Türkiye Diyanet Vakfına Ait Sapkınlık

TÜRKİYE DİYANET VAKFINDAN İTİKÂDİ FÂCİA
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yönetilen Türkiye Diyanet Vakfı bünyesinde 2010 yılında Türkiye Diyanet Vakfı tesislerinde basılan ve Adnan ASLAN tarafından yazılan *“Dini Çoğulculuk Ateizm ve Geleneksel Ekol”* adlı kitabın muhtevasında, İslâm İtikadı açısından son derece sapkın fikirlere yer verilmektedir.

*BU SÖZLER MÜSLÜMANI DİNDEN ÇIKARIR*

Öyle ki, “her kim hangi dini seçerse seçsin, o seçtiği inançla kurtuluşa ereceği, herkesin gönlünün tatmin olduğu dinle cennete gideceği, *Çin ve Japon dinlerinin dahi kurtuluşa götüreceği”* ve “Diyalog”un bunu gerektirdiği anlatılmaktadır.

Kitapta anlatılan itikâdi facialar özetle şöyledir:

🔹 Beşerî ve ilâhi kökenli bütün dinler “mutlak hakikat”le ilişkilidir (!) (s. 13).

🔹Taoizm, Konfüçyanizm, Budizm ve Hinduizm gibi beşerî dinler de İslâmiyet gibi mütekâmil dinlerdir(!) (s. 47).

🔹 Söz konusu beşerî dinlerin kökü vahye dayanır ve bugün itibariyle inananlarını aydınlatmaktadırlar(!) (s. 47).
Bu dinlerde bugün bozulma olsa bile mazerete binaen insanları kurtuluşa götürürler(!) (s. 49).

🔹 Herkes tatmin olduğu dine uymakla mükelleftir. Kendi dininin sunduğu hakikatle tatmin olan kimse, İslâm’ı kabul etmekle sorumlu değildir. Bir kimsenin kalbinde İslâm’ın doğru bir din olduğuna dair his oluşmazsa, o kimse İslâm’ı kabul etmek zorunda değildir. Bu durumda o kimse, İslâmiyet dışında inandığı dinle amel etmekle kurtuluşa erer(!) (s. 58).

(Visited 174 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın