SORU-CEVAP

İslam dergisi web sitesi soru cevap sayfasında fıkıh, itikat, tasavvuf, tefsir, sünnet gibi çeşitli İslami konularda sorularınızı iletebilirsiniz.  Dini konulardaki sorular uygun görüldüğü takdirde bu sayfada yayınlanmakta ve cevaplandırılmaktadır.

Aşağıdaki formu kullanarak İslami konularda (fıkıh, itikat, sünnet, tefsir, tasavvuf, ilmihal gibi) sorularınızı gönderebilirsiniz.

İslam Dergisi

DİKKAT: Hakaret, küfür, tehdit içeren mesajlarla ilgili gerekli yasal işlemler yapılır. Soru veya mesaj göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Aşağıdaki formu doldururken takma ad veya rumuz kullanabilirsiniz. İnternet sitesi kısmını boş bırakınız. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir. Eposta adresiniz yayımlanmaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“SORU-CEVAP” üzerine 33.051 yorum.

  1. Hocam selamun aleyküm. Öncelikle benim için çok değerli cevabınız için sonsuz teşekkür ediyorum. Buna mukabil yazınızdaki sıraya uyarak bahis konusu mevzularda duygu ve düşüncelerimi belirtmek istiyorum. Biraz uzun olabilir lütfen kusur olarak görmeyiniz sebebini açıklayacağım inşaAllah.
    Tövbeye karar verdim doğrudur ancak yürekten bir pişmanlık var mı derseniz o bende kamil manada yok biliyorum. Pişmanlık kusurunu bilene ve görene doğar, ancak nefsime baktığımda kendisini kusursuz görüyor. İlmen, yakin derecesinde biliyorum ki her yanım günah kirleriyle dolu ama nefsim bana bunları inatla göstermiyor. Yaratılış kanunlarından biri de bu olsa gerek. Yoksa herkes hergün ağlayarak tövbe ederdi. Bu çok büyük bir nimet ve hakkıyla isteyene verileceği kanaatindeyim. Benim de tüm çabam bu çok gizli günah kirlerini araştırmak, bulmak, pişmanlıkla tövbe etmek üzerine kurulu. Bu uzun soluklu bir mücadele ve bitmeyecek. Hakiki tövbeyi yakalayana dek takliden de olsa sürekli tövbe etme halinde olmaya kararlıyım. Tevfik Allah’tandır cc.
    Sigara hususunda beni öylesine aydınlattınız ki anlatamam. Günah olduğunu söylemiş olsaydınız
    çok zorlanacak da olsam bırakacaktım şimdi ise erteleme kararı aldım. Zorlanma hususu tamamen işimle alakalı aslında. Uzun bir süredir tahammül sınırlarımı zorlayan ağır bir stres altında çalışmaktayım. Bu benim için apaçık bir imtihandır farkındayım, Yüce Mevlamın imtihan içinde açıktan yardımlarını görmesem işin sonu nereye varır bilemiyorum. Şu an iş değişikliği için ciddi gayret sarfediyorum. Yeni bir iş için görüşme yaptım olumlu geçti. Sanırım birkaç aday daha var onun değerlendirmesi yapılıyor, bekliyorum. 25 aralığa kadar sürem var müspet sonuçlanırsa maddi manevi feraha kavuşacağımı umuyorum. Bu sebeple Allahu Teala hazretlerinin El- Mukaddim güzel ismi şerifi ile beni öne alması için çok dua ediyorum. Siz değerli hocamdan da kıymetli duasını rica etmekteyim. Olursa sigara bırakma konusunu yeniden gündemime alacağım inşaAllah çünkü bitmesi gerekli.
    Kıymetli hocam 5 vakit namazın cemaatle kılınmasının önemini iyi bilsem de hakkını veremiyorum yalan yok. Ama tavsiyenizi emir telakki ederek iş dışında hayatımı ona göre kurgulayacağıma söz veriyorum.
    Ahlakı bozuk arkadaşım yoktur çünkü arkadaşım yoktur. Rabbül alemin bana bu dünyada yalnızlığı sevdirdi kimseye ihtiyaç duymadan yaşıyorum. İşim ve sosyal hayatım gereği yüzlerce tanıdığım, ahbabım vardır hiç yalnız değilim ama esasında yapayalnızım. Herkesin ilgisini çeken gündem meseleleri benim hiç ilgimi çekmez, çoğunluk kalbi bulandıran dünya işleri. Ben dini konuları çok severim hep konuşmak isterim ama bu ana kadar bir Arkadaş bana nasip olmadı. İçimden kendimle konuşurum bu yüzden, sürekli öğrendiklerimi muhakeme ile meşgulüm. Size bu kadar uzun yazmamın sebebi de bu işte. Bir nevi yalnız bir öğrencinin hocasıyla dertleşmesi nev’inden sayınız. Ya da kardeşi olmayan bir evladın babasıyla sohbeti ve onun hayır duasını rica etmesi türünden kabul ediniz.
    Zikir tavsiyenizi başım üstünde kabul ediyorum. Mevcut durumda her namaz sonrası 3 ihlas 3 felak 3 nas okuduktan sonra peygamberimize bir fatiha ve arkasından 99 Esmaül Hüsna okuyorum. Bilerek çok ilave yapmadım az da olsa devamlı olanı makbul olduğu için uzun süredir rahatlıkla yapabiliyorum çok şükür. Şimdi 33 estağfirullah ve 99+1 kelime-i tevhidi bunlara ilave edeceğim artık. Salavata da ağırlık vereceğim muhtemelen günlük bir adet belirlemek benim için uygun olacaktır.
    Değerli hocam bu uzun yazıdan sonra son bir hususu da sizinle paylaşmak istiyorum. Ben tüm Allah dostlarını çok severim. Ama Bediüzzaman Said Nursi hazretlerini inanılmaz seviyorum. Bir tarikata intisab etme düşüncesi hep aklımda var ama çok gönülden istekli olduğumdan değil bu niyet. Sebebini tam bilemiyorum belki korkularım vardır ayrı konu ama rabıta şartı hatırıma geldiğinde aklıma hep Üstadım geliyor. O benim zihnimde varken, tabiri caizse affedin Benim kalbimde o varken başka bir şeyhe rabıta yapmak ona ihanet edermiş gibi beni rahatsız ediyor. Risaleleri ve hayatını çok iyi bildiğimden o aklıma gelince ağlayasım geliyor hep. Bu sebeple intisap olmadan, kendimce kurduğum bir günlük ibadet ve zikir programı ile hayatıma devam etme fikri bana daha sıcak geliyor siz ne dersiniz acaba?

