SORU-CEVAP

İslam dergisi web sitesi soru cevap sayfasında fıkıh, itikat, tasavvuf, tefsir, sünnet gibi çeşitli İslami konularda sorularınızı iletebilirsiniz.  Dini konulardaki sorular uygun görüldüğü takdirde bu sayfada yayınlanmakta ve cevaplandırılmaktadır.

Aşağıdaki formu kullanarak İslami konularda (fıkıh, itikat, sünnet, tefsir, tasavvuf, ilmihal gibi) sorularınızı gönderebilirsiniz.

İslam Dergisi

DİKKAT: Hakaret, küfür, tehdit içeren mesajlarla ilgili gerekli yasal işlemler yapılır. Soru veya mesaj göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Aşağıdaki formu doldururken takma ad veya rumuz kullanabilirsiniz. İnternet sitesi kısmını boş bırakınız. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir. Eposta adresiniz yayımlanmaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“SORU-CEVAP” üzerine 33.051 yorum.

  1. 2 sorum var lütfen ikisini de ayrı ayrı cevaplayın hocam. Ciddiyim çok önemli sorular dinden çıkıp çıkmama zina ve göz zinasıyla ilgili sorular

    1) Bir kimse zina ederken aklına Allah ,din ,İslam gelse vicdanı sızlasa o an günaha devam edip etmeme konusunda kararsız kalsa fakat anın şehvetiyle aklın da Allah varken zina etmeye devam etse kafir olur mu ? Not:Kişi zinanın haram olduğuna iman ediyor Allah ın her an onu gördüğüne iman ediyor zina esnasında aklına Allah geliyor vicdanı sızlıyor ama aklında Allah varken o günahı işlemeye devam ediyor bu kişi kafir olur mu
    2) ilk sorunun aynısı sadece bu sefer kişi zina yerine haram görüntülere bakıyor aklına Allah geliyor o günahı işlerken vicdan azabı duyuyor fakat birden önüne çıkan bir görüntü yüzünden şehvetleniyor ve aklında Allah İslam din olmasına rağmen önüne çıkan o haram görüntüden şehvetleniyor yani tam o sırada aklında Allah var vicdanı sızlamış fakat o karşısına çıkan haram görüntüden dolayı şehvetleniyor ve devam ediyor
    Not: Bu kişi de yaptığının haram olduğuna iman ediyor Allah ın her an onu gördüğüne iman ediyor fakat aklında Allah varken haram bir görüntü onu şehvetlendiriyor bu kişi kafir olur mu

    1. 1) Peygamberimiz “Mümin mümin olarak zina edemez” buyurdu. Hadis uleması bu hadisi şöyle tefsir etmiştir. Mümin olgun bir müslüman olarak zina edemez. Zina eden zinanın haram olduğuna inanıyorsa zina etmekle kafir olmaz ama ondan imanın nuru çıkar kalıbı kalır.
      2) Haram şeylere bakmak günah olmasına rağmen zina kadar büyük günah değildir. Ehli sünnet inancında bilerek veya bilmeyerek haram işleyen kafir olmaz nefsine zulmetmiş olur.

  2. Selamunaleyküm kıymetli hocam ben durduk yere hep ağlıyorum nedeni dünyayı garip görmemden dolayı ahireti yüce allahı cennet hayatını peygamberleri hatta imam zeynel abidin hazreti ali gibi insanların hayattaki zorluklarını okuyunca tüylerim diken diken oluyor ağlıyorum neden ben öyle olamadım tabi dayanabilirmiyim bilemem elimden geldiğince haramlara helallere uyuyorum ibadetlere nafilelere ama çok ağlamak şirk olur mu yada günah olur mu yada insanı delirtir mi ayıp sayılırmı elimde değil çok rahatlıyorum dünyadaki tüm zorda olan kullara savaşlarada ağlıyorum yanında kısaca sanki içim içime sığmıyor gibi cevap için şimdiden teşekkür ederim.

    1. Aleykümselam Kardeşim. Dünya işlerinin kötü gitmesinden dolayı çok ağlamak caiz değildir. Ama senin ağlaman ahiret ahvallerinden dolayı olduğu için İlahi rahmete sebeptir. Bundan dolayı sevap dahi yazılır.

  3. Namaz abdesti alırken (gusülde veya da normalde yani) Vücudumuzun ne kadarı örtülmek zorundadır. Açık kalan kısımlar nereden sonrasıdır. Misal ki peştemal kullanmak dışında affınıza sığınarak ama donla ile de bunlar yapılabilir mi? Önce diyelim ki yıkanacak sonrasında da Namaz abdesti gibi ilerledikten sonra Gusül alırsa bir kişi, aldığı yerde de ilk önce Namaz abdestini yapacağından Orada yani kabinde de Bu Abdesti alırken örtünme edeben itibariyle sınırları nerde bitiyor? Bir sitede okuduğumda en azından peştemal kullanmamaktaysa bu türlü de yıkanabilir yazıyordu. (Erkeklerde)

    Yada bu soruyu şöyle sorayım, Gusül Abdestinde olduğu gibi midir birebir azami kapanma ölçüsü Namaz Abdest’indeki, örtünme de? Şartı örtünme biçimlerinde, ne derecedir?

    1. Bir kimse çıplak olarak bir göle veya havuza dalıp çıksa sonra da ağzına ve burnuna birer kez su çekse onun gusül abdesti sahihtir ama çıplak olduğu için edepsizlik yapıp mekruh işlemiş olur. Çıplak olarak erkek veya kadınlar tarafından görülmeye sebep olmuşsa abdesti sahih olur ama büyük günaha girmiş haram işlemiş olur.
      Kapalı yerde dahi peştemal ile veya diz altı don ile gusül abdesti almak edeptir. Kısa don ile veya donsuz kapalı yerde gusül abdesti almak gayri edeptir.
      Gusül değil de namaz abdesti alınacaksa açık alanda erkeğin şeriate göre uygun, örfe göre elbiseli olması edeptir.

    2. Sünnet Üzere Gusüldeki ilk önce, alınan Namaz Abdesti de aynı şekilde buna dahil mi? (Hadisinde, Peygamberimiz Aleyhisselâm Abdesti, “Gusülden Sonra Alan bizden değildir” diyor.) buna istiraden soruyorum. Buradaki Abdest de Gusle Dahil olduğu için içinde olduğu için, böyle olabilir mi?

    3. “Gusülden Sonra abdest Alan bizden değildir” bu hadisi bu manada anlamak doğru değildir. Bile isteye abdesti gusülden sonraya bırakan bizden değildir manası olmalı. Zira gusülden önce alınan abdest bir şekilde bozulursa namaz kılınacaksa yeniden abdest elzemdir.

  4. Selamunaleyküm hocam bipolar ve anksiyete hastası olan biri evlenebilir mi diğer adı iki uçlu düşünce ruhi değişim bu gibi kişiler evlenebilir mi bir iş ortamında çalışabilir mi eğer şartlar oluşmuyorsa bu insanlar sabır ederse hastalığına dünya malından ve kadından mahrum kaldığı halde ecri verilir mi aslında en çok demek istediğim bu hastalıklarla boğuşanların sonu ne olacak niye böyle dünyaya geliyorlar neden diğer insanlar gibi tam değiller yarımlar hep bir yerlerinde eksikleri var akıl yönünden ve fiziki yönden şimdiden teşekkür ederim hocam cevap vereceğiniz için.

    1. Aleykümselam.
      Evlilik için şartlardan bir de akıl sağlığıdır. Aklı bozuk kimseleri evlendirmek caiz değildir. Bunlardan bir iş sahibi olacak kadar dengeli olanları evlenebilir de. Bunlar deli muamelesi yapılmaz. Akli melekeleleri dengeli olmayanlar ibadetten de sorumlu değildir. Bunlar ahirette cennette normal insanlar gibi olurlar. Bunların bu dünyaya gelmeleri imtihan gereğidir. Bunların yakınları için imtihan, başkaları için de ibrettir. Yani akıllı kimse bunlara bakıp kendisine akıl vereni saygıyla anması için sebeptir.

  5. Selamun Aleykum.
    Kişi bazen bilmeden farkında olmadan elfazı küfr işleyip küfre düşebilir deniyor.
    Bu gibi durumda farkında olmuyan müslümanın gün içinde namazda veya herhangi bir yerde getirdiği kelimei tevhid veya kelimei şehadet onu iman dairesine geri getirirmi.
    Sadece şehadet yetmez tövbede gerekli diyenler için soruyorum çünkü adam farkında değilki küfre düştüğünün farkında olmadığından nasıl tövbe etmeyi düşünebilsin.
    Özetlersem;Farkında olmadan küfre düşmüş biri mesela namaz kılıyor orda mesela namaz içinde şehadet olabilir veya herhangi bir ortamda kelimei tevd veya şehadet getirmiş olabilir bu imana dönmüşmü olur

    1. Aleykümselam.
      Ulema, avamın inceliğine vakıf olamayacağı meselelerde gafletle kullandığı bir kelime küfrüne sebep olmayacağını belirtmiştir.
      İmam Nevevi Hazretleri İlim Ehline Ait Bilgi Şeklinde Ayrım Yapmıştır:

      “Bir kimse, zinanın, içkinin haram olmadığını veya namazın, orucun farz olmadığını söylese kâfir olur. Çünkü bunlar gibi herkes tarafından bilinen bu gibi hükümleri bilmemek mazeret değildir. Buna mukabil, bir kimse: “İddet süresi içinde olan bir kadını nikahlamak caizdir” dese kâfir olmaz. Çünkü bu bilgi ilim ehline mahsustur. Bununla beraber, ilgili adama bunun haram olduğunu bildirdikten sonra yine aynı fikrinde ısrar ederse, o zaman kâfir olur. (bk. Nevevî, a.y)”
      Bir mümin abdest alırken veya durup dururken “Lâ ilâhe illallah Muhamedun resulullah” kelime-i tevhidini söylerken şu manayı düşünüp tasdik etmeli:
      “Allah Peygamberimize neleri emretti ve neleri yasak kıldıysa ve neleri mukaddes kıldıysa öylece Allahın kitabını ve Rasulunun sözlerini ve uygulamalarını kabul edip iman ettim” anlamında söylerse bilmeden veya bilerek küfre girmişse de küfürden halas olmuş demektir.

    2. İmam nevevi örneği çok güzel hocam teşekkür ederim.
      İmam nevevinin söylemiyle alakalı bir soru sormak istiyorum.Bugün türkler olarak hak mezbehe tabii olsakta amelde fıkıhta son dönemlerde çok geri kaldık insanlar bilgisiz.
      Mesela sizede denk gelmiştir adam mesela sinirlenip “Falancayla cennete bile gitmem” diyebiliyor.
      Bu kelimenin küfür olduğunu zannediyorum.
      Ama bunu söyleyen kişi mesela içki helaldir diyenle aynı durumamı düşer yani cahilce bir laf ne söylediğinin farkında değil imam nevevinin dediği bu durumda geçerli olurmu.
      Yani adam küfür olduğunu bilmeden”Falancayla cennete bile gitmem dese”.
      Bilmemenin özür sayılıp sayılamayacağıda tartışmalı sanırım alimler arasında

    3. BU durumda olan cahiller ne söylediğinin farkında değildir. Bu tür sözler şüphelidir. Şüphelilerden sakınmak lazım. Zira uçurumun kıyısında gezen mi düşmeye yakındır uzağından geçen mi?

  6. Hocam sizden ricam lütfen hepsini okuyun çünkü çok ciddi bir mesele. Ve lütfen tüm detaylarıyla anlattığım bu olay özelinde net bir cevap verin

    Şimdi biz bir arkadaşla toplumumuzda bazı kelimeler kullanılınca insanların aklına cinsel ve fesat şeylerin gelmesi hakkında konuşuyorduk ve bir kaç örnek verdik ve bu örnekleri verdiğimizde o kelimeleri duyunca akıllarına fesat ve saçma sapan şeyler gelen insanların yaptığı espriler verdikleri tepkiler var.yani basitçe çok normal bir kelimeyi duyunca adam fesat anlıyor ve espri yapıyor imalı imalı konuşuyor. bu ergence ,ahmakça , çocukça ve utanılacak bir şey ve biz de bu utanılacak tavırlarına bu salaklıklarına güldük.
    Sonra arkadaşım dedi ki toplumda maalesef Kuran okurken bile bunu yapanlar var dedi. Yani bir takım gerizekalılar Kuran daki normal bir kelime geçince akıllarına kötü fesat bir şey geliyormuş ve gülüyorlarmış. Ben de sinirlendim ve gerizekalılar demeye başladım ve gayr i ihtiyari güldüm hani haya edilmesi utanılması gereken bir şey ya duyunca onlara bir taraftan gerizekalılar derken bir taraftan onların içinde bulundukları bu ahmaklığa gülmüş oldum. Ama asla ama asla aklıma bir örnek gelip de gülmedim. Kuran ın bir harfine bir kelimesine dahi kafamı koparsalar gülmem. Ama işte okurken aklına fesat şeyler gelen kimselerin bu ahmaklığına bir taraftan onlara dilimle gerizekalılar diyip buğz ederken güldüm ve hani o sırada hani ciddiyim o kimselere karşı öfkeyle doldum. Sanırım haya ettiğim için güldüm ama ciddiyim aklıma en ufak bir örnek dahi gelmedi ya da onların okurken akıllarına gelen fesat şeylere gülmedim. Güldüğüm şey onların bu hayasızlığı oldu. Ama bir taraftanda gerizekalılar demeye devam ettim ve buğz ettim yani asla yaptıklarını onaylamadım . Ölsem de onaylamam yani onların bu ergenliği fesatlığı beni öfkelendirdi ve çok utandım onların bu ergen oluşlarına güldüm gayri ihtiyari ama asla şu 3 şeye gülmedim:
    1) Kuran daki tek bir ayete bile gülmedim
    2) O an benim aklıma fesat bir şey gelip gülmedim
    3) Kuran okurken akıllarına gelen fesat şeylere gülmedim
    Şimdi 2 sorum var
    1) ben dinden çıktım mı ?
    2) hayamdan dolayı gülmüşümdür de mi hocam ?

    Sizden ricam lütfen bana net bir cevap verin ve lütfen bakın çok ayrıntılı açıkladım olayı tüm yönleriyle değerlendirebilesiniz diye lütfen hocam ayrıntılı bir açıklama yapın ve benim bu yaşadığım olay özelinde net bir cevap verin lütfen

    1. Kuran’a gerçekten vakıf olan bir kimse değil gülmek ağlamaktan gözlerine karalar iner. Sizin imani olarak yakîniniz az olmasında dolayı şeytan sizi güldürmüş. Niyetiniz kötü olmadığı ve ihtiyari(iradeyle bile isteye olmadığı) için gafletinizden dolayı gülmeniz küfür olmaz. BUndan dolayı dinden çıkmazsınız.
      Size uyarım argo konuşan her sözü kötü manaya çeken ahlaksız kötü ve gafillerle arkadaş olmayınız.

  7. riya, küçük şirkmiş. bu konuda iki sorum var.
    1. sorum, bi insan sırf ayıp olmasın diye dua etse, selamın aleyküm derse, sadaka etse iyilik etse bunlar ayıp olmasın diye gibi sebeplerden dolayı olursa bu kişi küçük şirke mi girer?

    2. sorum ise bi insan mesela içki içmeye tevbe etmek isterse tevbesinin kabul olması için içtiği tüm içkilere tevbe etmesi gerekiyor yani insan içkiye tevbe ediyorum ama geçen çarşamba günü içtiğim içki dahil değil, derse bu tevbesi kabul olmaz. burada da aynı şekilde bi insan hem gerçek şirke hem de küçük şirke bulaşsa daha sonra işlediği gerçek şirke tevbe etmek istediğinde hem gerçek şirke hem de küçük şirke mi tevbe etmesi gerekiyor yani büyük şirke tevbe etse ama küçük şirke tevbe etmese, küçük şirki terketmeye niyeti olmasa gerçek şirkin tevbesi kabul olur mu ? bu kişinin tekrar müslüman olabilmesi için ikisine de mi tevbe etmesi gerekiyor

    1. SORU 1 CEVAP 1: Şirk Nedir? Şirk genel anlamda iki kısımdır.
      A- Büyük Şirk(açık şirk):
      1) Allah’a eş koşmak; Allah’tan başka ilahların olduğuna inanmaktır.
      2) Allah’a ortak koşmak: Mahlukların ve olayların yaratılmasında O’nun yardımcıları olduğuna inanmak gibi anlamlara gelir.
      B- Küçük Şirk(gizli şirk):
      1) İbadette riya yapmaktır.
      2) Nimetleri hakikatte Allah’tan ve başkalarından bilmektir. Çünkü nimetlerin gelmesinde mahlukat vesiledir.
      3) Gerçek kudreti hem Allah’tan hem başkalarından bilmektir. Çünkü gerçek kuvvet sadece Allahındır.

      B- CEVAP 2:
      Günahlara ayrı ayrı veya topluca tövbe edebilirken Küfür ve şirke ayrı ayrı tövbe edilemez. Yani şu şirke tövbe ettim ama öbürüne henüz pişman değilim demek tövbe olmaz. Küfre ve şirke topluca tövbe edilir. “Bilerek veya bilmeyerek işlemiş olduğum küfür ve şirke tövbe ediyorum diye tövbe edilir.

  8. Hocam bi mürşide bağlanma imkanı olmayan 5 bin kalp zikri çekse aksatmadan 4 ay çekince 7 bine çıkarsa bi 4 ay daha 9 bine çıkarsa bu şekilde 21 bine kadar düzenli çektiği sürece artırsa bi sıkıntı olur mu?

    1. Kendi kendine zikri artırmak bazı sorunlara sebep olabilir. Bir mürşidin kontrolünde olması daha evladır. Ama mürşid bulamayan kimse sitemizdeki “kendi kendine zikir” sayfasına göre hareket edebilir.

  9. Hocam hırsın karşıtı kanaat ucup hastalığının karşıtı minnet kin ve hasetin karşıtı olan huyların ismi nedir?

    1. Kin ve hasedin karşıtı af ve yokluk. Yani her şeyin gerçek sahibi Allahu tealadır. İnsanlara verilenler sadece imtihan içindir. Bunun bilincinde olan kimse her şeyin Allah ait olduğunu bilir ve imtihanın gereğini yapar.

  10. Selamun aleyküm hocam
    Nakşi olanlar sesli zikire katılırsa tarikattan düşer mi?
    Eğer cevabınız evet ise, Abdullah Babanın bu sual karşisinda “böyle birşey demekten Allah’a sığınırım” demesini nasıl anlamalıyız?.
    Ben nakşiyim dersim de var,Medresede olmam hasebiyle arkadaşlarimizdan kadiri olanlar var, beni ısrarla sesli zikre davet ediyorlar, bugün cuma gecesi zikir var bir kerelige mahsus gitsem,hem arkadaşlari kırmak istemiyorum, hemde hep içimde kaldı bir defa olsun katılmak istiyorum

    1. Aleykümselam.
      Nakşibendi tarikatına mensup olan bir sufi, sesli zikir yaparsa tarikattan düşer.
      Abdullah baba dediğiniz zat, bu tarikatın piri yani kurucu yetkilisi değildir. Bu tarikatın piri Şahı Nakşibendi hazretleri o sözün sahibidir.
      Kadiri kardeşlerin halkasına katılabilirsin ama zikri sessiz yaparsan sakıncası olmaz.

  11. Resulullah efendimiz namaz kılarken önünden geçen müşrik bir çocuğa beddua etmiş midir? Böyle bir hadis varmı? Said Nursi’nin kitabında geçiyor, said Nursi’yi de zerre kadar sevmem.

  12. 1. Sorum
    Demir (metal) tepsi üzerine, yemek yenmek üzere tabağa koyulmuş yemeği yemekte dinen herhangi bir sakınca, mahsur var mıdır? (Altın ve Gümüş ile caiz olmadığı hükmü var) Yani demir tepsi veya sofra üstünde yemek yenilmesi caiz mi? Demir yada metalde de, aynı Altın ve Gümüş’deki gibi midir mesele?

    2. Sorum
    Bakır kaptan veya Bardaktan su içilmesi caiz midir? Kalaylı olanlarda bu yapılabilir denilmiş örneğin? Kaynak arıyorum bunda da. Diğer yani birinci soruyla biraz ilgili.

    3. Sorum
    Gece kapların üstünü örtmemiz gerektiği bildiriliyor, Kedilere de kapta su verildiğinde, üstünü kapatmamız gerekir mi ? Yada üstü kapalı, yanlardan içebileceği surette birşeyle verdiğimizde olur mu? Vebale girmemek için sormak istedim.
    Bu konu bağlamında (Bir Dini Siteden Alıntı) alttaki Aktarmalar ve Hadisler.

    Sual: Gece hastalık yağdığı için yiyecek ve içecekleri kapatmak gerektiği doğru mudur?

    CEVAP
    Evet, doğrudur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Gece açık kapları örtün, su kırbalarını bağlayın! Çünkü yılda bir gece veba iner ve bu hastalık, kapanmayan kabın ve bağlanmayan kırbanın içine düşer.) [Müslim]

    Gökten zehir yağdığı da bildirilmiştir. Onun için evde açık olan kap kacak her şeyi kapatmak sünnettir. Gece açık kapları örtmekle ilgili hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:

    (Gece yatarken, su kaplarının ağzını bağla, yemek kaplarının üstünü ört, yanan kandili [veya mumu] söndür! Eğer kapayacak bir şey yoksa, Besmele çekerek bir çubuğu üstüne koy!) [Müslim]
    (Gece kapları kapayın, boş kapları da kapatın veya ters çevirin!) [Buhari]

    4. Sorum
    Parmak çıtlatmak İslâm’da (namaz dışında) caiz değil midir? Yada fakirliğe sebep olacağı hakkında bir hüküm var mıdır? Bu konuda herhangi bir Hadis veya Rivayet var mı ?

    Bütün sabrınız ve de İhtimamınıza, Teşekkür ederim

    1. 1- Altın dışında diğer madenlerden yapılmış tepside yemek yimek caizdir. gibi madenlerden yapılmış
      2- Bakır kaplar kalaylı olursa caizdir. Değilse sağlığa zararlıdır.
      3- Kedi ve köpek gibi hayvanların su içme kabını kapamak gerekmez. Gece hastalık yağması demek yılan veya diğer zehirli ve pis hayvanlar içine kusabilir veya işer anlamındadır…
      4- Parmak çıtlatmak sünnet değildir. Namaz içinde ise mekruhtur. Parmağı çıtlatırken sakatlanırsa kişi iş yapamaz o da yoksulluğa sebep olur.

    2. Ama peki Hadiste yılda bir gece veba iner deniyor. Evde de bize ait bu tür kapların üstünü kapatmamız gerekiyor söylenen bu minvalde hadislerde. Dışarıya sokak hayvanlarının kaplarına dönersek bu yine bundan farklı mıdır? Ev veya dışarda bir kap olsun ne değişecektir ki ?

    3. HADİSİN ORJİNALİNİ(Arapça aslını) VEYA MEALİNİ VE KAYNAĞINI YAZARSAN ONA GÖRE AÇIKLAMA YAPARIZ İNŞAALLAH…

    4. Hadis kaynağı 3. ve 4. sorunun arasında zaten. Anlamadım. Yani Buhâri’den ve Müslim’den üçüncü sorunun içerisinde.

    1. Doğru değil. Çünkü Peygamberimiz zamanında litre diye bir ölçü birimi yoktu.

  13. Dinimiz, evi geçindirme ve nikâhı bozma yetkisini erkeğe vermiştir. Deniyor. Peki bir kadın da küfre düşmüşse nikahı, aynı Erkeğin küfre düşmesindeki gibi biter mi? Bozulur mu? Yani bir kadın Elfaz-ı Küfür söylese nikahı aynen erkekte söylenmesi durumundaki gibi düşer mi?

    1. Kadın nikahlanırken erkeğe boşanma hakkından birini veya ikisini bana verirsen seninle evlenmeyi kabul ederim diye şart koşarsa o da kabul ederse kadının da erkeği boşama hakkı olur.
      Erkek veya kadından birisi küfre veya şirke girerse nikah bozulur. Tövbe ederse nikah yenilenir. Nikahın küfür veya şirk sebebiyle düşmesinde iman edip tövbe ettiği sürece nikahı yenilemenin sınırı yoktur.
      Ama talak üçtür. Erkek veya boşama akdi almış kadın eşine ben seni boşadım derse nikah bozulur. Üçüncü boşanmadan sonra nikah yenilenemez. Eşler iddet süresinden sonra başka biri ile evlenebilir. İddet süresi 3 aydır. Eşi ölmüş kadının iddeti 4 ay on gündür.
      Eş hamileyse iddet çocuk doğana dek sürer. O süre içinde ayrı olsalar bile kadın başkası ile nikah yapamaz. Erkek için iddet yoktur.

  14. selamun aleyküm hocam bugün rüyamda hac veya umreye gittim hatırlamıyorum hac daha yakın geliyor. Kâbeyi görmedim ama mübarek beldedeydim. Kabenin kendisini bizatihi görmedim yani.
    Oranın manevi havasından çok etkileniyordum.
    Birde ayrıntı olarak soyliyim S. Fettah hazretleride oradaydı.
    Ben şahı buhara Seyyid Fevzeddin hz ne muntesibim..

    1. Allah intisabını mübarek kılsın.
      Rüyada hacca gitmek inşaallah hakikatte de hacca gitmeye delalet eder.

  15. Namazda iken değil de Normal zamanda Sağ veya Sol elin şehadet parmağını Allah’ı (Celle Celâlühû) zikrederken, tekbir getirirken veya anarken yukarı kaldırmak, yani göğü işaret etmek caiz mi? Bu doğru mu? Allah’ın (Celle Celâlühû) tekliği söz konusu olması yanı sıra, bu hareket yer yada mekan isnad etmek olur mu olmaz mı? O Anda parmağı havaya kaldırıp Gökyüzünü işaret ederken? Çok merak ediyorum cevabını.

    1. Allah’ı anarken ve Onun bir olduğunu belirtmek için sağ elin şehadet parmağını göğe kaldırmak, Allaha mekan tayin etmek niyetiyle olursa küfürdür.
      Ya da el ile kalbi gösterip haşa Allah burada demek de Ona mekan tayin etmektir. Ama Allah inancı, sevgisi kalbimdedir manasında kalp gösterilirse caizdir.

