İslam dergisi web sitesi soru cevap sayfasında fıkıh, itikat, tasavvuf, tefsir, sünnet gibi çeşitli İslami konularda sorularınızı iletebilirsiniz. Dini konulardaki sorular uygun görüldüğü takdirde bu sayfada yayınlanmakta ve cevaplandırılmaktadır.
Aşağıdaki formu kullanarak İslami konularda (fıkıh, itikat, sünnet, tefsir, tasavvuf, ilmihal gibi) sorularınızı gönderebilirsiniz.

Hocam cehennemde ruhada ayrı Bi azap varmı? Kafirlerin cehennemde ruhlarının durumu ne olacak? Müslümanların cennette hem bedenleri hem ruhları lezzet alacak bunun tam tersi olarak kafirlerin bedeni azap görecek ruhlarıda azap görecekmi?
Cehennemde kafirlerin hem ruhları hem bedenleri azab görecektir.
Uzun süredir Fatiha süresindeki kelimelerde genellikle sıkıntı yaşıyorum Buda benim zaman zaman namazı bırakmama sebep oldu, bazen oluyor namazda yarım saattir mağdubi kelimesini çıkaramadığım için kılamıyorum ne şekil denersem deneyim hırıltı bir şekilde çıkıyor. Sorum şu o kelimeyi bazen çıkarabiliyorum bazen çıkaramıyorum bu yüzden hangi şekil çıkarsa çıksın o şekil okuyup geçmem mi gerekiyor?
Namazda Kuran’dan fatiha ve zammı sure vaciptir ama Kurandan bir kaç ayet okumak farzdır. Kıraati hakkıyla okuyamıyorsan okuyabildiğin kadar oku. Yapamadığın şey için namazı asla terk edemezsin. Mümkünse farzları cemaatle kıl. O zaman fatihada okumazsın. Yalnız kılarken kıraati yapabildiğin kadar yap yamadıkların affedilir.
Aşure pişirmeyi ibadet zannetsek ne olur?
Aşure pişirmek ibadet değil adettir. Fakirlere dağıtırsan sadaka olur. Sadaka da ibadettir.
Hocam 3 sorum var:
1 Ahmed Yasin ehli sünnet mi(Hamas ‘ın kurucusu)
2 Abdullah Galib Bergusi ehli sünnet mi
3 Hamas ehli sünnet mi
Lütfen çok detaylı cevap verin
Hamas yurtlarını işgal eden yahudilere karşı mücadele veren Sünni bir örgüttür. Ancak ehli sünnet olmayan kimselerden de etilenmekte olup bazı stratejik hatalar yapmaktadır.
hocam bir müslüman canlı bomba olup israil askerlerinin arasına dalsa sonra kendini patlatsa Şehit olur mu yani müslümanın savşta canlı bomba olamsı caiz mi
İSLAM’DA İNTİHAR YOKTUR. CANLI BOMBA OLMAK İSE HEM İNTİHARDIR HEM DE CİNAYETTİR. ÇÜNKÜ MASUM SUÇLU AYIRMADAN BİR ÇOK KİMSENİN ÖLÜMÜNE SEBEP OLMAK ANCAK KATİLLERİN İŞİDİR… ÖLÜRSE ŞEHİT DEĞİL DOĞRUDAN CEHENNEMLİKTİR O KİMSE.
Hocam Ramazan ayında yapacağımız hayırları şimdi deprem zedelere yapsak olurmu hangileri için sadece Ramazanda yapılır saygılar
Fitre hariç diğer hayırlarını verebilirsin ancak zekat ve öşür bizzat müslüman muhtaçlara verilmeli. Depremde durum karışıktır o sebeple oraya sadakalarınızı gönderin.
1) Hocam bazı dizilerde islami değerlerle alay ediliyor, hakaret ediliyor. Böyle bir dizideki oyuncunun, başka filmdeki rolünü ne de olsa tövbe etmiştir diye izlemek caiz midir?
2) Tövbenin kabul olması için ayrıca o kötü sahneyi internet ortamından kaldırtması gerekir mi? Yani tövbenin kabulünün şartları nelerdir?
1) İslami değerlerle alay eden diziler seyredilmemeli. Onlarda rol alanlar başka bir dizi de iyi rol almışsa tövbe etmiştir zannıyla seyredilebilir.
2) İslam aleyhinde dizi yapan yapımcı tövbe etmişse diziyi imkanı varsa yayından kaldırmalıdır. İmkanı yoksa erişebildiği gazetelerde, Tv’lerde sosyal medyada tekzip yayınlamalı.
Tebliğ etmek farz mı?
وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ اُمَّةٌ يَدْعُونَ اِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
(Âl-i Imrân/104)
Mealen:
– “İçinizde öyle kişiler bulunmalı ki onlar, sizi hayra çağırsın, size iyiliği emretsin, sizi kötülükten vazgeçirmeye çalışsın ve işte onlar kurtuluşa erenlerdir…” (Âl-i Imrân/104)
Tebliğ etmek farz-ı kifayedir. Yani Her beldede İslamı tebliğ eden yani dini vaaz eden anlatan bir alim olması farzdır. Yoksa o beldenin tüm müslümanları günaha girer.
Hocam bezmi elest te ruhlara cevabı “ben olurum” veya “ben olmam” olacak şekilde Bi soru sorulduğu hakkında Bi kibarı kelam okudunuz mu herhangi Bi kaynakta? Örneğin Müslüman olurmusunuz? Benzeri Bi soru sorulduğu hakkında kibarı kelam işittiniz mi?
Elest bezmi demek Rabbimizin ruhları yarattıktan sonra Kuran’da geçen “Ben sizin Rabbiniz değil miyim” İfadesinin karşılığında insan, melek ve cinlerin ruhlarının “Belâ” yanie evet Sen bizim Rabbimizsin” demeleridir. Bir konuda ayet veya hadis varken kelamı kibara yer verilmez.
Islama inanmayan insanlar tarık suresi 5,6,7 inci ayetler için bilime uymadığını söylüyorlar meni kaburga ve bel den çıkar diye yaziyor soyledikleri ayette
Ahmet kardeşim, sorunuzun cevabı Taberi Tefsirine Göre şu mealdedir:
– İnsan neden yaratıldığına bir baksın. (Tarık/5)
– (O insan) Atılan bir sudan yaratıldı. (Tarık/6)
– O su, erkeğin sulbü(testisleri) ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar. (Tarık/7)
Öldükten sonra dirilmeyi yalanlayan ve Allah’ın buna dair olan kudretini inkar eden insan, aslının neden yaratıldığına bir baksın. O, dökülen bir sudan yaratılmıştır. O su erkeğin sulbünden yani testislerinden ve kadının göğüs kemiği (kaburgaları) arasından çıkan bir sudur ki o su yumurtalıklara iner ve orada yumurta olarak yaratıldıktan sonra rahme iner.
“Kadının göğüs kemiği veya kaburgaları” diye tercüme edilen “Teraib” kelimesinden neyin kastedildiği hakkında farklı görüşler zikredilmiştir.
Abdullah b. Abbas, İkrime, Said b. Cübeyr ve İbn-i Zeyd’e göre “Teraib” kadının göğsünde gerdanlığın geldiği yerdir yani kaburgaları arasındaki organlardır…
Ayetin meali:
– “O su, erkeğin sulbü(testisleri) ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar.” (Tarık/7)
Teraibten maksadın, kadının göğsünden, gerdanlığın üzerine geldiği yer olduğunu söyleyen görüşü tercih etmiş ve Arapların bu kelimeden burayı anladıklarını şiirlerle ispatlamaya çalışmıştır.
(Kaynak: Taberi Tefsiri Sure-i Tarık)
صَلَبَ (Salebe) ve aynı kökten gelen صُلْبٌ (Sulbun) kelimeleri Arapça’da asılı olan ve sert şey anlamına gelmektedir. Bu kelime Kur’an’da erkeğin testislerini üstü kapalı olarak (sulb) kelimesiyle (asılı şey) olarak ifade edilmiştir. Ama bu kelime Türkçeye yanlışlıkla bel kemiği olarak tercüme edilmiştir. Oysaki Arapçada bel, rafşün veya hasrün kelimeleri ile ifade edilmektedir.
İnkarcılar mezkür ayetin yanlış tercümesinden esinlenerek haşa Kuran’da yanlış bulduklarını sanıp sevinçle Kuran’ın yanlışını bulduklarını yaygara etmişler.
SULB: İnsanın yaratılışı, Sure-i Tarık 6. Ayette belirtildiği üzere fışkırıp çıkan su ile kast edilen erkeğin menisinin testislerde üretilip gerektiğinde rahme atılan su olarak işaret edilmiştir.
TERAİB ARASINDAN ATILAN SU: Ashabtan İbni Abbas’ın (radıyallahu anh) görüşüne göre kadının kaburgaları arasından yumurtalıklara ulaşan ve orada yumurtanın oluşmasını sağlayan su olarak belirtilir.
Ayetin meali:
– “O su, erkeğin sulbü(testisleri) ile kadının göğüs kemikleri(kaburgaları) arasından (yumurtalıklara) atılır (Orada yumurta olarak yaratılır ve rahme iner). (Tarık/7)
NOT: Burasını dikkatle anlamaya çalışalım:
Burada Kuran’ın “o su” ibaresine dikkat etmemiz gerekir. O su (sprem) erkeğin testislerinden yani sulbünden çıktı denilirken, kadının yumurtası göğüs kemiği arasından atıldı denilmiyor, kaburgalar arasından atılan suyun yumurtalığa indiği ifade ediliyor.
NOT: Karaciğerde oluşan proteinlerin bir kısmı ham madde olarak damarlar yolu ile yumurtalıklara ulaşır ve orada yumurtanın oluşumuna sebep olur. Buna teraibten atılan su, Yine karaciğerde oluşan proteinlerin bir kısmı ham madde olarak damarlar yolu ile sulbe(testislere) ulaşır ve orada spermin oluşumuna sebep olup gerektiğinde kadının döl yatağına atılan su olur..
Hocam sitenizde fasit satışlarla ilgili Bi örneği anlayamadım açıklarsanız sevinirim. Örnek şu (unun bir kısmını kira olarak vermek üzere buğday öğütme) yani 100 kilo buğdayımız olsa değirmenciye buğdayları öğütmesi karşılığında buğdayları öğüttükten sonra 10 kilo un verip kalanı biz alsak bu işlem fasit mi oluyor?
Buğday öğütme ücreti
Sual: Köyümüzde, değirmene, 100 kilo buğdayı öğütmeye götürmüşsek, değirmenci, öğütme ücreti olarak 5 kilo un alıyor. Dinen bu caiz midir?
CEVAP
Caiz değil, fâsiddir. Bu ücrete îcâr veya kira deniyor. Îcâr, bir malın, kendini değil de, menfaatini yani kullanılmasını satmak, kiraya vermek demektir. Îcâr, kira anlamına da gelir. Kiraya ücret de denir.
***
O ücret icar veya kira sayıldığı için caiz olmuyor. Ondan dolayı fasit oluyor. Buğday öğütme ücretini öğütülecek buğdayın dışında vermek gerekir.
Arbitiraj yapmak günah mı
Bir para birimini, bazı grafikleri yorumlayarak veya yükseleceğine-alçalacağına kanaat ederek alıp satmak arasında bir fark yoktur. Her iki durumda da kâr veya zarar ihtimal dâhilindedir.
Bu itibarla, söz konusu piyasalarda, yatırım ve ticari amaçla döviz alınmasında ve satılmasında, bir para birimini bir başka paraya çevirmekte dinen bir sakınca yoktur. Ancak paranın atıl halde bırakılmayıp ekonomiye kazandırılması daha uygundur.
Fetva: Diyanet İşleri Başkanlığı Fetva Kurulu
Selamun Aleykum Bazı Oyunlar Kâfir Yapımı Olduğu İçin Oyun İçinde Noel e Ait Eşyalar Olabiliyor Yada Bazı Eşyalara “Tanrısal Esya” diyorlar bu oyunları bu öğeleri kullanmadan oynamak küfr mu?
Benim 2 Sorum Var İlki Sakalı Kesmek Hanefi Mezhebinde Harammıdır Yoksa Sünnet Midir? İkincisi Haram Veya Mekruh Söylemleri Neden Mezhepten Mezhebe Değişiyor Hangisi Doğru
Aleykümselam.
Küfür ve şirk içeren her oyunun oyunculuğunu yapmak küfürdür.
Dört mezhebe göre sakalı kazımak mekruhtur. Bazı ulema tahrimen mekruhtur diyerek haram demiştir.
SAKAL İLE ALAKALI GENİŞ BİLGİ İÇİN BAĞLANTIMIZI TIKLA VE OKU:
https://islamdergisi.com/fikih/sakal-tirasi-sac-boyamak-ve-kadinlarin-saclarini-kisaltmalari-caiz-midir/
Peki, niye Cübbeli Ahmet Hoca 4 mezhebe göre haramdır diyor.
Abdullahi Dehlevi hazretleri Nakşibendi tarikatı büyüklerinden ve Hindistan alimlerindendir. Kendisi Hanefi Mezhebindendir. Sakal hakkındaki makalesini aynen buraya aktarıyorum.
Abdullahı Dehlevi hazretleri Mişkat şerhinin 1.cilt 212. sahifesinde Sakal bırakmanın adet olduğu yerlerde sakal kazımak fitneye sebep olacağı gibi sakal tıraşının adet haline getirildiği yerlerde ise, sakal bırakmakta fitneye sebep olabilir. Mubah ve caiz olan şeylerde ve sünnet-i zevaidde, memleketin adetlerine uymak, fitne çıkarmamak gerekir. Fakat farz, vacib, sünnet-i hüda olan şeyleri yapmakta ve ve haramlardan ve mekruhlardan kaçınmak hususunda adetlere uyulmaz. Bunlar ancak fıkıh kitaplarında bildirilen özür ve izinlerle değiştirilebilir.
Din görevlilerinin hiçbir yerde adete uymak maksadı ile olsada sünneti zevaidi terk etmeleri doğru değildir.
Hocam kalbimizden biri hakkında kötü düşünmek kızmak veyahut sövmek günah mı?Ama dile dökülmeden.Ve bir de bu durum bazen gayriihtiyari oluyor.Yani kalbimden istemsizce kötü şeyler geçiyor.Buna nasıl mani olabilirim?
Kalbinde mukaddesat üzerine kötü söz hariç diğerleri için diline gelmedikçe günah yazılmaz. Ancak kalpte iman ile alakalı bir küfür geçerse o durumda küfre girersin.
Oyunların genel çerçevede nasıl değerlendirildiğini okudum.Namaz ve işleri aksatmama,küfr ve haram içerikli olmaması gibi.Fakat tam çözemediğim bir durum var.Bir oyunda haç veya başka dini bir sembol olduğu gibi islami seboller de olsa.Misal bir oyun var diyelim.Bu oyunda devlet yönetiyoruz ve istediğimiz zamanda istediğimiz bir devlet Osmanlı,Selçuklu,Bizans veya günümüz Türkiyesi.Diyelim Osmanlı seçip zekamı test etmek ve oyunun verdiği imkanlar doğrultusunda acaba ne yaparsam İslam’ı daha güzel yayarım şeklinde oynama niyetim olsa sırf belirli kafir millet ve devletlerin sembolü var diye haram olur mu?Yani ben Osmanlı olup maliyeme bakıp savaş yaparken Danimarka bayrağında haç olmasından dolayı oyun haram olur mu?
Bir savaş oyununda kafir tarafında olunmazsa karşı tarafın haçları putlar oynayana zararı olmaz.
Hocam yalnızlik Allah’a mahsustur sözü küfür müdür?
Yalnızlık Allah’a mahsus sözü tabi ki küfür değildir.
Yalnızlık Allaha mahsustur sözünden; Allah Es-Samed’tir yani hiçbir şeye muhtaç değildir manasını anlamalıyız.
Hocam cennette yenilen içilen şeylerden nefsimi lezzet alacak yoksa ruhmu lezzet alacak?
Cennette nefsi emmare yoktur yani kötülük yapacak bir istek olmacaktır.
Senin sormak istediğin şu olmalı:
Cennette hem ruhani zevk olacak hem de bedeni zevk olacaktır.
Hocam cehennemi kabri düşünürek biraz günahlardan çekilmeyi başardım. Fakat içimden bir ses diyorki sen korktuğundan ibadet ediyor günahlardan kaçıyorsun bu kötü bir şeydir sen Allah’ı severek günah işleme ibadet et.Bu şeytanın vesvesesi mi?Çünkü Allah’tan kendimi korkutmadan günahlardan kaçamıyorum.Kalbim günahlardan çekilmiyor.
Kuran da Allah, “Allahtan korkun” diye emirler vardır. Allaha ister korktuğun için ister sevdiğin için ibadet hepsi de kabuldür. Sana “Sen korktuğun için ibadet ediyor günahlardan kaçıyorsun” diyen şeytanın ta kendisidir.
Hocam uykumda Gavs hazretleri ağzımdan üfleyerek feyiz akıttı uykudan uyanınca kalbimde yumuşaklık meydana geldiğini hissettim ve kalbi hastalıklarım azaldı benim sormak istediğim ise o rüyanın devamında bir ses duydum haftaiçleri dahil 77 yıl yaşayacak dedi galiba Bi kadın sesiydi. Bu duyduğum sesi dikkate almalımıyım? Bu sözün manası nedir hocam?
