Tebbet Sûresi ve Müslüman Olan Papaz

Tebbet Sûresi Meali:

1- Ebu Leheb’in iki eli kurusun, kurudu da!

2- Malı ve kazandığı kendisine fayda vermedi.

3- Alevli ateşte yanacaktır.

4- Karısı da odun hamalı olarak.

5- Boynunda sağlam hurma lifinden örülmüş bir ip bulunacaktır.
Ebu Leheb, alevli bir ateşe atılacaktır. Odun hamalı olan karısı da hurma lifinden örülü bir iple oraya atılacaktır.”

İ Z A H A T :
Hem sözcükler arasında hem de tabloda bir ahenk var. Buradaki cehennem alevli bir ateştir. Ateşin babası Ebu Leheb ona yuvarlanmaktadır. Odun taşıyarak, Muhammed’in yoluna diken atan ve böylece O’na eziyet etmeye çalışan karısı da (ifadenin gerçek ya da mecazi anlamı ile). Odun kendisi ile alevin meydana geldiği nesnedir. Kadın odunları bir iple deste yapmaktadır. Orada alev alev yanan liften dokunmuş bir iple boynundan bağlanmasıdır. Herkes yaptığının karşılığını görsün ve tablonun yalın içeriği tamamlansın diye. Odun ve ip, ateş ve alevin babası olan Ebu Leheb’in ve onun taşıyıcısı olan karısının oraya yuvarlanışı!İfadedeki bu güçlü ahenk nedeni ile Ümmü Cemil Hz. Peygamberin kendisini bir şiirle hicvettiğini zannetmiştir. Özellikle bu sure yayılıp içindeki tehdidi yergiyi ve özellikle Ümmü Cemil’i aşağılayıcı tasvir edişiyle bu zan daha da kuvvetlenmiştir. Bu tasvir kendini beğenen, soyluluğu ve zenginliği ile övünen bir kadını aşağılayıcı bir şekilde ortaya koymakta ve onun şu tablosunu çizmektedir: “Boynunda hurma lifinden örülmüş bir ip bulunacaktır.” Hem de araplar-da yayılan bu güçlü üslub ile.

İbn-i İshak der ki: Bana nakledildi ki: “Odun taşıyıcısı olan Ümm-ü Cemil kendisi ve kocası hakkında Kur’an’ın inen ayetlerini duyduğunda Hz. Peygambere geldi. Bu sırada Peygamber Mescid-i Haram’da Kabe’nin yanında Ebu Bekir ile oturuyordu. Elinde avucunu dolduran koca bir taş bulunan Ümmü Cemil Peygambere ve Ebu Bekir’e yaklaştığında yüce Allah onun Peygamberi görmesini engelledi. Sadece Ebu Bekir’i görüyordu.
– “Ey Ebu Bekir arkadaşın nerde? Onun beni hicvettiğini duydum. Allah’a andolsun ki, eğer O’nu görürsem bu taşı O’nun ağzı üzerine indiririm. Allah’a yemin ederim ki ben de şairim!” deyip sonra şu beytini okudu:

Karalayan birine baş kaldırdık.
Kaçtık O’nun emirlerinden.

Sonra dönüp gitti. Ebu Bekir:
– “Ey Allah’ın Rasulü O seni görmedi mi?” diye sordu.
Rasulullah:
– “Beni görmedi. Allah beni onun gözünden sakladı.” karşılığını verdi.

Hafız Ebu Bekir Bezzar -isnadı ile- ibni Abbas’tan şöyle bir rivayet aktarıyor: – “Ebu Leheb’in elleri kurusun, kurudu da.” suresi indiğinde Ebu Leheb’in karısı geldi. Hz. Peygamber Ebu Bekir’le birlikte oturuyordu. Ebu Bekir O’na dedi ki; `bir kenara çekilsen de seni bir şeyle rahatsız etmese’ dedi. Hz. Peygamber şöyle buyurdu: `Onunla arama perde gerilecektir.’ Kadın geldi. Ebu Bekir’i gördü. `Ey Ebu Bekir! Arkadaşın bizi hicvetmiş’ dedi. Ebu Bekir: `Bu binanın Rabbine andolsun ki hayır. O şiir söylemez ve böyle şeyleri ağzına almaz’ dedi. Kadın, `Şüphesiz sen doğru söylüyorsun’ dedi. Kadın gittiğinde Hz. Ebu Bekir: `Seni görmedi mi?’ diye Hz. Peygambere sordu. Hz. Peygamber, `Hayır, bir melek o gidinceye kadar beni ondan sakladı’ buyurdu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir cevap yazın