Kur’an-ı Kerim Ne Zaman Ve Niçin Harakelendi?

 

Tevbe Suresi 3. ayeti “Ve Rasuluhu” yerine “Ve Rasuluhi” şeklinde okununca anlam “Allah ve Rasülü müşriklerden beridir.” şeklinde iken “Allah, müşriklerden ve Rasülü’nden de beridir.” şekline dönüşür. Harekelemeye göre değişen bu okuyuş hatalarını, Arap olmayanların veya Arapça’yı bilmeyenlerin farketmesi imkansızdır. Harekeleme, bu zaruretten doğdu.

69/688 de Ebu’l-Esved ed-Düeli renkli bir mürekkeble harflerin üstüne, altına, önüne birer nokta koydu. Üstteki a, alttaki i, yandaki u sesini veriyordu. Tenvin içinde iki nokta kullanıldı.

Esved’in ögrencisi Nasr ibnu Asım (89/708) de harfleri harekeledi. Kimi tarihçiler bunu yapanın Basralı Yahya ibnu Ma’mer (129/746) olduğunu söylerler.

Kur’an imlasında son düzenleme Halil ibnu Ahmed (175/791) tarafından gerçekleştirildi. Hemze, şedde, sila, revm, işmam belirlendi. Bu hareket başlangıçta bir muhalefetle karşılaştı ise de sonunda genel kabul görmüştür.

Hz. Osman (ra) mushafları hareke ve noktalama işaretlerinden hali olarak çoğaltıldı. Bu şekilde yazılmakla da birkaç vecih okunmaya musait idi. Çeşitli bölgelerde yaşayan halk kendi fıtrî selikasıyle bunların arasını ayırabiliyordu. Doğru okuyabilmek için şekil, hareke ve noktalama işaretlerine ihtiyaçları yoktu. Halk kırk küsur sene Abdülmelik’in hilafetine kadar Hz. Osman (ra) mushaflarını bu şekilde okumaya devam etti. Ama Abdülmelik’in hilafeti döneminde Irak’ta tasnifler yaygınlaştı. Öyle sanıyoruz ki buradaki «tasnif» ten maksat, Arap olmayanlarla karıştıktan sonra halkın  Kur’an’ın bazı kelime ve harflerini yanlış okumaları anlamındadır. (Subhi Es-Salih, Kur’an İlimleri)

Hakikaten bugünkü noktalar ve harekeler çok gerekliydi. Hasan Basri ve Muhammed bin Şirin, Mushafın noktalanmasında bir sakıncası olmadığını söylerler. Nevevi ise Mushafın noktalanmasının ve harekelenmesinin müstehap olduğunu söyler.

 

Alıntıdır:
Sorularla İslamiyet

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Kur’an-ı Kerim Ne Zaman Ve Niçin Harakelendi?” üzerine 4 yorum.

  1. Şuan harekeeiz ne noktalamasiz Kuran varmidir dçnt dr. Süleyman berk hz osmana izafe edilen 3 Kuran üzerinde akedemik neşriyat yapildiğini ve bunlarin hz osman mushafindan türetilmiş olduğuna kanaat getirildiğini söyledi

    1. Şu an harekesiz Mushafı şerif var mıdır yok mudur bilmem. Olsa da Araplardan başkası onu doğru okuyamaz. Dünyada bugün bulunan Mushaf-ı şerifler Hz Ali’nin yazdığı ve şu an orjinali Pakistan’da olan ve Hz Osman’ın yazdığı
      mushaf-ı şeriften çoğaltılmıştır.

    2. Sizin bu yazinizin fotoğrafi varya o resimdeki kuran akademisyenlerin araştirmasi sonucu hz osmanin mushafi değil onun mushafindan turetildiği söyleniyor o fotoğrafdaki Kuranda hareke ve noktalama varmi mesela

    3. Sizin akademisyenler diye söz ettiğiniz kimselerin de Kur’an cahili sapıklar olduğunu biliyor muydunuz?!.
      O Mushaf-ı şerif, Hz Osman Kuran okurken hariciler şehid ettiler. Kanı o mushafı şerifn üzerine sıçradı. Şu anda halen o kan o mushafın üzerinde durur. Hz Osmanın şehadetinden sonra o ceylan derisi üzerine yazılı mushaf, Hz. Ali’ye geçti. Ondan Hz. Hasan’a, ondan on iki imamlara, onlardan Abbasi halifelerine teslim edildi.
      Mısır’da son Abbasi halifesi de diğer kutsal emanetlerle birlikte Yavuz Sultan Selime Hana teslim etti ve oradan da İstanbul’a nakledildi. Ayrıca o mushafın yazılarında hareke ve noktalama yoktur.

Bir cevap yazın

error: İçeriği kopyalamak yasaktır.