Bidat Nedir

Nasuh Paşa Camii, Zile, Tokat

BİD’AT NE DEMEKTİR

Bid’at : Peygamber (s.a.v.) efendimiz zamanında olmayan bir şeyi ibadet olarak yapmak veya inanmaktır.  Herevî’ye göre: “Bid’at: Kitab ve sünnette gizli veya aşikar mesnedi (sened, dayanak) olmayan şeydir.

Bid’at-ı Hasene ise,  Kitab ve Sünnette gizli veya aşikar mesnedi olan demektir. Örnek; minare. Rasulullah(s.a.v.9 efendimiz ezanın yüksekte okunmasını emretmesi, minarenin yapılmasına dair iznin gizli işaretir.
Peygamber (Sallallahu aleyhi vesellem) efendimiz “Bid’atlerin hepsi sapıklıktır” diye beyan ettiler.
Ortaya çıkarılan her bid’at (dinde yenilik), İslam binasını yıkmak için atılan bir adımdır.
Bid’atler üç kategoride ele alınmıştır. Birincisi İtikatta bid’attir. Bunu işleyen küfre girer. İkincisi amelde yapılan bid’atlerdir. Bunları işlemek büyük günah işlemektir. Üçüncüsü Bid’at-ı hasenedir. Bunlar ibadetlerde değil,  adetlerde bid’atlerdir. Bunları işlemek günah değildir. Masada yemek yemek, kaşık ve çatal kullanmak gibi.

1. Âdette Bid’at

Sevap beklenilmeden, dünya menfaati için yapılan şeylerdir. Âdette bid’at, bir ibadeti bozmazsa veya dinin yasak ettiği bir şey değilse günah olmaz. Âdette olan bid’at, ceket, pardesü giymek, çay ve kahve içmek gibi dinin yasak etmediği bir şey ise, günah değildir. Peygamber efendimizin papaz ayakkabısı ve Rum cübbesi giydiği hadis-i şerifle bildirildi. (Tirmizi)

Fen ve fen bilgileri dinde bid’at değildir. Fenni buluşlara sahip çıkmak, dinimizin emridir. (İlim Çin’de de olsa alın! Fen ve sanat, müminin kaybettiği malıdır. Nerede bulursa alsın) hadis-i şerifleri, kâfirlere uymayı değil, fenni onlarda bile olsa, arayıp bulmayı emrediyor. (Mevduat-ül-ulum)

2. İbadette Bid’at 

İbadette bid’at, Rasulullahın ve dört halife zamanında bulunmayıp da, dinimizde, sonradan meydana çıkarılan, uydurulan inanışlara, sözlere, işlere, şekillere ve âdetlere denir. İbadetlere bid’at karıştırmak büyük günahtır.
Bid’ati sünnet diye işlemek haramdır. Bunların hepsini din diye, ibadet diye uydurmak veya dinin önem verdiği şeyleri dinden ayrıdır, din buna karışmaz demek bid’attir. Bid’atlerin bazıları küfür, bazıları büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Her bid’at sapıklıktır) buyruldu. (Müslim)
Bid’at çıkaran, dinde noksanlık görüp bazı hükümleri değiştirmeye, yeni hükümler koymaya çalışır. Sahih hadisleri uydurma zanneder, İslam âlimlerini beğenmez. Bid’at ehli kibirlidir.

1- Kur’an-ı Kerim okumayı, zikir dua, namaz, tesbih v.b. şeyleri para ile yapmak.
2- Ölü yemeği yapmak ve yemek, kabir üzerinde mum yakmak, gelin ve cenaze önünde aşikare zikir yapmak
3- Nafile namazları cemaatla kılmak… Regaib, Kadir, Beraat, Tesbih ve sair nafile namazlar gibi.
4- Ta’dil-i erkânı terk etmek. Karganın gagasını yere vuruşu gibi namaz kılmak.
5- Namazda imamdan önce secdeye varmak, imamdan önce secdeden kalkmak gibi.
6- Namazda safları düzeltmemek gibi.
7- Kur’an-ı Kerimi  ve ezanı teganni ile okumak
8- Cenazelerde kabristanın içinde baş sağlığı vermek.
Daha sonra 40. Gece , 52. Gecelerde mevlid okutmak, yemek vermek.
9- Hutbe okunurken salatü selam getirmek, imamın duasına amin demek
10- Namazdan sonra ki tesbihatlarda ayetel kürsi yerine salaten tüncina okumak
11- İsrafcı kimseye (ehil olmayana) sadaka vermek, camide dilenmek.
12- Kabirlere çabut bağlamak, dilek dilemek, Anaya, babaya, evladın üzerine yemin etmek.

3. İtikatta Bid’at:

İtikadda bidat küfürdür.
* Kuran veya Sünneti beğenmemek,
* Kur’an veya Hadislerin çağa uygun olmadığını iddia etmek
* Hadisleri inkar etmek, “Bize Kuran yeter demek”,
* Şefaati inkar etmek,
* Kabir azabını inkar etmek,
* Reenkarnasyona inanmak,
* Kur’an’dan bazı ayetleri çıkarmak gerek diye düşünmek, küfrü gerektiren şeyleri dinde varmış gibi göstermek bu türe girer.

Örnek : “Anam avradım olsunki bu iş şöyledir” veya;” Çocuklarımın ölüsünü öpeyimki bu öyledir.” diyerek yemin etmek.

(Visited 8.649 times, 10 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Bidat Nedir” üzerine 4 yorum.

  1. ESSELAMUALEYKUM Hocam ben günahkar mahlasıyla;a yazan kardeşimiz yeni mahlasını budur.Soru; bidat ehline guleryuz gostermek caiz değildir bizim alevi komşular vs var. Bidat ehlinden kasit bunların başkalarını davet edebilecek kimseleri, alım geçinen kimseleri kapsadığı gibi bunların içinde bulunan avami da kapsar mi ?Mesela buluga ermiş 16 yasında Dinden pek haberi olmayan genç komşu gibi ?

    1. Aleykümselam Mksd. Size ne diye hitap edeceğiz.? Bey mi, hanım mı diyeceğiz?
      Bidat ehli derken bidatleri ihdas eden ve yayanlardır. Söz konusu bunlar ise, bunlar sapkın inanca sahip cahil kimselerdir. Bunlara güler yüz göstermek lazımdır.

    2. Selamünaleyküm muhterem MKSD. İslam ahkamına aykırıdır ona Güleryüz göstermeniz. Çünkü onlar ehli dalalettir.
      Onlara karşı sert davranmak dini bir vecibedir.

  2. Bid’at nedir, ne değildir?

    Sual: Bid’at nedir?
    CEVAP
    Bid’at, sonradan çıkarılan şey demektir. Bunlar ya âdette olur veya ibadette olur.

    Âdette bid’at, sevap beklenilmeden, dünya menfaati için yapılan şeylerdir. Âdette bid’at, bir ibadeti bozmazsa veya dinin yasak ettiği bir şey değilse günah olmaz. Âdette olan bid’at, ceket, pardesü giymek, çay ve kahve içmek gibi dinin yasak etmediği bir şey ise, günah değildir. Peygamber efendimizin papaz ayakkabısı ve Rum cübbesi giydiği hadis-i şerifle bildirildi. (Tirmizi)

    Fen ve fen bilgileri dinde bid’at değildir. Fenni buluşlara sahip çıkmak, dinimizin emridir. (İlim Çin’de de olsa alın! Fen ve sanat, müminin kaybettiği malıdır. Nerede bulursa alsın) hadis-i şerifleri, kâfirlere uymayı değil, fenni onlarda bile olsa, arayıp bulmayı emrediyor. (Mevduat-ül-ulum)

    İbadette bid’at, Resulullahın ve dört halife zamanında bulunmayıp da, dinimizde, sonradan meydana çıkarılan, uydurulan inanışlara, sözlere, işlere, şekillere ve âdetlere denir. İbadetlere bid’at karıştırmak büyük günahtır. Bid’ati sünnet diye işlemek haramdır. Bunların hepsini din diye, ibadet diye uydurmak veya dinin önem verdiği şeyleri dinden ayrıdır, din buna karışmaz demek bid’attir. Bid’atlerin bazıları küfür, bazıları büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Her bid’at sapıklıktır) buyuruldu. (Müslim)

    Bid’at çıkaran, dinde noksanlık görüp bazı hükümleri değiştirmeye, yeni hükümler koymaya çalışır. Sahih hadisleri uydurma zanneder, İslam âlimlerini beğenmez. Bid’at ehli kibirlidir.

    İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki:
    Kibrin diğer günahlardan daha büyük olmasının sebebi şudur: Büyüklük ancak Allahü teâlâya mahsus iken, kulun kibirlenmesi, bir kölenin hükümdarın tacını başına geçirerek onun tahtında oturup hükmetmesine benzer. Hükümdarın bir emrini yapmayarak suç işlemekle, hükümdarlığına sahip çıkmak, onun tahtına oturup emirler vermek arasında elbette büyük fark vardır. İşte kibirlenmek, Allah’ın emrini yapmamak gibi bir suç değil, bizzat ilah olmak gibi büyük suç oluyor.

    Bid’atin de hırsızlık, katillik, fahişelik, içki içmek gibi haramlardan daha büyük olmasının sebebi budur. Günah işleyen kimse, Allah’ın emrine isyan etmiş olur, büyük günah işler. Fakat bid’at çıkaran kimse, Allah’ın, Resulünün ve Resulullahın vârisleri olan âlimlerin bildirdiği hükümleri beğenmeyip yeni hükümler koymaya, bizzat dinin sahibi olmaya çalışıyor. Yani Allah adına, Resulü adına hareket ediyor, hatta onları beğenmeyip kendi görüşünü din gibi ortaya koymaya çalışıyor. Bu bakımdan bid’at ehli, hırsızdan, eşkıyadan, katilden daha büyük günah işliyor. İşte bunun gibi sebeplerden dolayı Peygamber efendimiz, (Ben onlardan değilim, onlar da benden değildir. Onlara karşı cihad, kâfirlerle cihad gibi önemlidir) buyuruyor. (Deylemi)

    İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:
    (Bid’at ehli, yapacağı değişikliklerle, dini düzelteceklerini, olgunlaştıracaklarını zannederek bid’at çıkarıyor, bid’atlerin zulmetleri ile sünnetin nurunu örtmeye çalışıyorlar. Bunlar, dinin noksanlıklarını tamamladıklarını iddia ediyorlar. Bilmiyorlar ki din noksan değil, kâmildir. Dini noksan sanıp, tamamlamaya [çağa uydurmaya, çeşitli bid’atler çıkarmaya] çalışmak, Maide suresinin, (Bugün sizin için dininizi ikmâl eyledim. Üzerinize olan nimetimi tamamladım ve size din olarak İslamiyet’i vermekle razı oldum) mealindeki 3. âyetine inanmamak olur. (m.260)

    Her bid’at sapıklıktır
    Sual: Niye faydalı olan bid’atlere itiraz edilir ki?
    CEVAP
    Faydalı bid’at olmaz. Hâşâ o zaman Allahü teâlâ dini eksik göndermiş olur. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Okul, kitap gibi dinin izin verdiği faydalı şeylere bid’at dememeli, Sünnet-i hasene, yani iyi iş demeli. Bid’atler, faydalı görünseler de, hepsinden kaçınmak gerekir. Hiçbir bid’atte fayda yoktur. Bugün kalbler karardığından, bazı bid’atler güzel görünse de, kıyamette hepsinin zararlı olduğu anlaşılacaktır.

    Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Din adına uydurulan her şey bid’attir, her bid’at sapıklıktır; her sapıklık da Cehenneme götürür.) [Buhari, Müslim, İbni Mace, Nesai]

    Peygamber efendimiz, Eshab-ı kiram ve şimdiye kadar gelen İslam âlimleri, namazı nasıl kılmışlar, ibadetleri nasıl yapmışlarsa, aynen öyle yapmak gerekir. Eklemek ve çıkarmak, dini değiştirmek olur. İbadetlere bid’at sokmakla daha güzel ibadet edilmiş olmaz. (İbadetleri bizim gibi yapmayanlar, bizden değildir) hadis-i şerifini düşünerek, ibadetlere ilave ve çıkarma yaparak dini değiştirmekten çok sakınmalıdır!

    Bid’at insan elinin değmesidir
    Sual: Bid’at, ilahi hükümler topluluğu olan dinimize insan elinin değmesi diye tarif ediliyor. Peygamberimiz de insan, müctehidler de insandır. Peygamberimiz, farklı hükümler bildirmiştir. Müctehidlerin de, birbirinden farklı hükümleri vardır. Biri bir husus için farz derken, öteki sünnet diyebiliyor. O zaman bu insan eli değmesini nasıl açıklayabiliriz?
    CEVAP
    Resulullah efendimiz, Allahü teâlânın kulu, elçisi, halifesi ve vekilidir. Vekil, kendisine verilen yetki bakımından asıl gibidir. Yani aslın verdiği konularda yetki sahibidir. Mesela, canları Allahü teâlâ alır. Bunu vekili vasıtasıyla yapar. Bir ayet-i kerime meali:
    (Sizin canınızı almaya vekil kılınan ölüm meleği, canınızı alacak; sonra döndürülüp Rabbinize götürüleceksiniz.) [Secde 11]

    Halife ve vekil, yaklaşık aynı anlamdadır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Sünnetimi ihya edip yayan halifemdir.) [İ.Asakir]

    (Sultan, yeryüzünde zıllullahtır.) [Taberani]
    Zıllullah, Allahın gölgesi demek değildir, Allahü teâlânın emirlerini tatbik etme yetkisine sahip halife, vekil demektir.

    Allahü teâlâ, hüküm koyması için Resulüne yetki vermiştir. Artık Resulünün koyduğu hükümler, beşeri kanunlar değil, ilahi hükümler olur. Müctehid âlimler de, Resulullahın vekilleridir. Onlara ictihad etme yetkisi verilmiştir. Bu farklı ictihadların rahmeti ilahi olduğu da açıklanmıştır. Bu bakımdan, Resulullahın hükümleri gibi, müctehidlerin her biri rahmet olan farklı ictihadları, ilahi hükümlere zıt kabul edilmez; çünkü ahirette Allahü teâlâ, insanları onların bildirdiği hükümlerle hesaba çekecektir. Şafii mezhebindekine, (Deniz haşaratını niye yedin), Hanefi mezhebindekine de, (Karşı cinse dokunduğun halde niye abdest almadın) diye sormayacaktır. Böyle olunca, onların koyduğu hükümler beşeri olmaktan çıkmakta, Allahü teâlânın emrine uygun gelmektedir.

    Güzel bid’at olmaz
    Sual: Bu millet niye çeşitli sapık gruplara bölünmüştür?
    CEVAP
    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    (Kıyamete yakın ilim azalır, cehalet artar.) [İbni Mace]

    Demek ki, asr-ı saadetten uzaklaştıkça ilim azalacak, cehalet çoğalacaktır. Cahillik çoğalınca da, sapıklar türeyecek, halkı sapıtmaya çalışacaklardır. Sünneti bid’at gibi gösterecekler, bid’atleri de sünnetmiş gibi cilalayıp halka sunacaklardır. Yani hakkı bâtıl olarak gösterecekler, bâtılları hak olarak sunacaklardır. Böyle yapılınca da, o milletin sapıtması kaçınılmaz olur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Hidayete kavuşan hiçbir topluluk, hakkı bâtıl, bâtılı hak göstermeye çalışmadıkça, dalâlete düşmez, yani sapıtmaz.) [Tirmizi]

    Onun için sünneti ve bid’ati iyi bilmeli. Yaptıkları sapıklıklara, kılıf bulmak için, (Güzel bid’at) diyenlere karşı uyanık olmalı. İbadetlerde değişiklik olmaz, ibadeti daha güzel hâle getiremeyiz. Bu şu demektir: (Allah bu ibadeti eksik emretmiş, doğrusu böyle olur) anlamına gelir. İbadette güzel bid’at olmaz. İmam-ı Rabbani hazretleri bunu Mektubat’ında güzel açıklıyor. Allah ve Resulü iyi bilememiş de, biz mi daha iyisini bileceğiz? Değişiklik yapmaya ne hakkımız vardır? Âdetlerde güzel bid’at olur, bunun mahzuru olmaz. İbadette güzel bid’at olmaz. Teknolojideki yenilikler âdetler içindir, teknolojinin ilerlemesiyle ibadetlerde değişiklik olmaz. Mesela namaz kılıp bunu videoya alıp, namaz vakti gelince bunu seyretmekle namaz kılınmış olmaz. Kasete alınan Yasin-i şerifi kabre götürüp çalmakla, ölüye Yasin okunmuş olmaz. İbadete sokulan bütün aletler bid’attır. Peygamber efendimiz, (Her bid’at sapıklıktır) buyuruyor. (Müslim)

    Daha iyi olur sanmamalı, her çeşit değişiklikten çok sakınmalı.

    Ahlakta bid’at
    Sual: Kitaplarda ahlakta bid’at diye bir şey geçiyor. Ahlakta bid’at nasıl olur, bir örnek verilebilir mi?
    CEVAP
    Bid’at, dinde olmayan bir şeyi ibadet olarak yapmak demektir. Mesela selam verirken, Selamün aleyküm demeyip elini başına vurmak, selamı alanın da aynı şekilde veya başka şekilde işaret yapması; yahut fakire kibirlenmek, sünnet diye ona eteğini öptürmek gibi şeyler, ibadet maksadıyla yapılınca bid’at olur.

Bir cevap yazın