İslam dergisi web sitesi soru cevap sayfasında fıkıh, itikat, tasavvuf, tefsir, sünnet gibi çeşitli İslami konularda sorularınızı iletebilirsiniz. Dini konulardaki sorular uygun görüldüğü takdirde bu sayfada yayınlanmakta ve cevaplandırılmaktadır.
Aşağıdaki formu kullanarak İslami konularda (fıkıh, itikat, sünnet, tefsir, tasavvuf, ilmihal gibi) sorularınızı gönderebilirsiniz.

Hocam Selamun Aleyküm.
Konyada okuyorum.
Bayram tatili için ailemin yanina Istanbula gidicem Ramazanin son 2 3 gunune denk gelicek kuvvetle muhtemel.
Ama ben oruç tutmak istiyorum.
Konya Istanbul hizli trenle 4.30 5 saat süruyor ben Konyada iftara baslayip istanbula ulastigimda(700Km) oraya gore oruc açabilirmiyim
Aleykümselam.
Tabi ki, İstanbul’a göre orucunu açabilirsin hiç bir beis yoktur.
Içine 3 harfli giren biri namaz kilip kuran okuyabilirmi .
Cinlerin, veya cin şeytanlarının Peygamberler dışında içine girmediği insan yoktur.
Onların kötüleri insanların kan damarlarına girerler kötülük telkin ederler. Başkada bir şey yapamazlar Allah dilemedikçe.
Tabi ki içine cinlerin girdiği söylenen kimse Kuran da okuyabilir namaz da kılabilir yeter ki aklını onlara teslim etmesin. Kişinin kendi iradesini cinlere teslim etmediği sürece cinler kimsenin aklını yönetmeye gücü yetmez.
Kuran okuyanın içinde varlarmi yani peki insan vücuduna hukmedebiliyorlarmi . Nasıl belli oluyor içine girdikleri herkesin içinde varmidir onlar nasıl anlaşılır içinde olduklari
Vesvese veren cin şeytanları ile ilham veren melek insandan hiç uzak olmazlar. Sürekli birisi insanın aklına kötü şeyler diğeri de güzel şeyler getirir. Vesveseci Kuran okurken namaz kılarken hep insanın içindedir. Ama insana vesveseden başka asla zarar veremez.
Diğer cin şeytanları Kuran veya dua okunduğunda koruyucu melekler onları insandan uzaklaştırır ve ona yaklaştırmazlar.
Hocam o diğer cinlerden bahsediyorum insan içinde olduğunu nasıl anlarız yasa insanın içine girdiğini nasıl anlarız birkacgundur içimde supe var ibadetlerimi yapıyorum Allaha şükür hal sahibiyim ama içime vesvese düştü acaba benim içimde varlarmi die bizim bir hoca var sözde insanın düşüncelerini okuyabiliyorms onun yanındaki kisiler eskisi gibi bnimle samimi değiller sofiler onlarda hocam halim sadece namaz ve dergah dışında olmuyor . Hatmede birde onun dışında asla öyle şeyler yok bnde el hareketleri gavsimin ismini zikretmek gibi bu kişilerde hal yok 1 kişi hariç ama bu bi kacgundur icime kurt dustu acaba bnim icime girmislermidir die. Hocam bazı şiirlerin bnimle eskisi gibi değiller . Benim supeye soktular. Gencin die beklemiyolarmi die düşünüyorum içine 3 harflimi kaçmış o düşünceleri okuyan kadın hakkını die bin vesveseye düşürdüler tehecutten sonra güneş çıkana kadar uyumam ibadetlerimi yaparım. Bini bu vesvesedn kurtarın şeytan bnimle cokmu uğraşıyor yoksa bnmi kuruntu yapıyorum icime girip bnim elegecirmis olabilirlermi .
Genç bir sofiyim beni aydınlatan kimsede yok. Hocam.
Diğer cinler insanın içine ancak bir hastalıkla girebilirler.
Sara hastalığı, veya aşırı üzüntü sonunda aklın örtülmesi durumunda olur. Öyle birisi elektriğe çarpılmış gibi olur. İradi olmayan hareketler ve konuşmalar baş gösterir.
Sizin durumunuza gelince, malum Hz Yusuf gördüğü rüyasını babasına anlatınca babası Yakub aleyhisselam ona rüyasını kardeşlerine anlatmamasını söylüyor. Çünkü kıskançlıktan ona bir fenalıkları dokunacağını düşünüyor.
Gerçekten de bu işler böyledir Merve hanım kızım. Her sofiyim diyene aldanmamalı. Bazıları kendilerinde olmayan halleri başkasında gördüklerinde ona karşı tavır yaparlar. Hallerini ehil olmayana anlatma. Mümkün olduğunca hallerini gizlemeye çalışmalısın. Buna karşı dikkatli olmalısın.
Sende cin tasallutu olduğunu sanmıyorum. Sen de bir takım Haller meydana gelmişse aynı sofiler gibi cinlerden de hallerini kıskananlar olur.
O sebepten sabah ve akşam mutlaka 7’şer kez ayetelkürsi, ihlas, felak ve nası okuyunuz. Böyle yaparsanız Allahu Teala seni her türlü bela ve sıkıntıdan koruyacaktır. Bunu Cenab-ı Peygamberimiz ifade etmişlerdir. Vesselam.
Allah razı olsun Hocam çok mutlu oldm bn o eski muhabbeti goremedigim için acaba bndemi sorun var die düşünmüştüm Allah razi olsun. Çok aydinlatiyosunuz insanlari…
Allah sizden de razı olsun.
Hocam , rüyamda cami içerisinde , tertemiz genç bir kardeşimizin şehit cenazesinin tabuttan çıkarıldığını ve yakınlarının üzerindeki üniformayı ütülediğini gördüm. Şehidimizin gözleri yarı açıktı ve kıpırdamıyor ancak alçak bir ses ile sakince annesine çoraplarımı çıkartmayın belki orda üşürüm üzülücek bişi yok sakin okun diyordu. Rüyamın tabiri nedir ? yorumlarınızı rica ederim . Allah razı olsun
Allahu Teala, “Şehidlere ölüler demeyiniz” buyurdu.. Bu rüya ile Allahu Teala sizi ya da sizin vasıtanızla bir yakınınızı bu mevzuda uyarmıştır. Şehidler bizim bilmediğimiz bir şekilde hayattadır ve mutludur. Onları tek rahatsız eden şey akrabalarının ağlamaları sızlamalarıdır.
Hocam Kilolu olanlar genellikle israftan çok yediklerinden kilolu olurlar.
Bir video izliyordum orda adam böyle 100 kiloyu geçik bir adam birisi dediki yarım dünya gibisin MaşaAllah Dedi bende güldüm.
Aklıma şu geldi bu adam israf ediyor kilolu oluyor adamda ona Maşallah dedi sende güldün küfre düştün gibi şeyler geliyor bunun hukmu nedir?
Onu sevmemden dolayı kanka desem bu küfre sebepmi hocam.
Benim çevremdeki arkadaşlarim hepsi müslüman inancinda ama bu elfazi küfr hastaliği illa onlarda oluyordur çünkü çok dengesizler ben bunu bildiğim halde kanka desem sevdiğimden aramizdaki ilişkiden dolayi küfürmu?
“yarım dünya gibisin MaşaAllah Dedi bende güldüm”. Bundan dolayı küfür gerekmez. Maşaallah demek Allah seni korusun” demektir.
Kafir sevilmez belki ona merhamet edebilirsin. Hem niçin öyle argo konuşuyorsunuz ki? Hiç gereği yok ona ismiyle hitab edin.
2 sorum daha var.
1)Kafire sevgi beslemek ama kafirligine degil kendisini sevmek hukmu nedir?
2)Size bahsettiğim gibi benim arkadaşlarim tabi müsluman inancindalar oructa tutuyorlar şuan ama dediğim gibi dengesiz tipler olduğundan el fazi küfre düşüyorlardir çünkü ben onlarin söylemlerinde bunlari görüyorum Tabi Allah Kuran peygamber reddetmiyorlar ama Bu Dengesizlikten kastim bu kari kız cinsel muhabbetlerde övme vs. gibi benzer yani.
Dememoki Bu tip arkadaşlarıda kafir statusundemi degerlendirmek gerekir yani kanka desem bunun hükmünü verirken bu kişileri kafir olarakmi değerlendirip hüküm verilir
1)- Muhammed Masum hazretleri buyurdu ki:
Kâfirleri sevmemek Kur’an-ı kerimde açıkça emredilmiştir. Kur’ana uymak ise farzdır.
Kâfirleri sevmenin haram olduğunu bildiren âyet-i kerimelerden birkaçının meali şöyledir:
(Kâfirleri dost edinen, Allah’ın dostluğunu bırakmış olur.) [Al-i İmran 28]
(Ey iman edenler, benim ve sizin düşmanınız olanları dost edinmeyin.) [Mümtehine 1]
(Ey Nebi, kâfirlerle [silahla] ve münafıklarla [öğütle, delille, belgeyle] cihad et, [öğüt de kâr etmezse] onlara sert davran! Onların gidecekleri Cehennem, ne kötü yerdir.) [Tevbe 73, Tahrim 9]
2)- Müslüman olduğunu söylediği halde küfür lafzı edenleri kafir addetmeyiniz. Açıktan inkar ediyorsa Müslüman olmadığını beyan etmişse onu kafirlerden sayabilirsiniz.
Hocam hayırlı ramazanlar. Ilk gün hasta iken oruç tuttum, bi şekilde idare ettim iftar vaktine kadar. Iftardan sonra ilaç attım kendimi iyi hissettim bugün tekrar niyetlendim. Bademcik iltihabı oldum hocam yutkunamıyorum ateşim 38 e çıktı. Düşürmeye çalışıyorum ama etkisi kısa sürüyor. Ilac atmak zorunda kalırsam veya doktora gidip serum takılır da orucumu bozmak durumunda kalırsam bunun kefareti nedir hocam
Hayırlı ramazanlar Sinem hanım.
“Oruçlu, kasten gıda yahut ilaç olarak bir şeyi yiyip içerse, kefaret de gerekir.
Şırınga [enjeksiyon] yaptırır veya buruna ilaç akıtır yahut kulağa yağ damlatırsa veya ufak taş ve benzeri yenmeyen veya iğrenilen, tiksinilen bir şeyi yutarsa sadece kaza gerekir. (Redd-ül-muhtar)
Tedavi veya gıda maksadıyla da olsa, serum da, iğne yaptırmak gibi orucu bozar ve kaza gerekir. Kefaret gerektirmemesi, ağızdan verilmediği içindir.
Hocam selamünaleyküm. kafir birisine kanka diye hitap edersem bu küfür olur mu
Aleykümselam.
Kafire sevgi-saygı anlamında kanka demek küfre sebeptir.
Selamun aleykum hocam. Mesela Allah şer bir durumdan hayır yaratır mı yoksa o olay şer olarak kesin belli midir
Aleykümselam. Allah dilerse şerri hayra tebdil eder.
Selamunaleykum şimdiden hayırlı ramazanlar. Hocam bazen işlediğim günahlar aklıma geliyor tövbe edip tekrar o günaha dönmediğim halde. Pişmanlık duyduğum halde. Bunun sebebi nedir nasıl unutabiliriz?
Aleykümselam elif hanım.
Size de hayırlı ramazanlar.
İşlenen günahları unutmamak daha efdaldir. Aksi halde kendimizi beğeniriz ki insanın kendisini beğenmesi daha büyük günahtır. Kuran ve Sünnete göre günahınıza tövbe ettikten sonra tövbenizi bozmadıkça o günahtan hesaba çekilmeyeceksiniz. Tövbe edip tövbesini bozmadığımız günahlar kıyamet günü hiç hatırlatılmayacaktır..
Selamun Aleyküm Hocam.
Size bir hadis atmiştim ve bu hadisle ilgili bir islam sitesinin yorumunu atmiştim sizde bizde bu yoruma katiliyoruz demiştiniz.
Ben O Hadisle alakali 1 soru sormak istiyorum.
Melhame-i kübra=Birinci Dünya savaşı ile İstanbul’un fethi 6 sene içerisinde tahakkuk eder. (bir sene sonra) 7. yılda ise deccal ortaya çıkar.” (bk. Fethu’l-bari, 6/278)
Hocam Istanbulun fiilen işgal altinda oldugu ve resmen işgalden kurtulduğu dönem 5 yıl 1 ay sürüyor Resulullahin 6 demesinden murad ne olabilir eğer onu kastetmişse
Aleykümselam.
Aslında bu soruyu ikinci kez soruyorsunuz. Daha önce cevabıızı vermiştik.
İstanbul’un fiilen işgali 4 yıl ve küsuratı da vardır bazıları ise 5 yıl bir ay derler.. Rasulullahın işgale 6 yıl sürecek buyurması fiili işgalden sonra yaptırımların bir süre daha devam edeceğidir. Nitekim halifeliğin kaldırılması ile bu işgal sona ermiş ve toplam 6 yıl sürmüştür. (1918-1924)
48﴿ Bulutları harekete geçirsin diye rüzgârları gönderen Allah’tır. Derken O, bulutları gökyüzünde dilediği gibi yayar, bazan da parçalara ayırır; nihayet içinden yağmurun çıktığını görürsün. Onu dilediği kullarının üzerine yağdırınca da o kullar sevince boğulurlar.
Hocam bu ayette detayli evreler vat bilimsel açiklaması nedir evreler var ayette ama tam anlamadigim için size sormak istedim Burda Buharlaşma birleşme yağış şeklindemi detayli tefsir edebilirmisiniz?
2.sorumda şu hocam Diyanet nur suresi 43. ayette şöyle diyor
“Bulut aralıklarından çıkan şimşeği görürsün” cümlesindeki şimşeğin burada kullanılan Arapça karşılığı vedk kelimesidir; bu kelime yağmur mânasına da gelir. Ancak bulutların arasından çıkan yağmur değil, şimşek olduğu için biz bunu tercih ettik. Bilindiği üzere yağmur bulutların arasından çıkmaz, bulutun kendisi yağmura dönüşür ve yere dökülür.
Demişler ama meallerde orda yagmur var ve ayetin zahiride o yönde sizde bakarsanız.”
Bulut aralıklarindan çikan yagmuru görürsün sözünü nasil anlariz
Tam olarak hangi ayetten söz ediyorsunuz?
Diyanet nur suresi 43. ayette şöyle diyor
“Bulut aralıklarından çıkan şimşeği görürsün” cümlesindeki şimşeğin burada kullanılan Arapça karşılığı vedk kelimesidir; bu kelime yağmur mânasına da gelir. Ancak bulutların arasından çıkan yağmur değil, şimşek olduğu için biz bunu tercih ettik. Bilindiği üzere yağmur bulutların arasından çıkmaz, bulutun kendisi yağmura dönüşür ve yere dökülür.
Demişler ama meallerde orda yagmur var ve ayetin zahiride o yönde sizde bakarsanız.”
Bulut aralıklarindan çikan yagmuru görürsün sözünü nasil anlariz
– Görmez misin ki Allah bulutları (dilediği yere) sürüklüyor; sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor. İşte görüyorsun ki bunlar arasında yağmur çıkıyor. O, gökten, sanki oradaki dağlardan da dolu indirir. Artık onu dilediğine isabet ettirir; dilediğinden de onu uzak tutar; bu bulutlardan çıkan şimşeğin parıltısı nerdeyse gözleri alır! (Sure-i Nur/43)
Ayeti kerimenin “sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor. İşte görüyorsun ki bunlar arasında yağmur çıkıyor.” ibaresinden, “farklı ısıda olan bulutlar üst üste geldiğinde bulutların bir kısmı yağmur olup yere dökülür” anlamı çıkar.
Hocam Meallerde bulut aralığından veya (bulutun) içinden kısımlarinin açıklamasi olabilirmi biliyorum Bulut zaten kendisi yağmur olup yere iniyorda söylediğiniz şeyi tam anlamadim 2.olarakda Bulutun içinden olarak kabul edersek nasil bir yorum oLbilir.
Yani Dememoki Bulutların içinden/arasından yağmur çıkmasi bence yanlış değil hocam evet Bulut kendisi yağmura dönüşüp yere dökülüyor lakin sonuçta bulut Bulut halindeyken onun içinden yere dokülmeye başliyor
Her şeyi açıkça yazdık neyi anlayamadınız?
Bilim denilen şey bugün “kara” dediğine yarın “beyaz” diyor.
Kuran’a, bilime göre iman edenler Allah’a değil bilim adamlarına iman etmiş olurlar.
Kuran modern bilim kitabı değildir, ancak gerçek bilime de aykırı değildir.
İlgili ayeti kelime meal olarak açıklıyorum:
“Görmedin mi?, Gerçekten Allah bulutları sürüklüyor”, “sonra onları bir araya topluyor”.
“Sonra onları yığınlar haline getiriyor”. “Görüyorsun ki yağmur bunların arasından çıkıyor”. (NUR/43)
Bunun neyini anlamıyorsunuz? Yağmurun bulutların arasından çıkması en doğru ifade değil mi? Tabi ki yağmur bulutların arasından çıkacak. Bulutsuz yerden yağmur yağacak değil ya!
Bulut olmadan yağmur nasıl olur? Bulutlar soğuk hava ile karşılaşınca su buharları yağmur olup yer çekimi ile aşağı iniyor.
***
Selamun Aleyküm,
Hocam babam ehli sünnet itikadından ehli sünnet alimlerini çok sever ve dinler, oruç tutar, zekat verir, kurban keser ve cuma namazlarına gider, yardımsever, geçen de sokakta yoksul çocuk görmüş açım demiş babamda çiğköfteci dükkanına sokup yemek ısmarlamış işte ama 5 vakit namaz kılmaz maalesef. Ebu Hanzala diye biri namaz kılmayan buhariye göre kafirdir diyor,. Kesin cehennem diyor yani. Ama sadece ALLAH gaybı bilmez mi ? Birde (Allahü teâlâ, şirki asla affetmez, fakat şirkten başka olan [bütün] günahları dilerse affeder.) [Nisa 48] İmam-ı Rabbânî hazretleri, Cehennem azabının günahlara değil, küfre karşılık olduğunu, küfür bulaşığı olan günahlar için de cehennemde azap çekileceğini bildirmektedir. (Ömründe bir defa Allahü teâlâyı anan veya Ondan korkan Cehennemden çıkar.) [Tirmizi] demiyor mu ? Kendinize iyi bakın hocam sizlere ihtiyacımız var… sayınız artsın…
Aleykümselam.
Ebu Hanzala sapkın vahabidir. Ona itibar edilmez. Ehli sünnet uleması ittifakla “günah işleyen müslüman kafir olmaz” diye beyan etmiştir. Eğer günah işleyenler kafir olsaydı Kuran’da Rabbimiz, Zümer Suresi 53. ayeti kerimede, “De ki: “Ey haddi aşarak(günah işleyip) nefislerine karşı israf etmiş olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümid kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.” (Zümer/53) diye buyurur mu idi?
Babana dua et. İnşaallah ıslah olur.
Cami şart değil denildi. İstersen camide de olur.
Sorunuzun cevabı için linki tıkla:
https://islamdergisi.com/fikih/hurmeti-musahere/
Selamun Aleyküm.
Yazinizi okudumda net olmak için sorucam.
Eşden vekalet aldıktan sonra camiye gidip cematten 2 kişiyle öteden beri eşim olan falanciyi nikahima aldim desem olurmu?
Aleykümselam.
Camiye gitmek şart değil, iki erkek şahid yanında kelime-i şehadet getirip, “Ben evvelki mihir üzere zevcem falanı kendime zevce(eş) olarak kabul ettim” demesi yeterlidir.
Hocam Selamun Aleyküm.
Misal veriyorum ben hanefiyim yaptığım bir işden benim nikahim düştü karım haram oldu hanefiye göre.Ama şafiye göre nikah düşmedi dolayisiyla haramda olmadi Şafiye uyaraktan nikah devam edermi yoksa yenilenmesimi lazim
Aleykümselam.
Hanefi birisinin nikahı hanefiye göre düşerse, Şafiye göre düşmemişse şafiye göre yeniletmesi gerekir. Çünkü onun nikahı şafiye göre değil hanefiye göre kıyılmış idi.
şafiidr nikah nasil yenilenir idddt muddeti vz. bazi detaylar var.
Biliyorum şart değilde eskiden beri böyle bir gelenek var camilerde nikah tazeleme diye.
Orda 2 şahit bulup yeniletsem ama eşimi tanimasa dahi olurmu?
Hocam Hanefide kişi Kızı veya kayınvalidesine bakma konusunda hangi şartlar olursa musahere olur birde burda şeytan vesveseside oluyor kişi tam ne yapmali.
Haşa kimse kızına öyle o gözle bakmazda bakarken şeytan aklina birşeyler getirir bu noktada bakmayla ilgili hükumleride soylerseniz sevinirim
Sorularınızın cevabı için linki tıklayıp okuyunuz.
https://islamdergisi.com/fikih/hurmeti-musahere/
1- İş o boyuta varmışsa zina da olmuş demektir. Zina yapan bir kadınla evli kalmayı hangi erkek içine sindirebilir?
2. Gerek erkekte, gerekse kadında bakarken şehevî bir his bulunması -dokunmada olduğu gibi- şehevî hisse işaret olan hallerin mevcut olması gerekir. Yani hürmeti musaherenin olması için cinsel organa bakarken şehvet hissinin olması gerekir denmek isteniyor.
4. Şehevî lezzetin bakıldığı anda duyulmuş olması, baktıktan sonra meydana gelmiş olmamasıdır. Hurmet-i müsahere, kişinin kayınvalidesine yukarıdaki şartların bir arada bulunması hâlinde dokunduğu veya baktığı hallerde de meydana gelir. Yâni;
Hanefî mezhebine göre, bu durumda insanın hanımı kendisine ebedî olarak haram olur. Aynı şekilde bir insanın kadınlık vasfına hâiz olmuş olan kızına bu şartların mevcut olmasıyla o tür baktığında veya dokunduğunda yine hanımı kendisine ebedî olarak haram olur.
Bu bakma veya dokunmanın kasden, bilerek olmasıyla unutarak, yanlışlıkla, zorlama ve uyurken olması arasında bir fark yoktur. Yine bu hususta ayık ile sarhoş, buluğ çağına ermiş olanla, mürahik, büluğ çağına gelmiş olan ve akıllı ile deli arasında da bir fark bulunmamaktadır.
Ayrıca haramlığı meydana getirecek şartların, yâni şehevî duygu ve belirtinin sâdece bir tarafta bulunması kâfidir. Her iki tarafta bulunmasına lüzum kalmaz. Yalnız bu meseleler Hanefî mezhebine göredir.
**************
Hanbelî mezhebine göre, sâdece “birleşme” hurmet-i müsahereyi gerektirirken; Şafiî mezhebine göre zina, dokunmak veya bakmakla hiçbir şekilde hurmet-i müsahere gerçekleşmez. Mâliki’ye göre ise, ancak şehvetle elini, yüzünü öpmesi halinde haramlık sabit olur.(el-Mezâhibü’l-Erbaa, IV/63-68; Hukuk-u îslâmiye ve Istılâhat-ı Fıkhiyye Kamusu, II/92-96; İbni Âbidin. Reddü’l-Muhtar, II/278-248)
Bu meselede gerektiğinde bu mezhepler de taklid edilebilir. O görüşlerden istifâde edilebilir.
O hadisin aslı öyle değil şöyledir:
Su’ be – el- A’mes – Zeyd b. Vehb (el – Cühenî) – Abdulah b.Mes’ûd isnâdı ile
nakledilmektedir. Buna göre;
Abdulah b. Mes’ud diyor ki; Sadıku’l- Masduk olan Rasûlullah (s.a.v.) söyle buyurmaktadır:
“Sizden birinizin yaratılışı annesinin karnında kırk gecede toplanır. Sonra bir o kadar zaman içinde aleka olur. Yine bir o kadar zaman içinde mudga olur. (120 gün)Sonra ona bir melek gönderilir ve rızkı, eceli, amel, ve said yada şaki olduğu konusunda dört kelime (yi-konuyu) yazmakla emrolunur.
Ardından ruhu üflenir. Sizden biriniz veya bir adam cennetle kendi arasında bir (zira’) karış mesafe kalacak kadar ehl-i cennet işi tutar, tutar da; hakkında, geçmiş yazgı öne geçer ve bir ehl-i nâr ameli işler ve cehenneme girer. Sizden biriniz veya bir adam da ehl-i nârın işini tutar, tutar da kendisiyle cehennem arasında bir karış kalır; derken önceki yazgısı galip gelir, bir ehl-i cennet ameli işler ve cennete giriverir.”
Kaynak: (Hadis-i Ebû Davud et- Tayâlisî, Müsned, I, 38.)
Burada bir sıkıntı yok her şey Rasululllahın anlattığı gibi bilimle tam mutabık.. Yanlışlık ateistlerin yanlış meallerden okuyup küfre girip komik düşmeleridir.
Kader konusunda kişinin kaderinde kafir olacağı yazılı olduğu içinde değil, iradesiyle küfrü seçtiği için kafir olur.
Selamun Aleyküm.
Bazı Tefsirciler Insan Suresi 2.ayetteki katişk nutfeyle alakali mealde Erkek ve kadının suyu yazmışlar.
Tabi bunu kendi dönemlerindeki bilgilerine göre yaptiklari belli.
Bugunku bilgiler ışığında Kadının genetik yapısı 46XX şeklindedir ve tüm hücrelerinde x kromozomu vardır. Erkeklerin genetik yapısı ise 46xy’dir. Dolayısıyla bazı sperm hücrelerinde x bazılarında ise y kromozomu vardır. Y kromozomu taşıyan bir sperm yumurtayı döllerse erkek bebek, x kromozomu taşıyan bir sperm yumurtayı döllerse kız bebek oluyor. Dolayısıyla doğacak bebeğin cinsiyetini kadın değil, erkek belirliyor.
Burdaki katışık nufteden kasıt nedir?
2.Olarak Resulullah s.a.vinda Erkeğin veya kadinin hangisinin suyu üstün gelirse hadisinden yola çıkmışlardır Ama Resulullah s.a.v burda belagat yapmıştır Kadin suyundan kastı kadın hücresi yani x kromozomu
* Aleykümselam.
* Allahu Teala buyurdu ki (mealen):
– Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından) yarattık da onu işitici, görücü yaptık.” (İnsan/2)
* Erkek ve kadının oluşumu 46 kromozomdur.
İnsanın kromozom sayısı ise 46’dır. 22’si çift otozom kromozomdur. İnsan hücresinde 1 çift de eşeysel kromozom bulunur ve toplam sayı 46 eder. Eşey kromozomları kadınlarda XX, erkeklerde XY dir. Döllenme sırasında annenin yumurtasındaki 23 kromozom, babanın spermindeki 23 kromozomla birleşir.
Eğer ki bebek, anneden iki X, babadan da iki X alırsa çocuk kız olur. Kızlar babanın X kromozomunu taşımazlar. Neslin erkek veya dişi olacağını erkekten gelen kromozom belirler. Bu gerçeği Peygamberimiz bir hadisinde, “herkesin nesli erkek çocuğundan devam eder” buyurması ile belirtmiştir.
* Katışık değil Karışık nutfeden kasıt mana erkek ve kadından alınan kromozomların birleşmesidir…
* “Erkeğin veya kadının hangisinin suyu üstün gelirse” hadisinin manası belagat değil bir gerçeği ifadedir. Yani anne rahmindeki çocuk anneden xx, babadan xx aldığında içinde (y) kromozomu olmayan ceninde (x) kromozomu üstün geliyor ve çocuk kız oluyor demektir. Aksi durumda çocuk anneden xx, babadan xy aldığında ise (y) kromozomu üç xxx kromozoma üstün gelip çocuk erkek oluyor demektir.
Sizin dediginizr cevap olarak Elmalili hamdi yazir tefsirinde ; Karışik/katişik nufteyi mufessirler Spermin yumurtayi döllemesiyle açıklamişlardir ama bu aşamada embriyo olunuyor katişik/karişik bundan önce olmalidir diyor bunu cevaplarmisiniz.
2.Olarak Kuranda Allah insani bir damla sudan yarattiğini bildiriyor birisi demişki sadece erkeğin spermi yetmiyor erkek ve kadin hucrelerinin birleşmesi sonrasi demiş Yani Allah burda bir damla sudan kastı ilk Yaratılış baslangici ordan başliyormu demek istiyor hocam?
Son sorumda şudur hocam Nutfe kuranda birkaç anlamdami kullanilmişir yani bir ayette su olarak bir başka ayette kadin erkek hücre birleşimine nufte adi verilmiştir böylemi?
Biz zaten elmalı mealini yazdık. İnsan/2’de “Katışık” değil “karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından) yarattık ” ibaresi geçmektedir. Ayrıca biz de arapça bilmekteyiz. “Ennutfetül-emşâc” kelimesi karşık birleşik su anlamına gelmektedir. Meni erkeğin suyu, nutfe ise kadın ve erkeğin suyunun(sperm ve ovum) birleşimine denir. Buna tıp dilinde zigot denir. Embriyo ise zigotun bölünerek çoğalma durumudur.
خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ فَاِذَا هُوَ خَص۪يمٌ مُب۪ينٌ
Mealen: (İnsanı bir nutfeden(sperm-ovum) yarattı, bir de bakarsın o, natûk bir muhasım kesilmiştir.)
Yanılgı bazı melellerde nutfeye bir damla su denilmesinden mütevellidtir..
Hocam evet sperm-ovumdan yaratiliyoruzda bazi meallerdeki “Bir damla su ” bile olsa bu olmazmi yani O sudan yaratıyoruz evet sonra o birleşiyor felan ama Sonuç olarak bir damla sudan yaratiliyor?
Bir damla suyu bazı mealciler uydurmaktadır. Arapçada bir damla suya, “قطرة” (karetün) denilir. Mezkür ayetlerde nutfe olarak geçer. Şimdi nutfe ile katretün kelimesinin bir benzerliği var mıdır? Oysa nutfe sperm ve ovumun adıdır.
Sure-i Yasin’in Elmalı mealinde insanın bir damla sudan yaratıldığı yazılmış olabilir. Lakin Kuran’ın Yasin Suresinde bir damla su ibaresi değil nutfe geçer. Nutfe ise kadının yumurtası ile erkeğin sperminin birleşimidir.
Bak:
*أولم ير الانسان أنا خلقناه من نطفة فإذا هو خصيم مبين * (Sure-i Yasin ayet: 77)
Bir de ‘Ovum’u soruyorsun. Ovum, İngilizce de kadının yumurtasına denilir.
Selamun aleykum. Hocam biri bir şeyi kınasa sonra aynı şey başına gelse pişman olsa tövbe etse bir daha kınamasa o durum kalkar mı kisi affolur mu acaba
Aleykümselam.
SORU:
“Hocam biri bir şeyi kınasa sonra aynı şey başına gelse pişman olsa tövbe etse bir daha kınamasa o durum kalkar mı kisi affolur mu acaba?”
CEVAP: Evet o kişi affedilir.
Selamunaleykum. Hocam herkesin mutlaka kaderinde evleneceği biri var mıdır ?
Aleykümselam. Elbette herkesin kaderinde olan ancak onun kısmetidir.
Hocam daha önce yine yazdım ama yardımınıza ihtiyacım var. Yaşım 34 bekar bir bayanım Doğuda memurum. Bu yaşıma kadar evliliği istiyor olmama rağmen nasip olup da bir beyle karşılıklı görüşmem olmadı. Üç yıl önce yatsı namazı sonrası Allahım nasibimi karşıma hayırlısıyla çıkar diye dua ettim. Ertesi gün 18 yıldan sonra ortaokul arkadaşım bana ulaştı niyetinin ciddi olduğunu beni tanımak istediğini söyledi. Evleneceğim insan o gözüyle baktım olaya o günden sonra. Umrede dualar ettim hayırla nasibim olsun diye ama bu bey benim ona olduğum kadar yakın olmadı bana bir araya gelip bir bardak çay bile içemedik ama ben hep umut ettim. Çünkü Rabbime ve duamın benim istediğim gibi sonuçlanacağına yürekten inandım. Üç yıl geçti ben yeniden denemek istedim. Onun da bu defa farklı düşüneceğini sandım hatta belki ısrarcı da oldum. Ama yine olmadı istemediğini direk söylemedi ama hissettirdi. İsteyen biri gibi davranmadı. İnsanlar takıntı olarak algılıyor hocam üzülüyorum. Ona bir zarar gelsin istemem. Başkasıyla da mutlu olmak hakkı ama ben benimle mutlu olsun istedim. İlgimi belli ettim hislerimi anlattım. Çoğu zaman sessiz bazen de kararsız kaldı. Hep Rabbim bizi hayırla bir araya getir diye dua ettim. Ne yapmalıyım hocam
Emine hanım Allah işinizi hüsn-ü hayırlarla tamam eylesin.
Allahu teala hakkınızda bir kısmet dilediyse o mutlaka olacaktır. Ümitsizliğe kapılmayınız. Söz konusu kimse hakkında ısrar etmeyiniz. O eğer sizin kısmetiniz ise sizi arayıp bulacaktır. Henüz olmadıysa vakti saati gelmemiş demektir.
Size de dua ederiz inşaAllahu Rahman.
Hocam selamun aleyküm 19 yaşındayım vücudumda her hastalık var kanser dışında neredeyse egzama, terleyince sanki kafamı iğneliyorlarmış gibi acı, sinuzit, gegiz akintisi, bas agrisi, lenf nodu, skolyoz, bel agrisi, koltuk altinda ara sira agri, egzama, göğüste ağrı , karacigerde yanma hissi, nefes darlığı, açlığı da başladı bu aralar ama yine Allah’a hamdolsun elhamdulillah bin şükürler olsun. Hocam neler önerebilirsiniz, bildiğiniz güçlü dualar var mı ? ALLAH sizi, hepimizi zaruri ve baturi hastalıklardan korusun.
Aleykümselam.
Evvela size çok geçmiş olsunlar diliyorum. Allahu Teala Eş-Şâfî ismi hürmetine hastalıklarınıza acil şifalar bahşeylesin.
Ben bedensel hastalıklar doktoru değilim. Ancak size uzman bir doktora gitmenizi tavsiye edebilirim. Tedavi olmakla birlikte Fatiha-i şerifi İhlas’ı, Felak ve Nas’ı çok okuyunuz.
Selamun Aleyküm.
Sitenizde konuyla alakali yaziya baktim ama yinede sormak istedim.
2005 yılında National Geographic ve IBM ortaklığıyla başlatılan Y-DNA Project. çalışmasında insanlık tarıhinin 204 bin evvline kadar inilebilmiştir. Tüm dünyadaki insanları kapsayan y-DNA kodlarının Etiyopyada bazi kabilelerde görülmüştür.Amerika kıtası yerlilerinin 10 bin yıllık geçmişine kadar inilebililmektedir. İnsanların ilk 150 bin yıl kuzey afrika ve ortadoğu da yaşadığı son 30 bin yılda uzak doğu ve avrupa gibi kıtalara yayıldıkları genetik kodlarla ortaya çıkmıştır.
İbni Abiyy diyor ki: Ebu İshak, İbrahim b. Abdullah Nebti, (aradaki ravi silsilesi ile) rivayet etti. Enes b. Malik (ra)’dan O dedi ki, Resullullah (sav) buyurdu: DÜNYANIN ÖMRÜ, AHİRET GÜNLERİNDEN YEDİ GÜNDÜR. ALLAH TEALA BUYURDU Kİ: “SENİN RABBİNİN YANINDAKİ BİRGÜN, SİZİN SAYDIĞINIZ BİN YIL GİBİDİR.
Peygamber (sav) zamanında, Adem (as)’dan beri 5600 yıl geçmiş olduğuAhmed İbni Hanbel İlel’inde nakletti. İsmail b. Abdülkerim, Abdüssamed’den O da Vehb’den rivayet etti:
DÜNYADAN BEŞ BİN ALTI YÜZ YIL GEÇMİŞTİR. (Ahir Zaman mehdisinin alametleri, Celaleddin Suyuti’nin tasnifinden Hadisler, Ali bin Hüsameddin El-Muttaki, sf. 88,89)
Aleykümselam.
Sorunuzun sitemizde görünmesinin bir önemi yok. Madem ki soru soransınız sizi alakadar eden de cevabınız olmalı. Sorunuzun cevabı alttaki linkimizdedir.
https://islamdergisi.com/genel/insanlik-tarihi-7000-yil-midir/
Selamun Aleykum.Sorum silinmişmi göremedim.
Tv izlerken cami imami Resulullah s.a.v kedinin içtiği içilir yediği yedilir hadisi oldugunu söyledi.
Hocam Bu kedilerden birçok hastalik gelebiliyor aşısı yoksa tehlikeli Ki resulullah s.a.v döneminde Aşı da yoktur.
Şimdi Islam vahiy dini Resulullah s.a.v böyle buyurmuş ben bu kısmı anlamadim sormak istedim.
Aleykümselam. O hoca hadisi yanlış anlatmış olmalıdır. Peygamberimiz “Kedi necis değildir” buyurmuştur. Kedi necis değildir diye kedinin yediğini ye, içtiğini iç anlamı çıkarılmamalıdır. Kedi üzerine dokunursa elbisen kirlenmez, içtiği su ile abdest alabilirsin demektir. Rasulullahın kendisinin kedinin yediğini yediği, içtiğini içtiği rivayet edilmemiştir.
Bilhassa çocukları kedilere karşı mesafeli tutmalıyız. Zira onların kılları akciğer de, karaciğer de kist yapabilir.
Hocam selamun aleykum hayırlı akşamlar. Bir insan gaflete düştüğünü farkederse bu durumdan nasıl kurtulabilir yani nasıl eski ibadet hayatına kavuşabilir ?
Aleykümselam.
Büyük alim ve mutasavvıf İmamı Rabbani hazretleri “gafletten kurtulmanın ilacı kendini Allaha vermiş velilerin sohbetidir.” buyurmuştur. Siz de bir velinin sohbeti veya nazarına mazhar olmaya çalışınız. Onu da bulamazsanız Ehli Sünnet alimlerinin kitaplarını okuyunuz.
AHKAF/15 MEALİ:
– Biz insana ana ve babasına iyilik yapmayı tavsiye ettik. Anası onu zahmetle karnında taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun ana karnında taşınması ile sütten kesilme süresi otuz aydır…”
LOKMAN/14 MEALİ:
– Gerçi biz insana, anasına ve babasına itaati de tavsiye ettik. Anası onu zayıflık üstüne zayıflıkla taşıdı. Onun sütten ayrılması da iki yıl içindedir. (Biz insana): “Bana, anana ve babana şükret” diye de tavsiye ettik. Dönüş, ancak banadır.”
İ Z A H A T :
“Onun ana karnında taşınması ile sütten kesilme süresi(toplam) otuz aydır.” Ahkaf/15
“Onun sütten ayrılması da iki yıl içindedir.” Lokman/14
TABERİ TEFSİRİ:
Âyet/15- Biz insana, anne ve babasına iyilikte bulunmasını emrettik. Annesi onu zahmetle karnında taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun, ana karnında taşınma ve sütten kesilme müddeti otuz aydır. O, kemale erip kırkına basınca şöyic der: “Rabbim, bana ve anne babama ihsan ettiğin nimetlerine şükretmeyi, razı olacağın salih ameller işlemeyi banailham et. Zürriyyetimi de ıslah et. Sana tevbe ettim ve ben müslümanlardanım.”
Allah teala, bundan önceki âyetlerde kendisini birlemeyi, ona ibadette samimi olmayı ve doğruluktan ayrılmamayı emrettikten sonra bu âyet-i kerimede de anneye babaya itaat etmeyi emretmiştir. Bu da,anne babaya itaatin, çok önemli bir vazife olduğunu göstermektedir.
Âyet-i kerimede, annenin çocuğu kamında taşırken ve doğururken çeşitli sıkıntılar çektiği zikredildikten sonra, çocuğun sütten kesilmesinin otuz ayda gerçekleşeceği beyan edilmiştir. Hz. Ali (r.a.) bu âyetle, Bakara süresindeki “Anneler çocuklarını tam iki yıl emzirirler.” [23]âyetini göz önünde bulundurarak kadının hamilelik müddetinin en az altı ay olabileceğine hüküm vermiş ve altı ay içinde doğum yapan evli kadından zina cezasını düşürmüştür.
İZAHAT:
Burada ifade edilmek istenilen şey şudur:
Yeni evli bir kadın 5 ay sonra 6 veya 9 aylık bir çocuk doğurursa o kadının zina yaptığı ortaya çıkar. Misal: 5 aylık evli bir kadın 6 aylık bir çocuk dünyaya getirirse onun evlenmeden bir ay önce zina yaptığı ortaya çıkar ve İslam fıkhı o kadına ve onunla ilişki kuran erkeğe zina hükmünü verir. Bu zina evlendiği kişi ile veya başkası ile olabilir fark etmez. Ama 5 aylık evli bir kadın 5 aylık bir çocuk düşürse ona zina olarak bakılmaz. Çünkü evlilik içinde olmuştur çocuk.
Hocam esselamun aleyküm. Hocam hakemlik yaparken şort diz kapağına mı gelmelidir, diz üstüne gelse kafi olur mu ve birde çorapla kapatıyorum ama ufakta gözükse koşarken felan yine günah yazılır mı ? Hocam birde geçen birkaç hocaya sordum direk benden yüz somurttular agresif şekilde cevap verdiler. Neden böyle yaptılar anlamadım. Hocam bende ALLAH yolunda canımı veririm. Ülkemde şeriat isterim. Ehli Sünnet hocalarımı şuanki fitne olan tekfirci vahabilere karşı islam düşmanlarına karşı korurum. Neden böyle davranıyorlar anlamadım. Çok moralim bozuldu kaç gündür aklımdan çıkmıyor. Selam ve dua ile hocam. ALLAH sizin gibi ehli sünnet hocaların sayısını arttırsın. Her türlü vesvese ve şerre karşı korusun. Son nefeste şehitlik nasip etsin. Cevap vereceğiniz içinde ALLAH razı olsun. İyi günler dilerim hocam.
Aleykümselam Selçuk kardeşim.
Erkeğin Hanefi’ye göre mahrem yeri; göbek ile diz kapağıdır. Bu durumda şortun diz altı olmalıdır.
Şafide ise diz kapağı mahrem değilir. Şafiye göre Göbek ve diz kapağı arası mahremdir.
Sizin bu sorunuza agresif bir şekilde cevap veren hoca hoca müsveddesidir. O muhtemelen reformist veya mealcidir.
Onun gibilere takılmayın onlara soru da sormayın. Onların ilmi de sığdır. Soracak bizim gibi ehli sünnet sitelerine sorunuz.
Allahu Teala sizlerden de razı olsun. Dualarınız için teşekkür ederim misli ile daha güzelini size bahşeylesin Rabbim.
Teşekkür ederim hocam peki ben hanefiyim bu görevimi yaparken şafii’yi taklit edebilirmiyim ? Yoksa şafii mezhebine mi geçmem lazım ? Selam ve dua ile…
Rica ederim.
Mezheb taklidi gerektiğinde mezheb değiştirmeniz gerekmez. Sadece taklid konusu ne ise onu taklid edeceğiniz mezheb üzere yapmanız kafidir.
Selam aleyküm hocam. Nasılsınız ?
Benim bir sorum var, terk eden anne ve babanın cezası nedir ?
Küçüklüğümde beni babaanneme bırakıp gittiler, 10 yaşında nenem vefat edince babam beni almak zorunda kaldı, (bu arada annem babam ayrıldı,). Babamın ikinci eşi beni hiç sevmedi, dövdü, yedirtmezdi, babama hakkımda geri konuşup babam beni döverdi. Yurda bıraktılar beni, kimsem gelmezdi, hep yalnızlık , sevgisizlik gördüm. Ailemle iletişimim yok, Babam geçen sene benimle konuşmak istedi, bende o ara evleneceğim kızı anlatıyordum , hani nasıl edelim diye , babamın ikinci eşi bana arkandayız diye ümitli sözler söyledi, ama bunun karşılığında para göndermem, vermem lazımdı. Fakat ben orda burda kalıyorum , ev sıcak yuva nedir bilmem hocam, bu sefer beni tehdit etti babamın ikinci eşi ya kızı istemeye gideriz para verirsin yoksa gelmeyiz diye şantaj ederdi. Ve bana bir gün ayaklarının altını öpeceğimi söyledi, ölsende baklavanı yesek diye bir cümle kurdu, ben çok ağladım hocam. Bugünler de ben evleneceğim kıza yüzük filan almaya çabalarken tek başıma babam sırf ona para göndermediğim için bana beni arama sorma soruşturma, bu inişin de çıkışları vardır elbet diyerek benden iletişimini kesti. Ben hocam artık yoruldum, sırf menfaat için beni şantajla, tehditli sözler söylediler. Bu arada annem beni istemiyor, babamsa bana böyle davranıyor hocam, evleneceğim kızın ailesine bakmayı utanıyorum, ama onlardan Allah razı olsun bana bir şey demediler yeter ki insan ol, ibadetini yerine getir biz seni öz oğullarımızdan ayrım yapmayız ve öylede severiz dediler. Kuran okuyorum dua ediyorum her gün .
Babam bana beddua yada eşi etse tutar mı?
Bu zamana kadar bana kimse bakmadı hakları var mı yoksa benim onlarda hakkım var mı? Onlar benimle konuşmak istemiyorlar, mutlu günlerimde yanımda değiller , banayardım etmiyorlar.
Ben onlarla artık hiç bir diyaloğa girmek istemiyorum.
Yardımcı olursanız hocam,
Saygılarımla
Allah’a emanet olun
Aleykümselam Yusuf kardeşim.
Maalesef ne öz annen ne de öz baban sana çok haksızlık etmişler. Şu durumda ise sana öz anne ve babanın yapamadığı senden esirgedikleri şefkati nişanlandığın kızın anne babası göstermişlerdir. İşte bundan böyle senin gerçek ailen onlardır..
Ne babanın, ne öz annenin ve nede üvey annenin yapacağı beddua geçmez. Ama sen asil ol onlara yine de iyi davran. Lakin onlara karşı mesafeli ve dikkatli ol. Bir gün yardıma muhtaç olurlarsa onların yaptığı gibi vicdansız olma.
Hocam, benimle iletişimini kesmek istiyorlar, maddi şeyler için beni tehdit ediyorlar, ne zaman onlarla yeniden konuşsam hayatım huzursuz oluyor hocam, artık aramızda mesafe olsun istiyorum. Ama bu Allah katından nasıl bakılır hocam?
Kalbin rahat olsun. Tavsiyelerimi unutma.
Selamun Aleyküm Ruya tabiri sormucam sadece ilgilendiğiniz için bir detaydan bahsedicem.
Hocam şimdi bizim dinimizce heykel haram Ama rüya tabirlerinde heykel görmeye güç kudret vs. gibi şeylere işaret ettiği söyleniyor
Burda karşıtlık olmasi normalmi yani Allah Rüyada ters köşe diyebileceğimiz şey yapabilirmi Hani Heykel haram ama heykel görünce güç ve kudret sahibi olacağimiz anlamı çıkarmi sadece misal verdim anlamışsinizdir demek istediğimi
Rüya yorumu kişiye göre değişir. Kimisi heykele güç kudret der biz ise, öyle demeyiz. Heykel cansız bir maddedir. Heykel gören kimse maneviyatını kaybeder ya da ölür.
Ayetteki bir kelimeyle alakali soru sorucam.
Her şeyi çift (erkek-dişi) yarattık ki düşünüp ders alasınız.” (Zâriyât, 51/49)
Dinsizler Diyorki
Bütün canlıların çift yaratıldığı belirtilmişken, tek hücreli hermafrodit canlıların varlığını nasıl açıklayacaksiniz bunun dışında bakterilerde öyle vs. gibi şeyler söylüyorlar.
Ayette her şeyden kasıt kainattaki her detaymidir nasil anlamaliyiz
Hermafrodit (Erdişilik); hem erkek hem de dişi üreme organı bulunduran canlılara verilen isimdir. Yani ona fıkıh dilinde hünsa denir.
Allahu Teala ayeti kerimede (mealen); “Her şeyden çift yarattık ki düşünüp ders alasınız.” (Zâriyât, 51/49) buyurmuştur.
Bazı mealciler, (ve min külli şey’in haleknâ zevceyni lealleküm tezekkerûn) ayetini, “Her şeyi çift (erkek-dişi) yarattık ki düşünüp ders alasınız” şeklinde açıklamışlardır. Oysaki ayette erkek ve dişi kelimesi geçmez, “çift” kelimesi geçer. Bunun anlamı da:
(yer ve gök), (nötron, proton),
(artı elektron eksi elektron),
(su ve ateş),
(gece-gündüz), (sabah-akşam),
(Yaz-kış), (ilkbahar-sonbahar),
(katı ve hava),
(Tek cinsiyetliler(kadın erkek)-çift cinsiyetliler.
(eşeyli üreme, eşeysiz üreme) çiftlerini anlamak lazımdır.
Selamun aleykum. Hocam bir insan günah işleyip tövbe etse bir daha o günaha düşmeden yola tertemiz devam etse ama gene de içinden sen iflah olmazsin cehenneme gitceksin olayi vesvese midir ? Neler yapılmalidir ?
Aleykümselam.
Bir kimse işlediği günahlara pişman olup bir daha günah işlememek için tövbe etse ama içine “sen iflah olmazsın cehenneme gideceksin” diye bir dürtü gelse o apaçık şeytanın vesvesesidir.
Akla gelen kötü düşünceleri doğru bilip onaylamadıkça sorumlu değilsin.
Selamun Aleyküm.
Kuranda Allah Anne karnındaki 3 karanlıktan bahsediyor.
Şuanki bilimin Bu konudaki görüşünün bu 3 evrenin dışında 2 evre daha olduğu yani 5 evre olduğu söyleniyor .
Benim Sorum Şu Ayetteki 3 karanlik ifadesinin farklı tefsirleri olabilirmi Alimlerin bu konuda farklı söylemleri varmı sormak istedim Tabiki Kuran Allah kelami haşa yanlış var diyip birakacak değiliz sadece sormak istiyorum Allah başka birşey kastetmiş olabilirmi diye Teşekkurler.
Bebeğin rahimdeki üç karanlık devresi
“Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan başka bir yaratılışa geçirerek yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur, mülk O’nundur. O’ndan başka İlah yoktur. Buna rağmen nasıl çevriliyorsunuz?” (Zümer Suresi: 6)
Kur’an, bebeğin rahimdeki üç karanlık devresine bu ayet-i kerimesiyle dikkat çekmiş ve insanın anne karnında üç aşamalı bir yaratılışla yaratıldığını bildirilmiştir.
Türkçeye “üç karanlık içinde” manasıyla çevrilen Arapça فِي ظُلُمَاتٍ ثَلَاثٍ ifadesi, embriyonun gelişimi sırasında bulunduğu üç karanlık bölgeye işaret etmektedir.
Bu bölgeler sırasıyla:
1- Batın duvarı karanlığı
2- Rahim duvarı karanlığı
3- Amniyon zarı karanlığıdır.
Görüldüğü gibi, bugün modern biyoloji, bebeğin embriyolojik gelişiminin ayet-i kerimede bildirildiği şekilde, üç farklı karanlık bölgede gerçekleştiğini ortaya koymuştur.
Ayrıca embriyoloji alanındaki gelişmeler bu bölgelerin de üçer katmandan oluştuğunu göstermiştir.
Ayrıca ayette, insanın anne karnında, birinden diğerine farklılaşan üç ayrı evrede meydana geldiğine işaret edilmektedir. Gerçekten de bugün modern biyoloji, bebeğin anne karnındaki embriyolojik gelişiminin üç farklı devrede gerçekleştiğini de ortaya koymuştur.
Bugün tıp fakültelerinde ders kitabı olarak okutulan bütün embriyoloji kitaplarında bu konu en temel bilgiler arasında yer alır. Örneğin, embriyoloji hakkında temel başvuru kitaplarından biri olan Basic Human Embryology (Temel İnsan Embriyolojisi) isimli kaynakta bu gerçek şöyle ifade edilmektedir:
Rahimdeki hayat 3 evreden oluşur:
Preembriyonik evre (ilk 2,5 hafta).
Embriyonik evre (8. haftanın sonuna kadar).
Ve Fetal evre (8. haftadan doğuma kadar).
Bu evreler bebeğin farklı gelişim aşamalarını içerir. Anne rahmindeki gelişim ile ilgili bu bilgiler, ancak modern teknolojik aletlerle yapılan gözlemler sayesinde elde edilmiştir.
Ancak görüldüğü gibi bu bilgilere de diğer pek çok bilimsel gerçek gibi mucizevî bir biçimde Kur’an ayetlerinde dikkat çekilmiştir.
İnsanlığın tıbbi konularda hiçbir detaylı bilgiye sahip olmadığı bir dönemde, Kur’an’da bu derece ayrıntılı ve doğru bilgilerin verilmiş olması, elbette Kur’an’ın Allah’ın sözü olduğunun açık bir delildir.
Bu makamda şu söz ne kadar da güzeldir: “Evet bir bilim adamı bin bir zahmetle bir dağa tırmanmaya başlar. Onun zannınca hiç çıkılmamış bir dağdır bu. Tam dağın tepesine gelir, dağın zirvesine ilk ayak basacak olan adam olmak keyfiyle son hamlesini yapıp zirveye çıktığında orada oturan bir ilahiyatçıyı görür.
Ona sorar: Sen buraya nasıl çıktın?
Ben binler zahmetle ancak ulaşabilmiştim. İlahiyatçı adam tevazu ile cevap verir: Kitabım olan Kur’an basamak oldu. Bir sıçrama ile ulaştım
(Kaynak:Kur’an-ı Kerim/Bilimsel Mucizeler/Bebeğin rahimdeki üç karanlık devresi)
Bazı evreleri iki sayarsan 3, 5 evre olur 6 evre olur vs.
Kadınların çocuk yaşlarda iken sünnet olmasını Peygamberimiz tavsiye etmiştir. Erkeklere yapılan sünnet gibi zorunlu değildir. Zira Osmanlı döneminde böyle bir olaya rastlanmamıştır.
Bazı bölgelerde uygulanan kadın sünneti 1400 yıldır Müslüman kadınlarına neden bir zararı olmamıştır?
Almanya’ya kaçan bir dinsiz kadının sırf provoka için yapmıştır. Ayrıca kadınlarda sünnet çocuk yaşta yapılır evli barklı kadına sünnet yapılmaz.
Sağlığa aykırı olduğunu iddia eden bazı kadın doktorlar dediğiniz kimseler İslam düşmanıdır.
Bunlara inanan kimseler nasıl Müslüman ki onlara inanıyor da Peygamberimizin hadisini bilime aykırı buluyorlar???
Selamunaleykum,
Bismillah
Haram bir iş yapan bir kişi selam verirse selamını almak gerekir mi, mesela içki içen birisi o nda selam verirse.
Aleykümselam.
Haram işleyene haram işlediği esnada selam verilmez.
Mesela hırsızlık yaparken hırsıza, kumar oynarken kumarbaza,
Selam verilmez ve alınmaz.
Ama daha önce günah işlemiş bir kimseye selam da verilir selamı da alınır.
Cifir(kum) hesabı, ebced hesabı İlahi Kitap için ölçü değildir.
Tevrat ve incil’in bozulduğunu Kur’an ve Rasulullah söylüyor ölçü bu ikisidir.
Selamun Aleyküm.
Yaşlı biri (50-55 yaş) Televizyonda sokağa çıkmış diyorki ben geçmişte yaşadim bakin şu kişi burda oturuyordu şu kişi burda oturuyordu diyor ve yanılmıyorsamda verdiği bilgiler doğruymuş Bizim dinimizce reeankarnasyon yok tabiki ama bunu nasil açiklariz
Aleykümselam.
50-55 yaşlarındaki birileri yaşlı değil, orta yaşlıdır.
Dinimizde reenkarnasyon yoktur. O kimseye bazı cinler geçmişe dair bilgiler vermiştir. Onda şaşılacak bir şey yoktur. Orada olanları yaşayan yaşlı bir cin o kimsenin hafızası ile oynamış olmalı. O adamda orada olanları yaşadığını sanarak öyle zırvalamıştır.
Hocam Bu kişi bunun farkindami yani cinlsrin zihnini karıştirdiğindan yoksa farkında değilmi
(Bu arada Hocam sanırım yaşiniz 50 55 civari biraz alınmış gördüm :)) Haklisiniz 50 55 yaş yaşli sayilmaz 70 yaş felan yaşlilik siz hala gençsiniz seviyoruz sizi .:) )
O tür kimseler ruhen hastadır. Normal kimslerin yapacağı şeyler değildir. Çünkü onlarda cin tasallutu vardır.
Yaşıma gelince asla alınmadım sadece sizi bilgilendirmek istedim.
ŞİİRİM:
Kişi adam insan değildir,
Yaşlı-Genç, haddini bilmezse.
İnsan her yaşta güzeldir,
Rabbini bilip, insanı ezmezse.
Merhaba hocam. Ailem, çevremdeki neredeyse herkes sürekli meslek sahibi olmamı, kendimi kurtarmamı bekliyorlar. Ben normal bir işte falan da çalışamam zaten üzerimdeki bu tesettürle bi işe girebilecegimi de düşünmüyorum yani kendi meslegi dışında bir iş yapamam da zaten. Öfretmenlik okudum ve kpss ye çalışıyorum atanma puanımız çok yüksek alım az ve üzerimdeki baskıdan o kadar çok stres oldum ki ders falan çalışamıyorum, hiçbirşey yapamıyorum resmen elim kolum baglandı 🙁 daha bir iki gün önce de evlilik ile alakalı soru sormuştum o da olmuyor nasip olmuyor gibisinden. Gerçekten artık kendimi sadece fazlalık olarak görmeye başladım toplumumuz ve düşünce sistemi sağolsun. Artık algıladıgım ya evlen git, ya çalış git hayatını düzenini kur ama artık sen kendi başına bir birey ol düşüncesinin bi şekilde laflarla empoze edilmesi çok yordu. Aslında burda sormak istedigim birşey falan yok. Sadece çok doldum şu an ve içimi dökmek istedim. Belki dualarınıza katarsınız diye düşündüm..
Merhaba Gül hanım. Anladığım kadarıyla siz temiz yürekli bir kız olmalısınız. Lakin “çevre ne der”e çok takılıyorsunuz gibi anladım. Yanlış da anlamış olabilirim ama bizler Allahu Tealanın “Ben cinleri ve insanları Beni tanıyıp bana kulluk yapsınlar diye yarattım” ayeti kerimesince bu dünyaya geldik ve imtihan sürecine büluğdan hayat güneşi batana dek muhataplarıyız. Yaratılış amacımız ne evlilik ne de iş sahibi olup zengin olmak lüks yaşamaktır. Lakin bunlar bize sadece araçtır. Araç olmadan da yola gidilir ama çok zorlanırız. Dünyada mutlak saadeti aramak beyhudedir boşa zaman geçirmektir çünkü mutlak mutluluk ancak Cennettedir. Bazen bazı şeyler istediğimiz gibi olmayabilir ve nitekim de olmamaktadır. O halde bütünü elde edemeyen elde olanla iktifa ederse o da mutluluğun bir ucundan yakalamış demektir.
Asıl olan yaratılış gayemizi hiç hatırdan çıkarmadan yola devam etmektir. Yolda karşılaştıklarımızı da asla gaye edinmemektir. Çünkü o durumda menzile asla ulaşamayız.
Demek ki birinci planda Rabbimizi iyi tanımak sonra İnandığımız gibi kulluk yapmak. Gerisini akışına bırakıp zamanı geldiğinde gerekeni yapmaktır.
Nasibinizde öğretmenlik varsa o da olur inşaallah. Lakin “olmaz, imkansız” deyip sebepleri bırakmayınız. Sebeplere sarılıp mücadele ediniz. Her şeye rağmen olmazsa “nasibim değilmiş” deyip teselli bulunuz ve mesele yapmayınız.
O da olmazsa sizi olduğunuz gibi kabul edecek işine ve eşine bağlı birini bulduğunuzda evlenmeyi reddetmeyiniz.
Size duacıyız. Rabbim huzuru kalb ve aile saadeti bahşeylesin size.
Âmîn yâ Muîn, bihurmeti seyyidilmüselîn (sallallâhu aleyhi ve sellem).
Hocam hayırlı gunler. Bende bi takıntı başladı eve bi misafir gelse hemen arkalarından oturdukları, ayak bastıkları heryeri siliyorum, dokundukları bütün kapı kollarını tekrar siliyorum. Artık misafir kabul etmeye korkar oldum, çünkü temizlik yapmaktan yoruldum…
Ben eskiden böyle değildim hocam daha yeni başladı bu durum, ama nasıl aşacağım nasıl atlatacağım bu durumu bilmiyorum
Hayırlı günler Hazal hanım.
Söz konusu duruma halk dilinde temizlik hastalığı denilir ki bu aşırılık tedavi edilmezse kişiyi ruh hastası yapar.
Siz en yakın süre içinde bir psikiyatr uzmanına muayene olmalısınız.