Birincisi doğrudur. İkincisi ise şeytanın sesidir onu itibara alma.
Selamün aleyküm arkadaşlar arasında yemek sırası hakkında sohbet ederken senin sıran geldiğinde ne yemek yapacaksın denildi. Bende “Gerek bir kuzu keseyim size” dedim espirili bir şekilde bu adak olur mu?
Öyle adak olmaz. Adak sadece Allah için olur. Sen yalan söylemişsin arkadaşlarını yanıltmışsın. Tövbe etmelisin.
Hocam son sorum da dahil verdiğiniz bütün cevaplar için teşekkür ediyorum.
Hocam 9 Mayıs 2022 11:59 tarihli yanıtınızda Sırasıyla diyorsunuz demi ben yanlış anlamıyorum.
“Yaratılanlarda birinci olarak Hz. Muhammed (Sallâllahu Aleyhi ve Sellem). Sonra diğer büyük peygamberler ve meleklerin peygamberleri Cebrail, azrail, İsrafil Mikaildir. Bunlardan sonra En üstün varlık Hz. Ebu bekir ve Sahabelerdir. Bunlardan sonra melekler ve müminlerin salihleridir. Cinlerin müslümanları bunlardan sonradır. (ŞİMDİ BURADA meleklerin peygamberi “Mikaildir.” kısmına kadar,, “Meleklerin Peygamberi diyorsunuz, Peygamberin Melekleri demiyorsunuz?” Peygamberler yine üstte kalmış oluyor. Devamında altından Cebrail, Azrail,İsrafil ve Mikail geliyor.
Bir sitede;
“İnsan nevinden olan peygamberler, melek nevinden olan peygamberlerden, melek nevinden olan peygamberler, peygamber olmayan insanlardan (ve beşerin avamından), peygamber olmayan (imanlı) insanlar, peygamber olmayan meleklerden (ve meleklerin avamından) üstündür.”
Hz. Muhammed (Sallâlahu Aleyhi ve Sellem) yaratılmışların en üstünü olduğuna göre..
Soracağım şey şu;
Şimdi biz (4 büyük ve diğerleri. ?) diğerlerineyi tam bilmiyorum 4 büyüğüne Sanırım buna da bir cevap verirseniz… Meleklere hürmetten Aleyhisselâm diyoruz, Peygamberimize ve Peygamberlere de Aleyhisselâm diyebilir miyiz?
Meleklere Aleyhisselâm diyoruz diye Peygamberimize de Aleyhisselâm diyebilir miyiz.
9 Mayıs 2022 tarihli yazı da bize ait değildir.
Bize ait olsa bile eksik yazmışsınız. Zaten yazımızı kopyalamanız mümkün değildir.
O yazıyı şöyle düzeltelim:
“Yaratılanların en üstünü Peygamberimiz Muhammed Mustafa’dır (Sallâllahu Aleyhi ve Sellem). Sonra ulülazm peygamberleri Hz. İbrahim, Hz Musa, Hz. İsa, Hz Yusuf) sonra rasüller sonra da nebilerdir. Bunlardan sonra Meleklerin peygamberlerinden en üstünü Hz. Cebraildir. Sonra diğer melek peygamberlerdir. Bunlar; Azrail, İsrafil ve Mikail’dir.
Bunlardan sonra En üstün varlık Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz Osman ve Hz Alidir. Bundan sonra ehli Bedir, Bunlardan sonra Mekkenin fethinden önce müslüman olan Sahabelerdir. Bunlardan sonra diğer sahabeler. Bunlardan sonra evliyadan mürşidi kamiller ve diğer evliyalar bunlardan sonra şehidler bunlardan sonra diğer melekler ve salih müminlerdir…
Cinlerin müslümanları bunlardan sonradır.
SORU:
(ŞİMDİ BURADA meleklerin peygamberi “Mikaildir.” kısmına kadar,, “Meleklerin Peygamberi diyorsunuz, Peygamberin Melekleri demiyorsunuz?” Peygamberler yine üstte kalmış oluyor. Devamında altından Cebrail, Azrail,İsrafil ve Mikail geliyor.
CEVAP:
Peygamberin melekleri olmaz melekler Allahın melekleridir. Sadece Ona kulluk yaparlar ve Onun emrince hareket ederler.
Kopyalamak mümkün değil zaten hocam ekrandan aynen buraya yazdım. Siz cevaplamamış olabilirsiniz belki de hocam, eksik yazmadım. Siz o tarihe bir bakın isterseniz onu görürsünüz zaten. Soracağım şu dediğim son kısmı cevaplamamışsınız hocam. Asıl sormak istediğim de oydu.
9 Mayıs 2022 tarihli yazımızı aynen buraya kopyaladım.
Jandarma Uzman Çavuş yorumuna yanıt olarak.
İnsanların ve tüm yaratılanların en üstünü Hz Muhammed Mustafa’dır (aleyhissalatü vesselam). Sonra Peygamberler ve meleklerin peygamberi Cebrail, Azrail, İsrafil ve Mikail’dir.
Bunlardan sonra En üstün varlık Hz Ebu Bekir ve sahabeler ve evliyanın büyükleridir. Bunlardan sonra diğer melekler ve müminlerin salihleridir. Cinlerin müslümanları bunlardan sonradır.
Bu yazının nesi anlaşılmadı?
Yok hocam ilk göndermiş olduğum sorudaki son kısmın cevabını sormuştum. Zaten bu konuya bağlı olarak oradaki en sondaki soruyu sordum. Onun cevabını istiyordum.
Soracağım şey şu; Diye başlıyor..
Tamam o sorunuzun cevabını yazmıştık oradan tekrar okuyabilirsiniz.
Hocam yani Peygamberlere başta Peygamberimiz olmak üzere Aleyhisselâm diye hitab edebilir miyiz?
4 Büyük meleğe Aleyhisselâm diyoruz diye bir eşitsizlik hassasiyetsizlik olmasın. İtikadi bakımdan soruyorum.
İlk açılımda, son kısımda bağlayıp sormak istediğim buydu Bunu cevaplamamışsınız yok yada ben göremiyorum. Peygamberler ve Melekler arasında “Aleyhisselâm” ifadesini demekle ilgili soru soruyordum ben en anlaşır manâda.
PEYGAMBERLERE VEYA MELEKLERE ALEYHİSSELAM(SELAM ÜZERLERİNE OLSUN) DEMEK FARZ DEĞİL, ADAPTIR. SADECE PEYGAMBERİMİZ MUHAMMED ALEYHİSELAMA (ALEYHİSSALATÜ VESSELAM (Salat ve selam ona olsun) demek daha evladır. Diğer peygamber ve meleklere böyle demek caiz değildir.
Aleyhisselâtu Vesselam salâvatını sormuyorum hocam sadece Aleyhisselâm’ı soruyorum. Efendimiz Aleyhisselâtu Vesselâm tamam aşağısı yok diyorsunuz ve daha üstü onadır, orasını anladım. 4 büyük Meleğe Aleyhisselâm demekteyiz ya Sonuçta biri Peygamber biri Melek nasıl söylenmelidir diye soruyorum. Yani diğer Peygamberlere o halde nasıl Salâvat getiriyoruz. Farz değil adab dediniz tamam ben de adaben nasıl itikadi olarak diye soruyorum.
ÇOK SORUYORSUN.! SORUNUZA GEREKLİ CEVAP VERİLDİ SİZ ANLAYAMIYORSANIZ BİZ NE YAPALIM?
Peygamberimiz aleyhissalatü vesselam çok soru soranlar hakkında şöyle buyurmuştur:
– “Sizden önceki ümmetleri çok sual sormaları ve peygamberlerine karşı münakaşaya dalmaları helâk etti.”
(Hais-i Buhârî, İ’tisâm 2; Müslim, Hac 412, Fezâil 130-131)
Burda siz münakaşa var diyorsanız size birşey demiyorum hocam. Sorduğum sorunun cevabını sizden günlerdir almaya çalıştım resmen. Ve sonunda da bu hadisle cevap veriyor olmanız. Benim sorduğum ince bir meseleydi ama Bu hadise karşılıkta onlarca hadisle cevap veririm ama hiç gerek yok. Sorulmuş bir soruyu tekrar sormaya çalışarak vakti de öldürmenin bir manâsı yok zaten.
Madem söz konusu hadisi şerife onlarca hadisle cevap verecek kadar ilminiz geniş ise bize ne diye sorular soruyorsunuz?
Selamun aleykum hocam nasilsiniz insallah iyisinizdir.
Hocam ben size bir sey danismak istiyordum.2 sorum olacak.
1) Hocam organ bagisi yapmak gunah mi ?
2) diyelim ki bagisladik ve biz ölduk.Organ bagisladigimiz kisiler dunyada bir kotuluk yaparsa biz öbur dunyada gunaha girermiyiz
Aleykümselam.
1) Bağış yapan şahsa zarar vermeyecek böbrek gibi karaciğer gibi organlar bağışlamak caizdir. Ancak bildiğimiz kadar organ bağışı yapanların henüz ölmeden hayati organları alınmaktadır. Bu ise cinayettir.
2) İnsan organlarıyla insan değildir İnsan ruhuyla insandır. Ruh bedende iken işlenen her şeyden sorumluyuz. Öldüğünde organların başkasına verilse de onunla yapılacak işlerden sorumlu olmazsın.
Hocam saz, ney, davul VS gibi çalgı aletleri çalmak ve bunları dinlemek Hanefi mezhebine haram mıdır? Bir alimden sadece zilsiz def çalınmasına izin verildiğini duymuştum.
Saz ney davul vs gibi çalgılar durma göre caiz veya haramdır. Mesela mehter marşında mübahtır.
Bir müslüman oruç tutuyorken kafir olunca oruç gider mi?
Müslüman küfre düşecek bir iş veya sözde bulunursa tüm ibadetleri iptal olur. Tekrar iman ederse hac yapmışsa sadece haccı iade eder namaz ve oruçları kaza etmez. Oruçlu veya abdestli iken kafir olanın abdesti de namazı da orucu da boşa gider.
Hocam
“Allah Teâlâ ümmetimden, hata / yanlışlıkla bilmeden yaptıkları, unutarak yaptıkları ve cebir (zorlama, tehdit vs.) altında yaptığı işlerden dolayı hesaba çekmeyecektir.” (Taberanî, el-el-Mucemu’l-evsat,18/87-Şamile).
Küfür gerektiren bir söz söyleyen veya bir fiil işleyen kimse kâfir olur. İster bu küfür sözünü öyle inandığı için söylemiş olsun, ister inanmadığı halde istihza/alay şeklinde olsun, ister inattan ötürü olsun, bu kişi kâfir olur. (İbn Hacer el-Heytemi, ez-Zevacir, 1/47)
“Şayet kendilerine niçin alay ettiklerini sorsan, ‘Biz sadece lafa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk’ derler.” ayeti, eğlence yahut şaka yapmak niyetiyle bile olsa, kafir edici bir söz ya da fiil işleyenin dinden çıkacağını ve mazur görülmeyeceğini bildiriyor. (Tevbe 65)
( KEREM ÖNDER WEB SİTESİNDEN )
ELFAZI KÜFRÜ BİLMEDEN SÖYLERSEK KAFİR OLUR MUYUZ?
ELFAZI KÜFRÜ BİLMEDEN SÖYLERSEK KAFİR OLUR MUYUZ?
Soru: Hocam, bir insan Elfazı küfürü bilmeden işlerse ne olur?
Cevap: Devlet kanununu bilmemek mazeret olmadığı gibi, dinin hükümlerini bilmemek de mazeret değildir.
Küfür gerektiren bir söz söyleyen veya bir fiil işleyen kimse kâfir olur. İster bu küfür sözünü öyle inandığı için söylemiş olsun, ister inanmadığı halde istihza/alay şeklinde olsun, ister inattan ötürü olsun, bu kişi kâfir olur. (İbn Hacer el-Heytemi, ez-Zevacir, 1/47)
“Şayet kendilerine niçin alay ettiklerini sorsan, ‘Biz sadece lafa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk’ derler.” ayeti, eğlence yahut şaka yapmak niyetiyle bile olsa, kafir edici bir söz ya da fiil işleyenin dinden çıkacağını ve mazur görülmeyeceğini bildiriyor. (Tevbe 65)
İslam hukukunda, cehaletin mazeret sayılması sadece “karibu’l-ahd” denilen yeni müslüman olmuş ve söz konusu hususları öğrenecek bir zamanın geçmediği bir durumla sınırlı olarak kabul edilir. (Nevevî, el-Mecmu’, 3/14, 80)
( Sorularla İslamiyet Web Sitesi )
[ BİLMEDİKLERİMİZDEN SORUMLU OLMADIĞIMIZ DOĞRU MUDUR ]
Bilmediğimizden sorumlu olmadığımız doğru mudur? | Sorularla İslamiyet
https://sorularlaislamiyet.com/bilmedigimizden-sorumlu-olmadigimiz-dogru-mudur?amp
Hocam sorum Şu Bu Meseleyi nasıl anlamamız gerekir ?
Cahillikle değil hata ile unutarak küfür veya şirk işleyen mümin küfre girmez ama sehven şirke girdiğini anladığı veya hatırlatıldığı anda hemen üzülmeli ve istiğfar etmelidir.
Bile bile küfür ve şirk işleyen kafir olur. Velev ki şaka olarak söylemiş olsa bile küfürden kurtulamaz.
İslam hukukunda, cehaletin mazeret sayılması sadece “karibu’l-ahd” denilen yeni müslüman olmuş ve söz konusu hususları öğrenecek bir zamanın geçmediği bir durumla sınırlı olarak kabul edilir. (Nevevî, el-Mecmu’, 3/14, 80)
Bu husus yeni müslüman olanlar için geçerlidir.
İslamın ince meselelerini avam bilmese küfre girmez ama alim ise sorumludur.
Ayrıntılı bilgi için bağlantımızı tıkla ve oku:
https://islamdergisi.com/genel/dinden-cikaran-sozler/
Hocam Yani örneğin birisi Şirk veya Küfür içeren bir söz söyledi ve bunun bağlamında burda şunu söylesek .
Niyetleri Allah bilir. Ancak her iyi niyet iyi niyete dahil olmaz İslâm’da bilmemenin mazeret yada bahanesi yoktur. Bilememenin vardır.
Desek nasıl birşey söylemiş oluruz?
Anlaşılan küfür hakkında sana verdiğimiz linki okumadığını bu sorunuzdan anlaşılmaktadır.
İmam Nevevi Hazretleri İlim Ehline Ait Bilgi Şeklinde Ayrım Yapmıştır:
“Bir kimse, zinanın, içkinin haram olmadığını veya namazın, orucun farz olmadığını söylese kâfir olur. Çünkü bunlar gibi herkes tarafından bilinen bu gibi hükümleri bilmemek mazeret değildir. Buna mukabil, bir kimse: “İddet süresi içinde olan bir kadını nikahlamak caizdir” dese kâfir olmaz. Çünkü bu bilgi ilim ehline mahsustur. Bununla beraber, ilgili adama bunun haram olduğunu bildirdikten sonra yine aynı fikrinde ısrar ederse, o zaman kâfir olur. (bk. Nevevî, a.y)”
Affınızla Kusura bakmayın Hocam Teşekkürler.
Rica ederiz.
Hocam solucan veya hayvan tersi yiyen tavuğun yumurtasını yemek mubah mı?
SORU: Hocam solucan veya hayvan tersi yiyen tavuğun yumurtasını yemek mubah mı?
CEVAP:
Caizdir. Ancak tavuk ördek kaz gibi hayvanların eti için kesmeden önce üç gün kümeste özel beslenmelidir.
bi hadis şöyle, “Her kim önemsemediği için üç Cumayı terk ederse, Allah onun kalbini mühürler.” bi müslüman bildiğim kadarıyla üç cumaya da gitmese kafir olmaz. benim bu soruda kastettiğim şu, bi müslüman cumayı önemsemediği için gitmese dinden çıkar kafir olur. cumayı önemsemediği için bu şekilde üç kere gitmese hemen onun kalbi mi mühürlenir, tekrar tevbe ve iman etmeden kafir olarak mı ölür anlamında? yoksa bu hadisin başka bi anlamı mı var. bu insanlar tekrardan kurtulabilir mi.
Hadisi şerif şöyledir (mealen):
– “(Mazeretsiz üç Cumayı terk eden münafıklardan yazılır.) [Hadis-i Taberani, Dare Kutni]
– (Zaruretsiz arka arkaya üç Cumayı terk edenin kalbini Allahü teâlâ mühürler.) [Hadis-i Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace, Nesai, Hâkim]
Hadisi şerife göre mazeretsiz üç cuma namazını arka arkaya terk eden münafıklar defterine kaydedileceği beyan edilmiştir. Ehli sünnet ulemasının içtihadına göre büyük günah işlemek insanı kafir etmez ancak büyük günahlar sürekli işlenirse kalbi karartır iman ışığını söndürür. Malum hadisi şerif de buna işaret etmiştir.
Hocam Selamun Aleykum sorum su muzik dinlemek harammidir? Bazen internette içerik üretiyorum ve arka plana muzik koyuyorum bu harammi yoksa mekruh mu
Aleykümselam. Haram olan müzikler ve mübah olan müzikler vardır.
İmamı Gazali hazretlerine göre güftesi gayri islami ve gayriahlaki müzikleri dinlemek haramdır.
Hocam ruhani tarikatlarda önce ruhu tasfiye edip fena i kalbe ulaşılıp sonra nefsi tezkiye edip fenai nefse ulaşılıp nefis mutmainne oluyor, nefsani tarikatlar de ise nefsi tezkiye etmekle uğraşılıylor ve nefis tezkiye edilince ruhda tasfiye edilmiş oluyor ve fenai kalbe ve fenai nefse ikisine birlikte ulaşılmış oluyor ve nefis mutmain oluyor. Bu bilgiler doğrumu?
Evet doğrudur. Kalp tasfiye olmadan nefsi tezkiye etmek çok zor olacağı için saadatlar ruhani yolu tavsiye etmişlerdir.
Selamun Aleyküm Bekir hocam sitenizde yaklaşık 2017den itibaren varım sizin ilminiz bana çok şey kattı Allah sizden razı olsun özellikle elfazı küfr konusunda.
aklıma birşey takıldı sorayım dedim.
Eğer yanılmıyorsam siz eskiden zaruret olmadıkça dışarda mekanlarda yeme içme caiz olmaz tarzında birşey demiştiniz benm yanlış hatırlıyorum yoksa böyle bir fetvanız varmı cevap evetse sebepleri nelerdir ben dışarda çok yiyen birisiyim
Aleykümselam.
Ailece zaruret olmazsa lokantalar ve benzeri yerlerde yemek yememeli demiştik. Bu hem aileyi maddi bir yükten kurtarır hem de gözler ve gönüller rahat eder.
Peki bu şeyi yapsa günahmıdır yoksa yapmasa güzeldir manasındamı
Meşru bir lokantadan yemek yimek elbette günah olmaz ama bazı durumlarda günaha sebep olabilir. Hele bu aile ile olursa o zaman günaha düşme durumu daha çok olabilir..
Selamun Aleyküm Bekir hocam.
Resulullah s.a.vın meşhur doğu Roma yani Konstantinopolis hadisini biliyoruz ve bu gerçekleşmiştir 23 ordunun alamadığı o devasa surları yıkmak bize nasip oldu bildiğimiz gibi.
Benim sorum Resulullahın birde orijinal Roma yani italyadaki romayla ilgili hadisi.
Geçmişte tarihe baktığımızda Fatih Sultan Mehmet döneminde İtalya’nın kuzeyi otranto ve civarı alınmıştı ama Sultan’ın ölümü üzerine bu iş durdu yine kanuni dönemi alman seferindede böyle bir imkana sahip olabilirdik Viyana önlerinde galip gelseydik lakin birçokşarttan dolayı olmadı şuanki günümüze baktığımızda değil Roma herhangi küçük nüfuslu bir ülkeyi bile feth etmek mümkün değil dünya düzeni kanunları gereği sorum şudurki ozaman bu hadisi kıyamete yakın deccal Mehdi vs. Dönemlerinde batının imana gelmesiyle alakalı olarak anlamak doğru olurmu
Aleykümselam.
Evet Hz İsa geldikten sonra hıristiyan alemi müslüman olacak böylece de Roma küfürden halas olacaktır.
Hocam bu fetih İslam’ın doğudan batıya heryere ulaşmasını sağladı ve Türklere nasip oldu halbuki Resulullah s.a.v Araptır ve Muaviye emeviler döneminde dahi ikiyüz bin asker ve iki bin gemi donanmasıyla Konstantinopolis önlerine gelip aylarca almaya calıstılar Rum ateşi teknolojisine kurban oldular ama bir şekilde bu iş Türklere nasip oldu Arapların kendi aralarında bozukluklar olması sebebiyle mi sizce böyle oldu yani Allah onlara nasip etmedi İslam’ı temsil etmeyi Türklere verdi Anadolu’da çadırlarda yaşıyan küçük Türkmen beyliğinden viyanayı kuşatan Almanya’ya girip bir kısmını alan İtalya’nın kuzeyini otranto ve çevresini fetih eden bir İslam sancağı haline getirdi Allah türkleri
İslam ve iman milliyet işi değil nasip işidir. Türkler İslama sonraki araplardan daha fazla gönül vermiş ve o yolda mallarını ve canlarını feda etmekten asla imtina etmemiştir. Allahu teala da bu sebepten o büyük şerefi Türklere nasip etmiştir.
hocam, bazı günahları çirkin görememek, o günahlara kalben buğz edememek bu imansızlık mıdır, küfür müdür? bu durumdan dolayı kişi kendisinin imansız olduğunu veya küfre girdiği düşüncesiyle strese giriyorsa, korkuya kapılıyorsa ne yapmalı?
Mümin hiç bir günahı hoş göremez. Çünkü her günah Allah’ın bir yasağı veya emrini uygulamamanın neticesidir. İnsanın nefsi ne kadar çok günaha batmışsa o kadar çok günahlar onun nefsine hoş gelir ama kalbinde zerre kadar iman varsa günah işlediği için üzülür. Hiç üzüntü yoksa imanda yoktur. Onun derhal günahlarına tövbe etmesi gerekir.
çok günah işleyip bu duruma düşen insanın bu durumdan kurtulabilir mi, yeniden doyru yolu bulabilir mi? bunun için ne yapmalı
bu kişi imansız olduğu, küfre girdiği için kelimei şehadet mi getirmeli
Bir kimse inkar etmedikçe şirk işlemedikçe günah işlemekle kafir olmaz.
Kafir olan kafirlikten vazgeçip imani konuları tasdik manasında şehadet getirirse müslüman olur.
elbette biliyorum hocam. kişi inkar etmedikçe günah işlemekle kafir olmaz. kişi bi başkasının işlediği veya kendi işlediği günahı, haramı çirkin göremese, buğz etmese, üzülmemek, pişman olmamak gibi durumlardan dolayı da kişinin imansız olduğunu, şirke, küfre girdiğini söyleyebilir miyiz?
bu durumlar da günahı inkar sayılır mı?
Başkalarının işlediği günahları hoş görmek de küfürdür. En azı kalben buğz etmeli ve üzülmeliyiz.
Hocam Resulullâh (Aleyhisselâtu Vesselâm) Efendimiz kendi devrinde nasıldı sofra düzenleri bilmiyorum ama “neyde yemeğin hazırlandığını.” Önüne yenilmesi için besinler geldiğinde sırasıyla mı bitirince diğerine başlardı yoksa karışık mı yerdi, Örneğin bizim önümüze 3 tabakta yemekler geldiyse birini bitirmeden bir diğerine geçmeli miyiz? (Ziyan olmaması bakımından Sonuçta yiyememekte var…) birşeye başladıysa bitirilmesinin Sünnet olduğunu biliyorum ancak bu meselede söyleyebileceğiniz birşey var mı?
PEYGAMBER SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM EFENDİMİZ. ACIKMADAN YEMEZ GÜNDE BİR ÖĞÜN YEMEK YERDİ. BAZEN ÜÇ DÖRT GÜN ÜSTÜ ÜSTE HİÇ BİR ŞEY YEMEZDİ. ANCAK ASHABINA
– “SİZ BENİM GİBİ YAPMAYIN ZİRA BEN ALLAH KATINDA YEDİRİLİR İÇİRİLİRİM” BUYURURDU.
PEYGAMBERİMİZİN SOFRASINDA ÜÇ-BEŞ ÇEŞİT YEMEK BULUNMAZDI. RASULULLAH YEMEĞİN İSRAF OLMAMASI İÇİN
– “TABAĞINIZA YİYECEĞİNİZ KADAR YEMEK ALINIZ” BUYURURDU.
BUNA GÖRE TABAĞIMIZA ÇOK YEMEK ALIP DA ONU SÜNNETLEMEK ADINA ÇOK YİYEREK İSRAFIN ÖNÜNE GEÇEBİLİRİZ.
Namazda yanlış okumak bozulur mu?
Örneğin; Bismillahirrahmanirrahim yerine bismilahirahmanirahim demek
Namazda Ayetin manasını bozacak kadar yanlış okumak namazı bozar.
hocam ben küfre girdim şu şekilde tevbe etsem: ”Ya Rabbi ne kadar şirke küfre riyayaya girdiysem pişmanım cümlesine tevbe ettim sana yalvarıyorum benim imanı kabul et ” desem sonra şehadet getirsem sonra iman esaslarını söyleyip hepsine iman ettim desem tekrar Müslüman olur muyum
SORU: hocam ben küfre girdim şu şekilde tevbe etsem: ”Ya Rabbi ne kadar şirke küfre riyayaya girdiysem pişmanım cümlesine tevbe ettim sana yalvarıyorum benim imanı kabul et ” desem sonra şehadet getirsem sonra iman esaslarını söyleyip hepsine iman ettim desem tekrar Müslüman olur muyum?
CEVAP:
Evet öyle yaparsan imanın ve tövben kabul olur.
1- Kişi, küfür bir yazı yazmak için bir kalem alsa, sonra küfrüne tevbe etse, bu kalemi daha sonrasında helal yazılar yazmak için kullanabilir mi yoksa tövbesinin kabul olabilmesi için bu kalemi imha etmesi mi gerekir? Ya da küfrüne tövbe ettikten sonra bu kalemi haram içerikli yazılar yazmak için kullansa yalnızca günaha mı girer yoksa küfür olur mu?
2- Bir kadın açık bir kıyafeti dışarıda giymek için beğenerek ya da helal görerek alsa, sonra bu inancına tövbe etse ama dışarıda bu giysiyi giymeye devam etse, bu yalnızca günah mı olur yoksa küfür de olur mu? Kafirlikten çıkabilmek için bu giysiyi imha etmesi gerekir mi?
3- Kişi mesela küfür amaçlarla kullanmak için İspanyolca öğrense, küfrüne tevbe ettikten sonra helal amaçlar için bu dili kullanabilir mi? Tövbesinden sonra bu dili haram bir şey için kullansa yalnızca günaha mı girer yoksa küfür de mi olur?
4- Eskiden Allah’a inancı olmayan biri müslüman olsa, kafirken “Evden çıktım.” veya “Arkadaşım bana yardım etti.” gibi yazılar yazmış olsa, evden Allah’ın yaratmasına inanmadan sadece kendi gücüyle çıktığına veya arkadaşını bir sebep olarak görmek yerine yardımın Allah’tan değil de arkadaşından gelmiş olacağına inanmış olduğu için bu yazılarını silmesi mi gerekir? Yoksa kafir olarak mı kalır? Öyleyse müslüman olana kadar her ne yazdıysa, hatta her ne yaptıysa, elinde olan her şeyi imha etmesi mi gerekmez mi?
1) Küfrü yazan kalem değil insandır. kalem küfür yazmakla kafir olmaz. Onunla güzel şeyler de yazabilirsin çirkin şeylerde. Kalem kirlenmez bundan dolayı.
2) Kadın çıplaklığı helal kabul ederse dışarıda kapalı da gezse kafirdir. Çıplaklığı haram kabul edip de yarı çıplak gezmek büyük günahtır buna bir gün son vermeye niyeti yoksa son nefeste imansız ölmeye sebep olur.
3) Yabancı dil öğrenmek sünnettir. Kötü amaçla öğrenen kimse bir gün onu iyi amaçla kullanabilir.
4) Bir kimse kafirken küfür üzere kitaplar yazmışsa iman ettiğinde o kitapları gücü yeterse toplattırmalı. Gücü yetmezse o kitaptaki yanlışlarını belirten reddiye yazması ve yayınlaması vacip olur.