Tesettür ve Çağdaşlık

ÇAĞDAŞLIK ve ÖRTÜNMEK
Örtünme emri, Allahu Teala’nın mü’mine kullarına bir sıkıntı değil, bir lütfudur. Büyük alim ve veli İmam-ı Rabbani hazretleri konuyu şöyle izah ederler:
– “Hiç bir şeye muhtaç olmayan Allahu Teala, kullarının ibadetlerine de muhtaç değildir. Buna rağmen O, kullarına bir lutuf ve ikram olarak emir ve yasaklar koymuştur. Her kim bu emirleri uygular, yasaklardan kaçınırsa, ahirette, bu vesile ile o kullara sonsuz lutuf ve ikramlarda bulunacağını vaad etmiştir.”

Televizyonlarda, şurada, burada milletin karşısına çıkan birileri çıplaklığını, çağdaşlıkla bağdaştırmaya çalışıyor. “Ben çağdaş bir kadınım, bundan dolayı çıplaklığım benim çağdaşlığımı simgeliyor” diyor.
Çıplaklık çağdaşlıksa Afrika’da, Amerika’da, Avusturalya’da yaşayan, anadan doğma çıplak dolaşan orman adamları nedir? Bunlardan insan eti yiyen yamyamlar dahi bulunmaktadır. Eğer çıplaklık çağdaşlık olsaydı bu yamyamlar içimizdeki yarı çıplaklardan daha çağdaş olmazlar mıydı?

“Bu çağdaşlık acaba yüksek tahsil ve kültürden mi kaynaklanıyor.?” denilirse… Bunun cevabı şudur: Bu gibi iddialarda bulunanlar varsa aldırma. Zira bu iş tahsille alakalı değil, ahlakla alakalıdır. Bu kimseler emanet bedenlerinin Allah’ın bir emaneti olduğunun bilincinde değiller. Bu gibilerin tahsillerini de önemsememeli. Çünkü bir kaç Yunan felsefesi ve mitolojisi okumakla, bir de kendi mesleğinin yüksek tahsilini yapmakla bir kimsenin, gerçek manada çağdaş sayılması olası değildir. Gerçi biz müminler çağdaşlıkla yetinmemeliyiz. Zira Müslümanın ufku çağlar ötesidir her daim.

Kuran’da Allahu Teala tesettür hakkında şöyle buyrulmaktadır(mealen):

Sure-i Nur/30
– (Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.”

Sure-i Nur/
31
– “Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz.”
Allah en doğrusunu söyler.
Bekir Abdullah …………..Vesselam.

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın