İslam dergisi web sitesi soru cevap sayfasında fıkıh, itikat, tasavvuf, tefsir, sünnet gibi çeşitli İslami konularda sorularınızı iletebilirsiniz. Dini konulardaki sorular uygun görüldüğü takdirde bu sayfada yayınlanmakta ve cevaplandırılmaktadır.
Aşağıdaki formu kullanarak İslami konularda (fıkıh, itikat, sünnet, tefsir, tasavvuf, ilmihal gibi) sorularınızı gönderebilirsiniz.

Hadım yasası mantıklı demek kişiyi kafir eder mi?
İslam da hadım yasası yoktur. İslam da tecavüzcü devlet eli ile recm edilir. Yani taşlanarak öldürülür. Hadım yasası şeriate göre mantıklı denilirse küfürdür. Ama şu anki cezai yaptırımlara göre daha caydırıcı anlamında söylenirse küfür olmaz.
Selamunaleyküm hocam türk toplumu neden kadını ilah edindi neden kadın kız ilgisi manyaklığı yüzünden kadınlar öldürüldü sonra suçu geçmişten beri tarikatlara cemaatlara alimlere islama yıktılar halbuki islam asıl bu gibi suçları önleyen en büyük din kadınlara diyorki erkeklerle gezemezsiniz helal yol olmadan ama yine islam suçlu bugün kadınlar türkiyede ayaklanmış haberlerde kadınlar şöyle böyle diyorlar hocam aileler hiç bir kızına diyemiyormu erkekle gezmek kötü günah hele birey ol öyle erkekle helal yönden ol diyemiyormu cidden yere girsek yeridir.
Aleykümselam.
Bu memlekette 100 yıldır hem içerde hem dışarda, gerek TV ve gazeteler ve gerekse milli eğitim, sosyal medya ile neslimizi hak yoldan çıkarılmaya çalışılmaktadır. Aileler de maalesef ki din düşmanlarının ektiği zehre karşı çocuklarına lakayıt kalmaktadır. Sonuç budur işte.
Selamunaleyküm kıymetli hocam cessasenin saklandığı ada varmı ve artı cessase hangi adada dünya üzerinde şuan?
Aleykümselam.
Şam’dan bir heyetle Medine’ye gelip Müslüman olan Temîm ed-Dârî, yolculuk sırasında arkadaşlarıyla birlikte uğradıkları ıssız bir adada, adının “cessâse” olduğunu söyleyen bir hayvanın delâletiyle deccâl ile görüştüklerini, elleri ve ayakları zincirle bağlı bulunan deccâlin zamanı gelince ortaya çıkacağını kendilerine söylediğini Hz. Peygamber (asm)’e anlatmış, o da deccâl hakkında duyduklarının daha önce ashaba söyledikleriyle benzerlik göstermiş olmasından dolayı memnuniyetini ifade etmiştir. (Müslim, Fiten, 119-121; Ebû Dâvûd, Melâhim, 15)
Onun ne zaman ve nerede zuhur edeceğini ancak Allah bilir. Sen bunlara takılma Kuran ve Sünnet bilgilerini bir islam İlmihali okuyarak öğren ve buna göre amel et. Kurtuluş ancak böyle olur.
Şeyh Muhammed el heyderi de şeyh Ahmed ğeznevi den hicazet alıp nakşibendi tarikatına girmiştir o yazmıyor şuanda da
Şeyh Muhammed Emin el heyderi(k.s)nin oğlu
Şeyh Ahmed el heyderi(k.s) hicazetini devam ettiiyor şeyh Ahmed ğeznevi nin koluna yazılması lazım
Bunu nasıl isbat edeceksin?
hocam borçlu olanın ödeme imkanı yoksa işide yoksa meslek sahibi olup hem borcunu ödemek hem nafakasını kazanmak için üniversite okuması caiz mi yoksa iş bulup borçlarınımı ödemeli?
Her ikisi de caizdir. Eğer okuyup ileri de daha iyi bir geleceğe sahip olma durumu olabilecekse okuması daha evladır.
Selamun aleyküm hocam. İki sorum var müsadenizle.
1.Veledi kalp denilen hal Nakşibendiler için nefyu ispat zikriyle mi başlar yoksa letaif dersinde de olabilir mi
2. Hatme,rabıta gibi işlerde feyiz geldiği nasıl anlaşılır. Allah Teala razı olsun
Aleykümselam.
SORU:
1. Veledi kalp denilen hal Nakşibendiler için nefyu ispat zikriyle mi başlar yoksa letaif dersinde de olabilir mi
2. Hatme, rabıta gibi işlerde feyiz geldiği nasıl anlaşılır.
CEVAP:
1) Veledi Kalp nefyi isbat ile silinir ve onun ötesine geçilir ta ki fena fillaha dek. Ondan sonra İlahi cezbe ile salik (ruh olarak) bilinmeyen ötelere uçurulur.
2) Hatme ve rabıta gibi ahvalde feyz, bidayette kalpte batmalar, kalpte genişlemeler daha sonra halavet(tatlar) ile zuhur eder.
Allah razı olsun.Cevap için teşşekkür ederim hocam. Dün sormayı unuttum. ders rabıtası dışındaki günlük rabıta çeşitlerinden hangisi daha faydalıdır. son sorum Telebbüsü rabıta nasıl yapılır?
Rica ederiz. Allah sizden de razı olsun.
Rabıta için şu linkimizin içeriğini okuyunuz.
https://islamdergisi.com/genel/rabita-ile-ilgili-aldigim-bazi-sorular-ve-onlara-verdigim-yanitlar-sunlardir/
Hocam hayırlı günler. Ritüel diye birşey var sevdiğimiz insanı enerji yollayarak bize getiriyormuşuz. Kesinlikle büyü ve muska olmadığını söylüyorlar. Sevdiğim insan durup dururken konuşmayı kesti. Bende bunu yapmak istiyorum. Caiz midir?
Ritüel yabancı bir terimdir. İslam’da ritüel yok Allaha ibadet ve dua vardı. Ritüel, herhangi bir nesneden medet ummak, totem gibi davranışların İslam dininde bir yeri yoktur. İslam dinine göre yalnızca Allah’a iman etmek yalnızca ondan istemek gerekir. Bunun aksine doğaya, hayvanlara ya da herhangi bir eşyaya inanç duyulması ve onlardan bir şeylerin beklenmesi şirktir. Kimse kimseye enerji gönderemez. Enerji Allah’tandır. Bir şeyin olup olmamasını isteyen Allah’a yalvarmalıdır.
Hocam ben dayanamıyorum dünya bana dar geliyor kuranı okudukça bit korku sarıyor içimi geleli ölüm kuranını Arapça okuyup tefsirine bakmak beni çok ürkütüyor ölümün peşimde olması beni sahada ürkütüyor islama giren her insanı gördüğümde onlara seviniyor islama her hakaret edene ve tiksinene üzülüyorum bende onlardan biriydim hatta daha beterdim firavun gibi Allah’a meydan okurum sonsuza kadar süre verdim dinden çıkacak çok söz söyleyip tövbe edip tekrar yaptım sonra şirke düştüm ve son dinden çıkışımda islama sonsuza kadar dönmeyeceğime din oluşturacağıma Allah ile sonsuza kadar savaş açtığıma dair yeminler ve bilmediğim yeminler ettim ve ismi Azam ile kendime beddua ettim inşalla İmansız öleyim diye ve dinde çıktım ama şunu öğrendim ettiğim yeminler kaybolmuyormuş ve ben belki şirk işlemeye bile yemin etmiş olabilirim çok kez allahın çok merhametli olduğu bağışlaycı olduğu bas bas söyleniyor hatta peygamberin hala oğlu ashabtan olup sonra hristiyan ölmüş belki henüz ölmediğim için af şansım var diyorum ama sonra yaptıklarımın haddi hesabı olmadığın ve Allahı gazaplandıracak çok şey yaptığım aklıma geliyor ve içimde işimin bittiğini hissediyorum biliyorum şeytanın vesvesesi olduğunu ama elimde değil hakka suresini okuyunca aynen o sahne ve sözleri kendimin söylediğimi gözümün önüne geldi umutsuzca ağladım keşke toprak olsaydım! Da doğmasaydım dedim çok mahçup oldum Allah’ın gerçek dost olduğu bir ayet gördüm ah dedim Allah bana imanı lütuf etti ama ben çok kez yüz çevirdim hocam bir daha söz verdim Ümit kesmeyeceğime ama büyük bir korku var içimde heleki sekerat anında Azrail’in görüntüsü.ve meleklerin bana lanet ederek canımın alınışını düşünmeden edemiyorum kabrim beni sıkacak firavundan beter oldum hayatın anlamının Allah’ın dostluğunu kazanmak olduğunu öğrenmem 20 yılımı aldı ben nasıl düzelecem bu prangalardan nasıl kurtulurum bilmiyorum mentalim kaldırmıyor biliyorum şeytanın vesvesesi ama yapamıyorum ben nasıl normal bir müslüman olacağım hocam ! Allah’a beni yok etmesini istiyorum ortadan kaybolmak istiyorum şuan toprak olmak istiyorum ama olmuyor! Büyük bir ızdırap içindeyim ama üzülemiyorum da arafta kaldım biliyorum sizin bana bir etkiniz olmayacak ( yanlış anlaşılmasın cennete giremem anlamında sizlere çok teşekkür ederim Allah razı olsun)ama bilmiyorum Allah ile dertleşmeye yüzüm kalmadı ölmekten beter oldum intihar da edemiyorum kafir ölürüm sidiye ama ölürsem nasıl olsa şeytana kanarım diyip kafir ölürüm korkusu sarıyor içimi çünkü şu hayattayken şeytana uyan yenilen ben son nefeste daldan yaprak koparmak kadar kolay şekilde şeytan olmayan imanımı çalacak Allah’a her şeyi ile iman ettim amentu yu okudum tövbeler ettim ama boşa gidiyor gibi hissediyorum ismi Azam ile kendime beddua ettim Allah’a meydan okudum dinim çok kez terk ettim biliyorum hak ediyorum ama aklım başıma geldi! Ama acaba çok mu geç! Aşağlık bir kafir olarak öleceğim ve sonsuz bir azap göreceğim aklıma geldikçe daralıyorum ve inançsız veya ateist insanların cehennem ile dalga geçtiklerini gördükçe kendime üzülüyorum ah diyorum keşke ehli sünnet hocalar ile önceden tanışsaydım ! Bu ızdırap ölünce ebediyen devam edecek hocam ben pişman mıyım değil miyim bilmiyorum ama Allah’a kafa tutamayacağım ve cehenneme girip ebedi azap görmek istemediğime eminim bir çok umut veren ve dehşete düşüren ayet okudum bu kitap müminleri üzmek için indirilmedi yazıyor ama ben bir fasığım hatta kafir bile olabilir ve öleceğmi bile düşünüyorum kalbim dayanmıyor hocam! Benim imtihanım şimdiden bitti mi? Hayatım böyle pişmanlık ile mi geçecek her şeyin farkına yeni vardım! Hak dinin İslam olduğunu kendimi tanıdığımdan daha iyi biliyorum ama yaptıklarım bu dinin beni istemediğin düşündürüyor acaba Allahtan çokça Ümit kesen benden bu kez Allah mı Ümit kesti yarın bir ameliyata gireceğim ve ölürüm diye çok korkuyorum çünkü Allah’ın yasakladığı Her şeyi yaptım Allah’a dönmek istiyorum imanımı istiyorum hayatım zehir oldu ebediyen kaybettim ben kafir olarak ölmek istemiyorum! Umutsuzca yazıyor ve tövbe ediyorum ama ne yapacağım bilmiyorum turan düşün gibi Aziz nesin gibi yakında İlyas salman vs gibi allahsız ve şirk üzere ölmek istemiyorum! Ne yapmalıyım bilmiyorum rahatsız ediyorum hakkınızı helal edin bir daha yazmayacağım sanırım hakkınızı helal edin hocam
Sen gerçekten düzelmek istiyorsan göz yaşı ile pişman ol ve Allaha yalvararak tövbe et. Namaza başla. Namazsız müslümanlık rüzgarlı yerde mum yakmak gibidir. Şeytan ve kötü çevren senin zayıf imanını hemen söndürür. Namaz kıl. Namaz kıl. Cami de kıl. Oruç tut. Cünüp gezme.
Allah’ı iyi tanı. Allah bütün kusurlardan temizdir. Allah en yücedir. Onun ol emri ile alem yaratıldı. Yok ol emri ile de her şey yok olur. Ancak beyinsizler Allaha savaş açarlar. Allah kendine savaş açanları dilese anında yok eder veya cehenneme atar azab eder. Ama Allah her kuluna bir süre vermiştir. O süre bitince geriye dönüş yoktur. Akıllı ol. Akıllı ol. Akıllı ol.
Yapacağın ibadetlerin ve imanın Allah a hiç bir faydası olmaz ne yaparsan zararı da faydası da sanadır.
Senin işlediğin ve hatta tüm insanların işlediği günahlar Allahın affı karşısında sonsuzun yanında bir nokta gibi bile değildir.
hocam tasavvufta zulmani perdeler anladığım kadarıyla riyazat(haram istekleri yapmamak) ve mücahede(farzları yapmak) ile aşılıyor, nurani perdeler nasıl aşılıyor hocam? birde nurani perdeye örnek verebilirmisiniz
Nurani perdeler nefy-ü isbat zikiri ile aşılıyor. Ama ruyet bu alemde yoktur. Yani Cemalullahı görmek cennettedir. Velinin en son ereceği Zatı İlahinin nurlarıdır.
Allah’ın peygamber efendimize kıyamet alametlerinde yemenden esen rüzgarla birlikte tüm müslümanların canının alınacağı güne kadar mühlet verme yaşatma yada dosta kavuşma ( Allah’a kavuşma ve vefat etmesi) gibi. Bir şans sunduğu fakat peygamberimiz en güzel dosta kavuşmak için Allahtan canını almasını istediği ve bu teklifi geri çevirdiği doğru mudur? Böyle bir olay peygamberin vefatından önce yaşanmış mıdır?bu olay gerçek mi?
Evet o haber gerçektir. Peygamberimiz vefatına yakın bir zamanda Cebrail geliyor yanına ona Allahın kıyamete kadar ömür vereceğini ama bir güm kıyametin kopacağını bildirince O, En yüce dosta yani Allah dönmek anlamında ölümü istiyor.
Hocam zikir 5000 den sonra yükseliyomu değişiyomu sayılar ve değişiyosa hangi sürede değişiyo
Zikrin artırılması ahvallere göredir keyfi değildir.
Hocam peki nerden alcaz dersimizi kime ulaşabiliriz kaç sürede değişecek bilgi almak istiyorum
Bir mürşide balı mısınız? Bağlı iseniz ondan veya onun vekillerinden vird alacaksınız. Eğer kimseye bağlı değilseniz kendi kendinize zikir sayfamıza bakınız .
Hocam aynı anda nakşibendinin iki farklı kolundaki şeyhimden feyiz alınır mı? Kendi şeyhim varken rüyamda mahmud efendiyi görmüş ve sonra da onların kurslarına başlamak nasip olmuştu aklımda yokken. Şimdi gönlüm mahmud efendiye de akıyor kendi şeyhimi de çok seviyorum ne yapmak gerekir
Aynı anda iki mürşitten feyz almak mümkün değildir. Kendi şeyhin ehli sünnet yolunda ise sıkıntı yok yolan devam et. Değilse Mahmud efendinin halifelerinden birine bağlan.
Selamunaleyküm hocam asrın tok ve avaneleri gerçekten gerçek müslüman ve şeriatçımı ve gerçekten islamı ve şeriatı gerçek anlamda yaşayan gençlermi?
Aleykümselam. Bu zamanda çakma şeriatçiler çoğaldı. Bilhassa sosyal medyada böylesi kimseler çoktur.. Gerçek bir şeriatçi önce nefsinde sonra ailesinde şeriati yaşamalıdır. Kuru laf ile şeriatçi olunmaz.
Esselâmü Aleyküm hocam. Hocam kafirleri yenmek alt etmek için bir süreliğine onlar gibi olup gözükmek diye bir Ayet var mıdır? Allah herşeyi hakkıyla bilendir. Bu günümüzde laik kemalistler için de böyle ele alınabilir. Mesela Reis vakti geldiğinde savunuculuğunu yapıyor Anıtkabire gidiyor vs. Bir nevi üstünlüğe el geçirmek amaçlı ve ve niyetli yani karşı takiyye gibi.
Aleykümselam.
SORU:
Hocam kafirleri yenmek alt etmek için bir süreliğine onlar gibi olup gözükmek diye bir Ayet var mıdır? Allah herşeyi hakkıyla bilendir. Bu günümüzde laik kemalistler için de böyle ele alınabilir. Mesela Reis vakti geldiğinde savunuculuğunu yapıyor Anıtkabire gidiyor vs. Bir nevi üstünlüğe el geçirmek amaçlı ve ve niyetli yani karşı takiyye gibi.
CEVAP:
Sıcak savaşta düşmana sızmak ve bilgi almak için ruhsat var. Ama savaş dışında kafirler gibi yaşamaya asla ruhsat yoktur. Bir memlekette kafirlerin hükümleri yürürlükte ise orada yaşayan müslümanlar şayet büyük zarar ve hatta hapis ve katliam gibi şeylere maruz kalma durumu ihtimali varsa her sözü ve eylemi her yerde söylememek ve yapmamak gerekir. Sözünü ettiğiniz durumlarda kişinin konumu çok önemli ise takiye yapmak caizdir. Ama bu herkes için değil.
Böyle durumlarda İslamı en doğru açıklayan ehli sünnet bilgilerini öğrenmek ve öğretmek en büyük cihattır.
Selamunaleyküm hocam fakirizim düzenbazlıkmı kerametmi?
Aleykümselam Serdal. “izm”ler Avrudan ithal edilen kavramlardır malum.
Elbette ki o da kapitalizmin bir oyunudur.
Allahu teala yeryüzünde bir denge yaratmıştır. Etçil hayvanlar olmasaydı otçul hayvanlar aşırı bir çoğalma halinde olurdu. Yeryüzündeki otlaklar yetmeyince açlıktan telef olurlardı. Etçiller bir şekilde denge sağlamaktadır. Diğerlerinde de durum buna benzerdir. İslam da zekatı getirmiştir ki yoksul ile zengin arasında uçurum olmasın diye. Ama kapitalizm düzeni bu dengeyi ortadan kaldırmaya çalışmıştır maalesef.
hocam youtubeda videoları olan şeyh ahmed yasin bursevi ehli sünnet mi bilginiz var mı?
Sözde şeyh Ahmet Yasin Adnan Oktar’ın izlenmesini tavsiye ediyor. Bu çakma şeyh Ahmed Yasin isimli kimseden uzak durmak gerekir..
Selamün aleyküm hocam nasılsınız? İyisiniz insAllah. Hayırlı cumalar..
Hocam ben istihare yaptım rüyamin hayirmi sermi oldugunu bilemedim size danisayim istedim.
Ben 30 yasindayim ve daha evlenmedim.oncelikle atanmak istiyorum cunku. Bende istihare yaptım ve ruyamda ölmüs anneannemi gördüm. (15 yil once vefat etti )Ona nine benim isim olacak mı diye sordum o da evet olacak diye cevap verdi. Sonra peki evlilik var mi diye sordum ” o da var ama ”dedi ve ben uyandım. Ama dan sonrasini duyamadim ruyamin anlami nedir hocam.evlilikle ilgili bir sıkıntım mı olacak.
Aleykümselam Merve hanım.
Teşekkür ederim Allah hamd olsun iyi ahvaldeyiz. Sizin de inşaallah iyi ahvalde olmanızı Cenab-ı Hak tealadan temenni ederiz.
Rüyada vefat etmiş kimselerin sözleri doğrudur.
Ona göre işleriniz düzene girecek inşaallah. Evlilik konusunda ise “ama” demesi henüz olmayacağı ama ileri de olacağı anlamına gelir.
Selamunaleyküm hocam kabir rahatlığı için hangi duaları okumalıyız ölmüşlerimiz için?
Aleykümselam. Kabir rahatlığı için günahlara tövbe istiğfar etmek lazım. Dedikodu ve söz taşımamak lazım. Elbiselere idrar sıçratmamak lazım. Rabbena dualarını çok okumak ve Kabir azabından Allaha sığınmak lazım.
Selamün Aleyküm Hocam Sahihi buhari 4350 diye bir hadis gördüm internette karsima cikti hz Ali’den neden o an için nefret ettiğini soylemis hadisteki kisi ayrica bu hadis dogrumudur
Aleykümselam. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Hz. Aişe’nin rivayet ettiği hadisi şerifte “Ali’yi sevmek imandandır” buyurmuştur. Ali’den nefret etmek küfürdür.
Söz konusu “Hz Ali’den neden o an için nefret ettiğini soylemis” diye bir hadis yoktur. Tamamen uydurmadır.
hocam Cebrail aleyhiselam ın vahyi peygamber fendimizden aldığıyla ilgili internette bi rivayet bulunmakta o rivayet doğru mu?
Cebrail aleyhisselam vahiy meleğidir. Cebrailin vahyi Peygamberimizden alması cahillerin bildiği gibi değildir. Arşı muazzamanın üstünde hakikati bilinmeyen Hakikati Muhammediye makamı vardır. Cebrail vahyi oradan alır Peygamberimize getirirdi.
Selamün aleyküm
Okb yüzünden psikoloğa başladım. Hap tedavisi kullanıyorum. Dini konularda haşa içimden dalga geçmek geliyor. Sürekli şeytan vesvese veriyor. Bu vesvesenin zararsız olduğunu biliyorum lakin istemeyerek vesveselere gülmüş gibi oluyorum. Aklımı kaybetme noktasına geldim. Psikoloğum bu konuda asla kafama takmamamı söyledi. Ama haşa dinden çıkmış gibi hissediyorum. Dün 3 saat belkide 4 saat dua ettim çok yoruldum kan ter içinde kaldım. Sizden rica ediyorum Allah rızası için kısa bir cevap verin.Bu vesveselere gülmek dinden çıkarırmı?
Bunlara bilerek dahi gülsem dinden çıkarmıyım? Aklımı yitirmekten korkuyorum. Acaba ilaçlar yüzünden gülmüş olabilirmiyim.
Aleykümselam Kardeşim. Rabbim şifa versin seni şeytanların şerrinden korusun.
Kısa ve öz cevap istiyorsun sana çok kısa ve çok yararlı bir cevap vereceğim inşaallah.
Allahu teala, “Sizi ve sizin yaptığınız her şeyi yaratan benim” buyurmuştur. İçine gelen vesveseleri de gülmeleri de yaratan Allah’tır. İçine öyle şeyler geldiğinde “Ya Rabbi içime gelen bu kötü düşüncelerden sana sığınırım” de ve aldırma.
Allah razı olsun hocam. Bir süreden sonra insan aklını kaybedecek gibi oluyor ben sanki isteyerek yapıyormuşum gibi oluyor. Bide psikolojik hap kullanıyorum beni dahada kötü yapıyor. Tekrar teşekkür ederim Cevap Verdiğiniz için
Allah sizde de razı olsun kardeşim. Duacıyım size siz de bize dua ediniz.
Hocam peygamber kimlere şefaat edecek? Büyük günahkarlar arasında ( şirk günahını işleyişte tövbe edenler de) dahil midir? Yoksa kişi işlediği şirk günahından dolayı eğer imanla ölmüşse günahı kadar yanıp cennete mi gider yoksa peygamberin alimlerin vs yada direkt olarak şirkten tövbe ederek imanla ölmeyi başarmış kişiye şeffaf eder Allah affedip azapsız cennete alabilir mi yoksa yaptıklarının sonucunda cehhenemde uzun süre kalıp cenneti hak eder mi?
Peygamberimiz Kıyamet gününün kısa sürmesi için peygamberler de dahil tüm müslümanlara şefaat edecektir. Ayrıca sevabı günahından az olanlar bir müddet azap çektikten sonra onlara da şefaat edip cehennemden çıkmaları için şefaat edecektir.
Şirk işleyene veya inkarcı bir kimse şirkine veya inkarına tövbe etmeden ölürse onlara asla şefaat yoktur.
Kiliseye gitmek günah mı gezme amaçlı
Günah olmaz ama kilisenin zulmetinden ruhun daralır.
Kişi tabi olduğu bir mezhebin bir görüşünü uyguladığı zaman sıkıntı yaşayacak ve zorluk çekecekse, o sıkıntı ve zorluğu aşmak için, başka bir fıkıh mezhebinin hükmünü taklit edebilir, bunda mahzur yoktur. Zira mezhepler arasında ihtilaf olan konularda, belli bir mezhebe bağlı kalmak zorunlu olmayıp, mazerete binaen başka bir mezhebin görüşü ile de amel edilebilir. (İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, I, 177)
Selamun Aleykum.
Günümüz çağında ilim sayısı bilen çok az dengesiz insan çok bu çağda elfazı küfr işide çok kolaylaştı malesef.
Yakın zamanda evlenmeyi düşünüyorum muhafazakar bir kız bile alsam bir şarkı dinlerken dahi küfre düşebilir artık şarkılar bile tehlikeli. Yani bu devirde bu iş çok zorlaştı ve hanefiye göre eşlerden biri küfre düşsse nikah tazelenmeli.
Soru;Hem ilmin azalması cehaletin çoğalması elfazı küfre girmenin kolaylaşması sebebiyle hanefi mezhebine bağlı bir kişinin eşi küfre düşsse o konuda sıkıntı düşmemek ve zora düşmemek için şaafiyi taklit edebilirmi?
Şafiye göre bir talak düşer şehadet getirse tekrar nikah sayılmış olur birdaha nikah kıymaya gerek yoktur.
Zaruret hasıl olunca başka bir ehli sünnet mezhebindeki (Hanefi, Şafi, Hanbeli veya Maliki) kolaylığa göre amel etmek caizdir. Ama keyfi mezhep taklit etmek asla caiz değildir.
Ancak bu durum sizin söz konusu sorunuza göre değildir. Çünkü o konuda hanefi mezhebi daha büyük kolaylık gösterir. Elfazı küfre düşen bir kadın veya erkek veya her ikisi hemen tövbe etmeliler. Tövbe edince yeniden nikah kıyılmaz sadece nikah yenilenir.
NİKAH NASIL YENİLENİR?
https://islamdergisi.com/genel/iman-ve-nikah-nasil-yenilenir/
Üstteki bağlantımızı tıkla ve oku.
NOT:
Tüm mezheplere göre talak üçtür. Dördüncüsü yoktur. Ancak boşanan kadın iddet süresinden sonra bir başkasıyla evlenir de o kocadan boşanır veya o kocası ölürse iddetten sonra tekrar ilk kocasıyla evlenebilir.
El-Fazı küfür sebebiyle nikah düşer ama imandan sonra yenilenebilir. Bunun bir sınırı yoktur.
Hanefi daha kolay nasıl oluyor hocam?
Şafide küfre düşen eş iman tazelese nikah devam ediyor hanefide eşten izin alıp iki erkek şahit bulup nikah tazeliceksin ki bu devirde insanın çevresinde iki tane bu ilmi bilen adam bile çıkmaz bunu yapan kişiyle alay bile ederler laf olur söz çıkar bu nabıyor kafayı yemiş diye. Sizlerede şuanki ülkemizin gerçeklerini biliyorsunuz o yüzden soruya bu açıdan bakmanızı rica ediyorum
Ben bu zorlukları çekmemek için şaafiyi neden taklid edemiyorum?
Hanefi de kolaylık varken şafiyi taklit etmeniz asla caiz değildir. Caiz olması için büyük zorluk ve sıkıntıların olması gerekir. Eşinden bir kereye mahsus vekalet alır vakit namazı için camiye gidersin imam ile müezzin şahid olur sen de onların yanında nikah tazeleme duasını okursun nikahın yerine gelir. Ayrıca eşinden de her zaman vekalet alman gerekmez. Eşinden bir kez vekalet alırsın o vekaletinden vazgeçinceye dek vekaleti geçerlidir.
TELFÎK
Dürr-ül-muhtârın sâhibi önsözünde ve bunun Redd-ül-muhtâr hâşiyesinde yani İbni Abidinde deniyor ki:
“Bir işi, ibadeti yaparken mezheplerin kolaylıklarını araştırıp, bunlara göre yapmak bâtıldır. Meselâ abdestli kimsenin derisinden kan aksa, Şâfiî mezhebinde abdesti bozulmaz. Hanefide bozulur. Yabancı kadının derisine, derisi değse, Şafiide bozulur. Hanefî mezhebine göre bozulmaz. Abdest aldıktan sonra derisinden kan akan ve derisi yabancı kadının derisine değen bir kimsenin bu abdestle kıldığı namaz sahih olmaz. Bunun gibi, bir işi bir mezhebe göre yaparken, ikinci bir mezhebe de uymak sözbirliği ile bâtıldır. Yine bunun gibi, ikrah ile, yani korkutularak yaptırılan talâk, Hanefide sahih olur. Diğer üç mezhepte sahih olmaz. Bu adamın, Şâfiî mezhebine uyarak, boşadığı kadın ile ve Hanefiyi taklit ederek, bu kadının kız kardeşi ile, aynı zamanda evli olması câiz değildir. Çünkü, bir iş yaparken mezhepleri Telfîk etmek yani kolaylıklarını arayıp bunlara göre yapmak, sözbirliği ile sahih değildir. Dört mezhepten, hiçbirine uymadan bir şey yapmak da câiz değildir.”
HANEFİ DE NİKAH TAZELEMEK:
Nikâh tazelemek demek, yeniden nikâh kıymak demektir. Bunu bir hocanın nezaretinde yapmak gerekmez. Yalnız birinin nikâhı tazelemesi yetişmez. Erkek ile hanımının, iki erkek veya bir erkekle iki kadın şahit yanında nikâhı tazelemeleri lazımdır. Kolaylık olmak için, nikâhını yenilemeye, hanımından vekâlet almalı.
Nikâh tazelemek için hanımdan vekâlet aldıktan sonra, iki erkek şahit yanında, (Öteden beri, nikâhlım olan hanımımı, onun tarafından vekâleten ve tarafımdan asaleten kendime nikâh ettim) denirse nikâh tazelenmiş olur. Eğer önceki nikâh sahih değil ise bu nikâh sahih olur. Erkek hanımından vekâlet almadan kendi kendine şahitler huzurunda nikâh tazeleyemez.
Kadının nikâh tazelemek için eşine (Nikâhımızı kıymak üzere seni vekil ettim) demesi yetişir. Vekillikten azletmedikçe ömür boyu bu vekâlet geçerlidir. Vekâlet verirken şahit gerekmez.
Hanımdan vekâlet alarak, tecdid-i iman ve tecdid-i nikâh duası fâsık da olsa iki Müslüman şahit yanında okunursa, o iki kişi de, bu duanın nikâh tazelemek duası olduğunu bilirlerse, nikâh yine tazelenmiş olur. İki erkek veya bir erkek ile iki kadın şahit olmadan sadece bu duayı okumakla nikâh tazelenmez.
Erkek ve kadın şahitlerin müslüman, akıllı ve baliğ olmaları şarttır. Nikâhı tazelenecek erkek ve kadını tanımaları da gerekir. Dede, nine, baba, anne, amca, hala, dayı, teyze, evlat, torun, kardeş, yeğen de şahit olabilir.
Camide imam efendi, tecdid-i iman ve nikâh duasını cemaatle birlikte okursa, cemaat birbirlerine şahit olmuş, nikâhları da tazelenmiş olur.
Tecdid-i iman ve tecdid-i nikâh duası şöyledir:
(Allahümme innî ürîdü en üceddidel îmâne vennikâha tecdîden bi-kavli lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah.)
cevabınız için sizlere teşekkür ediyorum ama işin kilit noktası benim için şu iki şahitin kadını en azından bilmesi(kimin kızı olduğu felan) deniyor. Yani Bir camiye gitsem tanımadığım hoca ve müezzini şahit tutsam elbette hanefininki kolay olmuş olur çünkü o iki şahidi tanımıyorum içimde çekinme hissi olmaz laf sözde olmaz ama alimler sanırım şahitlerin kızı bilmesi tanıması lazım yani yüz olarak görmese bile kimin kızı felan bilmesi lazım denmiş sanırım.
Sizin dediğiniz şekilde kızı tanımayan bilmeyen iki şahit oluyorsa ozaman hanefininki kolay ve bende yapabilirim.
Rica ederiz.
Nikah ilk yapıldığında nikahı kıyan şahsın imam olması şart değil mümin olması şarttır. Şahitlerinde müslüman erkek olması gerekir takva sahibi olmaları şart değildir. Şahitler erkek değilse dört müslüman kadın olması yeterlidir. Evde yetişkin erkek veya kadın kızın veya oğlun veya anne ve baba gibi şahıslar varsa onlara bu duanın nikah yenileme duası olduğunu öğrettikten sonra onların şahitliğinde her daim nikah yenilenebilir.
Nikah tazelemede ise iki müslüman şahidin olması nikahı yenilenen şahsın veya eşinin kim olduğu bilinmesi şartı yoktur. Ancak şu okunan duanın nikah yenileme duası olduğunu bilmesi yeterlidir.
O DUA:
(Allahümme innî ürîdü en üceddidel îmâne vennikâha tecdîden bi-kavli lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah.)
MANASI:
Allah’ım ben ki imanımı ehli sünnet akaidi üzere ve evvelki kavil üzere nikahımı “lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah” sözü ile tazeledim. Âmîn.
Yani ben eşimden bir kere vekalet aldıktan sonra herhangi bir camiye gidip imam ve müezzine nikah tazeleme yapmak istediğimi söyleyip durumu anlattıktan sonra imam ve müezzine ” eşimden aldığım vekaletle kendisini kendime nikah ettim “desem nikah tazelenmişmi oluyor
Nikah tazelemede iki müslüman şahidin olması nikahı yenilenen şahsın veya eşinin kim olduğu bilinmesi şartı yoktur. Ancak şu okunan duanın nikah yenileme duası olduğunu bilmesi yeterlidir.
O DUA:
(Allahümme innî ürîdü en üceddidel îmâne vennikâha tecdîden bi-kavli lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah.)
NOT:
İmam ve müezzine veya cemaatten bilinçli birisi yanında bu duayı okuman yeterlidir açıklama yapman gerekmez.
hocam bikaç ay önce rüyamda seyyid AbdulBaki hazretlerini gördüm çok büyük bi camide mihrapda oturuyordu cami çok kalabalıktı mihraba giden yol açıktı bende o kısmı tam hatırlamasamda dışarıya abdest almaya gidiyorum sonra caminin kenarındaki 2. kata oturuyorum o ara AbdulBaki hazretleri galiba peygamber efendimizin resimlerini çizenlere veya bakanlara kızıyordu sonra resulullah seni kızıyla evlendirecek dedi sonra caminin kapısından peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) girdi güzel yüzlü, sakallı, sarıklı idi ve tebessüm etti. rüyada peygamber efendimizi görmekle ilgili tabirler çok ama resulullah seni kızıyla evlendirecek sözünün tabiri nedir hocam?
Eğer bekarsanız bir seyyide ile evleneceksiniz veya Peygamberimizin manevi bir kızı olan dindar bir kızla evleneceksiniz inşaallah.
Hocam Hanefi mezhebinde kişi müslümanken ettiği yeminler mürted olduğu anda bozulur mu bu kişi islama döndüğünde önceden yani müslümanken ettiği yeminler tekrar müslüman olduğunda kişiye döner mi yoksa amelleri yok olduğu için önceki Müslümanlığında ettiği yeminler tekrar müslüman olduğunda ne olur 0 dan başlamış mı olur yoksa önceki yeminleri kendisine geri mi döner?
Küfre giren bir hanefi küfür halindeyken, sadece tövbe ve imandan sorumludur. Tövbe ve iman ettikten sonra oruç ve namazlarının ve haccının sevapları geri gelmez ancak haccı iade eder yani tekrar hacca gitmesi gerekir tabi zengin ise..
Küfre girmeden önce Namazını kıldıysa ve orucunu tuttuysa tekrar her ikisini de kaza etmez. Ancak geçmişte kaza borcu varsa orucunu ve namazlarını kaza eder. Küfürden önce yemin edip bozmuşsa kefaretini öder. Küfür halinde yemin etmişse yemini geçersiz olacağı için kefaret gerekmez.
Hocam yani kısaca benim işim bitti! İslama ve Allah’a yaptığım bu saygısızlıkların sonunu ebedi hayatı kaybederek ödeyeceğim zaten çok günahım var bu kadar büyük günahlarla pek çok yemin ile elfazı küfürlerle bit Nebil nevi Allah bana öyle bir tokat vurdu ki dünya ve ahireti kaybettim! Keşke dine ve Allah’a düşmanlık etmeseydim! zaten önceden de çok yalan yere veya gereksiz yere yemin alışkanlığım vardı bunun sonucunun “ oyun ve eğlence yeri olan dünyaya kaymamı yaptığım din hakkındaki araştırmaların ilk başlarda objektif olup sonradan nefsimin ve şeytanın vesvesesi ile islama ve Allah’a düşmanlığa dönüşmesi ve islamdan ve Allahtan nefret etmeme ve bu olaylara sebep oldu keşke kuranı dinleseydim! Keşke şeytana uymasaydım ebedi kaybedenlerden oldum artık ne kadar tövbe etsemde işe yaramaz keşke toprak olsaydım yada beni hastaneye birkaç dakika geç götürüp ölümü teslim alsaydılar ve şimdi keşke çocukken ölmeyi daha çok dileyeceğim ama elden bir şey gelmez bir kaç yıl önce nefretle baktığım islamı araştırdıkça ne kadar yanlış araştırdığının farkına vardım nefret ile baktığım islama ve Allah’a geri dönmek istiyorum ama kendi kendimin sonunu getirdim ben yaptıklarımın karşılığı ebedi azap ile bulacağım galiba keşke kuranı dinleseydim hakkınızı helal edin hocam sizide çok rahatsız ettim! Artık ne yapacağım bilmiyorum her tarafım sarıldı günahlar yeminler ismi Azam ile kendime imansız ölmek için beddua pek çok elfazı küfür ve belkide birkaç kez şirk! O kadar çok yeminler ettim ki artık neye yemin ettiğimi hatırlamıyorum şeytana kandım ve imanımı, dünyamı ve ahiretimi kaybettim ne yaparsam yapayım kafir olarak öleceğim hakkınızı helal edin hocam sizede çok rahatsızlık verdim! Bir daha ne zaman yazarım bilemem verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim
Yanlış düşünüyorsun. Şeytan seni ümitsizliğe düşürüp seni imansız ölmen için bu sözleri yazdırıyor. Allah ayette “Lâ taknetû min rahmetillâh” Mealen(Ey Allahın kulları Allahın affından ve merhametinden sakın ümidinizi kesmeyin” buyurmaktadır. Sen ise şeytana tabi olup “Ben bittim” diyorsun.
Tövbe et eskiyi sil.!
Eski pisliklerin ancak tövbe ile yok edilir.
Kendine yeni bir sayfa aç boş lakırtıları bırak!
İman edersen de kendine inkar edersen de kendine. Karar senin.
Hocam haklısınız ama içimde sanki artık boşa çabalıyorum gibi bir his var belki de şeytanın vesvesesidir bilmiyorum ama sonunda sanki her şey boşa gidecekmiş kitabım soldan verilecek ( ki büyük ihtimal senaryo böyle olacak mahşerde ama önemli olan bu değil imanla ölmek) gibi bir his var sanki artık ne yaparsam yapayım Allah beni affetmeyecek miş ve ettiğim bir yemin yüzünden sürekli amellerim boşa çıkacakmış ta ebedi cehennemlik olacağım gibi hissediyorum bu dünyanın haline aldandım ve biliyorum cehennemi hak ediyorum çünkü yaptıklarımı ne firavun nede ebu cehil yapmıştır Allah ile adeta dalga geçtim ama sizi dinleyeceğim ve tertemiz bir sayfa açacağım elimden geldiğince tüm namazlarımı kılacağım kuran okuyacağım Allah’a ve islama düşmanlığı bırakacağım şimdi bir gusül alıp iman tazeleyip böyle içten bir şahadet getirip tövbe namazı kılacağım hatta teheccüt namazı bile kılmayı deneyeceğim yeter ki Allah beni affetsin de imanla öleyim en azından hocam son bir soru soracağım bu konu ile ilgili benim aklıma bazı yeminler geliyor imansız ölmeye veya şunu yaparsam kafir öleyim diye yeminler etmişim gibi hissediyorum bunların tümünden tövbe edip yeni bir sayfa açmamı mı öneriyorsunuz? Yoksa her sene en az bir yemin kefareti mi ödeyeyim ne yapmalıyım?
Hocam hakkımızı helal edin sizide çok uğraştırdım Allah razı olsun
Bir kez yemin kefareti olarak üç gün arka arkaya oruç tutunuz yeter. Geçmişte yaptığınız saçma yeminlere ve inkarcılığa tövbe edipte günahlarınızın affedilmediğine inanmanız da küfürdür. Sakın böyle saçma bir düşünceye sahip olmayın. Sen tövbe ettikten sonra Allah senin bütün günahlarını af ediyor kul hakkı hariç. Kul varsa üzerinde onu da sahiplerine ödemelisin. Ondan sonra içine gelen her türlü olumsuz düşünce şeytanın vesvesesidir. Vesveseye hiç takılma boş ver gitsin bir süre sonra azalır.
Hocam Şafii mezhebi hakkında bilginiz var mı bilmiyorum ama sormak istedim cevap alabildiğim ender kişilerdensiniz şaffi mezhebinde yeminimi bozuyorum diyerek yemin bozulur mu? Yemini muvakkatta da geçerli midir? Yani bir kişi söz ile yeminimi bozuyorum diyerek yeminini bozabilir mi bu bilgi doğru mu?
Şafii’de yemin ve nezir (adak)
Yemin; olması da olmaması da muhtemel olan bir şeyin, olmasını veya olmamasını pekiştirmek için, Allahü tealanın isim veya sıfatlarından birini söyleyerek and içmektir.
Yemin eden kimsenin; akıllı ve baliğ olması, yemin etmeye zorlanmamış olması ve yemin ederken yemin etmeyi kast etmiş olması ve Allahü tealanın zatına, isimlerinden veya sıfatlarından birine yemin etmesi gerekir.
Buna göre; çocuğun, uyku veya hastalık sebebiyle şuurunu kaybetmiş kimsenin yemini sahih değildir. Yemin etmeye zorlanmış olan kimsenin ve yemin etmeyi kastetmeden ağzından yemin lafzı çıkan kimsenin yemini sahih değildir. Yine Allahü tealanın zatı, isimleri ve sıfatlarının haricindeki bir şeye yapılan yemin de geçerli değildir. Geçerli olmayan yeminlerden hiçbiri için kefaret vermek gerekmez.
Bir kimse, yemin etmeği kast etmediği halde, ağzından yemin kaçırırsa, yemini sahih olmadığı gibi bundan sorumlu da değildir. Buna “lagiv yemin” (geçersiz yemin) denir.
Geçmiş şeyler için yemin edildiği gibi, gelecek şeyler için de yemin edilebilir. Bir kimse geçmiş bir şey için yemin eder ve o hususta doğru olursa, bir şey gerekmez. Fakat yalan söylerse günahkar olmakla beraber kefaret de vermesi gerekir. Bu yemine “yemin-i gamus” denir. Sahibini cehenneme batırdığı için, “yemin-i gamus” denilmiştir.
Müstakbeldeki bir şey için; mesela bir şey yemek ve bir elbise giymek gibi mubah bir şey için yemin eden kimsenin; Allahü tealanın ismine tazim için yeminini bozmaması sünnettir.
Mekruh bir şey yapmak veya bir sünneti terk etmek için yemin etmiş ise, bu yemini bozması sünnettir. Bozarsa kefaret vermesi de lazım gelir.
Bir sünneti işlemek veya bir mekruhu terk etmek için yemin etmişse, yeminini bozması mekruhtur.
Bir günah işlemek veya bir farzı terk etmek için yemin etmişse, yemin etmekle günahkar olur. Aynı zamanda yeminini bozup kefaret vermesi de gerekir.
Allahü tealanın; zatı, isim ve sıfatlarından başka bir şeye yemin etmek mekruhtur. Binaenaleyh; Peygamber, Kabe ve velilere yapılan yemin, sahih değildir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Yemin etmek isteyen kimse, Allah’a yemin etsin.”
Yemin kefareti
Kefaret, günahı silme özelliği olan bir işi yapmaktır.Yeminini bozan kimsenin, kefaret vermesi gerekir.
Yemin kefareti şu üç şeyden biridir:
a) Bir köle azat etmek.
b) Fıtra olabilecek yiyecekten; her miskine birer müd (avuç) olmak üzere, on miskine yiyecek vermek.
c) Gömlek, sarık ve mendil gibi elbise sayılabilecek bir-şey ile onları giyindirmek. Yani her birisine mesela birer gömlek veya mendil vs. vermek.
Kişi muhayyerdir, bunlardan hangisini isterse, onu yapar. Gücü yetmediği için, bunlardan hiçbirini yapmayan kimse, 3 gün oruç tutar. Bu 3 gün orucu arka arkaya tutmak gerekmez.
Nezir (adak)
Nezir yani adak; dinen yapılması lazım olmayan bir ibadeti bir söz ile iltizam etmek yani o işi yapmayı kendine gerekli kılmaktır.
Allahü teala buyuruyor ki:
“Nezirlerini (adaklarını) yerine getirsinler.”
Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem de şöyle buyuruyor:
“Allah’a itaat etmek için nezir yapan kimse, O’na itaat etsin. Allah’a isyan etmek için nezir yapan kimse ise, O’na isyan etmesin.”
Nezrin rükünleri üçtür:
1- Nezir yapan kimse. Bunun şartı; Müslüman, akıllı, baliğ, muhtar (serbest) olmak ve nezr ettiği şeyde tasarrufu geçerli olmaktır. Dolayısıyla; kafir, deli, çocuk ve zorlanan kimsenin nezri sahih değildir.
2- Nezir edilen şey. Bunun şartı, şer’an herkese farz olmamış bir ibadet olmasıdır. Bu; Kur’an-ı kerimden bir sure okumak, iki rekât namaz kılmak, bir gün oruç tutmak ve sadaka vermek gibi nafile bir şey olabildiği gibi; cenaze namazı kılmak gibi farz-ı kifaye olan bir şey de olabilir.
Binaenaleyh; sabah namazını kılmak gibi farz-ı ayn, içki içmek gibi haram, zarar görmesi muhtemel olduğu takdirde bayram günleri hariç senenin bütün günlerinde oruç tutmak gibi mekruh veya yemek yiyeceğim gibi mubah olan bir şey nezir edilmez. Böyle bir nezrin kefareti de yoktur. Çünkü yapılan nezir sahih değildir.
3- Siga (ifade.) Bunun şartı; iltizamı (gerekliliği) ifade eden bir söz olmasıdır. “Hastam iyileşirse, bir Yasin-i şerif okumak nezrim olsun “ demek gibi. Sadece niyet etmekle nezir olmaz. Ancak niyet edilip de dil ile söylenmeyen nezri de, yerine getirmek çok iyi olur. İltizamı ifade etmeyen bir sözle mesela; “malım sadakadır” veya “şunu yapacağım” gibi sözlerle nezir olmaz.
Ta’lik edilen şey, hasıl olursa yani nezir konusu olan şey meydana gelirse, nezri yerine getirmek gerekir. Ancak öfke anında yapılan “lecac” nezri böyle değildir. Mesela “falanca ile bir daha konuşursam, bir hac yapmak nezrim olsun” diyen kimsenin, şu iki şeyden birini yapması gerekir:
a) Yemin kefareti vermek.
b) Nezrettiği şeyi yapmak. Bu ikisinden birini yapmak fevri değildir yani hemen yapılması gerekmez, geciktirilebilir.
Nezir yapan kimse; sadece “namaz kılacağım” demişse, en az iki rekât kılması; sadece “oruç tutacağım” demişse, en az bir gün oruç tutması gerekir. Sadece “sadaka vereceğim” demişse, mal denilebilecek herhangi bir şey vermesi gerekir.
Hiçbir şeye bağlamadan nezir yapan, mesela “Allahü tealanın rızası için bir gün oruç tutmak nezrim olsun” diyen kimsenin de, “racih” olan kavle göre nezrini yerine getirmesi gerekir.
Selam aleyküm tasavvufa ilgili biriyim bir çok makale ve prof tezleri okurum ayrıca ibnül arabi,sùhreverdi,imamı rabbani,feridùni attar gibi bir çok alim kimselerin kitaplarınıda okurum fakat kalbim’de bir konudan dolayı boşluk var.Bir konu hakkında ne mümkünkün ki kaynaklardan bulamadığım ve bir cvb alamadığım tabiri caizse bir müşkülüm var.Güvendiğim ve kendilerine danıştığım neredeyse herkes bu konuda tam anlamıyla sorduğum iki soruyu cvp’sız bıraktı.
1=) Meczub olup tasavvufa giriş yapmış bir salik vird çekmez.(Neden)?
2=)Vird çekmeden letaifleri açılır mı.(özellikle cvb’ını bulamadığım asıl soru.)?
Aleykümselam.
SORU:
Selam aleyküm tasavvufa ilgili biriyim bir çok makale ve prof tezleri okurum ayrıca ibnül arabi,sùhreverdi,imamı rabbani,feridùni attar gibi bir çok alim kimselerin kitaplarınıda okurum fakat kalbim’de bir konudan dolayı boşluk var.Bir konu hakkında ne mümkünkün ki kaynaklardan bulamadığım ve bir cvb alamadığım tabiri caizse bir müşkülüm var.Güvendiğim ve kendilerine danıştığım neredeyse herkes bu konuda tam anlamıyla sorduğum iki soruyu cvp’sız bıraktı.
1=) Meczub olup tasavvufa giriş yapmış bir salik vird çekmez.(Neden)?
2=)Vird çekmeden letaifleri açılır mı.(özellikle cvb’ını bulamadığım asıl soru.)?
CEVAP:
1) Evet meczub veli vird çekmez. Çünkü onun aklı İlahi nurların zevki ve güzelliği ile örtülmüştür. Çünkü o mazurdur. Eğer ki cezbedeki hali sahva dönerse vird çeker. Ama saliki meczubun virdi avamın zikri gibi değildir. Onun virdi murakabedir.
2) Letaifler virdle değil mürşid sohbetiyle açılır. Vird sohbete yardımcıdır. Eğer mürşidin sohbeti yoksa nazar eder. Nazar sohbetten daha etkilidir.
Selamun Aleykum.
Hakîm et-Tirmizî, Taberânî üç Mücem’inde, İbn Merdûye ve Beyhakî el- Esmâ’ ve’s-Sifât’ta -ceyyid bir senedle- Mâlik b. el-Huveyris’ten bildirir:
Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Yüce Allah bir canı yaratmak istediği zaman erkek ile kadının ilişkiye girmelerini sağlar. Bu ilişkide erkeğin suyu kadının tüm damar ile sinirlerinde dolaşır. Yedinci gün olduğu zaman da Yüce Allah (o cana suret vermek için) kişinin Âdem’e kadar olan soyunun tümünü bir araya getirir” buyurdu ve: “Seni dilediği sûrette oluşturdu” âyetini okudu.
Hocam Spermler rahimde 24-72 saat arası yaşarlar ortalama ve genellikle de sperm rahme girdikten sonra fallop tüplerine giderek 12-24 saat aralığında döllenme gerçekleşir.
Hadisin zahirine bakarsak bilimle çelişme var bu konuda tevil nasıl olur.
Resulullah (sav) bu konuda bir beşer olarak kendi Tıbbbi dönemine ait bilgileri söyleyip yanılmış olabilir mi?
Aleykümselam.
Rasulullah’ın “O kendiliğinden bir şey söylemez” ayetine istinaden boş ve mesnetsiz söz söylemesi düşünülemez. Allah ise mahlukata ait her türlü ilimden haberdardır. Çünkü O Allah Habîr ve Basîr’dir.
O Allah dilerse kadın erkek ilişkisi olmadan da çocuk yaratır. Nitekim Hz Adem, Havva ve He Hz. İsa ilişki olmaksızın yaratılmıştır.
Peki o halde bu hadisi nasıl anlayacağız?
Hadisi şerife göre normalde her insan bir ilişki sonunda halk edilmiştir bazıları(Hz. İsa Hz. Adem ve Havva gibi) müstesna. Yine “ilişkide erkeğin suyu kadının tüm damar ile sinirlerinde dolaşır. Yedinci gün olduğu zaman da Yüce Allah (o cana suret vermek için) kişinin Âdem’e kadar olan soyunun tümünü bir araya getirir” ibaresini şöyle izah edebiliriz.
İlişkiden sonra kadının yumurtası ile birleşen erkeğin dölü(sperm) Kadının sinirlerinde dolaşır ibaresi, gebelik halinden meydana gelen müspet ve menfi ahval kadının tüm sinirlerini harekete geçirir” anlamındadır. Yedinci günden itibaren cenin, belirli belirsiz bir ahvalde şekillenmeye başlar anlamındadır.
Yani doğru anladıysam sizin teviliniz şöylemidir;
“Erkek kadın ilişkiye girer erkeğin suyu kadının tüm damar ve sinirlerinde dolaşır” bu kısımda kastedilen erkeğin suyu(sperm) kadının suyu(yumurta hücresi) birleşir hamilelik oluşur hamilelik sebebiyle vucut hormonel denge ayarları bozulur.
Devamında “7.gün suret verir” bu kısımdada hamilelikle beraber oluşmuş olan zigot şekil almaya başlar.
doğrumu anladım hocam sizi
Hayır öyle değil. Erkeğin suyu değil suyunun etkisi sinirlerdeki elektriği etkiler dolaşan su değil elektriktir. Yedinci günden itibaren de cenin şekillenmeye başlar. Ama bu şekil asıl şeklin bidayetidir.
Hocam selamın aleyküm
1) dövme de şirk nedir?
2) Dövme ne gibi durumda şirk sayılıyor?
3) Yaprak yada isim gibi birşey yazdırsak şirk oluyor mu?
SORU:
1) dövme de şirk nedir?
2) Dövme ne gibi durumda şirk sayılıyor?
3) Yaprak yada isim gibi birşey yazdırsak şirk oluyor mu?
CEVAP:
1 VE 2) Şirk içeren cümle veya resmi yada bir sembolü dövme olarak bedenine yaptıran kafir olur.
3) Şirk içermeyen dövme yaptırmak haramdır yani büyük günahtır.
hocam bir hadis de bir kimseye cennetin bir kapısının açılıp çağırıldığı sonra kapandığı bu durumun tekrar ettiği sonunda bu kimsenin çağırıldığı halde gitmeyip umut kestiği anlatılıyordu hadisi şerifi bulamadım o hadiste anlatılan kişinin işlediği günah nedir?
O hadisi şerif insanlarla (inancından dolayı değil de fiziksel durumlarıyla veya maddi durumlarıyla) alay eden fasık müslümanlara verilecek olan cezayı anlatmaktadır. Kuran’da ise;
“Veylun li kulli hümezetin lümezeh” ayeti mealen:
– “Veyl(cehennemin alt tabakası o ehli küfre ki) onlar tavırlarıyla inanları küçümserler onlarla alay ederler ve arkadan çekiştirirler.”
hocam kalın kafalı olmaktan kurtulmanın çaresi nedir?
Dinde anlayış sahibi olmak itikadı ehli sünnete göre duzelttikten sonra kuran ve sünnete göre yaşamak gereki4
Hocam -Allah niye insanların ölmesine izin veriyor veya ben istemezken beni niye yarattı insanların ölmesinden zevk alıyor Allah hâşâ bizi eğlence için acı çekmemiz için yarattı dedim ve isyanlar ettim bir kaç gün böyle devam etti -Vallahi Billahi Tallahi Allah’a savaş açıyorum bende o zaman ,Allah ile sonsuza kadar savaşacağım , önüne gelen din uyduruyor bende din uyduracağım kitap yazacağım böyle iğrenç din ve insanlarla yaşamak istemiyorum dine bir daha dönmeyecem dini imanı kabul etmeyeceğim diye pek çok kez yemin ettim ismi Azam ile kendime beddua ettim Allah senin tövbelerini kabul etmesin cehennemden sonsuza kadar çıkmayayım imansız ölürüm inşallah diye beddua ettim sonra pişman oldum yemin tersi yapmadan bozulmamış, imkansıza edilen yeminde sahih miş yemini münkaide sonsuza kadar süre verdim yani yemini hiç bozulmayacak ben şirkte koşmuştum (bilmeden),küfrede pek çok kez girmiştim keşke söylemeseydim parmaklarım kopsaydı da ateist sitelerde gezmeseydim ne yapmalıyım tövbe edip kefaret mi ödemeli miyim?
Bundan önce Allahtan Ümit kesmeyeceğime kesersem cennet bana haram olsun cehennemlik olayım sonsuza kadar kalayım diye yemin ettim ve tutamadım
İşim bitti ben yemin ettim bu yemin bozulmaz Allah’ın düşmanı oldum ben bittim gece geçmezken cehhenem nasıl geçecek
öncede saçma yeminler etmiştim
Ben imanımın DEĞERİNİ kayıp ettikten sonra anladım
Buna ek olarak 2soru soracağım
1- Geçmişte ettiğimiz yeminlerden nasıl kurtuluruz?
2- İmkansız yeminler nasıl bozulur mesela Hâşâ Allah ile sonsuza kadar savaşmaya yemin etmem gibi
Gerçi Artık ne kadar tövbe etsem de Allahı gazaplandıracak çok şey yaptım islama dönsem bile acaba imansızlık korkusuyla yaşayacak ve taşıyacağım ve Allahı gazaplandırdığım için ve ayrıca şirk ve küfür veya günahını anlatma ve Allahtan Ümit kesme gibi pek çok ve sayamadığım pek çok günahlardan dolayı imansız gideceğim ve bunları hak ediyorum ne yapmalıyım bilmiyorum
Cehennem e gitmek istemiyorum Allahtan nasıl af diliyeceğim? Ben nasıl imana dönebilirim?
Hocam biliyorum sizi çok rahatsız ediyorum ama dayanamıyorum hocam kafayı yiyeceğim ben kafir olarak ölecek çok şey yaptım hocam ben kafir olarak ölmek istemiyorum ama yaptıklarımı kafirler yapmaz firavun yapmaz hocam Allah’a ile savaşmaya yemin nedir ya ben Allah nasıl hesap vereceğim nasıl bozacağım bu yemini bunca günahtan sonra gece gündüz hayır işlesemde kafir olarak öleceğim hocam ben bu kadar yükle Allah’a nasıl hesap vereceğim ben kendimi cehenneme attım ve şimdide nasıl çıkarım diye düşünüyorum beni tövbe de kurtarmaz galiba artık sağlıklı düşünemiyorum zaten kesin kafir ölecem diyorum bu kadar günah yemin günahını anlatma elfazı küfür ile imanla ölmen mümkün değil diyorum ne kadar da tövbe etsem sanki münafık tövbesi ediyormuşum gibi geliyor ben nasıl 0 dan başlayacağım Allah’ın düşmanı oldum ben bu yükleri nasıl atacağım hocam içim rahatlamıyor ne yapacağım sorabileceğim kimse yok bir siz varsınız ben şeytandan beter oldum Allah’ı o ka Gazaplandıracak şey yaptım ki artık islama giremiyorum me yapacağım ben islamın hak din olduğunu biliyorum ve 0 dan başlayamıyorum Allah artık beni affetmez hocam bu kadar günah anlatmaya yemine elfazı küfür e nasıl gitsemde boş Allah’ın affına nasıl girerim bilmiyorum
Sana geçen gün sorduğun soru da gereken cevabı yazmıştık. Şeytan sana vesvese vererek seni ümitsizliğe sürüklüyor. Tövbe et ve geçmişine bakma. Geçmişte yaptığın saçmalıkları bir daha asla yapma. İmkansız yemin diye bir şey yok. Senin o geçmişte söylediklerin yemin değil küfürdür. Tövbeni yenile. İbadet et. Yoksa şeytan senin aklını başından alır. Allah’a emanet ol.
Hocam hayırlı günler.
Çakra açtırma işlemi yaptırmak istiyorum günaha girer miyim korkuyorum.
Bi abla doğuştan çakraların kapalı dedi açtırmazsan hiçbir işin yolunda gitmez dedi
Sinem hanım bu tür şeyler faldir ve küfre girer.
Hocam merhaba benim aklımı bir sey kurcalıyor hz Muhammet ayse ile evdelenginde ayse 17 yaşındaysa ve hz Muhammet 51 yaşındaysa 63 yasında vefat ettiğinde nasıl hz ayse 18 yaşında dul kalıyor 12 senelik evli kalmışlar ve 18-12=6 ben burda takılıp kalıyorum
Hz Ayşe peygamberimiz vefat ettiğinde 18 değil 28 yaşın da idi. Her tarih yazana inanmayın.
Hocam selamın aleyküm dövme yaptırmak şirke giriyor mu ?
Aleykumselam. Dövme yaptırmak haramdır. Ancak şirk iceriyorsa o zaman şirk olur.
Hocam dövme (yaptırırken) de şirk nasıl oluyor örnek verebilir misiniz
Şirk içeren cümle veya resmi yada bir sembolü dövme olarak bedenine yaptıran kafir olur.