    1. Bünyamin kardeşim, abidlerden birisi der ki “Tevbeden 40 yıl sonra ancak gerçek pişmanlığı buldum.” Hülasa meyveyi diker dikmez meyve vermesi beklenilemez. Allah kulunu imtihan eder. Tövbesinde samimi olup olmadığını kulana gösterir. Kul tövbe edince hiç bir pişmanlık bulamazsa bu onun tövbesinin kabul olunmadığı anlamına gelemez. Kula düşen içine pişmanlık duygusu gelsin gelmesin tövbesini bozmamasıdır.
      Bu durum onun tövbede samimi olduğunun bariz alametidir.
      Doğru dini bilgi içeren ehli sünnet alimlerinin eserlerini okumak elbette arkadaştan daha üstün arkadaştır. Çünkü kitap sana ihanet etmez. Sana fesatlık yapmaz sana bilgi verir senden kötü hislerini alır yani almaya sebeptir.
      Saidi Nursi değerli bir alimdir ama ondan başka alimlerin eserlerini de okumak lazım. Çünkü her çiçekte farklı bal özleri vardır. Yeter ki zehirleyici olmasın.
      Rabıta kişiyi başlı başına ilerletmez. Aynı zamanda rabıta ibadet değildir.

    1. Kadın hastalıkları doktorluğu da gerek veya ebe. Karışık talebeler var diye kızlarımız okumasın mı?

  2. Hocam selamun aleyküm. Tüm günahlarıma tevbe etmeye karar verdim inşaAllah. Öğrendiklerim bunun bir seçim değil zorunluluk olduğunu gösteriyor. 30 yıla yakın sigara tiryakiliğim vardır bunu da tövbeme dahil etmezsem Hak karşısında ikiyüzlü olacağımı hissediyorum. Nefsime ağır gelecek belki bir süre hayattan lezzet alamayacağım bunu da göze alıyorum. Bu noktada yoksunluk krizleri geldiğinde çekeceğim günlük bir zikir tavsiyenizi rica eder, ellerinizden öperim.

    1. Aleykümselam Kardeşim. Allahu teala yar ve yardımcın olsun.
      Tövbe demek günahlara pişman olmak demektir. Genel tövbe de yapabilirsin kısmi tövbe de yapabilirsin. Tövbeni bozmazsan her tövbe kabuldür. Sigara günah değildir mekruhtur. Çok içersen israftan dolayı günah olur. Tavsiyem önce azalt sonra bırakabilirsin.
      İbadet olarak tavsiyem beş vakit namazını camide cemaatle kılmaya çalış. Hepsini cemaatle kılamazsan da en azından sabah yatsıyı cemaatle kılmaya çalış. Ahlakı bozuk kimselerle arkadaşlık yapma. Onlarla ancak zaruret miktarı görüş. Bunlardan başka çokça Peygamberimize salavat getir. Zikir olarak ise en yararlı zikir Lâ ilahe illallah. Her beş vakit namazın akabinde 33 adet estağfirullah dedikten sonra 99 adet “Lâ ilâhe illalâh” yüzüncüde ” Lâ ilahe illallah Muhammedun Rasulullah” okumak çok yararlıdır.

    1. Askeri uçakla oynamak neden küfür olsun? Küfür olmaz elbette ama niyete bağlı.

    2. Uçak üzerinde çizilmiş yıldız, artı, daire vb şekillerinden hoşlanmak küfür müdür?

    3. Haç değilse veya küfür alameti bir şekil değilse beis yok. Haç, yahudi yıldızı, kızıl çin yıldızından hoşlanmak küfür alametidir.

  3. hocam bir müslüman şaka olarak ben hiç ölmeyeceğim derse elfazı küfür konuşmuş olur mu? ankebut suresi 57. ayet mealen [(Unutmayınız ki) Her nefis ölümü tadıcıdır (dünya hayatı gelip geçicidir); sonra da Bize döndürüleceksiniz)]

    1. Hz. Mevlanaya
      – “Üstad sen insan ölümsüzdür diyorsun oysaki Allah Kuranda her nefis ölümü tadacaktır” buyuruyor denilince Hz. Mevlana
      – “Ben insan ölmez diyorum yani ruh ölümsüzdür diyorum. Nefis ölmeyecek demiyorum ” buyurmuştur.
      Ruh ölmez çünkü Allah ruhları ölümsüz kıldı. Nefis ise bu dünya hayatı ile sınırlıdır. Kabirde ve ahirette nefis yani kötüleri isteme vasfı olmayacaktır. Çünkü imtihan ölümle bitmiştir.

  4. hocam ömer öngüt efendinin cemaatinden olan hakikat.com sitesinde bir yazıda nefsin hayvani sıfatlarından bahsederken eti yenen hayvan sıfatında olan kimselerin iman etmiş ama nefsini terbiye edememiş olduğu, koyun sıfatında bulunanın çok az olduğu ve bunun için nefsi mülhimeye geçmesi lazım olduğu yazılı bu bilgi doğrumu? anladığım kadarıyla koyun sıfatı en ehven hayvan sıfatı ama nefsi mülhimede koyun sıfatında olan var. Başka bir tasavvufi bilgide rüyada eti yenen bir hayvanı kesip insana dönüştüğüne görmenin nefsi mülhimeye geçildiğinin belirtisi olduğu yazılıydı bu bilgiye yakın bi yazıda yine aynı sitede(hakikat.com) bir kimsenin şeyhine rüyada bir manda kesip insana dönüştüğünü anlatınca bu kişiye şeyhinin ”bu ilk adım bundan sonra yol katedilir” dediği yazılıydı. Benim anlamadığım manada suret insana dönüşüyorsa koyun suretinde olmak için nefsi mülhimeye geçmek lazım gibi bir yazıda var bu bilgileri birleştiremedim.

    1. İbrahim Hakkı hazretleri gibi tasavvuf erbabı büyükler rüyaları farklı şekilde vasıflandırırlar. Genel anlamda nefsin mutmeinne olmadan önce ahvali hayvan suretidir. Vahşi hayvan suretleri emmare sıfatıdır. Evcil hayvan suretleri levvame ve mülhime suretidir. Mutmeinneden itibaren aklı alacak derece de çok güzel insan suretinde nurlar tecelli eder. Huriler, gılmanlar veya melekler gibi. Bunların hepsi de imtihandır. Onlara takılanlar daha üst mertebeye ilerleyemez. O sebeple hep ötelerin ötesini hiç bir kimseye benzemeyen Rabbi istemeli. Öyle yaptıkça kişiye aklın hayalin tahayyül edemeyeceği zevkler bahşedilir ki her biri bir öncekinden üstün olur. Bu ahvaller sonsuzdur.
      sana tasavvufun özetini yazdım gerisi Allahın lütuf ve ihsanıyla senin en yüceyi arzu istidana bağlı.

  5. Hocam selamun aleyküm. 2 ayı aşkındır şehvetin esaretinden -tamamen Allah’ın yardımıyla- şu ana kadar kurtulmuş; göz, hayal vb zinadan Allah için vazgeçmiş biriyim. İlginçtir ki evli olmama rağmen o kapıda kapandı. Açıkça yazmak içimden gelmiyor ancak şu kadarını söyleyim rıza yoksa ben de yokum. Bu nedenle sabrediyorum gerekirse ölünceye kadar sabretmeye kararlıyım. Yanlış anlaşılmasın Allah’ın helal kıldığını kendime asla haram kılmış değilim ama şartlar sabır diyor sanki. Nefsim azapta ruhum ise huzur içinde. Sizce bu normal midir, yolum doğru mudur? Fıtrata aykırı bir durum olduğunun farkındayım bu açıdan endişelenmeli miyim? Sadece acayip bir bel ağrısı başladı bundan mıdır onu da bilemiyorum başkaca bir sıkıntım yoktur.

    1. Aleykümselam Kardeşim.
      Ashabtan birisi kendini mescide kapatıp dünyadan tamamen alakasını kesiyor. Bir süre sonra bu sufinin hanımı onu Peygamberimize şikayet ediyor. Peygamberimiz o kimseye Ehlinin çocuklarının da onda hakkı olduğunu bildirdikten sonra dünyada ki nasibinin de alması gereğini hatırlatıyor.
      Senin yapacağın haramlara ve şüphelilere kapıyı kapatacaksın helallere değil. Ancak helaller de aşırıya gitmeyeceksin. Peygamberimizin yolu budur. Hiç kimse Ondan daha takva olamaz. Mübahları terk etmede aşırı gidenlere “Benden değil” buyurması da bundandır.

  6. hocam belden yukarıya canlı resmi asmanın haram olduğu malum bazı müridler şeyhinin fotoğrafını duvara asıyor veya masa üstüne çerçeveletip koyuyor bu konuda farklı bi fetva varmı yaptıkları haram mı?

    1. İnsan veya hayvan resimlerini yatak odasına namaz kılınan yere asmak haramdır. Yüzü bir bezle örtülmek kaydıyla caiz diye fetva veren alimler de vadır. O müritler kendilerini şeyhin suretine değil sîretine benzetmeye çalışsınlar.

  7. Hocam bir tanıdığım rahmetli oldu hayatta iken takke takmayı çok severdi acaba mezar taşına takke koysam bir sıkıntı olurmu ?

    1. Aleykümselam. Türkiyede o kadar çok tarikatlar var ki akılda kalacak gibi değildir. Her tarikata bağlanmamalı. Şeyhi ehli sünnet olmalı yani dört hak mezhepten biri ile amel etmeli. Sonra mürşidin ahlakı her bakımdan Peygamberimizin ahlakı gibi en güzel ahlak ile ahlaklanmış olmalı. Dünyaya düşkün olmamalı. akaid ilmine ve fıkıh ilmine vakıf olmalı. Bir de sahih bir mürşidlik silsilesi olmalı. Yani şeyhinin şeyhinin şeyhi vs. Peygamberimize bağlı olmalı.

  8. hocam imamı rabbaninin Adem(insanın özü,yokluk) diye kastetttiği iki kaşın arasındaki nefis letaifimidir?

    1. Bazı arapça kelimeleri latin harflerle doğru yazmak maalesef mümkün olmamaktadır.
      İmamı Rabbani hazretlerinin bahsettiği عَدَمٌ Adem ile Âdem آدَمُ farklı kelimelerdir. Onun söz konusu ettiği Hz. Adem değil (ADEM) عَدَمٌ dir. Onun anlamı ise hiçlik demektir.

  9. Selamun Aleykum.
    Huzeyme İbnu Cezî el-Sülemî’den gelen bir rivâyette
    “Ey Allah’ın Resûlü, tavşan hakkında ne dersiniz?” dedim,
    “Ne yerim ne de haram ederim!” dedi. Ben de:
    “Öyleyse, siz haram etmedikçe onu yiyeceğim. Ey Allah’ın Resûlü, siz niye yemiyorsunuz?” dedim. Şu cevabı verdi:
    “Bana onun kanadığı haber verildi.”
    Bir başka rivâyette geçen “tavşanın hayız gördüğüne inanıyordu” ifâdesi var.
    Bilimsel olarak bugun biz tavşanın regl/hayz görmediğini biliyoruz ondaki bazı durumlarda görülen kırmızı sıvının farklı sebepleri var(isterseniz detaylı söylerim sebebini)
    Hadisde bana öyle bildirildi ifadesi var haşa Resulullah yalan söylemiyeceğine göre haşa Allahda yanlış bir bilgi vermeyeceğine göre konuyı nasıl anlamak gerekir.
    İslam alimlerinin çoğumluğuna göre tavşan eti helaldir resulullah ne yemiş ne yasaklamış deniyor.
    Resulullahın yememe sebebi birtakım insanların(belki o dönemdeki bilim insanlarının) bu hayvan hayz/adet görüyor demesinden ötürü tiksinip yemediği söylenebilirmi nitekim Resulullah bu şeyi Yasaklamamış çünkü Allahın hükmü bu temizde bir hayvan ama kendisi tiksindiği için yememiş o sebepten öyle demiş denilebilirmi.
    Yani bana öyle bildirildi demesinden kasıt insanlardır diyebilirmiyiz

    1. Tavşan Eti Helal Mi?
      Hz. Enes avladığı bir tavşanı Ebu Talha’ya getirir. O da bu tavşanı keser ve Resulullah (S.A.V.)’e götürür. Resulullah (S.A.V.) de bu tavşanı yemiştir. Yine Tirmizi kaynaklarında yer alan bir rivayete göre; Hz. Cabir, kavminden birisinin bir tavşan yakaladığını ve bu tavşanı kestiğini söyler. Kendisi Resulullah (S.A.V.)’e soruncaya kadar tavşanı yememiştir. Allah Resulü (S.A.V.)’e sorulduğunda kendisi tavşanın yenmesini emretmiştir.
      Diyanetin kaynakları araştırıldığında da konu ile ilgili ayrıntılı bilgiye yer verildiği görülür.
      Görüldüğü gibi Rasulullahın tavşan eti yemediği doğru değildir.
      “Bana onun kanadığı haber verildi.” ibaresini de doğru yorumlamak gerekir. Ya o tavşan erkek ise o da mı hayz oluyordu?
      Demek ki o ibare hayzla alakalı değildir. Belki ogün getirilen tavşanın kanı iyi akıtılmamıştı. Ondan mütevellit Rasulu ekrem öyle söylemiştir.
      Ayet ve hadislerde açık arayanlar ya münafıktır ya kafirdir.
      Kafirlerin eleştirilerine kapılıp ayet ve hadislerde açık arayanlar da iflah olmaz.

    2. Güzel bir bakış açısı ama bu söz tek bir hadisde olsa daha kesin bakabilirdik buna.
      Ama bir başka rivayette sahabe Resulullahın onu haram kılmadığını ama yemediğini söyleyerek hadis sonunda”Onun Hayz gördüğüne inanırdı” ifadesi var verdiğim hadisdede “bana onun kanadığı haberi verilldi” ifadesi bu iki hadisi birleştirince aklan gelen şey hayz olmazmı?
      Birde benim söylediğim gibi yani;Allah bu şeyi haram kılmamış ama o dönemki insanlar bundaki bazı sıvılardan dolayı hayz gördüğüne inanıp bunu Peygamberimize söylemiştir oda tiksinip yememiştir hadisdeki ibareyide şöyle anlayabilirmiyiz “Bana onun kanadığı (insanlar) tarafından haber verildi”
      bu konu böyle açıklanamazmı
      o sebepten

    3. ONUN HAYIZ KANI OLDUĞUNU SÖYLEYEN PEYGAMBERİMİZ DEĞİLDİR ONU SÖYLEYEN YORUMCUDUR. ““bana onun kanadığı haberi verildi” DEMEK ONUN HAYIZLI OLDUĞUNU GÖSTERMEZ. İSLAM DA HARAM OLAN KAN İÇMEKTİR. HAYZ GÖRMEK BİR HAYVANIN YENİLİP YENİLMEMESİNİ BELİRLEMEZ. BİR HAYVAN AVLANINCA KANI AKMAMIŞSA VEYA BOĞAZLANMADAN ÖLDÜRÜLÜRSE O MUNDAR OLUR. KANI YARIMYAMALAK AKITILAN BİR HAYVAN HARAM OLMAZSA DA ONU YEMEK MEKRUHTUR.
      TAVŞANIN O GÜNKÜ AHVALİDE ÖYLEDİR.
      PEYGAMBERİMİZ HELAL OLAN HİÇ BİR YİYECEKTEN TİKSİNMEMİŞTİR. O SADECE GÜNAHLARDAN TİKSİNMİŞTİR. NİTEKİM RASULULLAH TAVŞAN ETİNİ YEMİŞTİR. TİKSİNMİŞ OLSA NEDEN SONRA YESİN? PARANTEZ İÇİNDEKİ İNSANLAR İBARESİ YORUMCUYA AİTTİR. HADİSİN ORJİNALİNDE ÖYLE BİR İFADE YOKTUR.
      SİZİN ANLATTIIĞINIZ GİBİ ANLAMAK HAŞA PEYGAMBERİMİZİN İNSANLARIN ANLAYIŞINA GÖRE HELAL VE HARAMI BELİRLEMİŞ OLDUĞU ANLAMINI ÇIKARIR. bU DA iSLAMIN İLAHİ DİN OLMADIĞINI, İNSANLARIN UYDURDUĞU BİR DİN OLDUĞU ZANNINI DOĞURUR.

  10. Hocam şaffi mezhebinde yeminimi bozuyorum diyerek yemin bozulur mu? Bu ifade ile kişi yemini iptal olur ve kefaret gerekir deniyor bir hocaya sordum evet bu ifade ile yemin bozulur ve kişinin kefaret vermesi gerekir dedi bu doğru mu yani ben bu söz ile yeminlerimden kurtulabilir ve kefaret ödeyebilir miyim? Hocam biliyorum bana tövbe et ve geçmişe bakma dediniz ama içim rahat etmiyor bu bilgi doğru mu?

    1. Yemini bozmak için şafiye geçmek olmaz. Yeminini bozman gerekiyorsa bozarsın hanefiye göre kefaretini ödersin.

  11. Selamun Aleykum.
    Arabistanın çoğunluğu vehhabi deniyor ve buda sunni islam kategorisinde ele alınıyor.
    Bazı vehhabiler vehhabilik diye birşey yok biz hanbeliyiz diyor.
    Bu vehhabiler ehli sünnetten ayrımıdır.
    Küfür şirk inançları varmıdır nasıl bakmak lazım.
    Bugun ordaki imamların arkasında millet hacda namaz kılıyor

    1. Sapkınlığını Kurandan bir ayete dayandıranlara kafir denilmez ehli bidat veya ehli dalalet denilir. Vehhabiler de daha önce Hanefi iken mezheplerine bidat karıştırdılar. Bundan dolayı ehli bidattir. Sudi Arabistanda halk değil devlet vehhabidir. Devlet baskısı ile insansanlar itikadını gizlemektedir. O sebeple Kabe ve Medine’de ki imamların itikadi olarak ne olduğunu bilmediğimiz için arkalarında namaz kılmak caizdir.

  12. hocam başımda uzun zamandır şöyle bi durum var hemen alt katımda oturan komşum bana olan kininden dolayı sövüp hakaretler etmeye başladı sonra beni rahatsız etmek için duvarlara vurup ses çıkarmaya başladı sonra daha da azıttı kininden istidraç sahibi oldu benim düşüncelerimi okumaya kalbimden geçenlere vakıf olmaya başladı ve ne zaman aklımdan veya kalbimden kötü bir şey geçse hakaret etmeye ses çıkarıp rahatsız etmeye başladı nasıl yapıyo bilmiyorum ama şeytan gibi vesvese verir gibi hakaret sözcüklerini duyurmaya başladı o sözlerini duyarken tiksinti geliyor ve dilinin döndüğünü hisseder gibi oluyorum, benim gizli zikir çektiğimi biliyor ve kininden kalbimi bozmak için uğraşıyor dünyada kaç kişinin başına gelmiştir bilmiyorum ama bu anlattıklarım vallahi billahi doğru bahsettiğim kişide şeytan değil bir insan şeytanın verdiği vesveseler daha farklı oluyor, bu adam çoğu zaman muavin olduğu için evinde olmuyor çocuğuda babasınının yolundan gidiyor 13-14 yaşında bi çocuk ve psikiyatrik sıkıntıları var annesi duyduğum kadarıyla cinci hocalara vs götürmüş o çocukta galiba küçük kız kardeşini dövüp ağlatıyor evin içinde gürültü yapıyor annesinin bağırarak yapma yeter dediğini onlarca kez duydum aynı şekilde kocasınada diyor bu kişiler benim alt katımda onlarında altında oturan var çocuğun annesi sürekli alt katında oturanlardan gürültü için özür diliyormuş. hocam bu adamın birçok istidracına şahit oldum ve bana birçok eziyetler etti halada ediyor anne babamın evinde kaldığım için imkanda olmadığı için başka yere taşınamıyorum ailemde bu durumu bilmesine rağmen evi değiştirmiyor bu kimselerede dava açsam dosya masrafından avukat masrafından ibaret olacak ailemde izin vermiyor yüksek ihtimal dava açarsam daha fazla eziyet edecekler ben hala şaşkın durumdayım bu kimsenin kalbimden geçenleri işitip ona göre karşılık vermesini çözemedim nasıl yapıyor sormak istediğim bu adamın şerrinden nasıl kurtulabilirim durdurmanın bi yolu var mı?

    1. Allahu teala şerlilerin şerrinden korusun seni.
      İstidraç sahibi kimseler şeytanla işbirliği yaparlar. Karşısındaki kimsenin düşüncelerini okumaları şeytan önce senin aklına kötü bir şey getirir sonra istidraç sahibi kimseye bunu söyler o da bunu sana söyleyince sen o kimsenin kalbini okuduğunu sanmaya başlarsın. Aklına bir ayeti getir veya Allahın esmalarından birini getirirsen şeytan bunu ona söyleyemez.
      Bir de her sabah namaznı kıldıktan sonra ayetel kürsiyi, felak ve nası en az üçer kez okursan şeytan kalbine vakıf olamaz. Mümkün olduğunca o kimse ile karşılaşmamaya çalış. Onun evden çıkış saatlerinden ya önce ya da sonra evden çık.

  13. 1) Gavsı sani hazretleri bir vesile idi. O ahirete göçtü. Evlatları arasında avamın yaygara yaptığı şeyler sofiler için imtihandır. Sofi olmayan veya yarım bağlı kimseler fitne çıkarmaya çalışmaktadır. İster bunlardan birine bağlan veya bağlanma ama sakın onlar hakkında söylenen olumsuz sözleri tasdik etme. Şeytan der ki bunlar nasıl velidir kendi aralarında miras tartışmalarına giriyorlar bunlar nasılmürşid olabilir der. Sakın bu gibi söylentilere takılma. Hz. Ali ve Hz. Muaviye sahabe olmalarına rağmen onlar arasında dahi memleket meseleleri hakkında söylentiler ve olaylar vukuu buldu. Ama onlar bunları nefsani duygularla yapmadılar. Şeriate daha uygun olanı nasıl yapılır derdi ile içtihat yaptılar avam ise onu kişisel mesele sandı. Sadatlar da onların yaptığının bir benzerini yapmaktadır ama cahiller bunu kişisel mesele sanıp takıntı yapıyorlar.
    2) Diyorsun ki; Esas maksadımızın her koşulda Allah cc rızası olduğuna niyet edip bu niyete de sadık kalırsam ve intisaplı olursam yolun tehlikelerinden korunur muyum?
    Allahın izni ve muhafazası ile evet.

  14. Hocam ilk defa imamlık yaptım namazda heyecandan rükudan doğrulduktan sonra Rabbena lekel Hamd ı sesli söyledim. Yani imamlık yaptığım kişi duydu. Bu 2 mizin de namazını bozar mı

    1. İmam Rükudan doğrulunca “Rabbena ve lekel hamdi” söylemez cemaat söyler. İmam olarak bunu sehven sesli veya sessiz söylemeniz namazınızı bozmaz.

  15. hocam bi tarla sahibinin tarlanın kenarındaki tepeye ağaç dikmesi ve o ağacın meyvelerini kullanması caiz mi? tarlanın bitişiğindeki tepe tapuya dahil değil devlete ait, tepe dediğimde 10-15 metre yüksekliğinde üst tarafından yol geçen engebeli bir yer

    1. Tarlasının bitişiğinde kullanılmayan hazine arazisi olan bir kimse oraya ağaç dikerse yeri hariç, dikilen ağaçlar ve meyveleri ağaç dikene aittir. Ama o arazi köylüye ait bir mera ise merayı işgal etmek caiz değildir.

  16. Hocam selamunaleyküm. Geçenlerde siz umredeyken sormuştum cevabımı alamadım,herhalde gözden kaçmış çokta merak ediyorum tekrar soruyorum kusuruma bakmayın. Efendimiz as’a sürekli salavat getirmek bir nevi zikir gibi diyelim seyri sülük ettirir mi? Süleyman Cezuli hz idi yanlış hatırlamıyorsam delaül hayrat eserinin girişinde çokça salavat getirmenin vesile olduğu kerametlerden bahsetmiş. Yanlış anlaşılmak istemiyorum kerametten ötürü somuyorum ama salavat vesilesiyle kendisine keramet verilen insanlar efendimizi anarak tıpkı tarikat zikirlerinde olduğu gibi kalplerini tasfiye etmiş seyri sulük etmiş mi oluyorlar?

    1. Aleykümselam Kardeşim.
      Salavat getirmek çok büyük sevaplara vesiledir. Ayrıca getirilen salavatlar kadar da kişinin küçük günahları affedilir. O sebeptendir ki çok salavat getiren kimseler manen temizlenir bazen zikirle ulaşamadığı mertebelere ulaşabilir. Ama buna rağmen zikirde elzemdir. Nasıl ki bir kimsenin bedenine değişik vitaminler gerekiyorsa bir kimsenin ruhuna da değişik zikirler gerekir. Çünkü her bir esma ile ruha ayrı bir gıdası gelir.