  16. selamun aleyküm hocam .rüyamda lübnanlı seyyid bir hocam ”ente min ehline ya veledi” demişti bunun tevili nedir. birde evlilik düşündüğüm birisi için istihareye yattım. rüyamda şeyhimi sahte şeyh olarak gördüm taaccüp ettim. bunun tabiri nedir.. Allah razı olsun. Birde nefisten Allah a sığınırım 22 yaşımdayım 13,14 yaşlarımda hafızlığa başladım . gözümü korumaya azami gayret ederdim o günden beridir. arasıra günaha düşerdim tövbe ederdim. sonra Allah ın inayetiyle tamamen günahlara karşı kalbime soğukluk geldi 4,5 senedir hiç günah işlemedim diyebilirim. sorum şu: Başka yazınızda günah işleyen murakabe yapamaz demişsiniz. ben şuan Murakabe yapabilirmiyim. şeyhimden izin almam mı gerekir. kendimi Allah ın varlığında yok etme isteği kavuruyor beni. hep oraya itiyor ister istemez

    1. Aleykümselam.
      ”ente min ehline ya veledi” anlamı; “Beni seven sensin”
      Evlilik için istihareye yattım muayyen bir kız için. Rüyamda şeyhimi sahte şeyh olarak gördüm taaccüp ettim. Tabiri nedir?
      CEVAP: O kızın hakkında hayırlı olmayacağı anlamına gelir.
      O konu için yani murakabe için şeyhine danışman ve ondan izin alman gerekir

  17. hocam iki sorum vardı.

    1. sorum, bildiğim kadarıyla kafirlerle sırdaş olmak küfürmüş. buradaki sır, hayati derecede önemli sır mı veya bütün sırları mı kapsıyor?
    sır denen şey üçüncü kişi ya da kişilerin duymaması gereken bişey. böyle olduğu için mesele bi Müslüman, kafirle zina etse, beraber gizli bi şekilde hırsızlık yapsa veya beraber başka birinin gıybetini yapsalar… Müslüman ile kafir bu suçları beraber işlediklerinden dolayı doğal olarak bu suçlar da bu iki kişi arasında bi sır olduğu için buradaki Müslüman, kafire yardakçı olduğu ve sırdaş olduğu için küfre mi girer?

    2. sorum, internette birçok web sitesi\platform ABD, çin gibi Müslümanlara zarar veren ülkelere ait.
    ben böyle web siteleri üzerinden komisyonculuk veya ürün satışı gibi işlemler yaparak para kazanmak istiyorum.
    ama bu alışveriş web siteleri ABD, çin gibi ülkelere ait olduğu için buradan para kazanmak günah\ haram mı?
    hatta müşteriler de bu bahsettiğim kafir ülkelerin vatandaşı da olabilir.

    1. 1) Kafirle kalben dost olmak ve onu inancından dolayı sevmek küfürdür. Onun dünyevi çıkarını veya itibarına ait bir sırrını saklamak küfür değildir.
      2) İslam’a göre alışverişi helal olan bir şeyin Müslüman-kafir arasında ki ticareti haram değildir.

    2. hocam diğer bi sorum ise bildiğim kadarıyla fal bakmak, nazar boncuğu asmak, kafirin fotografını asmak küfürmüş. abimin kantini var. falım sakız ve nazar sakızlarını satıyor. sakızın birisinde bilirsiniz fal var, diğerinde ise nazar boncuğu ayrıca bazı ürün ve reklam pano gibi yerlerin üzerinde de kafir kişilerin fotografları var bunlar küfür mü?

    3. Fal bakmak, nazar boncuğunun seni veya başka birini nazardan koruyacağına inanmak, kafirin resmini hürmet için duvara asmak küfürdür.
      Nazar boncuğu satmak haramdır.

  18. Selam aleyküm hocam sabah namazına erken nasıl?kalkarım erken yatmama ve alarm kurmama rağmen kalkamıyorum ne yapmalıyım? sabah namazlarına kalkmayı çok istiyorum tavsiyeleriniz nelerdir?

    1. Aleykümselam kardeşim.
      Yatmadan 4 saat önce yeme içmeyi kes. Sadece su içebilirsin. Az ye. Yatmadan önce amentüyü okuyup imanını tazele. Sonra ayetelkürsi, kevser suresini ve ihlas, felak ve nası üçer kez oku ve yatarken sabah namazının sünnet ve farzını vaktinde kılmak niyetiyle yatarsan inşaallah vaktinde kalkar ve kılarsın namazını. Ayrıca sabaha kadar da namaz kılmış gibi sevap yazılır.

    2. Allah razı olsun hocam inşallah bu gün deneyeceğim cevabınız için teşekkür ederim

  19. Hocam selamün aleyküm Allah’ın Rahmeti ve Bereketi Üzerinize olsun.
    Benim Bir arkadaşım Sosyal medya üzerinden Namahrem bir kimse ile yaklaşık 1 haftadır konuşuyormuş çok afedersiniz Sevgili ayağına.
    Üstelik bu arkadaş 5 vakit namazını kılan haramı ve helali bilen birisi.
    Ben bu olayı öğrendikten sonra kafamdan aşağı kaynar sular döküldü şok oldum. Bana bu işlere bulaşmam yapmam diyordu çünkü, kendi kendime şunu dedim: İslam’ın bu konuya bakış açısını bildiği halde nasıl bu işe bulaştı harama yönelecek kadar nasıl kör oldu nefsine nasıl yenik düştü vs gibi şeyler söyledim bir aklım ne hali varsa görsün diyor. Ancak hocam vicdanım rahat değil çünkü kendi isteğiyle cehenneme gidiyor ben onun adına çok üzülüyorum vicdanen rahatsız oluyorum.
    Hocam bu durumda ne tavsiye edersiniz, benim üzerime ne düşer bu durum da ne yapmalıyım nasıl bir yol izlemem gerekiyor yardımcı olursanız çok sevinirim. Allah’a emanet olunuz…

    1. Aleykümselam ve rahmetullah.
      Şeytan Peygamberler dışında herkesi aldatmaya çalışır ve en çok da alimler ve abidlerle uğraşır. Sen o arkadaşına dua et. Allah onu ve bizleri şeytanın şerrinden korusun. Onu kendi haline bırakma o yalnızken ona öğütler ver ve dua et.

  20. Ev içerisinde, Bulüğ çağını da çoktan aşmış Erkek çocuğun, velev ki kendi işlerini yani örneğin kendi bulaşık artığını temizlemesi yada yıkaması yahut da Kadının, Kadının kızının, Annenin evde alakadar olduğu kendisine kalan ev işlerini yapması durumu hali, karşı cinse benzemek olur mu? Yani erkeğin kadınlaşması felaketine girer mi Çok hükmünü aradım araştırdım, ama meseleyi yönlendirecek, bir karşılaştırmayı sağlayan bir tek şey bulamadım

    1. Sorunuzdan şunu anladık. Erkeğin ev işlerinde eşine veya annesine veya kız kardeşlerine yardım etmesi karşı cinse benzemek sayılır mı?
      CEVAP: Asla böyle bir şey olmaz bilakis sünnet olur. Çünkü Peygamber efendimizde evde bazen eşlerine ev işlerinde yardım ederdi. Peygamberimiz tüm müslümanların örnek alacağı en değerli insandır.

  21. Hayırlı günler hocam. Bi bütçe ayırıp kurban kesiyorum ama namaz kılmıyorum ve teşrik tekbiri getirmiyorum. Bu şekilde kestiğim kurban kabul olur mu?

    1. Hayırlı günler Sinem hanım.
      Kurbanın kabul olur ama namaz da kılarsan Allah katında değerin kat kat artar. Allah katında çok değerli bir olmak istemez miyiz? Çünkü namaz Allahın kuluna yaptığı tüm iyiliklere karşı bir teşekkürdür. Mesela nefes almak bir şükür vermek bir şükürdür. Hastanelerde ücretle nefes alıp verenlere bunun değeri sorulmalı…

  22. Selamun Aleykum hocam. Elfazı küfr ile ilgili bir soru soracağım.
    Sultan Abdulhamid hakkında bazı önemli zatlar bile evliyadır diye kendisinden birçok kez bahseder kerametlerini dahi anlatırlar.
    Lakin geçen gün çok eski yıllarda yapılmış olan bir roportaja denk geldim onun torunu olan osman ertuğrula sunucu soruyor abdulhamid içki içermiydi diye kendisi tam olarak şöyle diyor ”
    Hayır içkici değildi lakin rom içerdi hatta babama demişki bak bu şarap değildir rom şeker kamışından yapılıyor Kuranda şarap kelimesi geçiyor bu rom şarap değildir”
    Şimdi hocam bunu diyen adam küfre girmezmi Alkollu herşeyin azıda çoğuda haramdır lakin torununun aktardığına göre abdulhamid oğluna diyorki ” Kuranda şarap kelimesi geçer bu rom şarap değil şekerden yapılıyor” böyle diyip rom içiyormuş..
    Bugun Hadisleri reddeden Kuranı mealden okuyan kişilerin zihniyetide tam olarak böyle.
    Dolayısıyla bu konuyı nasıl yorumlamak gerekir

    1. Aleykümselam.
      Abdulhamid Han hazretleri büyük şahsiyettir ve ehli sünnet bir velidir. Onun hakkında söylenen olumsuz sözler iftiradır. Şarab kelimesi arapçadır. Türkçesi içecekler anlamına gelir. Kuranda haram olan içecek Hamrdır. Biz Türkler ona şarap demişizdir. Rom bilmediğim bir içecektir. Alkol yoksa helaldir. Varsa haramdır.Abdul Hamid Han asla küfür olan bir sözü söylemez böyle bil.

  23. Namazda boğazımıza halının tüyleri kılları veya tozu kaçsa ve biz de rahatsızlık hissedip yutsak bu namazı bozar mı

  24. Hocam evin içindeki sinek, örümcek, karınca gibi hayvanları öldürmek caiz mi? Dışarı çıkarmanın yolunumu aramamız gerekiyor

  25. Hocam nazar değen kişi nazarın etkisinden nasıl kurtulabilir? La havle vela kuvvete illa bllah okuyarak temizlenebilir mi

    1. Nazara uğrayan fatiha, ayetel kürsi, ihlas, felak ve nası 7’şer kez okusun ellerine üfleyip bedenine sürsün şifayı Allahtan beklesin.

  26. Hocam merhaba çok kısa yazmaya çalışacağım son nefeste imansız ölmekten gerçekten çok korkuyorum çünkü yaptıklarımı kimse yapmamıştır sahabilerin hayatlarına bakıyorum ve kendimden her geçen gün daha fazla utanıyor ve kısa bir Bir ümitsizliğe kapılıyorum( Allah beni affetmeyecek veya cehennemden ebedi çıkmayacağım) ümitsizliğine değil sadece keşke geçmişte bu hataları yapmasaydım Allah ı Hakkı ile tanısaydım peygamber efendimiz,sahabiler ve temiz müslümanlara benzer bir yaşam yaşasaydım bunlar başıma gelmezdi diyorum ayrıca biliyorsunuz ki diyarbakır da bir hafız intihar etti Allah kendisini affetsin ve hafız olmasına rağmen Kuran’da hangi sure idi tam hatırlamıyorum ama kendinizi öldürmeyin diyor ama bir hafız söylenene göre söyleyeyim (umarım gıybet değildir! Hocam gıybet ise beni uyarın lütfen!)bir adam yüzünden kendini öldürüyor ve 3 kez deniyor 3 kez! Allah onu kurtarıyor ama o ısrar ediyor belkide Allah’ın affı olmaz ise cehenneme gidecek bu olay beni çok korkuttu ve üzdü ölümü zaten hep hatırlıyorum ama bu beni çok etkiledi ve ya imansız ölürsem bunca şey yaptım ve hak ediyorum diye düşündüm ama bunu istemiyorum hemde hiç bu korkuyu ve vesveseleri önlemek ve Allah’ın rızasını kazanmak için neler yapılmalıyım? Her gin iman yeniliyor ve tovbe ediyorum ne kadar temiz Allah bilir ama ümidimi yeşerten bir sözü paylaşmak isterim ” Sen Allah’tan af dilemekten sıkılmaz (utanmaz veya bıkmazsın) da Allah seni affetmekten bıkar mı?”inşallah ettiğim tövbeler ve iman tekrarları ve amellerim boşa gitmez iman ile ölür ve Allah’ın affına layık olurum cevabınızı bekliyorum

    1. Amma da kısa yazmışsın soruyu. Ya uzun yazsaydın acaba kaç sayfa tutardı?!
      Son nefeste imanlı ölmek önce itikadı düzeltmek gerek. Bunun için itikadını ehli sünnet itikadı ile düzelt. ElFazı küfür konularını öğren ve küfür ve şirkten sakın.
      Ümitsizlik şeytandandır. Tövbe ettiysen gereğini yap. Yani günah dönme.
      Allahı hakkıyla tanımak için kendini tanı.
      Hafız olmak imanı kurtarmak için yetmez. İmanı kurtarmak için Yukarıda yazdıklarımı öğren.

    2. Hakkınızı helal edin yazarken aklıma bir kaç soru daha geldi o yüzden bu kadar uzun oldu sabrımız ve cevaplarınız için teşekkürler hakkınızı helal edin aklımdaki tüm soruların cevaplarını buldum teşekkür ederim

    1. Hz. Adem Peygamberimizi bilmeseydi cennetten atılınca “Ya Rabbi beni kulun ve rasülün Muhammed hürmetine affet” der miydi? Hadisi Hz. Ömer rivayet etmiştir.

  27. Hocam ” Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği şeyle yükümlü kılmaz”
    bunu dünyadaki işlerimizde, iş hayatımızda, okul hayatımızda vb. zorlandığımızda hatırlamakta sakınca var mıdır?
    Yani burdan hareketle başımıza bir musibet geldiğinde veya dünya işlerinde zorlandığımızda “Bu musibet bu zorluk Allah ın izni ve yardımıyla benim kaldırabileceğim bir yük çünkü Allah kuluna kaldıramayacağı yükü yüklemez” dersek bu şekilde düşünürsek kafir olur muyuz bu bizi dinden çıkarır mı ?
    Allah sizden razı olsun

    1. Este eûzü billâh. “Lâ yükellifullâhi nefsen illâ vüs’ahâ” Mealen:
      (Allah celle celalühü hiçbir nefse kaldıramayacağı sorumluluğu vermez.)
      Bu sorumluluk nedir? Bu sorumluluklar İlahi emirler ve yasaklardır… Allahu teala hiç bir kulun yapamayacağı farzı ve sakınamayacağı şeyi haram kılmamıştır. Bunu bu anlamda anlamalıyız.
      Allahu teala aynı surenin sonundaki ayetin ibaresinde ise, (Rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâlâ tâkatelenâ bih.) Mealen: “(De ki) Rabbimiz takat getiremeyeceğimiz şeylerle bizi imtihan etme” diye dua etmemizi beyan etmektedir.
      Çünkü kulun dayanma gücü sınırlıdır. Ağır imtihanlardan Allah’a sığınmalıyız.

  28. hocam biliyorum ki bu soruma açık alanda cevap vermek kolay değil. ..m veya ..p’ye oy vermek, xxxfa xxmalı sevmek küfür mü? ben böyle insanlardan değilim ama çevremde böyle insanlar var, bu insanlara kafir demem mi gerekiyor?

    1. Söz konusu her iki siyasi görüş küfrü desteklemektedir. Söz konusu şahıs da İslam düşmanıdır. Bile bile bunları sevmek ve desteklemek küfürdür.

    2. bile bile D..’i, ..P’yi ve xxxx xxmali sevmenin ve desteklemenin küfür olduğunu söylediniz. çevremizde bu iki siyasi yapıyı ve kemali seven ve destekleyen her insana kafir mi demem gerekiyor? çünkü hocalar mesela bi şeyin küfür olduğunu söylüyorlar ama o şeyi yapan insana hemen kafir demekten de kaçınıyorlar. ben de çevremdeki bu insanların hepsini kafir kabul edip, selamlarını almamam mı gerekiyor? maalesef çevrede böyle çok insan var.

    3. Bahsettiğiniz kimseler İslama savaş açmış kimselerdir. Böylesi kimselere kafir diyemeyen alimler alim değil şeytandır.
      Bunlara “sen kafirsin denilmez ama bir kafire olan mesafeyi bunlara da koymak gerekir. Yoksa Allahu tealanın buyurduğu gibi onlara sevgi saygı besleyelen de onlardan olur.
      Manası açık bir ayeti veya meşhur bir farzı veya haramı kabul etmeyen şeran kafirdir. Bunlara kafir diyemeyen hoca müsvetteleri de münafıktır.

    4. tam anlayamadım.
      “böylesi kimselere kafir diyemeyen alimler alim değil şeytandır dediniz”
      yani bu iki parti ve malum o adama kafir diyemeyen alim değil şeytandır, bunu anladım.
      ama bu iki parti ve malum o adamı sevip destekleyen insanlardan her birinin kafir olduğuna hükmetmeyen de mi şeytan? bu kısmı anlayamadım, eğer cevabın evetse işimiz zor. zor olsa da mecbur yapacağız.
      bu iki parti ve malum o adamı sevip destekleyen o kadar çok adam var ki cuma namazını kılıyor, selamın aleyküm diyor, eğer kadınsa başı kapalı da olabiliyor. böyle garip insanlar var.

    5. Allahu Teala buyurdu ki (mealen):
      – “Hakikati inkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar da cehennem halkıdır ve sonsuza dek orada kalacaklardır.” (Maide/120)
      – “Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyenler, “Bir kısmına inanırız ama bir kısmına inanmayız” diyenler ve bunlar arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu, işte gerçek kâfirler bunlardır ve biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.” (Nisa/﴾150-151﴿

      Elfazı küfür, iman ve ameli yok eden, kişiyi İslam’dan çıkaran inkar veya şirk içeren sözler veya davranışlardır. Kısacası Elfazı küfür imanı bozan küfür sözlerdir.

      ÖN SÖZ:
      Küfür ve şirk, imanı ve ameli yok eden tevhitten çıkaran bir inancın tezahürü olan sözler veya davranışlardır.
      Altmış yetmiş yıllık fani bir hayat için binlerce TL harcayıp on beş yirmi yıl dünyevi tahsil yapan insana, ne yazık ki sonsuz geleceğini kurtarmak için bir kaç sayfalık bilgiyi okuyup öğrenmek dağlar kadar ağır gelmektedir.
      Cennet o kadar ucuz olsaydı, her namert ona talip olurdu.

      Allahu Teala buyurdu ki (mealen):
      “Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve âhiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Rasulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini İslamı din edinmeyenlerle, ezilip büzülüp kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.” (Tevbe, 9/29)
      Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki (mealen):
      –“Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır, biri müstesna geri kalanları cehennemlik olacaklardır.”
      Bunu duyan Eshab-ı Kiram (Allah Onlardan Razı olsun) sorarlar:
      –“Ey Allah’ın Rasulü bunlardan, kurtulacak olanlar hangisidir?”
      Peygamberimiz (s.a.v.):
      –“Benim ve eshabımın yolunda gidenlerdir.” diye cevap verirler.
      (Kaynak: Hadis-i İbn-i Mace, Tirmizi , Ebu Davud)
      – “İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, dininin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı/dirençli davranıp Müslümanca yaşayan kimse, avucunda ateş tutan kimse gibi olacaktır.” (Tirmizî, Fiten,73; Ebu Davud, Melahim,17).

  29. En son olarak size bir soru sormuştum ama, Haber verdiniz bizlere evet geç cevaplamak zorunda kaldığınızı ama acaba soru mu ulaşmadı herhangi bir şekilde diye meraklandım.

    1. Hocam zeten sorunda bu maalesef sorduğum soruyu unuttum.. Ama gönderildi diye yazdı sitede gönderildi diye aslında. Ne olmuştur sizce?

    2. Bilgisayar sistemi otomatik olarak bazı yazıları istenmeyen bölüme atıyor bazılarını da çöpe atıyor. Onları da bazen kontrol etmeden siliyoruz. Muhtemel ki yazınız o şekilde silinmiş olabilir.

    1. Forex, uluslararası spot döviz piyasası işlemleri olarak da ifade ediliyor. Bu konu ile iştiğal edenlerin açıklamalarına göre:

      “Forex piyasasında yatırım yapacağınız teminatın 200 katına kadar pozisyon alabilme, işlem yapabilme limitiniz vardır. Yani yatırmış olduğunuz 1$ için size 200$lık işlem yapma imkanı verilir. Dolayısıyla yatırımcıların yaptıkları fiziki işlemlere göre kullanılan kaldıraç oranında kar etme imkanı vardır.”

      “Riskiniz ise yatırmış olduğunuz teminatla sınırlıdır. Yatırımcılar diğer yatırım araçlarında ellerinde olmayan bir malı satamaz. Bir satış işlemi oluşabilmesi için daha öncesinden mutlaka bir alış işleminin olmuş olması gerekir. Ancak forex piyasasında bir paritede alış yapmadan, eğer o paritenin düşeceğini düşünüyorsanız, direkt satış yapabilirsiniz. Dolayısı ile düşen piyasa koşullarında da kazançlar elde edebilirsiniz.”

      Forexin anlatılan bu şekli göz önüne alındığında, bu işlemi (bu şekilde döviz alım satımını) müşterileri adına yapan kuruluşlar ve şahıslar -açıkça bir vekalet akdi bulunmasa bile- işlemi, müşterinin vekili olarak yapmış oluyorlar. Bu arada müşterinin kendilerine verdiği/yatırdığı paranın iki yüz katına kadarını da onlara ödünç veriyor ve bu para ile de döviz alıp satıyorlar.

      – Peki bu kadar parayı niçin ödünç veriyorlar? Müşteriye iyilik olsun (karz-ı hasen) diye mi, yoksa kendileri için garanti olan kazancı sağlamak ve büyütmek için mi?

      Elbette ikincisi. Çünkü müşterinin yatırdığı teminat var, zarar olursa bu teminattan zarar karşılanacak. Kâr olursa müşterinin hesabına yazılacak, ama işlem yapan da komisyon alarak kazanç sağlayacak. Yani burada bir “menfaat sağlayan ödünç verme” durumu var ki, fıkıhta bu caiz görülmüyor.

      Vekil adına yapılan işlem zarar ettiğinde, bütün zararı onun üstlenmesi gerekirken “yalnızca teminatı ile sınırlı” olması da fıkıh ölçülerine sığmıyor.

      Elde olmayan, satın alınmamış paranın satılması (madûmun satımı) fiilen teslim veya teslim şartı bulunmadığı için yine fıkıhta caiz görülmüyor.

      “Bu işlemin topluma, ülke eknomisine faydası var mı?” sorusuna verilecek cevap “Hayır!..”dır.

      Normal, fıkıhtaki sarf kurallarına uygun döviz alım satımı meşrudur. Elbette insanlar muhtaç olduklarında yabancı paraları alırlar ve satarlar. Bunun da en önemli şartı alım satımın peşin olmasıdır.

      Sorularla İslamiyet’ten alıntıdır.

    2. Hocam bu kaldiracli islemler hususunda doğrudan haram demek doğru olurmu genel olarak caiz değildir ifadesi kullanılıyor bu haram olduğu anlamınamı gelir yoksa şüphelide olabilceğinimi aciklarsaniz sevinirim kurban bayramimiz simdiden mubarek olsun

    3. Caiz değil demek dinen yapılması doğru olmayan ve harama sebebiyet veren anlamına gelir.

  30. s. aleyküm hocam eşimle ikimiz emekliyiz ben çalışıyorum köyde kaba inşaat evimiz var paramız olursa onu bitirmek istiyoruz başka sıkıntımız yok kurbanı ikimizin kesmesi gerekiyormu saygılar

    1. Aleykümselam.
      Şu durumda kurban kesmeye gücünüz yetmiyorsa imkanlarınız olduğu yıllarda kesersiniz. Ama bu durumda imkanınız varsa her ikinizin de kurban kesmesi vaciptir.

  31. Selamun Aleykum.
    Hadislerde İstanbul ve romanın fethedileceğini resulullah sav bildirmiş.
    Sultsn 2. Mehmed ilk fetihi gerçekleştirdi. Ardından bugunki italyanın güneyi otranto şehrini aldı ve romaya ilerleyecekti o günün şartlarındada gayet olası bir durumdu vatikan ve papalık bundan korkuyordu ama Allah nasip etmedi çünkü Fatih gebze tarafında otağında zehirlendi ve otrantoda bekleyen orduda geri döndü 1 yıl sonra karışıklıklardan dolayı.
    Benim Sorum Allah bu işi nasip etmedi o dönem lakin bugunun dünyasında İtalyayı geçtim herhangi bir köyü bile fetih etmek mümkün değil diplomasiler nüükler füzeler devletler vs.
    Benim sorum şu olacak ;
    Bugun Romada 100 bine yakın müslüman yaşıyor ve bu kişiler orda Allah ve resulu inancıyla namaz kılıyor tekbirlerini şehadetlerini namazlarını yerlerine getiriyor.
    Resulullahın hadislerde istanbul fethi savaşla olacğaına işaret var çünkü ordudan bahsediyor ama roma kısmında bu yok ozaman fetihten kasıt islamın yücelip romaya kadar uzanacağı ve orda Allah ve resulunu anan onbinlerce müslüman olacağı bir manevi/mecaz fetihi kastetmiş olabilirmi ? Sizde takdir ederseninizki bildiğim şekilde fetih mümkün değil artık

    1. Aleykümselam.
      Hz. Mehdi’nin zamanında genel fetih öğrendiğimiz bilgiler ışığında savaşlı da olacak ama bir çoğu da bilimsel olacak yani insanlar iman edip fetihler kansız savaşsız olacak inşallah.

  32. Hocam selamün aleyküm çok samimi bir arkadaşım ile yaşadığımız bir olay neticesinde bir süre küs kaldık sonra geri barıştık ancak eski samimiyetimiz yok. Bunun için dinimiz nasıl bir yol izlemeyi tavsiye ediyor eski samimiyetimizi geri kazandıracak ne yapabilirim bunun için bir dua varmıdır ? Allah’a emanet olun şimdiden teşekkür ederim

    1. Aleykümselam.
      Arkadaşlıklar Allah için ise Allah aranızdaki engelleri kaldırır eski samimiyetten daha fazlası verilir. Değil ise hakkımda hayırlısı böyledir de fazla üzerine düşme.

  33. Selamün aleyküm hocam
    Allahın isim ve sıfatlarının zatı ilahinin nurlarını görmek en büyük arzum çünkü bu yolla ihlasa ulaşabilirim.
    Maddenin katılığından kurtulmak istiyorum. Ahiret hayatını özlüyorum. Ama amellerime gereken önemi veremiyorum

    Şu sıralar beni acayip bir depresyon kapladı beni asla biri sevmeyecek veya hiçbir zaman o nurları göremeyeceksin gibi düşünceler beni her gün yiyip bitiriyor.
    İçten içe tükeniyorum

    1. Aleykümselam.
      Allahın esma ve sıfatları ve Zatı İlahinin nurlarını görmek için değil İlahi rızayı kazanmak için ibadet etmelisin. İlahi rızayı kazanan diğerlerine de erişir biiznillah. Ama bunu yaparken asla içinde İlahi rızayı kazanmaktan başka bir istek olmamalı. Olursa Allah aklından geçen her şeyi bilir Ondan gizli hiçbir şey olamaz.
      Allahı yani Onun rızasını isteyen samimi ise amellerini gözden geçirir ve yanlışlarını düzeltir.
      Kendini sevdirmek bir perdedir. Kendin kalmayıncaya dek Allaha kulluk et. Çünkü Allah ile kulu arasında en kalın perde kişinin kendisidir.

Bir yanıt yazın