İnsana Mevlânâ (Mevlâmız) Veya Kulumuz Demek Doğru mudur?

hadis- efendi demek şirk değildirBazı kelimeler birkaç anlama gelir. Cümledeki yerlerine göre anlamları değişir. Kul, mahluk, insan, köle, bende, emir altında bulunan, tâbi, mensup gibi manalara gelir.

Sultana bağlı askerlere Kapı kulu denirdi. Bende kelimesi de kul demektir. Bendeniz, kulunuz demektir. Bu tabir bugün bile tevazu ifadesi olarak kullanılmaktadır. Padişahlar, tebeasından olan sadık yardımcıları için “Kulum” tabirini kullanırlardı. Burada kulum, sağ kolum demektir.

Mevla kelimesi de yedi manaya gelir. Meşhur olan üç manası: İlah, köle ve efendi demektir.

(Mevlamızın rahmeti boldur) cümlesinde mevla, ilah manasındadır.

(Mevlana Halid-i Bağdadi, Mevlana Celaleddin-i Rumi kıymetli zatlardır) cümlesindeki mevla kelimesi, efendi demektir. Mevlana, efendimiz demektir.

(Hazret-i Bilal, Hazret-i Ebu Bekrin mevlası idi) cümlesinde mevla, azat edilmiş köle manasına gelir.

Bunun gibi bir çok kelime kullanıldığı yere göre mana alır. Sultanlar veya diğer büyük zatlar hakkında şanlarına yakışmayan bir şey duyunca, işin aslını öğrenmeden onlara su-i zan etmemelidir.

Efendi tabiri, kainatın sahibi, yaratanı, koruyanı anlamında olduğunda Allahu Tealaya ait bir hitâbdır.
Mutarrif İbnu Abdillah, babası (radıyallahu anh)‘tan naklediyor: “Benî Amir heyetiyle Rasulullah(aleyhissalâtu vesselâm)‘ın yanına gitmiştik:
Sen bizim efendimizsin!” diye hitab ettik.
“Efendi, Allah’tır!” buyurdular. 
Biz: Fazilette en ileride olanımız, mertlikte en başta gelenimizsin! dedik. 
Bize: Söylediğinizin hepsi bu veya buna yakın bir söz olsun. Şeytan sizi (mubalağalı medihlerde)koşturmasın! buyurdular.” 
(Ebu Davud, Edeb 10, (4806)

Seyyid, efendi, sahib anlamına gelmektedir. Bu bakımdan hadis, “seyyid” yani “efendi” kelimesini hakiki manada insanlara izafe etmeyi yasaklamaktadır. İnsanların alnından tutup, onları gerçek manada idare eden Allah’tır. Bu anlamda Seyyid Allah’tır.
Ancak alimler, bunun insanlara, daha hususi manada kişilere izafe edilerek kullanılmasını caiz görürler.

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur :
“Ben ademoğlunun efendisiyim. Bunu söylemem övünmek değildir.” buyurmuştur. Yani: “Ben bunu övünmek için değil, Allah’ın bana verdiği nimeti anlatmak ve açıklamak için söylüyorum.” demek istemiştir. 
Nitekim Buhârî’de gelen bir rivayette;
Ömer (r.anh): Ebu Bekr bizim efendimizdir.” demiş ve Bilal’i kastederek: Efendimizi azad etti.”

(Buharî, Fezâilu’l-Ashab’ın-Nebi 23; Kutub-i Sitte) buyurmuştur.

Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki:
“Kıyamet günü insanların seyidi (efendisi) benim.”
(Buharî, Enbiya, 3, Tefsiru sureti 17/5; Muslim, İman, 237, 238)

“Ben Adem’in çocuklarının efendisiyim.”
(Ebu Davud, Sunnet, 12)

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın