Danişmentliler Kimdir?

Danişmendliler, 1071-1178 yılları arasında Sivas, Tokat, Amasya, Kayseri ve Malatya arasında hüküm süren Müslüman Türkmen hanedanıdır. Hanedanın kurucusu, Danişmend Gazi’nin ismi dönemin kaynaklarda tam olarak “Melik-i Muazzam Danişmend Ahmed Gazi b. Ali et-Türkmani” şeklinde geçmektedir. Malazgirt Zaferi sonrası, Anadolu’nun fethi ve Türk-İslam kültürüyle yoğrulması Selçuklular ve Danişmentliler döneminde gerçekleşmiştir.

DANİŞMEND GAZİ’NİN MENŞEİ

Tokat Garipler Camii, Danişmend Gazi tarafından 1074 yılında yaptırılmıştır. Türkiye'deki en eski Türk yapımı camidir.
Tokat Garipler Camii, Danişmend Gazi tarafından 1074 yılında yaptırılmıştır. Türkiye’deki en eski Türk yapımı camidir.

Dönemin kaynakları Danişmend Ahmet Gazi’nin Türkmen olduğu konusunda ittifak etmektedir. “Melik-i Muazzam Danişmend Ahmed Gazi b. Ali et-Türkmani” şeklinde kaynaklarda isminin zikredilmesi Türkmen kökenli olduğunu göstermektedir. Bazı kaynaklarda da ismi “Ebû Nasr Ahmed et-Toğanî” veya “Danişmend Taylu et-Türkmanî” şeklinde geçer. Orta Çağ’ın en güvenilir tarihçilerinden İbnu’l Esir, Danişmend Gazi’nin Türkmenlere öğretmenlik yaptığı ve zamanla hükümdarlığa kadar yükseldiğini belirtmektedir. Yine İbnu’l Esir, onun asıl adının Taylu (veya Taylı) olduğunu, okuma yazma bilmesi ve bilgili olması nedeniyle kendisine sonradan Danişmend (bilgili adam) denildiğini aktarmaktadır. Gaffarî, Aksarayî ve Müneccimbaşı gibi tarihçiler de onun Türkmen asıllı olduğunu bildirmektedir.  I. Haçlı Seferi tarihi hakkında kendi dönemiyle ilgili bilgi veren en önemli tarihçilerinden Albertus Aquensis ve 12. yüzyıl tarihçilerinden Sur başpiskoposu Willermus Tyrensis de eserlerinde Danişmendlilerin Türk asıllı bir hanedan olduğunu belirtmektedirler. İbn Hamdun ve İzzeddin İbn Şeddad, Danişmend Gazi’nin Türkiye Selçuklu Devleti’nin kurucusu Süleyman Şah’ın dayısı olduğunu da belirtmektedir.

DANİŞMEND GAZİ’NİN SELÇUKLU HİZMETİNE GİRMESİ VE BEYLİĞİN KURULUŞU

Danişmendliler, en geniş haliyle Tokat, Sivas, Malatya, Kayseri, Amasya, Çorum, Ankara, Çankırı çevresine hakim olmuştur.
Danişmendliler, en geniş haliyle Tokat, Sivas, Malatya, Kayseri, Amasya, Çorum, Ankara, Çankırı çevresine hakim olmuştur.

Danişmend Gazi, Malazgirt Savaşı öncesinde Azerbaycan çevresinde yaşayan Türkmen bir aileye mensuptu. Dönemin kaynakları, 1064 yılında Danişmend Gazi’nin Türkmen tebaası ile birlikte Sultan Alparslan’ın hizmetine girdiğini belirtmektedir. Danişmend Gazi, 1071’de Malazgirt Savaşından sonra, Sivas’ın fethiyle görevlendirilmiştir. Danişmend Gazi, öncelikle kendisine ikta edilen Sivas’ı fethetmiş ve beyliğin temellerini burada atmıştır. Buradan hareketle Tokat, Niksar, Zile, Amasya, Kayseri, Develi, Zamantı, Elbistan ve Çorum’u fethederek beyliğini kurmuştur.

Reşidüddin’in Câmi’ü’t-Tevârih adli eserinde, Danişmend Gazi’nin Malazgirt Savaşı’nın kazanılmasında  önemli bir rol oynadığını şu rivayet ile aktarmaktadır:

Sultan Alparslan, barış teklifinin Bizans İmparatoru Romanos Diogenes tarafından kabul edilmemesi üzerine, Artuk, Saltuk, Mengücük, Danişmend, Çavlı ve Çavuldur adlı emirleriyle yüksek bir yerden Bizans ordugahını gözetlemiş ve savaşla ilgili olarak onların görüşlerini sormuştur. Bunun üzerine Danişmend yer öpüp müsaade istemiş ve şunları söylemiştir: 

“Bugün Çarşambadır. Saadetle geri dönelim. Bugün ve yarın silahlarımızı hazırlamakla geçirelim. Elbiselerimizi temizleyip zemzemle yıkanmış kefenlerimizi hazırlayalım. Cuma günü hatiplerin minberlerde ‘Ya Rabbi! İslam ordularını mansur ve muzaffer eyle’ diye dua ettikleri zaman, ihlasla tekbir getirip küffar ordusunun üzerine saldıralım. Eğer şehitlik saadetine erişirsek güzel mükafattır ve eğer muzaffer olursak da büyük başarıdır”. 

Danişmend’in bu sözlerinden sonra Sultan Alparslan ve emirler, onun fikrine katılıp geri dönmüşler ve kararlaştırılan gün geldiğinde tekbir getirerek düşmanın üzerine saldırıp galip gelmişlerdir. 

1071’de Sivas’ı ve 1073’de Tokat’ı fetheden Danişmend Gazi, kendisine bağlı emirlerden Çavuldur, Tursan, Kara Doğan, Osmancık, İltekin ve Karatekin ile birlikte Tokat, Sivas, Amasya, Kayseri ve Çorum çevresindeki kaleleri 1071-1080 yılları arasında fethetmiştir. Danişmend Gazi hem Bizans hem de Trabzon Rum Devletiyle mücadele etmiştir. Danişmend Gazi, kendi adına para bastıran ilk Danişmendli hükümdarıdır.

Ömrünü gaza ve fetihlerle geçiren bu mücahit şahsiyetin dinlenmeye pek vakti olmasa da Anadolu’daki ilk Türk camisini yaptırma şerefine ermiştir. Danişmend Gazi, 1074 yılında Tokat’ta Garipler Camisini yaptırmıştır. Anadolu’nun en eski Türk camisi olarak bilinen Garipler Camisi, mimari açıdan o dönem Buhara yakınlarında yapılan Degaron Camisine (Hezâre Kışlağı) benzemektedir. Orta Asya Türk mimarisi Garipler Camii ile bu coğrafyaya taşınmış ve 16. yüzyıl klasik dönem Osmanlı mimarisinin kaynağı ve prototipi olmuştur.

GÜMÜŞTEGİN DÖNEMİ

Tokat ve Niksar'daki Yağıbasan Medreseleri Danişmentliler tarafından yaptırılmıştır.
Tokat ve Niksar’daki Yağıbasan Medreseleri Danişmentliler tarafından yaptırılmıştır.

Danişmend Gazi’nin ölümünden sonra yerine oğlu Gümüştegin geçmiştir. Gümüştegin, Bizans ve Haçlılarla yapılan mücadelelerde Türkiye Selçuklu Devletine yardım etmiştir. Gümüştegin zamanında otorite boşluğu yaşayan Malatya, ele geçirilmiş ve Antakya prinkepsi Bohemond pusuya düşürülüp esir alınmıştır. Gümüştegin, 1101 yılında Haçlılara karşı Türkiye Selçuklu Devleti ile ittifak kurmuştur.

MERZİFON SAVAŞI

Bohemond’un Gümüştegin tarafından Niksar’da hapsedildiğini duyan Haçlılar, 1101 yılında 200.000 kişilik bir orduyla Eskişehir-Ankara-Çankırı istikametinde hareket etmiştir. Haçlı ordusu, Türk hakimiyetindeki Kırıkkale-Çorum istikameti yerine Kastamonu-Amasya güzergahını kullanıyordu. Bu sırada Türkiye Selçuklu hükümdarı Kılıç Arslan’ın çağrısı üzerine Danişmend oğlu Gümüştegin, Artuklu Belek Gazi ve Halep Emiri Rıdvan bir araya gelerek kısa sürede ancak 20.000 kişilik bir kuvvet toplayabilmişti. Kılıç Arslan, Gümüştegin ve Belek Gazilerin 20.000 kişilik ordusu, 200.000 kişilik Haçlı ordusunun artçı ve öncü birliklerine yol boyunca ani baskınlar düzenleyerek Haçlıların zayiat vermesini sağladılar. 2 Ağustos 1101’de Merzifon’a ulaşan Haçlı ordusu, beklenmedik bir anda Türk ordusu tarafından kuşatıldı. Üç dört gün süren kuşatma boyunca, ok yağmuruna maruz kalan Haçlı ordusu hareket edemez duruma gelmişti. Yiyecek aramaya çıkan 3000 kişilik Haçlı birliği de yok edilmişti. Açlığa ve susuzluğa mahkum kalan Haçlı ordusu, ağırlıklarını ve yayalarını bırakarak kendilerinden çok küçük olan Türk ordusu ile mücadele halinde kaçmaya başladı. Türkler, Karadeniz sahillerine ulaşan birkaç bin atlı haricinde 200.000 Haçlının büyük bir kısmını yok etmiştir.

1103 yılında, Gümüştegin, yüz bin dinar fidye karşılığında Bohemond’u Urfa kontuna teslim etti. Ancak Bohemond, serbest kalınca Suriye’deki Müslümanları kılıçtan geçirip yağmalamaya başlayınca, Kılıç Arslan Bohemond’u serbest bıraktığı için Gümüştegin’i Maraş yakınlarında yenilgiye uğrattı. Gümüştegin’in 1105 yılında ölümünden sonra, Kılıç Arslan Malatya’yı Danişmentlilerden almıştır. www.islamdergisi.com

EMİR GAZİ DÖNEMİNDE DANİŞMENDLİ DEVLETİ

Amasya Küçük Ağa Külliyesi; cami, medrese, sıbyan mektebi ve hazireden oluşmakta olup; Danişmentli Melik Gazi (Emir Gazi) tarafından yaptırılmıştır.
Amasya Küçük Ağa (Ayasağa) Külliyesi; cami, medrese, sıbyan mektebi ve hazireden oluşmakta olup; Danişmendli Melik Gazi (Emir Gazi) tarafından yaptırılmıştır. Külliye zarar görünce II. Bayezid’ın Kapı Ağası Ayas Ağa tarafından tekrar inşa edilmiş ve Ayas Ağa adı verilmiştir.

Kaynaklarda Melik Gazi olarak da anılan Emir Gazi, Danişmendlileri zirveye çıkaran ve beyliği devlete dönüştüren hükümdardır. Emir Gazi’nin hükümdarlığı sırasında Türkiye Selçuklu Devleti 1134 yılına kadar Danişmendli nüfuzuna girmiştir.

1107 yılında Kılıç Arslan, atıyla birlikte Habur Nehrinde boğulunca, 1110 yılına kadar Türkiye Selçuklu şehzadeleri arasında taht kavgaları gerçekleşmişti. Nihayet 1110 yılında genç yaştaki Şahinşah tahta çıkmış ve Bizans ile mücadele etmiştir. Ancak Danişmend oğlu Emir Gazi, yanında bulunan Şehzade Mesud’u kızıyla evlendirmiş ve 1116’da onun Türkiye Selçuklu tahtına çıkmasını sağlamıştır.

Emir Gazi, 1124 yılında, Harput hakimi Artuklu Belek Gazi’nin ölümü üzerine Malatya’yı ele geçirdi. Melik Arap’ın 1126 yılında Mesud’a isyan etmesi üzerine ona yardım etti. Melik Arap, Bizans’a sığınınca, Emir Gazi Kastamonu, Ankara ve Çankırı çevresini Danişmendli Devletine kattı.

Emir Gazi, 1129 yılında Kasianus adlı Bizanslı valinin idaresindeki yerleri alarak topraklarını Karadeniz sahillerine kadar genişletti.

Emir Gazi, 1130 yılında yapılan savaşta Antakya prinkepsi II. Bohemond’u yendi. II. Bohemond’un kesik başı ile çok sayıda hediyeyi Halifeye göndererek Haçlılara karşı kazandığı zaferi bildirdi.

