Muhammed aleyhisselam Peygamberlerin ve Rasüllerin Sonuncusudur

Konumuz gereği nebi kimdir, rasül kimdir bunun kısaca açıklamasını yapalım:
Rasül, Kendisine kitap gönderilen nebiye (peygambere) denir.
Nebi, kendinden önce gelen Rasulün dinini tebliğ eden peygamberdir. Yeni din getirmeyip, önceki dine davet eden peygamberlere Nebi denir.
Kur’an-ı kerimin bir çok yerinde Peygamber efendimize Rasul denir, bazen Nebi
 diye de geçer. 
Allahu Teala Peygamberimizin son peygamber olduğunu ayet-i kerimeyle bildirmiştir. Ayeti kerimede buyruldu ki (mealen):
– Muhammed, sizin adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. Ama Allah’ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkiyle bilendir.” (Sure-i Ahzâb Âyet: 40)

İslamı içten yıkmaya çalışan bazı sinsi İslam düşmanları yukarıda geçen ayet-i kerimeye kasten yanlış mana vererek konu hakkında yeterli bilgi sahibi olmayan kimselerin zihinlerini karıştırarak fitne çıkarmaya çalışmaktadır.

İşte o dinsizlerin yorumlarından bazıları:

Şöyle der: “Hz.  Muhammed  s.a.v.  “hatemen  nebiyyin”   yani  nebilerin  (peygamberlerin)  sonuncusudur. Ayet-i  kerime  gayet  açık  bir  şekilde  bunu  ortaya  koyuyor. 

“Resûl”  kelimesi  daha  geniş  anlamlı  kullanılır.  “Haberci,  elçi”  demektir.  Bugün  bile   arapçada  herhangi  bir  haber  götüren birine  bile,  “resûl”  denilebiliyor.  Fakat  “nebi”  kelimesi  sadece  peygamberliği  ifade  eder.  Herhangi  haber  götüren  birine “nebi”  denmez.

O  halde  biz  Peygamber  efendimiz  Hz.  Muhammed  s.a.v.  için:
” Nebilerin  sonuncusudur dediğimizde de  doğru  söylüyoruz.
Fakat  “Resullerin  sonuncusudur” dediğimizde  yanlış  bir  ifade  kullanıyoruz.  Allah  Tealâ  “Hatemen  resûl”  dememiş ki!  Ayet-i  kerimede,  “Hatemen  nebiyyin”  diyor.  Allah’ın  söylemediği  bir  şeyi  biz  kendimiz  nasıl  uydurup  söyleyebiliriz ki? Allah Tealânın  söylemediği  şeyi,  uydurup  söylemekten  Allah’a  sığınırız.” demektedir.
***

Tüm ehli sünnet alimlerince Muhammed aleyhisselamın son peygamber ve son rasul olduğu ittifakla bildirilmesine karşın, bu gizli İslam düşmanları, “Allah  Tealâ  “Hatemen  resûl”  dememiş ki!  Ayet-i  kerimede,  “Hatemen  nebiyyin”   diyor. ” diyerek zihinlere şüphe tohumu saçıp şeytan hizmet ettikleri görülmektedir.


ONLARIN BU İDDİALARI ŞU SÖZLERLE ÇÜRÜTÜLMÜŞTÜR:

Her Rasül nebidir ama, her nebi Rasül değildir.
Bir rasül nebi olmadan rasül olamaz. Ama her nebiye rasüllük verilmiş değildir.

Buradan yola çıkarak nebilerin sonuncusu demek, aynı zamanda Rasüllerin de sonuncusu demektir. Çünkü Peygamberimizden sonra rasül gelecek olsaydı Allahu Teala Peygamberimize “nebilerin sonuncusu” buyurmazdı.
Bu kimseler ya anlayış özürlüdür ya da art niyetli münafıklardandır.
O sebeple bu gibi kimseler Peygamberimizden sonra peygamber geleceğini söyleyerek küfre girmiş oluyorlar.
Onlara Allahu Tealadan hidayet dileriz.

Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) anlattığına göre, Hz. Perygamber (a.s.v) şöyle buyurdu:

“Ben altı şeyle diğer peygamberlerden üstün kılındım: Az sözle çok şey ifade etme kabiliyeti bana verildi. Düşmanın kalbine korku salınarak zafere ulaşmam sağlandı. Savaştan alınan ganimetler bana helal kılındı. Bütün yeryüzü benim için temiz bir mekân ve bir mescit kılındı. Ben bütün insanlara peygamber gönderildim. Peygamberler zinciri benimle son buldu.”
(Müslim, Mesacid, 5).
Bu hadisi şerifte de belirtildiği gibi Peygamberimiz nebilerin sonuncusudur.
O halde gelecek olan her Rasül, aynı zamanda peygamber olması gerekir. İddia edildiği gibi Rasül gelecekse peygamberlerin sonuncusu ayet yalanlanmış olur.

 

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

error: İçeriği kopyalamak yasaktır.