Bid’at ve Bid’atçiler

SapıklarBid’at : Peygamber (s.a.v.) efendimiz zamanında olmayan bir şeyi ibadet olarak yapmak veya inanmaktır.  Hirevî’ye göre: “Bid’at: Kitab ve sünnette gizli veya aşikar senedi olmayan şeydir. Bid’at-ı Hasene ise,  Kitab ve Sünnette gizli veya aşikar mesnedi olan demektir.
Bid’atler üç kategoride ele alınmıştır.
Birincisi İtikatta bid’attir: Bunu işleyen küfre girer. Yani kâfir olur. Bidatın en tehlikeli ve kötüsü budur.
İkincisi amelde yapılan bid’atlerdir: Bunları işlemek büyük günah işlemektir.
Üçüncüsü Bid’at-ı hasenedir: Bunlarda kendi içinde ikiye ayrılır ki; ibadetlerde ve adetlerde bid’atlerdir.
İbadetlerde bidati hasene; bunlar hakkında İmamı gazali şöyle der:
-“Her bidat olan şey yapılması caiz olmayan hareket demek değildir. Çünkü öyle bidatler vardır ki, bidati hasenedir. Yani; güzel olan bidattir. İmamı Şafi der ki:
– Teravihi cemaatle kılmak , hazreti Ömer’in ortaya koyduğu bidattir. Fakat bu bidat güzel olan bidattir. Kötü olan bidat sünnete aykırı olan (veya bir sünneti ortadan kaldıran) bidattir.

Bidati Hasenenin ikincisi; adetlerde bidatlerdir ki, bunları işlemek günah değildir. Masada yemek yemek, kaşık ve çatal kullanmak, erkeklerin entari yerine dar olmayan pantolon giymesi, yakalı gömlek giymek gibi.

Not: Bidat konusunda sitemizin arama motoruna “Bidat Nedir”, ehli sünnet itikadı için “Ehli Sünnet İnancı
Nedir ” yazılırsa daha geniş bilgiye ulaşılır.

BİDATÇİLERden UZAK DURMALIYIZ:

Bazı televizyonlarda bir zamanlar İslam alimi olarak gösterilen Y. Nuri isimli bir profesör “Namaz bu ümmetin başına bela edilmiştir. Kur’an’ın ibadeti namaz değil okumaktır. Camilerin çoğalması ahlaksızlığın artması demektir.” diyerek Müslümanların dinine apaçık küfretmiştir. Bu bidat ehli aslında Allah’ın şu ayetini yalanlamaktadır ve Allah’a hakaret etmektedir. Melaen:
– “Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.” (Ankebut/45)
Bid’at ehli ile arkadaşlık yapmak, oturup onunla sohbet etmek asla caiz değildir. İmam-ı Rabbani hazretleri ; “İyi biliniz ki, bid’at ehli ile konuşmak, kâfirle arkadaşlık etmekten, kat kat daha kötüdür. Bid’at ehlinden yılandan, canavardan kaçar gibi kaçmak gerekir” buyurdu. (260. mektb.)
Bid’at ehlinden başka herkese, dosta ve düşmana, Müslümana ve kâfire, daima güler yüz, tatlı dil göstermelidir. Bid’at ehline ve münafıklara ve açıkça günah işleyenlere tatlı dil ve güler yüz caiz olmadığı için, zaruret olmadıkça, bunlarla karşılaşmamaya, görüşmemeye çalışmalı, görüşülürse, zaruret miktarını aşmamalıdır. (Nikaye)
Peygamber (sav) Efendimizn bid’at ehli ile görüşmeyi yasaklayan hadis-i şeriflerinden bazıları :
-” Bid’at sahibine hürmet eden, İslamiyet’i yıkmaya yardım etmiş olur.” [Taberani]
-” Bid’at ehline sert davran! Allahü teâlâ, onlara düşmandır.” [İbni Asakir]
-” Onlardan kaçın! Sizi dalalete, fitneye düşürmesinler.” [Müslim]
-” Hasta olurlarsa, ziyaretlerine gitmeyin!” [Ebu Davud]
-” Karşılaşınca, onlara selam vermeyin!” [İbni Mace]
-” Onlarla birlikte bulunmayın, birlikte yiyip içmeyin!” [Ukayli]
-” Onların cenazelerine gitmeyin, onlarla birlikte namaz kılmayın!” [İbni Hibban]
-” Onlar benden değil, ben de onlardan değilim. Onlarla cihad, kâfirlerle cihad gibidir.” [Deylemi]
-” Kim bid’at ehlinden buğz ederek yüz çevirirse, Allahü teâlâ onun kalbini korkulardan emin kılar ve imanla doldurur. Bid’at ehline sert muamele edeni de, en büyük korku gününde emin kılar. Bid’at ehlini hakir ve zelil göreni de, Cennette yüz derece yükseltir. Bid’at ehline selam veren veya onu sevindirici şeyle karşılayan, Kur’an-ı kerimi küçümsemiş olur.” [Hatib]
-” Bir bid’at ehli öldüğünde İslam’da bir fetih vuku bulmuş gibi olur.” [Hatib]
-” Bir bid’at çıkaran, ölmeden önce mutlaka onun kötülüğüne maruz kalır.” [Taberani]
-” Bid’at ehlinden ilim öğrenmeye çalışmak, kıyamet alametlerindendir.” [Taberani]
-” Bid’at çıkarana, bunu yapana şeytan çok ibadet yaptırır, onu çok ağlatır.” [Mekt. Masumiyye c.2, m. 110]

Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretleri Gunye’de buyuruyor ki:
Hadis-i şerifte (Bid’at ehline, Allah için sert bakanın kalbini, Allahü teâlâ imanla doldurur ve korkulardan emin kılar) buyurdu. Tasavvuf büyüklerinden Fudayl bin Iyad, “Bid’at söyleyenleri ve yapanları sevenlerin ibadetlerini, Allahü teâlâ kabul etmez ve kalblerinden imanlarını çıkarır. Bid’at ehlini sevmeyenin ibadeti az olsa da, Allahü teâlânın bunu affetmesi umulur. Yolda bid’at sahibine karşı gelirsen, yolunu değiştir” buyurdu. Süfyan bin Uyeyne de, “Bid’at ehlinin cenazesinde bulunana cenazeden ayrılıncaya kadar, Allahü teâlâ gadab eder” buyurdu. (Mektubat-ı Masumiyye c.4, m.29)
Bid’at ehlinden böyle uzak durmanın sebebi bid’atin çok kötü bir iş olduğu içindir. Çünkü bid’at çıkaran dine ilave yapıyor, Allah adına, Resulü adına hükümler koymuş oluyor. Allah’ın ve Resulünün koyduğu hükümleri beğenmemiş oluyor. Her günahtan daha büyüğünü işlemiş oluyor.     
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Bugün kalbler kararmış olduğundan, bazı bid’atler güzel görünse de, hepsinden kaçınmak gerekir. Kıyamette hepsinin zararlı olduğu anlaşılacaktır. Hadis-i şerifte, (Her bid’at sapıklıktır) buyuruldu. [Kur’an-ı kerimde ise, (Bazı şeyleri faydalı sanıp seversiniz, halbuki sizin için zararlıdır) buyuruldu. (Bekara 216)]

Bid’atin zararı büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
-” Bir bid’at çıkarınca, bir sünnet kaldırılmış, eksiltilmiş olur.” [İ.Ahmed]
-” Bid’atten sakının; her bid’at dalalettir ve her dalalet ehli de ateştedir.” [İbni Asakir]

     EK 1:
     Bid’at Ehlini Hoş Görmek: 
     SORU:
Bir yazar, (Mezhepsiz yazarların kitaplarında, yanlışlık ve bid’at de olsa, hoş görmek, yumuşak davranmak ve bir kardeş olarak onları sevmek gerekir! Mezhepsiz âlimlerin, kitaplarından uygun olanı alırız, yanlış olanı atarız) diyor. Bu caiz midir?
CEVAP: Yazar, (Bid’at ehline sevgi ile bakmalı, kardeş olmalıyız) diyor. Peygamber efendimiz de, (Bid’at ehline, selam vermeyin, sert davranın! Allah, onlara düşmandır. Onlardan kaçın! Sizi dalalete, fitneye düşürmesinler! Onlarla birlikte bulunmayın, onlarla namaz kılmayın, birlikte yiyip içmeyin, cenazelerine gitmeyin, kız alıp vermeyin! Ben onlardan değilim, onlar da benden değildir) buyuruyor. Resul-i ekrem efendimiz böyle buyururken, yazarın öyle davranması caiz olur mu?

(Kitaptaki faydalı yeri alır, zararlısını atarım) demek çok yanlıştır. Bir kitapta, itikadı zedeleyen, insanı küfre düşürücü bir ifade bulunursa, elbette o kitap çok zararlıdır. Kitap bilgi öğrenmek için okunur. Bilmediği bir şey onu küfre düşürebilir, ebedi felaketine sebep olabilir. Bir şeyin hak veya bâtıl, faydalı veya zararlı, iyi veya kötü olduğunu bilen, o konudaki kitabı niçin okusun? Bilmiyorsa, bâtılı hak, kötüyü iyi, zararlıyı faydalı zannedebilir. Pisliğin içinde faydalı şey ararken, üstüne necaset bulaşmasa bile, en azından kokusundan zarar görür. Bunun için mezhepsizlerin kitaplarını okumak çok zararlıdır. Dinimiz noksan değil ki, bir mezhepsizin kitabına ihtiyaç duyulsun. İslam âlimleri her meseleyi halletmiştir. Yenilik, reform âdetlerde olur, ibadetlerde yenilik olmaz. Kötü âlim, mezhepsiz âlimdir. Fakat mezhepsizliği över gibi, (Mezhepsiz âlimlerin iyi yönlerini almalıyız) demek hoş değildir.

  Âhirette Kurtulanlar Kimler Olacaktır?  

-“ Ebû Hüreyre’nin (ra) ve Abdullah bin Amr’in (ra) ayrı ayrı rivayetleriyle Peygamber Efendimiz’in (sav)
-“ Ümmetin yetmiş üç fırkaya bölüneceğini, bunlardan yalnız birinin kurtuluş fırkası olacağını” beyan buyurduğunu Dârimî’nin Siyerinden, Tirmizî’nin Süneninden, Süyûtî’nin Câmiü’s-Sağir’inden öğreniyoruz. Hadis şöyledir: “İsrailoğullarının başına gelen her şey, pabucun pabuca denkliği gibi, tıpa tıp ümmetimin başına da gelecektir. İsrailoğulları yetmiş iki fırkaya ayrılmışlardı. Ümmetim ise yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Onlardan bir fırkanın dışında hepsi Cehennem’dedir.”
Ashab-ı Kiram sordu:
-“ Ya Resûlallah! O kurtulan fırka kimlerdir?”
Peygamber Efendimiz (sav):
-“ Benim ve ashabımın yolu üzere olanlardır” buyurdu.”   (Kaynak: Câmiü’s-Sağîr, 3/3292; Tirmizî, İman, 18)

Doğru İslam Ehli Sünnet yoludur. 1400 küsur yıldır binlerce büyük alim ve veliler bu yolu seçmişlerdir. Bu yolun dışında kalanların bu dünyada sadece kötü mazileri kalmıştır. İsteyen istediği yolu seçmekte özgürdür. Zira herkes ahirette seçiminden ve yaptıklarından sorumlu olacaktır.

(Visited 742 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Bid’at ve Bid’atçiler” üzerine 6 yorum.

    1. Allah razı olsun verdiğiniz lingi okudum.Çok faydalı oldu çok teşekkür ederim.En kısa zaman da Ömer Nasuhi Bilmen in ilmihalinide alıp okuyacağım.Aslın da size danışmak istediğim bazı hususlar bunlar hakkında sizinle iletişime geçebileceğim bir mail adresi varmı.

  1. Hocam ramazan ayinda vesvese gelmeye baslamisti bana ben de biraz tedirgin olmustum ve kendi kendime sayikliyordum acaba murted mi oldum acaba diye boyle demekle (acaba murted mi oldum diye sayikladigimicin)dinden cikmis olmam degil mi bi de bu durum icin bir tane sitede “Yetis Imami Rabbani hazretleri beni bu durumdan kurtar” diye soyleyin diye mesaj attilar bana yoneticiler. Onlar Allahin sevdigi kullari o kullar da senin icin dua ederler dediler ve kurtaracak olan Allahu Tealadir dediler onlar. Zaten oyle de ben oyle dedigim icin tehlikede miyim hocam sagolun simdiden cunku ben bi de elfazi kufur konusunda cok tutumluyum ve kufre girmekten korkuyorum.
    Bi de cunup oldugunu bildigi halde camiye giren ve namaz kilanin hali nolur Bilerek abdestsiz naz kilan dinden cikar deniyor.Ebu Hanifeye gore de kufur olurmus abi bana hocam sadece gunah olur dedi ben tovbe ettim xe bu konuya bi aciklik getirir misiniz

    1. Sayıklama ile dinden çıkılmaz. Fazla vesveseden meydana gelmiş olmalı o sayıklamalar. Öyle deme. Şöyle de:
      Medet yâ Rabbena! Bana İmamı Rabbani hazretleri hürmetine yardım et.” deyiniz. Cünüp olarak camiye girmek büyük günahtır. Günahından dolayı hiç üzülmeyen kafir olur. Eğitim gereği gibi bir durum olmadan bilerek abdestsiz namaz kılmak ve bunun haram olduğuna inanmamak küfürdür.

Bir cevap yazın