Bu zaferin ardından 1131 yılında, Kilikya Ermeni prensi Leon, Emir Gazi’ye vergi ödemeyi kabul etti. Daha sonra, Bizans İmparatoru Ionnes’in işgal ettiği Kastamonu geri alındı.

Emir Gazi’nin başarıları İslam dünyasında onun itibarını artırdı. 1134 yılında ölüm döşeğindeyken Halife Müsterşid ve Sultan Sancar tarafından kendisine melik ünvanı verilerek, hükümdarlığı onaylandı.

MELİK MUHAMMED DÖNEMİ

Kayseri Ulu Cami, 1135 tarihinde, Danişmendli hükümdarı Melik Mehmet (Muhammed) Gazi tarafından yaptırılmıştır.
Kayseri Ulu Cami, 1135 tarihinde, Danişmendli hükümdarı Melik Mehmet (Muhammed) Gazi tarafından yaptırılmıştır.

Emir Gazi, öldüğünde oğulları arasında kısa dönemli bir taht kavgası gerçekleşti. Ancak Melik Muhammed, kardeşlerini yenerek tahta çıkmayı başardı. Taht kavgaları esnasında Bizans, Kastamonu ve Çankırı çevresini ele geçirmişti. Melik Muhammed, bu bölgeleri geri aldıktan sonra, Sakarya nehrine kadar uzanan bölgede hakimiyetini kurmaya çalıştı. Diğer taraftan kuzeyde Karadeniz sahillerine kadar akınlar düzenlerken, güneyde Ermenilere Kilikya seferini gerçekleştirdi.

Melik Gazi’nin başarıları dikkat çekince Bizans İmparatoru Ionnes, 1139 yılında güç bela Niksar’a kadar ilerleyip, bir yıl kadar kenti kuşattı, ancak Niksar’ı alamadan 1040 yılında geri çekildi.

Kayseri Ulu Camiini yaptıran Melik Muhammed, 1143’te öldüğünde ardında geniş bir ülke bırakmıştır. Ancak onun ölümüyle birlikte, taht kavgaları yüzünden parçalanan Danişmendli Devletinin yerine Türkiye Selçuklu Sultanı Mesud güç kazanıp tekrar hakimiyeti eline alacaktır.

 

DANİŞMENDLİ DEVLETİNİN PARÇALANMASI

Kayseri Gülük Camii, hamamı ve medresesi 1143-1164 tarihlerinde Danişmendli Nizâmeddin Yağıbasan tarafından yaptırılmıştır.
Kayseri Gülük Camii, hamamı ve medresesi 1143-1164 tarihlerinde Danişmendli Nizâmeddin Yağıbasan tarafından yaptırılmıştır.

Melik Muhammed’in 1143’te vefat etmesi üzerine, Sivas’ta Yağıbasan, Kayseri’de Zünnun, Malatya’da Aynüddevle kendi beyliklerini kurdular. Ancak Sivas ve Niksar çevresinde hüküm süren ve o bölgede güzel eserler bırakan Yağıbasan, Danişmendlilerin son kudretli hükümdarı olarak bilinecektir. Bu tarihlerden itibaren Türkiye Selçuklu Devletinin nüfuzu artmıştır.

Bu sırada yine Selçuklu Sultanı Mesud’un ölümü üzerine II. Kılıç Arslan, Türkiye Selçuklu tahtına çıkmıştır. 1165’de Elbistan, Darende ve Gedük Kılıç Arslan tarafından ele geçirildi. 1169 yılında Danişmendliler Kayseri ve Zamantı’yı Selçuklular karşısında kaybettiler. 1171 yılında da Harput hakimi Kara Arslan, Malatya’yı geçici olarak ele geçirmiştir. 1174 yılında, Sivas, Tokat ve Niksar, Türkiye Selçuklularının eline geçti; Amasya teslim oldu. Zünnun ve Şehinşah, Bizans’a sığınmıştır.

Bizans İmparatoru, Selçukluların işgal ettikleri Danişmendli topraklarında hak iddia etmiş ve Zünnun ile Şahinşah’a da bir miktar toprak bırakılmasını talep etmiştir. İmparator Manuel, Danişmendli Zünnun’u 30.000 kişilik bir orduyla Niksar’a göndermiş ancak Niksarlılar tarafından direnişle karşılaşınca ordu dağılmıştır. Danişmendli topraklarının paylaşımı sorunu, Bizans İmparatorunu harekete geçirmiş ve 1176’da Miryakefalon Savaşının yapılmasına neden olmuştur. Bu savaşın ardından Kılıç Arslan, son Danişmendli toprağı olan Malatya’yı kuşatmış ve dört aylık kuşatma sonucunda son Danişmendli temsilcisi Muhammed, Malatya’yı teslim etmek zorunda kalmış ve Harput’a gitmiştir. www.islamdergisi.com

DANİŞMENDLİ DÖNEMİ ESERLERİ

niksar-ulucami
Danişmendliler döneminde yapılan Niksar Ulu Camii.

Yüzyıldan fazla hakimiyet kuran Danişmendliler, çok sayıda cami, medrese, imaret ve türbe yaptırmışlardır. İlime önem verdikleri için Sivas, Kayseri ve Malatya alimlerin sık uğradığı ilim ve eğitim merkezi haline gelmiştir.

Danişmend Ahmet Gazi, 1074 yılında Tokat’ta Garipler Camisini yaptırmıştır. Türkiye’nin en eski Türk yapımı camisi olarak bilinir.

Melik Muhammed, 1135 yılında Kayseri’de Ulu Camii, Melik Muhammed Medresesi ve külliyesini yaptırmıştır.

Kayseri Gülük (Kölük) Camii, hamamı ve medresesi de yine Danişmendliler zamanında 1143-1164 tarihlerinde Nizâmeddin Yağıbasan tarafından yaptırılmıştır.

Niksar Ulu Cami (Melik Gazi Camii, 1145), Niksar Cin Cami ve Sivas Ulu Camii de yine Danişmendliler zamanında yaptırılmıştır.

Amasya’da Ayasağa Camisinin ilk hali (Küçük Ağa Camii), Danişmendli hükümdarı Melik Gazi tarafından yaptırılmıştır. Yine Danişmendliler tarafından Amasya’daki bir kilise 1116 yılında camiye çevrilmiş ve Fethiye Camisi denilmiştir.

İlk olarak Danişmendliler tarafından yaptırılan Sivas Ulu Camiinde, Selçuklular döneminde birtakım değişiklikler yapılmıştır.
İlk olarak Danişmendliler tarafından yaptırılan Sivas Ulu Camiinde, Selçuklular döneminde birtakım değişiklikler yapılmıştır.

Tokat ve Niksar’da Yağıbasan Medreseleri, Danişmendliler tarafından yaptırılmıştır.

Niksar’da Danişmend Gazi’ye ait Melik Gazi Kümbeti bulunmaktadır. Yine Çankırı kalesinde Danişmend Gazi’nin emirlerinden Karategin’in kümbeti yer almaktadır.

Amasya yakınlarında Yeşilırmak üzerine yaptırılan Çağlayan Köprüsü de Danişmendli dönemi eserlerindendir.

Niksar’da Yağıbasan Mescidi ile Kümbeti, yine Niksar’da Sungur Bey ve Çepni Bey kümbetleri de Danişmendli dönemi eserlerindendir.

Danişmendlilerin yaptırdıkları han, hankah, ribât, saray ve kümbet gibi bazı yapılar maalesef günümüze ulaşmamıştır. Kaynaklarda belirtildiği üzere Amasya’daki Yağıbasan Hanı ve Dânişmend Gazi Sarayı, Gümenek Ribâtı, Gümüş’teki Süleyman Ribâtı, Kayseri’deki Melik Gazi Medresesi, Sivas’taki Battal Gazi Mescidi, Yağıbasan Hankahı ve Zahîrüddin İli Hanı Danişmendliler döneminde yapılmış ancak günümüze ulaşamayan eserlerdir. www.islamdergisi.com

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Danişmentliler Kimdir?” üzerine 5 yorum.

  1. Merhaba, ben sunu cok merak ediyorum melik gazi seyyid midir battal gazinin soyundanmidir?

    1. Melik Gazi seyyid değildir. S.Baddal Gazi ile de bir akrabalığı yoktur.

  2. Geri bildirim: Türkiye Türklerinin Etnik Kökeni | İslam Dergisi

Bir cevap yazın