Hz. FATIMA ZEHRA (Radıyallahu Anha)

 

Fatıma mübarektir

Resulullah buyurdu ki: (Zevceni ister misin ya Ali?)

Dedi ki: (Anam babam, canım sana fedadır. … Müsade ederseniz, muradım bu yoldadır.)

Esma binti Ümeys’e buyurdu ki o vakit: (Fatıma’nın evini hazır eyle, hemen git!)

Esma (Peki) diyerek, o eve gitti hemen. Üç adet minder yaptı hasır ile deriden.

O gün yatsıdan sonra, Resul-i ekrem dahi, Gelip yapılanları gördüler bizatihi.

Üç minderle, bir halı, yastık ve su kırbası. İki el değirmeni, bir testi, bir su tası.

Bir havlu, bir elbise, bir sedir, bir de yorgan. Ev eşyası ve çeyiz, ibaretti bunlardan.

Resul’ün emri ile, yapıldı her hazırlık. Evin eşyaları da, tamamlanmıştı artık.

Emretti Resulullah hem hazret-i Ali’ye: (Biraz yağ, biraz hurma satın alıp gel!) diye.

Beş dirhem ile hurma, dört dirhem’le yağ aldı. Resul-ü müctebanın huzurlarına vardı.

Aliyyül mürteza’ya sonra Fahr-i kainat: Buyurdu: (Sofra getir, deriden olsun fakat.)

O deriden sofrada, hurma, yağ ve yoğurdu, Mübarek elleriyle, karıştırıp yuğurdu.

Bir çeşit yemek yapıp, buyurdu ki o zaman: Ya Ali, var dışardan getir kimi bulursan.)

Yediyüz kişi idi gelenlerin cümlesi. O azıcık yemekten yedi ve doydu hepsi.

Bu velime yemeği yendikten sonra ise, Buyurdu ki: (Ya Ali, siz gidin evinize!)

Hazret-i Ali der ki: (Üç gün geçti aradan. O Server, hanemize teşrif etti tekrardan.

Bana buyurdular ki: (Ya Ali, su getir az!) (Peki) deyip, hemence getirip eyledim arz.

(Biraz iç, biraz kalsın!) diye emreylediler. Ben içtim, kalan suyu üzerime serptiler.

Tekrar (Su getir!) diye, emretti bana yine. Onu dahi getirip, verdim kendilerine.

Bana yaptığı gibi, ona da yaptı aynen. Sonra da, dışarıya gönderdi beni hemen.)

O zaman Resulullah çağırdı Fatıma’yı. Ondan sual eyledi Aliyyül mürteza’yı.

Fatıma arz etti ki: (İyi halleri çoktur. Bütün üstün sıfatlar kendisinde mevcuttur.)

Ve ilave etti ki: (Babacığım ve lakin, Bazıları diyor ki, çok fakirdir helalin.)

Buyurdu ki: (Ey kızım, inanma buna aman! Asla fakir değildir senin erin ve baban.

Erkeklerden, ilk önce iman eden erindir. Eshabımın içinde, ilimde en derindir.

Rabbimiz, ehl-i beytten seçti iki kimseyi. Bunlardan biri baban, helalindir diğeri.

Ey kızım, sakın ola isyan etme erine. Ve asla muhalefet eyleme bir emrine.)

Çağırdı daha sonra Aliyyül Mürteza’yı. Ve ona ısmarladı Fatımat-üz zehra’yı.

Buyurdu ki: (Fatıma mübarektir ya Ali! Allah’ın rızasına muvafıktır her hali.

Hem benden bir parçadır, onu incitmeyesin. Yoksa ben incinirim, bunu böyle bilesin.)

Hazret-i Ali dahi üzmedi Fatıma’yı. O da, hiç incitmedi Aliyyül mürteza’yı.

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın