Dinde Reformculuk Küfürdür

Yazan: Bekir Abdullah 06.02.2018
Hatasızlık Allahu Tealaya mahsustur. Peygamberler bile zelle babından küçük hatalar yapmışken müçtehidlere hiç hatasız demek büyük yanlış olur. Bizim de söz konusu yazımızda öyle bir iddiamız olmadı. Lakin müçtehidler fıkıh konusunun uzmanı oldukları için onların hatalı içtihatlarına bir misli sevap, isabetli içtihatlarına ise on misli sevap verileceği hadis şerifler de bildirilmiştir. Bizim müçtehitler hakkındaki görüşümüz budur.
Bazı ehli bidatın iddia ettiği gibi hadisler peygamberimizden 300 yıl sonra değil Peygamberimizin zamanında (Ahmet bin Hanbel’in Müsnedi gibi) yazılmaya, bir kısmı da (İmamı Azam gibi) tabiin devrinde yazılmaya başlanmıştır. Bu konuda arşatırma yapabilirsiniz.
Emevi ve Abbasi dönemindeki tarihi olayların ne hadisi şeriflerle ne de müçtehidlerin içtihatları ile hiç alakası yoktur. Onlar tamamen devletin idaresi üzerine mücadele yapmışlardır. Hatta Emevilerin son zamanında Abbasilerin bidayetinde İmamı azama zorla şehül islamlık görevi verilmek istenmiştir. O da kabul etmeyince koca İmamı zindanda döverek öldürmüşlerdir. Onlar siyaseti dine bulaştırsalardı her ikisi de İmamı Azama görev vermek isterler miydi?!
Ama şimdi diyanet görevlilerinin bir çoğu devlet adamlarının yalakası durumundadır maalesef.
Ehli Beytin yolundan söz ediyorsunuz. Lakin bilmeniz gerekir ki İmamı Azam 12 İmamın büyüklerinden İmam Cafer-i Sadık hazretlerinin hem üvey oğludur hem de onun talebesidir. O halde İmamı Azamın yolu ehli beytin yoludur.
SORU:Eğitim sistemimiz ve geleneğimiz tarih boyunca bilgiye değer veren ve elinde tutan yahudilerin sızmalarına engel olamamış kriptolar ustaca hadiscilerimizin, fıkıhçılarımızın, kelamcılarımızın, tasavvuf Ehl-i şeyhlerimizin yetişmelerinde, yetiştirilmelerinde katkıları artarak devam etmektedir.” 
CEVAP: Bu iddialara katılmak asla mümkün değildir.
Bu iddialar aynı ehli dalaletin, ehli bid’atin iddiasıdır. Bu iddialar tasdik edilirse neûzü billah Kuran ve ve Hadisi şerifler hakkında şüphe oluşur ki, bu da açık bir küfürdür.
İslam alimleri çok büyük bir titizlikle hadisleri kaydetmişler asla sızmalara mahal vermemişlerdir. Bu konu da Kütübü Sittenin(altı sahih hadis kitabının) baş kısmının okunulmasını tavsiye ederiz.
Şeyhler konusunda yapılan eleştirilerin doğruları vardır haksızları da vardır. Onları şeriat ölçüsü ile doğruyu eğriden ayırmak her zaman mümkündür.
Kuran ve Sünnete uymayan her tarikat ve tarikat şeyhi sapıktır.
SORU:
“21.yy. Bilgi çağı olup insan ihtiyaçları maddi/manevi değişmiş ve çoğalmıştır. İlim ve Bilim dallara ayrılarak her dalda uzmanlar yetişmekte. Yani o dönemde Alimlerimiz işini yapmış. Ama bu dönemde çoğu alanlarda ihtiyaca cevap verememektedir. Örnek liberalizm, kapitalizm, kominizm vb iktisadi sistemlerini geliştirdiler. Oysa biz Islam ekonomisini geliştirmek şöyle dursun ismi yok. Örnrkler çoğaltılabilir. Yani dalında uzman kelamcılarımızın, fıkıhçılarımızın, şeyhlerimizin,hadiscilerimizin, psikoloji, sosyoloji, tarih, Islam tarihi, tıp, iktisat mühendislik. Vb. Tüm dallardan dünya genelinde komisyonlar kurarak yada başka şekillerde de olabilir. Yorumlanması ayetler ışığında hadislerin sahihleri sahtelerinden ayrıştırılmalıdır. Islama uygun her konuda çözüm ütetilebilmesinin önü açılmalıdır.”

CEVAP:
*Bu konuda da yapılan eleşetiri ve değerlendirmeler büyük haksızlık ve yanılgıdır.. Aynı dinde reformcu sapkınların sözleri gibi bu sözler..
Değil 21. yüzyıl, 521. yüzyıl dahi olsa insanların dini ihtiyaçları değişmez.
Yani hangi devirde zina hoş olabilir?
Hırsızlık hangi devirde normalleşir? Adam öldürmek hangi devirde mübah sayılabilir? Kumar, çıplaklık hangi yüzyılda çağdaşlık sayılabilir?
Sizin ilim bilim dediğiniz fen ilimlerinin önünü İslam açmıştır ve asla onun ilerlemesine engel olmamıştır hatta bazı ayetler ona öncülük etmektedir.
*Sizin söz ettiğiniz “izmler” İslamın inkar edildiği yerlerde yahudilerin ihdas ettiği insanları köleleştirme sistemi içinde doğmuştur. “İzimlerin” hangisi insanları felaha erdirdiği görülmüştür.? Onların gleiştirdiğini iddia ettiğiniz ekonomi sistemi faize dayanır. Faiz ise ekonominin kanseridir. Faiz eşittir enflasyon demektir. Enflasyon eşittir emekçinin cebinden çalınan emeğin kapitalistlerin cebine girmesi demektir. Bu mu “İZMLERİN” geliştirdiği övünerek savunduğun iktisadi sistem?
*Ayetler her zaman yoruma açıktır. Kimse engel değildir. Türedi sapkın profesör bozuntuları ayetlere istedikleri anlamı yükleyip insanları şaşkına çeviriyorlar. Bunlar mı yeni düzeni kuracaklar? Bunlar iblis’e ve kapitalist Avrupa’ya tapan şeytanın uşaklarıdır.
Ayet ve hadisler ehlince açıklandığında kimse karşı değildir. Ehlince açıklayacak kimseler ancak müçtehitlerdir.
Bu zamanda İmamı Muhammed, İmamı Yusuf gibi alimler yetişti de Kur’an ve hadisi şerifleri şerh ettiler de biz mi karşı geldik?
Ama birileri kalkıp da “İslam zamana göre yorumlanmalı” diyerek dinde reform yapmak istiyorsa onun küfrüne asla sessiz kalacak değiliz.
Kur’an ve Hadisi şerifleri Peygamberimiz, Eshab-ı Kiram ve Ehli Sünnet Ulemasının anladığının zıddına açıklamaya çalışarak dinde reformculuk yapanların yaptığı çirkin iş Allah katında değer bulmayacak Kıyamet günü onun yüzüne çarpılacaktır.
Yazan: Abdullah Bekir ….06.02.2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir cevap yazın