Mücevherin Değerini Kuyumcu, Tasavvufun Ahvalini Sufi Bilir

Evliyanın büyüklerinden Zinnuni Mısri hazretleri zamanında tasavvuf münkiri bir zat varmış. Bir gün bu adamın yolu Zinnuni Mısri hazretlerinin dergahına düşer. Zinnuni Mısri hazretleri adama ne için geldiğini sorar . Adam bir miktar ödünç paraya ihtiyacı olduğunu söyler. Zinnuni Mısri hazretleri adamın eline iri bir pırlanta verip:

– “Evlat! Bunu al, bir fırıncıya bunu göster! Kaç para verdiklerini sor! Daha sonra bir kasaba, ondan sonra da bir kuyumcuya göster. Satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren ve bana gel.” der.

Adam, doğruca bir fırıncıya gider ve sorar:
– “Şuna kaç para verirsiniz?”

Fırıncı parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; evirir çevirir; sonra da:
-“Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın.” der.

Adam teşekkür edip çıkar ve bir kasaba uğrar. Kasap o mücevhere 10 lira verir. Adam oradan çıkıp bir kuyumcuya sorar. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar ve şaşkınlıkla der ki:
– Bu kadar büyük pırlantayı nereden buldun? Buna kaç lira istiyorsun?
– “Siz ne veriyorsunuz?”
– “1000 altın veririm.” der.
– “Hayır veremem.” der.
Adam Zinnuni Mısrı hazretlerine elinde mücevher olarak geri döner. Zinnuni Mısri sorar:
-“Anlat bakalım ne oldu.”
Adam olanları bir bir anlatır ve :

-” Efendim bu işten bir şey anlayamadım. Aynı mücevhere kasap ve fırıncı çok az bir para verirken kuyumcu bin altın verdi.” der.
Zinuni Mısri tasavvuf münkiri adama şöyle der:
-“Evlat, mücevherin kıymetini gördüğün gibi ancak kuyumcu bilebildi. Tasavvufun değerini de ancak ehli bilir.” der.
Bunun üzerine hatasını anlayan adam yaptıklarına tövbe edip pişman olur. M- Menzil Camii

 

(Visited 188 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın