Bir Elmaya 3 yıl Hizmet Etmek Doğru mudur?

İmamı Maturidi Hz.

     İmam-ı A’zam hazretlerinin babası Sabit (rahmetullahi aleyh) aslen İranlı olup, küçük yaştan beri ahlakı temiz, takva ve vera sahibi bir müslüman idi. Bir gün bir dere kenarında abdest aldıktan sonra suda sürüklenen çok güzel bir elma gördü. Elmanın cazibesi bir an gafletine sebep oldu ve eğilip elmayı sudan alıp yedi. Fakat bir süre sonra bunun helal olmayacağını düşünerek elmayı yediğine pişman oldu. Elmanın sahibini bulup helalleşmek için dere boyunca gitti. Nihayet yediği elmaya benzeyen bir meyve bahçesi gördü. Sahibini sordu ve bahçenin sahibine meseleyi anlattı .

    Bahçe sahibi gencin bu temiz halini görünce, onun takva sahibi çok doğru bir genç olduğunu anlayıp onu damat edinmek istedi ancak; bu düşüncesini saklı tutarak şöyle dedi:
– Yediğin elmam için ne vereceksin?
– Altın gümüş neyim olsa veririm.
– Ben altın gümüş istemem ama, eğer kıyamette senden davacı olmamı istemezsen bir teklifim var, onu kabul etmen gerekir.
– Teklifin nedir?
– Yapacaksan söyliyeyim…
– İslamiyete uygunsa yapabilirim.
– “Bana 3 yıl hizmet edeceksin ve akabinde kör, sağır, dilsiz ve kötürüm bir kızım var, onunla da evlenmeye razı olursan o zaman elmayı sana helal edebilirim.” dedi.
Genç bu teklifi kabul etti ve 3 yıl orada o şahsa hizmet etti.

    Üçüncü yılın sonunda düğün hazırlığı yapıldı. Sabit hazretlerinin ilk gece odaya girmesiyle çıkması bir oldu. Hemen kayınpederine koşup;
-“Efendim, bir yanlışlık var galiba, içeride sizin bahsettiğiniz vasıflarda bir kız yok, tam tersi!” dedi.
Kayınpederi tebessüm ederek,
-” Evladım o benim kızımdır, senin de helalindir. Ben sana kör dediysem, o hiç haram görmemiştir. Sağır dediysem, o hiç haram duymamıştır. Dilsiz dediysem, o hiç haram konuşmamıştır. Kötürüm dediysem, o hiç harama gitmemiştir. Var git helalinin yanına, Allahü teâlâ mübarek ve mesut etsin.” dedi.

      Hikaye burada sona erer ancak; bir çok kimse bu konuyu istismar edip bir elmanın bedeli olarak 3 yıl hizmet etmenin meşru olduğu inancını benimser ve benimsetmeye çalışırlar.. İslam da böyle bir hak yoktur. Yani; bir elma için bir kimseyi 3 yıl hizmet ettirmek büyük bir zulümdür.
Bazı fırsatçılar avam halktan temiz kalpli kimselerin bu saflıklarından yararlanmak için bu menkıbeyi örnek vererek onların bu durumlarından yaralanmaya çalışırlar. İslam Şeriatinde bir elmanın bedeli o memleketteki elma piyasasının değeri kadardır. Bundan fazlası zülümdür.

      Hikayede geçen kayın baba olan şahıs bu işi bir imtihan amacıyla yapmıştır. Başkaları bundan hüküm çıkararak azıcık bir alacağı için birisinden bir kaç misli fazlasını istemeye asla hakkı yoktur. Şayet bir kimsenin birisinden bir alacağı varsa bu ancak onun bedeli kadardır. Fazlası faize girer.
      Vesselam.

(Visited 1.708 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın