Ayın İkiye Bölünmesi

SURE-İ KAMER:
– Kıyamet saati yaklaştı,
Ay yarıldı. (Kamer/1)
– Bir mucize görseler hemen
yüz çevirirler ve
“süregelen bir büyüdür” derler.
(Kamer/2)

– Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır. (Kamer/3)

TEFSİR:

(Kıyamet) Saati yaklaştı, müminlere sevabın, kâfirlere cezanın vaad edildiği kıyamet vakti günden güne yaklaşmaktadır. Hazırlanmak gerekir. Ve Ay, yarıldı. Peygamber (s.a.v)’in en parlak mucizelerinden olan ayın yarılması mucizesi meydana geldi.

Sahabe, Tâbiîn ve Müteahhirîn (daha sonraki dönemde yaşayanlar)’den bilinen tefsircilerin hepsi, âyetin bu mucizeyi haber verdiğinde ittifak etmişlerdir. Haber meşhurdur, sahabeden bir hayli kimse rivayet etmiştir. Bunlar arasında Hz. Ali, İbnü Mes’ud, İbnü Abbas, Huzeyfe, Enes, Cübeyr b. Mut’im, İbnü Ömer ve daha başkalarını sayabiliriz. Gerçi İbnü Abbas ve Enes gibi bazıları bu olaya bizzat şahid olmamışlardır. Zira İbnü Abbas henüz dünyaya gelmemişti, Enes de Medine’de o sıralarda dört beş yaşlarında bulunuyordu. Fakat âyetin tefsirinde olayı sahih olarak rivayet etmişlerdir. İbnü Mes’ud, Cübeyr b. Mut’îm ise bizzat şahid olarak rivayet edenlerdendir.

Buharî İbnü Mes’ud’dan şu rivâyetleri nakleder:

1) “Resulullah (s.a.v)’ın devrinde ay iki parçaya ayrıldı. Bir parça dağın üstünde bir parça da dağın ardında idi. Resulullah: “Şahid olun” buyurdu.

2) “Ay yarıldı, biz peygamberle beraberdik, iki parça oldu, bize şahid olun, şahid olun buyurdu.”
Buharî’de İbnü Abbas’tan yapılan bir nakil de şöyledir: “Peygamberin zamanında ay ikiye ayrıldı”. Enes’ten de bir rivayet vardır. “Mekke halkı, kendilerine bir âyet gösterilmesini istediler. Peygamber de ayın yarılması mucizesini gösterdi, ay iki parçaya ayrıldı.”

Müslim’in ise İbnü Mes’ud’dan yaptığı rivâyetler şöyledir:

1) “Resulullah (s.a.v)’ın sözüyle ay iki parçaya bölündü. Resulullah: “Şahid olun” buyurdu.”

2) “Biz Resulullah ile Mina’da bulunduğumuz sırada idi, ay ikiye ayrıldı. Bir parçası dağın arkasında, bir parçası da beri tarafında idi. Resulullah bize: “Şahid olun” buyurdu.

3) “Resulullah’ın sözüyle ay iki kısma ayrıldı. Bir kısmını dağ örttü, bir kısmı da dağın üstünde idi. Resulullah “Allah’ım şahid ol” dedi. İbnü Ebî Adi rivâyetinde ise, “şahid olun, şahid olun” dediği nakledilir.”

Enes de şöyle der: “Mekkeliler Resulullah (s.a.v)’tan bir mucize göstermesini istediler, o da iki defa “ayın bölünmesi” mucizesini gösterdi.” Diğer bir rivâyette ise, “merreteyn” iki kerre sözü, “firkateyn” iki parça olarak geçmektedir.

Buharî’nin yaptığı gibi, Tirmizi de İbnü Mes’ud’dan şu hadisleri nakleder:

“Biz Resulullah ile beraber Mina’daydık. Ay, iki parçaya bölündü. Bir parçası, dağın ötesinde bir parçası da, berisinde idi. Resulullah bize “şahid olun” dedi.” Yani “Kıyamet saati yaklaştı, ay (ikiye) yarıldı”.

Tirmizî’nin Enes’ten yaptığı nakil de şöyledir: “Mekkeliler Peygamber (s.a.v)’den bir mucize istediler. Bunun üzerine Mekke’de ay iki kere (merreteyn) yarıldı. İşte bu olaydan dolayı âyeti nazil oldu.

İbnü Ömer’den de şu rivâyeti nakleder: “Resulullah’ın sözüyle ay yarıldı. Resulullah: “Şahid olun” buyurdu.” Tirmizî, Cübeyr b. Mutim’den de şu nakilde bulunur: “Peygamber’in sözüyle ay yarıldı, hatta iki parça oldu. Biri şu dağın üstünde diğeri de şu dağın üstünde idi. Bunun üzerine, “Muhammed bizi büyüledi.” dediler. Bir kısmı da, “Eğer bizi büyüledi ise herkesi de büyüleyemez ya!” dediler.

Şifâ-i Şerif’de de Ebu Huzeyfeti’l-Erhabî’den şöyle bir rivayet nakledilir: Hz. Ali dedi ki; “Ay ikiye ayrıldı. O sırada biz Resulullah ile beraberdik.”

Yine “Şifâ”da ve Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde Esved rivayetiyle İbnü Mes’ud’un: “Hatta dağı, ayın iki parçası arasında gördüm.” dediği nakledilir.

Ayrıca Mesruk rivâyetiyle de İbnü Mes’ûd’dan şu nakledilir: “Kureyş kâfirleri “Ebu Kebşe’nin oğlu size büyü yaptı.” dediler. İçlerinden birisi, “Eğer Muhammed, aya büyü yaptı ise, büyüsü bütün yeryüzündeki insanları tutacak değil ya! Diğer belde (şehir)lerden gelenlere sorun bakalım görmüşler mi? ” dedi. Gelenlere sordular, onlar da aynı şekilde gördüklerini söylediler.”

Semerkandi’nin nakline göre; Ebu Cehil, “Bu bir sihirdir. Uzaklarda yaşayanlara haber gönderin gören olmuş mu bakalım?” dedi. Uzaklarda yaşayanlar da ayı yarılmış olarak gördüklerini haber verdiler.

Yine de onlar, “Bu öteden beri süregelen bir sihirdir.” dediler.

İbnü Cesir, İbnü Ebî Hâtim ve Ebu Nuaym Delâil’de şu rivâyeti naklederler: “Huzeyfe Medâyin’de okuduğu bir hutbesinde demişti ki: “Uyanın Allah Teâlâ, “kıyamet saati yaklaştı, ay (ikiye) ayrıldı” buyuruyor. Evet kıyamet cidden yaklaştı ve peygamberimiz zamanında ay hakikaten ikiye ayrıldı. Dünya ayrılık ilan etmektedir. Haberiniz olsun ki bugün meydan yarın koşu vardır.”

Kısacası bu konuda hayli çok hadis mevcuttur. Bütün bunlar âyetin tefsiri hakkında zikredilmiş rivâyetlerdir. Özellikle İbnü Mes’ud ve İbnü Abbas’ın rivâyetlerindeki ifadeler, ayın yarılması mucizesinin mâzide olduğunu göstermektedir. Nitekim İbnü Mes’ud’un diğer bir ifadesinde beş şey geçmiştir. Bunlar “duhân (duman), lizâm (gereklilik), batşe (şiddetli yakalama), kamer (ay) ve rum’dur. Enes’in rivâyetinde “iki defa” ifâdesi vardır. Alûsî’nin nakline göre Abd b. Humeyd, Hakim, İbn Merdûye ve Beyhakî İbnü Mes’ud’dan “Peygamber çıkmadan önce Mekke’de iken ay’ı iki kere ikiye ayrılmış olarak gördüm.” diye rivayet etmişlerdir. Bunun için Hâfız Ebu’l-Fadl Irâkî “Nazmu’s-siyer” adlı eserinde yarılmanın iki kere vuku bulduğu üzerinde İcmâ’ bulunduğuna inanmış olarak, “İcmâ ile iki kere yarıldı.” demiştir. Hafız İbnü Hacer de ayın yarılması hakkında demiştir ki: “Peygamber (s.a.v) zamanında yarılmanın birden fazla olduğunu kesin olarak kabul eden hiçbir hadis âlimini tanımıyorum. “İcmâ ile” kaydı iki kereye değil, yarılmaya bağlı olmalıdır diyenin kasdı da, firkateyn “iki parça” demek olsa gerektir.> Aliyyu’l Kâri der ki: “İbnü Cevziyye bir kitabında şunları söylemiştir: “Merreteyn”den bazı kere fiiler, bazı kere de eşyanın kendisi kasdedilir. Ekseriya fiiller için kullanılmakla beraber “Resulullah zamanında ay iki defa yarıldı.” hadisinde olduğu gibi a’yânda dahi kullanılır ki, bu hadiste şıkkayn (iki yarım) ve filkateyn (iki parça) demektir. Bunu bilmeyenler, yarılmayı iki zamanda iki defa olmuş diye zannetmişlerdir. Halbuki şeyhim Irâkiye, yarılmanın bir kere olduğunu söyledim bana cevap vermedi.” Lakin Alûsî İbnü Mes’ûd rivâyetinde şakketeyn (iki parça) ve merreteyn (iki kere) denilmesi sebebiyle bunun fırkateyn (iki yarım) mânâsına olmasının uygun olmayacağını ifade ederek sözüne şöyle devam etmiştir. İbnü Mes’ud’un sözündeki “merreteyn” ifadesinin, görmekle alakalı olması daha uygundur. Buna göre mânâ, ikiye yarılma olmayıp, iki kere bakıp şüphesiz olarak görme demektir. Bizim ise bu konuda vardığımız sonuç şudur: Ayın yarılması hadisesi iki değil, bir keredir. Ancak bu inşikâk (yarılma) esnasında ay, şimşek çakar gibi süratle iki defa ayrılıp kapanmıştır. Ve iki ayrılış esnasında da dağ, yani Hira, yahut Ebu Kubeys dağı ikiye ayrılan ayın arasından görülmüştür.

Elmalı Tefsirinden Alıntıdır.

Risale Haber Sitesinde Bilimsel Araştırma Verilerinde Şöyle bir Haber Vardır

Halil Murat Özler, jeoloji profesörü. Yer bilimleriyle ilgili çeşitli araştırmalar yapıyor. Popüler bilim dergisi Nature’de yayınlanan ‘Ay üzerinde yarılma’ makalesinin, Efendimiz’in (sav) inşikak-ı kamer (ayın yarılması) mucizesini kanıtlayan en önemli bulgu olduğunu söylüyor. Zaman’dan Kevser Kulaksız, Prof. Özler ile ilgili makaleyi konuştu.

İnşikak-ı kamer hadisesinin delillerini ne zamandan beri araştırıyordunuz?

Yaklaşık altı ay kadar önce, inşikak-ı kamer hadisesiyle ilgili araştırma yapmak için ay yüzeyindeki fayları inceliyordum. Bir yer bilimci olarak Kuran’daki ayetlerin manasıyla ilgili çalışmalar yaptım. En çok merak ettiğim Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sas) en büyük mucizesi olan ayın yarılma hadisesinin delilleriyle ilgiliydi. Çeşitli makalelere, NASA’nın yayınladığı ay fotoğraflarına baktım. O fotoğraflarda pek çok fay, yani yarılma görülüyordu. Fakat hiçbiri tam olarak Efendimizin mucizesini karşılayacak nitelikte değildi. Ta ki, Popüler bilim dergisi Naturen’in 2 Ekim 2014 sayısındaki ‘Ay Üzerinde Yarılma’ başlıklı makaleye kadar.

ay-icat.jpgNature dergisindeki resimleri gördüğünüzde inşikak-ı kamer hadisesi mi geldi aklınıza?

Andrews J. Feustel tarafından yazılan makalede ayın görünür yüzeyinde oldukça büyük bir çöküntü alanı olan ‘Fırtınalar Okyanusu’ bölgesiyle ilgili yeni keşifler konu edildi. Dünyada pek çok haber kanalı bunu ‘Ay yüzeyinde gizli çarpıcı geometrik şekiller’ olarak duyurdu. Ay yüzeyinde bir yarılma olmuş, ay yüzeyi ikiye ayrılmıştı. Bu yüzden de gizli çarpıcı şekiller yüzeyden görülemiyor şeklinde ifade ediliyor. Daha önce, ‘‘Fırtınalar Okyanusu’ bölgesinin bir çarpma sonucu oluştuğuyla ilgili bilimsel iddialar yazılmıştı. Fakat NASA tarafından yapılan ‘Grail Misyonu’na sahip uyduların sağladığı ‘gravite haritası’, ayın bir nevi tomografisini çekerek tek parça çembersel bir yarığı net biçimde ortaya çıkarmıştır. Binlerce kilometre uzunlukta, lav taşkınlarıyla dolu uçurumların donmuş kalıntıları tespit edildi. Burada çarpıcı olan fayların binlerce kilometre boyunca, 3 bin kilometre çapındaki bir alanda  ve yaklaşık  5 buçuk milyon kilometre karelik alanı çevrelemesidir. Ay’ın yüzey alanı yaklaşık 37 milyon kilometre kare olduğu için, 1/7’sine denk geliyor. Fayların birbirini tamamlaması ve yarılan bu alanın ay yüzeyinde bütün bir çember oluşturması ve tam da inşikak-ı kamer hadisesindeki gibi ayın yarılmasını ispatlıyor. Bu bulgu şimdiye kadar tespit edilen en önemli ve kesin bir delil olarak nitelendirilebilir.

https://www.risalehaber.com/nasanin-verileri-peygamberimizin-ay-mucizesini-ispatliyor-244797h.htm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir cevap yazın