MANEVİ ZEVK NEDİR?

      ZEVK-İ MÂNEVÎ:ALİ PAŞA CAMİİ
       Tasavvuf; bazı tasavvuf münkirlerinin tarif ettiği gibi, hayaller alemi değildir. “Eşek rüyasında hiç Hindistanı görebilir mi?” “Hindistanı rüyada görebilmek için fil olmak gerekir. Zira Hindistan, filin anavatanıdır” diyor Hz. Mevlana. Tasavvufta keşif ve keramette bulunur ama tasavvufun amacı bu değildir. Tasavvufun amacı ihlası elde edip Allahu telanın rızasına ermektir. Haller ve keşifler amaç değil, araçtır. Bidayette bazı tasavvufi halleri yaşamadan kişi ihlası nasıl yakalayabilir bu mümkün mü? 
      Keşif; Hak teala başkalarına rüyasında gösterdiği şeyleri, veli kuluna uyanıkken bir dalgınlık esnasında gösterir. Bunlar ya olduğu gibi gerçekleşir veya rüya gibi tabir edilir. Görülen eşyalarda nur tecellileri bulunur ki, bu nurların kişiye verdiği zevk ve tat, daha önce bir benzerinin tadılmadığı türden olan bir tattır. Şekeri, balı yersin onun  zevki bir kaç saniye sonra geçer, ama bu ilahi nurun tadı sufide, günlerce, hatta bir ömür boyu kalabilir. Tadın fazlalığı halinde sekr denilen ilahi sarhoşluk hasıl olmaktadır. Bu sadece tat değil kokuda olabilir. Ama bu güzel koku dünya kokularının cinsinden değildir. Allahın Rasulü(s.a.v.) : “Eğer ki, Adem oğlu alemi melekuttaki tatları tatmış olsaydı dünyadan(kalbi) meşguliyetini keserdi.” diye buyurarak bu ilahi nurların zevkinden haber vermektedir. Bunu tadanlar, bunun şahitleridir. 
     Şunu da belirtelim ki; Allahu tealanın muhabbetine ermenin tadı yanında bu tadlar, tat bile değildir. Hepimize hidayte ve yardım  ve başarı Allahu tealadandır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir Cevap Yazın