Cemaat ve Tarikat Ayrılıkları Neden Oldu?

Yazan: Bekir Abdullah…..13 Ocak 2019

SORU: Cemaat ve Tarikat ayrılıkları neden oldu buna cevap bulamadığım için kendi cemaatimle alaka-i münasebeti sonlandırdım.

CEVAP:
Cemaat ve Tarikat ayrılıkları neden oldu? sorusuna cevap vermeden önce Tarikat ve cemaat ne demektir dinde yeri nedir bunu öğrenelim.
Cemaat demek belli bir inancın sahibi kimselerin belli zamanlarda bir araya gelmelerine denir. Küfür ve şirk cemaatleri olduğu gibi İslami cemaatlerde mevcuttur. Buna istinaden Rasulullahın (aleyhissalatü vesselam) şöyle bir hadisi şerifi de vardır:
“Sürüden ayrılanı kurdun kapması gibi cemaatten ayrılanı da şeytan kapar” buyurarak cemaatin önemine değinmiştir.
İslamın ilk yıllarında Rasulullah ve daha sonra gelen hulefa-i raşidin zamanında İslamın kapsadığı tasavvuf ve fıkıh bilgileri bir arada verildiği için tek bir cami cemaati bulunurdu. Daha sonraki yıllarda gelen hükümdarlar dini bilgileri vermede yeterli olamadıkları için din bilgilerini verme işini alimlere bıraktılar..
Tabiin ve daha sonraki yıllarda tarikat cemaatleri ortaya çıktı. Onlar çok takva sahibi kimselerdi. Tarikatler İslamın sınırları içinde ruh ve nefis eğitim yolu olarak yüzyıllar boyunca talim ve terbiye vermeye devam ettiler.
Türkiye’de ise Osmanlı İmparatorluğu yıkılıpta yerine Cumhuriyet kurulduktan sonra tasavvuf okulları olan tekke ve zaviyeler kapatıldı ve tasavvuf yasaklandı..

Cumhuriyet döneminde tarikatlar açıktan dini terbiye veremeyince irşad derecesine yükselmemiş alimler halkın cahil kalmaması için işe el attılar ve gizli yoldan insanları din hususunda eğitmeye başladılar. Bu dönemde devlet tarafından yasaklanan ve gizli yürütülen tarikatların bazılarının içine ehil olmayan dünyaya düşkün, din hırsızları kimseler sızmaya başladılar. Bunlar kurnaz ve zeki kimseler olduğu için kısa dönemde ya bağımsız bir cemaat yada vefat eden cemaat liderinin halefi olarak cemaatin başına geçti. Halkın bir çoğu bunları anlayacak dini ilimlerle donanımlı olmadığı için doğru liderlerle sahtekarların ayrımı yapılamadı.

Gelelim “Tarikatlar neden tek değil de ayrı ayrıdır?” sorusunun cevabına:
Evvela günümüzde çok yaygın olan “tek tipçilik” fikri nereye dayanır ona bakalım.
Komünist düzen bir zamanlar dünyayı kasıp kavururken tek tipçilik fikride beraberinde geldi her tarafa yayıldı. Bu hastalıktan maalesef bir çok Müslüman da işin bilincinde olmadan etkilendi.

Şimdilerde Müslümanlar, işin bilincinde olmayanların,
“Neden İslam’da tek mezhep değil de dört mezhep var?”
Yada,
“Neden tarikatlar tek değilde birden çok?” gibi sorularına muhatap kalıyorlar…
Bu ülkenin başkenti Ankara’dır.
Erzurum’dan, Adana’dan, İstanbul’dan, Ankara’ya gelen insanlara “Neden ayrı yoldan geliyorsunuz” denebilir mi?
Oysaki bunların hepsinin hedefi, gideceği yer Ankaradır.
İşte “Neden mezhepler bir değil de dört?” veya, “tarikatlar bir değil de 8’dir?”  demekte bunun gibi abes bir iddiadır.
Yada “neden insanlar aynı işi yapmıyor?”,
“Neden okullar farklı eğitim görüyorlar?”
“Neden askerler topçu, tankçı, piyade ve komando gibi farklı sınıftadır” demek gibi saçma bir söz olur dinde tek mezheb veya tek tarikatin olmasını istemek.
İslâmî Tarikat: Ruhu, Allah rızasından başka sevgilerden arındırıp saf ayna yapmak ve nefsi manevi pisliklerden kötü huylardan temizlemek yoludur.
Bu yol iki ana yoldur. Birisi işe, nefsi temizlikten başlar, diğeri ise ruhu temizlikten başlar. Her ikisinin de amacı İlahi rızaya ermektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir cevap yazın