  17. Selamün aleyküm hocam
    Rüyamda biri bana cikolata veriyordu bir sürü bizim evdeydik ev kalabalıktı bende sayıyorum çikolataları herkese 2 ser tane düşüyor ve dağıtmaya başlıyorum. Herkese 2 ser tane veriyorum 2 tanede en guzel cikolatalari kendime aliyorum ve uyandım anlamı nedir

    1. Aleykümselam Meryem hanım.
      Rüyada tatlı şeyler yemek ve tatlı şeyler dağıtmak güzel haber almaya ve güzel haberler vermeye delalet eder.

  18. hocam kalp zikrine devam ediyorum geceleri uyku için yattığım vakitlerde kalp letaifini zikre alıştırmaya çalışıyorum dün gece gözlerim kapalı iken dolunay gibi beyaz bir nur parladı his olarak güneş ışığına ampul ışığına benzer bişey değildi sizin yazılarınızda okuduğum kadarıyla kalp letaifinin nuru kırmızı renk sır letaifinin rengi beyaz renk ilk önce beyaz nur gömemin hikmeti nedir? birde tavsiyeleriniz varsa almak isterim hocam

    1. Bazı taliplerde letaif nurları sıralamaya göre zuhur etmez. Tavsiyemiz maksut ve muradın daime İlahi rızayı tahsil olsun. Letaif nurları bu yolun cazibeleridir amacı değildir.

  19. hocam (1 günlük yiyeceği olanın dilenmesi haram çalışabilecek durumda olanın eğer ilimle meşgul değilse yiyeceği olmasada dilenmesi haram) ayrıca (1 günlük yiyeceği bulunup dilenene yiyeceği olduğunu bilerek birşeyler vermeside haram istemeden verirse caiz) sormak istediğim etrafımda benden sigara isteyen çok kimse var bi tane sigara versene diyolar bende veriyorum sigara ihtiyaç maddesi değil sigara alacak paralarıda var benden sigara isteyenlere sigara vermem ve haram mı? böyle kimselere otlakcı diyorlar

    1. Sadaka ile ikram bir birine karışmaması lazım. Sadaka yoksula verilir. İkram ise istediğine istediğin zaman verebilirsin. Sigara ise kötü şeydir İmemek ve isteyene vermemek daha evladır. Verirsen günah olmaz ama mekruh olur.

  20. Selamün aleyküm hocam nasılsınız? İyisiniz insallah Allah sağlık versin.
    Hocam benim kuzenim günahlarına tövbe etmek istiyor ama nasıl yapacağını bilmiyor . Tovbe etsem sanki affedilmemisim gibi bi hisse kapılıyorum emin olamıyorum diyor.Nasil dua etmeli tövbe icin neler okumalı rica etsem bize yardımcı olur musunuz?

    1. Aleykümselam Merve hanım.
      Teşekkür ederim Allah razı olsun elhamdülillah bizler sağlık ve afiyet üzereyiz. İnşaallah sizler de iyisinizdir.
      Tövbe etmek tüm müslümanlara farzdır. Tövbe pişmanlıktır. Öncelikle işlenen günahlara pişman olmalıyız. Daha kapsamlı tövbe için iş gusül abdesti ve namaz abdesti almalı yüzü yıkarken amentüyü okuyup imanı tazelemeli. Banyodan sonra iki rekat tövbe namazı kılmalı. Sonra elleri açıp
      “Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahe’l-azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüve’l-hayyü’l-kayyûmü ve etûbü ileyhi, tevbete abdin zâlimin li-nefsihî, lâ yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ. Ve es-elühü’t-tevbete ve’l-mağfirete ve’l-hidâyete lenâ, innehû, hüve’t-tevvâbü’r-rahîm.”
      Arapça bu duayı bilmeyen Türkçe olarak “Ya Rabbi ben büluğ zamanımdan bu ana dek bilerek veya bilmeyerek küfür, şirk veya büyük ve küçük günah cinsinden her ne işledimse ben onlara pişman oldum bir daha yapmamak için tövbe ettim. Tövbe estağfirullah, Tövbe estağfirullah, Tövbe estağfirullah Lâ ilahe illallah Muhammedün rasulullah.

  21. Fetva Soruları (Özel Konu)

    Esselâmu Aleyküm ve Rahmetüllâhu ve Berekâtuhu Kıymetli Hocam,

    Size bir sonraki mailimde sormak istediğim soruların ve cevaplarının herhangi bir websitede, videoda, vb. paylaşılmamasını/yayınlanmamasını rica ediyorum, bu hususta öncelikle bana teminat verebilir misiniz, yani bu hususta hiçbir şekilde bozmayacak şekilde yemîn-i mün’akide edip söz verir misiniz şu anki mailimin cevabında?

    Selametle kalın.

    Saygılarımla,

    1. Aleykümselam ve rahmetullahi ve berakatüh Talha kardeşim. Siz istemezseniz sorunuzu yayınlamadan cevapları burada yayınlarız. Cevapların da görülmesini istemiyorsanız İslam Dergisi Facebook sayfamıza mesaj olarak sorularınızı gönderir cevap ve sorularınız sizden başkası göremez. Başkalarının görmemesi için Allah için size söz veriyoruz.

  22. Hocam selamun aleyküm. Rüyamda akşemseddin hz türbesini komple almışlar oranın ve yanındaki caminin yerini değiştiriyorlarmış. Saygısızlık yapıyorlar diye üzülüyorum. Keşke bu camiiyi bana verseler diye benim olsa diye içim içime sığmıyor. Sonra birisi içeri demirliklerin, mezarlarının oradan gül fidanından gülün yeşil yapraklarından bir yeşil yaprak bana uzatıyor bir yeşil yaprak da yanımdakine uzatıyor. Dikince gül oluyormuş. O kadar seviniyorum kıymet veriyorum ki. Ne demektir hocam hiç gitmedim gerçek hayatımda oraya ve bilmiyordum.bir de tam da şuan ev alma taşınma sürecindeyiz. Hep rüya soruyorum kusura bakmayın. Allah’ a emanet olun

    1. Aleykümselam.
      Gül güzel ortamdır. Yeşil yaprak ise huzurdur. İnşaallah yeni meskeniniz hayırlara vesile olur.

    1. Mısırda kurulan ve yaklaşık 260 yıl süren Şii Fatimi devleti iddia edildiği gibi Hz. Fatıma veya Hz. Ali ile bir bağlantısı yoktur. Şia mezhebi üzerine kurulan bu devletin sözde halifeleri de sahih değildir.
      Sual: Bir kitapta, (Kur’anın bu yorumu sizi çok şaşırtacak, şimdiye kadar yapılmayan yorumlar yapılmıştır) denilerek, kurulan ruhsal irtibatlarla, Kur’andan yeni bilgiler elde edildiği, bâtınî mânâlardan hareketle, Kur’anın iyi anlaşılmasının hedeflendiği söyleniyor. Bunlar doğru olabilir mi?
      CEVAP
      Şaşıranlar olabilir, ama bu sapıklıkların hepsini Peygamber efendimiz haber vermiştir. Kur’an-ı kerimin yeni mânâlarının olduğunu söylemek, başta Peygamber efendimiz olmak üzere, Eshab-ı kiramın tamamını ve bütün İslam âlimlerini cahillikle suçlamak olur. Üç hadis-i şerif:
      (Sonra gelenler, önceki âlimleri cahillikle suçlayacak.) [İbni Asakir]

      (Din adamları, ince meseleleri ele alıp, halkı şaşırtacaklar.) [Taberanî]

      (Her asır öncekinden daha kötü olur, böylece Kıyamete kadar bozulur.) [Hadika]

      Kendi görüşümüze göre tefsir caiz değildir. Üç hadis-i şerif:
      (Kur’anı kendi görüşüyle açıklayan, doğru olsa da, muhakkak hata etmiştir.) [Nesaî]

      (Kur’ana ehliyeti olmadan mânâ veren, Cehennemde azap görecektir.) [Tirmizî]

      (Kur’anı kendi görüşüne göre tefsir eden kâfir olur.) [Deylemî]

      Kendi görüşüne göre verilen mânâ doğru olsa bile, meşru yoldan olmadığı için hata olur; mânâ yanlışsa küfür olur. (Berika)

      İsmailiye [Bâtıniye] fırkasında olanlar, (Kur’anın zahir mânâsı olduğu gibi, bâtın mânâsı da vardır. Zahir mânâsı, fıkıhçıların kalıplaştırdığı, belli ve sınırlı şeylerdir. Bâtın mânâsı ise Kur’anın iç mânâsı olup uçsuz denizdir) dediler. Zahir mânâyı bırakıp, bâtın dedikleri, kendi uydurdukları şeylere inandılar. Hâlbuki Peygamber efendimiz, Kur’an-ı kerimin zahir, açık mânâsını bildirdi. Zahir mânâyı bırakıp iç mânâ diye bir şeyler uydurmak küfür olur. (Milel ve Nihal)

      Bir âyet-i kerime meali:
      (Sana Kitabı indiren Odur. Onda Kitabın temeli olan muhkem âyetler vardır, diğerleri de müteşabihtir. Kalblerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak, kendilerine göre yorumlamak için, onların müteşabih olanlarına uyarlar. Oysa onların yorumunu, ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır” derler. Bunu ancak akıl sahipleri düşünebilir.) [Âl-i İmran 7]

      Türedilerin çıkardığı ve Resulullah efendimizin, Eshab-ı kiramın, müctehid imamların bildirdiklerinden farklı olan bilgilere, itibar edilmez.

      Laik reformcu
      Sual: (Kur’ansal İlkeler) diye bir kitap elime geçti. Din hakkında kitap yazdığına göre, yazar için, (İyi bir din tahsili yapan ve Arapça bilen biridir) diye düşünmüştüm. Dinden habersizmiş. (Ben din tahsili yapmadım, ama aklımı kullandım. İspanyolca bilirim. Paris kültürüyle yetiştim. 20 yıl profesyonel artistlik yaptım. Laik, çağdaş, akılcı ve Atatürkçüyüm. Dini aslına döndürmeye çalışan cesur bir reformcuyum. Bu ekolün temsilcisiyim. Kur’an meali okuyarak din hakkındaki yeni buluşlarım, çıkardığım harika hükümler, müftülere ve ilahiyat profesörlerine taş çıkartmıştır. Benim en esas hedefim, namaz, oruç, tesettür gibi kemikleşmiş tabuları yıkmak, içkinin, cünüp gezmenin ve kadınlarla beraber olmanın günah olmadığını anlatarak, sadece Kur’ansal ilkelere dayalı gerçek din anlayışını yapılandırmaktır) diyen yazarın maksadı nedir?
      CEVAP
      Yazar, Kur’ansal ilke adıyla, dinsizliği din olarak takdim etmeye çalışıyor. Adı (Gerçek İslam) olacak, fakat dinle hiç ilgisi olmayacak. Bu feci durum meal okumanın doğal sonucudur. (Yalnız Kur’an) diyenlerin hiçbiri, Kur’ana inanmaz. Çünkü inansalar, Allahü teâlânın Kur’an-ı kerimde defalarca buyurduğu, (Resulüme uyun! Ona itaat bana itaattir.) emrini kabul ederler. Resulullah’ın “sallallahü aleyhi ve sellem” 23 yıl yaşadığı İslamiyet’i ölçü alırlar. Kur’an meali okuyan herkes, kendi aklını ölçü alıyor, kendi anladığını doğru sanıyor. Hepsi de farklı farklı görüşler ortaya atıyor. Seadet-i Ebediyye’de buyuruluyor ki:
      Din öğrenmek için, Kur’an tercümesi, tefsir, hadis okumaya kalkışırsak, bunları kavrayamayız. Yanlış anlayarak dinimizi de, imanımızı da kaybederiz. Ana yuvasından almış olduğu kıymetli imanını kaybeden (Ben çağdaşım) diyen birkaç kimseyle karşılaştım. Bunların küfrüne sebep olan şeyin nasıl meydana geldiğini sordum. Tefsir ve meal okudukları söylediler. Mazhar-ı Can-ı Canan hazretleri, Makamat kitabında, bir halifesinin tefsir yazmasına mani olduğunu yazmaktadır. Görülüyor ki, uydurma yazılan tefsirleri ve tercümeleri bir yana bırakalım, meşhur tefsirler bile, ehlinden başkasına zararlı oluyor.

      Ehl-i sünnet âlimleri, tefsir ve hadisten anladıklarını, bizim gibi din cahillerine, açık, kolay öğretmek için, binlerce fıkıh ve ilmihâl kitabı yazmışlardır. İslamiyet’i doğru öğrenmek için, o kitapları okumak lazımdır. (Birgivî V. Şerhi)

  23. hocambikaç gün önce gördüğüm rüyada odamdaki şeytanı tekmeleyerek uzaklaştırıyordum her tekmeden önce öl diyip vura vura evin balkonunun köşesine kadar sürükledim balkonuun köşesinde kıvranıyordu şekli ise çıplak koca kafalı çirkin birşeydi rüyamda yürürken sesli olarak Allah dediğimi hatırlıyorum size anlatmak istedim tabir yaparsanız sevinirim

    1. Rüyadaki oda gönül evinizdir. Gönüldeki şeytanı Allah’ı çok anarak yani zikrederek kovmalısınız.

  24. hocam sesli zikir nefsi tezkiye ediyo, gizli zikir(kalp zikri) ruhu tasfiye ediyo demek doğru bir söz müdür

    1. Sesli zikir nefsi tezkiye ediyor, gizli zikir(kalp zikri) ruhu tasfiye ediyor demek doru değildir. Kemiyet değil keyfiyet önemlidir. İster sesli ister sessiz zikret ama ayık olarak şuurlu olarak zikret. İşte o vakit zikrin faydası görülmeye başlar.
      Nefsin tezkiyesi(temizlenmesi) haramlardan ve şüphelilerden sakınmakla, ruhun tasfiyesi(safiyeti) kalpten masiva sevgisini çıkarmakla mümkündür ancak.

  25. hocam Adab-i Fettullah kitabında kalp zikri çekenlerin haram ve mekruhlardan sakınmaları letaif zikrine geçiş yapılması gerektiğini gösteren belirtilerden olduğu yazılı letaif zikri çekenlerin ise dünya ve ahiretle ilgili bütün işlerini unutması isbat zikrinin vakti geldiğinin belirtisi olarak yazıyor. terki dünya ve terki ukba nefsi mutmainne makamına gelindiğinde tamamlandığını öğrenmiştim bu bilgileri birleştirince letaif zikrine nefsi mülhimeye geçince isbat zikrine nefsi mutmainneye geçince başlandığı aklıma geldi bu doğrumu?

    1. Zikir ile meşgul olanlar elbette ki haramlardan uzaklaştıkları oranda manevi yakınlık kazanırlar. Letaif zikri çekenlerin dünya ve ahiret işlerini terk etmeleri diye bir şey olamaz. O ibare yanlış tercüme edilmiştir. Onun doğrusu dünya ve ahiret işlerinin sevgisini kalpten silmek gerektiğidir.
      Terki dünya ve terki ukba yani ahireti terk de böyledir. Sevgisini gönülden çıkarmak kalbi sadece İlahi rızaya rabt etmektir.

  26. Hocam selamun aleykum bazi bilgisayar oyunlarinda cadilar bayrami veya yilbasi icin oyun esyasi dagitiliyor bu oyun esyalarini oyunda kullanmak dinden cikartirmi?

  27. hocam AbdulKadir Geylani Hazretleri bir nasihatinde (Allah’tan baska herseyden arinmadikça Ona yönelme) diye buyuruyor, bu sözün manası nedir?

    1. (Allah’tan başka her şeyden arınmadıkça Ona yönelme) sözünün izahı, İlahı rızanın gereği her ibadeti Allah rızası için yap haramları da Onun rızası için terk et. Gönlündeki masiva sevgisini İlahi rıza gereği terk et.

  28. Selamun Aleykum Hocam.
    Kuranda insan için mealen(İnsan neden yaratıldığına bir baksın dökülen bir sudan yaratıldı)
    (Hulika min mâ-in dâfik(in)))
    ifadesi var.
    Hocam bildiğiniz gibi insan sadece dökülen/atılan bir meniden değil spermenden ve ayrıca kadında bulunan yumurtq hücresinden yaratılır.
    Ama ayette Atılan bir su diyor ve sonunda tenvin var buda belirli bir tane su anlamına geliyor.
    Meni atılır/dökülür evet ama ayrıca yumurta hücreside bir folikulden rahme doğru atılır/dökülür.
    O zaman bu ayeti insan (hem erkekten hemde kadından) dökülen bir sudan(sperm ve-yumurta) hücresinden yaratıldı.
    böylemi anlamalıyız.
    Eğer cevap evetse ayette neden su kelimesinin sonuna tenvin getirilerek İnsan atılan Dafikin(Belirli bir su)’dan yaratıldı denmiş.

    1. Aleykümselam Kardeşim.
      Ayetin birini okuyup diğerine bakmadan veya başka surelerde Cenabı Hak o hususta ne beyan ettiğine bakmadan bir karara varmak hatadır. Oysaki bir ayet diğeri ayeti açıklamaktadır. 5. ayet ile soru ile dikkat çekiliyor 6. ayetle insanın hangi maddeden yaratıldığı beyan ediliyor 7. ayette ise mevzu açıklanıyor.
      Tarık suresi 5,6,7, mealen:
      – İnsan neden yaratıldığına bir baksın.

      – Atılan bir sudan yaratıldı.

      – O su, erkeğin sulbü ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar.

      Burada görüldüğü gibi insan sadece erkeğin suyundan değil kadın ve erkeğin suyundan yaratıldığı belirtiliyor.

  29. Selamunaleyküm hocam kadınlardan yalnızlık çekenler var bu neyden kaynaklanıyor kadınlardan yalnızlık nedir anlamı varmı yoksa saçma ve yanlış bir düşünce hissmi bana göre hayatta her çabaya ahlaka göre eğer çaba ahlak varsa zaten evlilik ve çevren olur sevgili ve kız kanka olaylarını demiyorum bunlar haram siz nedir asıl bu mesele ben kadınlardan yana yalnızım diyenlerin sorunu?

    1. Aleykümselam. Sadece kadınlar değil erkeklerde yalnızlık çekmektedir. Kadın ve erkek birbirlerini tamamlayan bir aletin dişlileri gibidir. Biri olmazsa çark dönmez. O sebeple genç bekar erkekler ve genç bekar kadınlar bekar yaşamasınlar mutlaka evlensinler. Maddiyat mutluluk sebebi değildir. Öyle olsaydı dünyanın en mutlu insanları ashab mutsuz olurlardı.

  30. Kıymetli ziyaretçilerimiz, hocamız Mekke’de olduğu için sorularınıza dönüşte cevap yazacaktır inşaAllah.

    1. TEŞEKKÜR ETTİK KIYMETLİ KARDEŞİM. UMREDEN DÖNDÜK ELHAMDÜLİLLAH.

    1. Çok salavat çok faydalıdır ama her zaman nasıl aynı yemek yenilmiyorsa her zamanda farklı zikirler daha faydalıdır.

Bir yanıt yazın