğruluktan ayrılıp yalançı şahitliği yapmayınız. Zira Allah’ın belası ve laneti yalancılar üzerinedir.“ [Nisa-135] „
Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan ve adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kin ve nefretiniz sizi asla onlara karşı adaletsizliğe sevketmesin.“[Maide-8]
“Allah size mutlaka emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.“ [Nisa-58]
– “Nice kasabaların halkını haksızlık yaparlarken yok ettik. Artık damları çökmüş, kuyuları terk edilmiş, sarayları bomboş kalmıştır.” (Hacc Sûresi, 45)
– “Halkı zalim olan nice kasabaları kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka milletler var ettik.” (Enbiya Sûresi , 11)

Adalet bütün erdemlilik ve güzelliklerin sebebidir. Adalet gözetilirken duygusal davranılmamalı, merhamet duygusu adaletin önüne perde olmamalıdır. Kendi eş-dost akraba aleyhine dahi olsa adil bir şekilde hüküm verilmelidir. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) adaletin herkes için olduğunu adaletsiz bir hakimiyetin uzun sürmeyeceğini şu hadisleri ile bu konuya açıklık getirmektedir:
Beni Mahzun kabilesinden bir kadın hırsızlık yapmıştı. Cezanın tatbik edilmemesi için Üsame bin Zeyd aracı kılınmış. Üsame durumu
Peygamberimize söyleyince Peygamberimizin yüzü renkten renge girmiş ve şöyle buyurmuştu:  “Ey Üsame, sizden evvelkilerin helak olmalarının sebebi: zengin ve soylu birisi hırsızlık yaptığında, bir suç işlediğinde onu bırakırlar, zayıf ve gariban birisi suç işlediğinde ise ona ceza verirlerdi. Allah’a yemin ederim ki eğer Muhammed’in kızı Fatıma da suç işlese aynı cezayı verirdim.“(Hadisi Buhari)

İşte bu prensip ve bu ruhla koca İslam devleti vücut bulmuş, bu adalet anlayışıyla insanlar akın akın İslamiyeti kabul etmişlerdir.

(Visited 125 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın