Burçlar ve Falcılığın İslam Dininde Yeri Nedir?

sombrero-galaksisi
sombrero-galaksisi

    Kur’an, falcılık ve dolaysı ile burçlara inanmanın şeytan pisliği olduğunu şu ayette açıkça belirtmektedir:
-“Ey İnananlar! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir, bunlardan kaçının ki saadete eresiniz. Şeytan şüphesiz içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan, namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi? (Maide Suresi Âyet: 90-91)

    Peygamber (s.a.v.) Efendimiz buyurdular ki:
-“Ahir zamanda fala(burçlara) inanıp, kaderi inkâr edenler  çıkacaktır” (Hadis-i Tirmizi)
    Esefle görülmektedir ki, zamanımızda bu hadisi şerifin manası gerçekleşmiş durumdadır. İnsanlar üzerinde hiçbir etkisi olmayan, sadece  dünyanın 365 günde güneş etrafında aldığı mesafenin dönemeç yerlerinden başka bir manası bulunmayan burçlara göre kendilerine yön veren insanlar düştükleri bilgisizlik çukurunun hiç farkında değiller. İslamdan uzak bazı kimseler, taklidi iman sahibi kimselere hurafeleri benimsetmek için fal gibi, burçlar gibi batıl şeyleri yüce İslam dinine dayandırmaya çalışarak cahil kimseleri kandırmaktalar. Bu kimseler her gün yıldız falı saçmalıkları ile insanların kaderi hakkında bir takım yorumlarda bulunarak insanları gerçek dinden uzaklaştırıyorlar.
     O halde insanların huylarını, karakterlerini ve kaderlerini hiç bir şeyden haberi olmayan burçların belirleyeceğine inanmak, putperestlik değilde nedir?
İnsanların karakterlerini bu aciz burçlar belirlemiş olsaydı Tevrat, İncil ve Kur’an’ın inzal olmasına gerek kalır mıydı?

– “De ki: göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka bilen yoktur.” (en-Neml, 27/65).
Burçlara göre insanların kaderini belirlemek bir çeşit sapık Cebriye inancına dayanır. İslâm’da burçlar yani falcılık kesinlikle haramdır. Gelecekten haber veren kâhini tasdik etmek küfürdür. (Elfâz-ı Küfür/ Mâturidiyye Akaidi) Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuştur, mealen:
-“Bir kimse gider de verdiği haber konusunda kâhini (Cinci Hocayı) tasdik ederse, Allah’ın Muhammed’e indirdiğini inkâr etmiş olur.”
 (Tirmizî, Tahâret,102; Ahmed İbn Hanbel, II, 408).

     İslâm âlimleri, sâbiîler gibi, tesiri yalnız yıldızlardan bilerek onlardan bir takım hükümler çıkarmaya kalkışmanın küfür ve şirk olduğunda ittifak etmişlerdir. (Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, VII, 5207).

    Peygamber (s.a.v.) Efendimiz buyurdular ki, mealen:
-“Allah bu yıldızları üç şey için yaratmıştır: Onları göğün süsü kıldı, şeytanlara atılacak taşlar(meteor taşları) kıldı, kendileriyle yön tayin edilen işaret kıldı. Kim yıldızlar hakkında bunlardan başka yorumlar yapmaya kalkarsa hata eder ve nasibini kaybeder, kendisini ilgilendirmeyen ve bilgisi olmayan hatta bilmekte peygamberler ve meleklerin bile acze düştükleri bir hususta kendini külfete sokar.” Kütüb-ü Sitte(Hadis No : 5759)

 

    İbni Halid el-Cühenî (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hudeybiye’de gece yağan yağmurun ardından sabah namazını kıldırdı. Namazı bitirince insanlara yöneldi ve şöyle dedi:
-“Rabbinizin ne dediğini biliyor musunuz?”
Eshab-ı Kiram:
Allah ve Rasulü daha iyi bilir dediler.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular, mealen:
−”Allahu Teâlâ buyurdu ki; “Kullarımdan bazıları bana inanmış, bazıları da inkâr etmiş oldu. Kim Allah’ın kerem ve rahmetiyle bize yağmur yağdı derse o kimse, inanmış ve burçların etkisini inkâr etmiştir. Kim de şu ve şu yıldızın(burcun) etkisiyle bize yağmur yağdı derse, o kimse beni inkâr etmiş ve burçların tesirine inanmıştır.” (Hadis-i Buhari)

Vesselam.

(Visited 363 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın