Mevlit Kandilinde Ne Yapılmalı?

RavzaBekir Abdullah ……13 Ocak 2013
Dünyadaki bütün insanlara peygamber olarak gönderilen Muhammed aleyhisselam, Mekke-i Mükerreme de  miladi 571 yılında dünyaya gözlerini açmıştır…

Mevlid, doğum zamanı demektir. Mevlid gecesi, Rebiulevvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Peygamber efendimiz nübüvvetten sonra, her yıl, bu geceye önem verirdi. Her Peygamberin ümmeti, kendi Peygamberinin doğum gününü bayram yapmıştı. Bugün de Müslümanların bayramıdır. Neşe ve sevinç günüdür. Mevlid gecesi, Kadir gecesinden sonra en kıymetli gecedir.

Peygamber (aleyhissalatü vesselam) Efendimiz buyurdular ki, melaen;
-“Beni ana-baba, evlat ve herkesten daha çok sevmeyen, mümin olamaz.” [Buhari]
-“Bir şeyi çok seven, elbette onu çok anar.” [Deylemi]
-“Resulullahı seven de onu çok anar.”
 -“Peygamberleri anmak, hatırlamak ibadettir.” [Deylemi] 
Mevlid okumak da, Resulullahı hatırlamaktır. Muteber kitaplarda, Peygamberimizin de önem verdiği açıkça yazılı olan bu mübarek gecede, Peygamber efendimizi anmaya, nasıl uydurma denebilir?

Ebu Leheb’in hafifleyen azâbı! 
Resulullah efendimiz, (sallallahü aleyhi ve sellem) dünyaya gelince, amcası Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe;  -Kardeşin Abdullah’ın oğlu oldu, diyerek kendisine müjde getirmişti. Ebu Leheb, bu habere çok sevinmiş ve;  -Ona süt vermek şartıyla, seni azat ettim, demişti. Bunun için, Ebu Leheb’in, her Mevlid gecesinde, azabı hafifler. Hâfız Muhammed ibni Cezeri Şafii hazretleri diyor ki:  “Ebu Leheb’e rüyada ‘hâlin nicedir’ diye sorulduğunda;  -Çok azap çekiyorum. Ancak, Muhammed’in (aleyhisselam) dünyaya gelişini müjdeleyen cariyemi sevincimden azat ettiğim için, her yıl, Rebiul-evvel ayının 12. geceleri, azabım hafifliyor, dedi.”  Ebu Leheb gibi azgın bir kâfirin azabı hafifleyince; O yüce Peygamberin ümmetinden olan bir mümin, Onun doğduğu gece sevinir, malını uygun yerlere dağıtır, ziyafet verir, böylece, Peygamberine olan sevgisini gösterirse, Allahü teala hiç ona azâb yapar mı?

MEVLİD KANDİLİ GECESİNDE YAPILACAKLAR:
Mevlid gecelerinde toplanarak, mevlid kasidesi okumalı, tatlı şeyler yedirip içirmeli, kaza namazları kılmalı, Kur’ân-ı kerîm okumalı, dua, tövbe etmeli, hayır hasenat yapmalı, Müslümanları sevindirmeli, bunların sevaplarını ölülere de göndermelidir.  İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki: “Ahiret yolcusunun, ibadetle ihya edilmesi kuvvetle müstehab olan mübarek geceleri boş geçirmesi uygun değildir; çünkü bunlar hayır mevsimleri ve kârı bol olan gecelerdir. Kazançlı mevsimleri ihmal eden tüccar, bir kâr sağlayamadığı gibi, mübarek geceleri gafletle geçiren ahiret yolcusu da maksada ulaşamaz…”Peygamber efendimiz, pazartesi günleri oruç tutardı. Sebebini sorduklarında;
-“Bugün dünyaya geldim. Şükür için oruç tutuyorum.” buyurdu…
Bu gece, O doğduğu için sevinenler affedilir. Bu gecede, Resulullah doğduğu zaman görülen hâlleri, mucizeleri okumak, dinlemek, öğrenmek çok sevabdır. Kendisi de anlatırdı. Eshab-ı kiram da, bir yere toplanıp anlatırlardı. Mevlid gecelerinde Eshab-ı kirama ziyafet verir, dünyayı teşrifindeki ve çocukluk zamanında yaşadığı hadiselerden bahsederdi. Hazret-i Ebu Bekir de, halifeyken, Eshab-ı kiramı toplar, Resulullah efendimizin doğumundaki olağanüstü hâlleri konuşurlardı…  İslam âlimleri Mevlid gecesine çok önem vermişlerdir. Hazret-i Mevlana;
– “Mevlid okunan yerden belalar gider” buyurmuştur.
Resulullah efendimizi övmek ibadettir. Nitekim, Peygamber efendimizi öven çeşitli mevlid kasideleri vardır. (Meşhur olan ve Türkiye’de her zaman okunan Mevlid kasidesini Süleyman Çelebi, 15. asırda yazmıştır.) Mevlid-i şerif okumak, Resulullah efendimizin dünyaya gelişini, miracını ve hayatını anlatmak, Onu hatırlamak, Onu övmek demektir. Her müminin Resulullah efendimizi çok sevmesi gerekir. Bu da zaten imanın gereğidir. Çok sevmek kâmil mümin olmanın da alametidir.  Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
-“Beni ana-baba, evlat ve herkesten daha çok sevmeyen, mümin olamaz.”
Bir şeyi çok seven, elbette onu çok anar.”
Peygamberleri anmak, hatırlamak ibadettir.” 
Resulullah efendimizi çok övmek, yaratılmışların en şereflisi olduğunu söylemek, Allahü teâlânın, sevgili Peygamberine verdiği üstünlükleri saymak ve Ondan şefaat istemek, büyük ibadettir.

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın