İslam dergisi web sitesi soru cevap sayfasında fıkıh, itikat, tasavvuf, tefsir, sünnet gibi çeşitli İslami konularda sorularınızı iletebilirsiniz. Dini konulardaki sorular uygun görüldüğü takdirde bu sayfada yayınlanmakta ve cevaplandırılmaktadır.
Aşağıdaki formu kullanarak İslami konularda (fıkıh, itikat, sünnet, tefsir, tasavvuf, ilmihal gibi) sorularınızı gönderebilirsiniz.

Selamunaleyküm kıymetli hocam purplebixi yani bahadır telci ehli sünnet yada tasavvuf ehli midir? yoksa sadece riyakar biri mi dini obje kitapları ile.
Aleykümselam Kardeşim.
1- BAHADIR TELCİ SANAL ADI PURPLE BİXİ
2- Asrın Fahrettin Tok
3- CEMRE DEMİREL,
4- HUBEYB ÖNDEŞ Bunlar iki yüzlü korkak, müslüman görünümlü zihniyetlerdir. Z kuşağını peşine takmış kendi kafalarına göre din uydurup, islam, şeriat adına konuşmaktadırlar. Kendi kendilerine Kuran meali ve tefsir de yapıyorlar. Bunlar hem laik hem sözde müslüman. Bunlar liberal zımbırtısıyla İslam’dan çıkmış ehli sünnet düşmanı kimselerdir. Din hakkında paylaşımları ve videolarıyla gençleri zehirlemektedirler.
Bu tayfanın büyükleri dinsiz Edip Yüksel, ehli bidat Caner Taslaman, Emre Dorman, Mustafa İslamoğlu, Mehmet Okuyan, Abdulaziz Bayındır, Mustafa Öztrük, Celal Şengör gibi itikadı bozuk kimselerin yolunda sözde icazet almışlardır. Bunlar sosyal medya gibi yerlerde örgütlenmişler dini şeyleri mizah, alay konusu yapıyorlar. Bu münafıkların ortak yönleri devlete, askere, polise, İslam sanatkarlarından yararlanmak için internetteki yüzlerini gizleyen kimselerdir.
Selamünaleyküm,grafik tasarım okuyan bir lise öğrencisiyim, derslerde öğretmenlerimiz bizlere sık sık resim çizdiriyorlar, bu resimler genellikle vücut parçaları, insan figürleri olabiliyor. Mesleğimiz aslen çizimi değil bilgisayarda tasarımı ele alıyor fakat lise boyunca müfredat gereği çizim yapmak zorundayız. Bir öğrenci olarak ne yapmamı önerirsiniz hocam?
Aleykümselam.
Ders gereği çizebilirsin.
Hayırlı günler hocam ben lise öğrencisiyim,futbol oynuyorum,formalarımın kulüp logolarında Hac şareti olabiliyor, bunları ip veya bant ile kapatıp formayı giymemde sakınca var mıdır? Ayrıca formanın arkasında Hristiyan veya diğer dinlere mensup futbolcuların ismi yazıyor,bunları giymek dinimizce uygun mudur, teşekkür ediyorum.
Hayırlı günler.
O formaları giymenizi tavsiye etmeyiz.
Hocam iyi akşamlar bir tane arkadaşım insan heykelinin yanında fotoğraf çekilmiş ve sosyal medyada paylaşmıs bu küfür müdür?
Aleykümselam. Heykel eğer putperestliği özendiriyorsa veya çağrıştırıyorsa küfürdür. Değilse mekruhtur.
Aleykümselam. Paylaşılan resmin arka planındaki heykel eğer putperestliği özendiriyorsa veya çağrıştırıyorsa küfürdür. Değilse mekruhtur.
Selamun Aleykum Kıymetli hocam.
Aklıma takılan bir husus konusunda size danışmak isterin.
Semavi dinler ve diğer putperest inançlarında bile dünyanın sonuna doğru gelecek varlık/varlıklar dan bahsedilir.
Yine bizim dinimizde Hz isa ,mehdi,deccal gibi inanışlar var.
Bu konularla ilgili hadisler ve sıhhatilerine girmicem.
Benim sorum özetle şudur;
Bugun insanoğlunun her alanda teknolojisi malumdur.
Bugun dünyada herhangi bir insan olağanüstü bir davranış sergilese afrikanın ormanlarında yaşayan ilkel kabileler hariç dünyadaki milyarlarca insana bu haber ulaşır görüntü olarak.
Hadislerde bu gibi olağunüstü şahsiyetlerin gelip dünyada yıllarca kalacağı savaşacağı birtakım şeylerde bulunacağı yazılı.
İslamda İmtihan sırrı anlayışı vardır.
Dolayısıyla bir olağanüstü varlık(mehdi isa deccal vs) gelse ve bir olağanüstü hal göstermiş olsa tüm dünya bunu görür ve haberdar olur kaldıki hadislerde bu şahsiyetlerin yıllarca kalacağı savaşacağı gibi detaylar mevcut zahiri manasına göre yorumlarsak bu imtihan sırrrına aykırı olmazmı yani mehdi hz isa gelse bugunku dünya harp teknolojisine baş koymak için farklı birşeyle gelmesi lazımki bu kişinin birdenbire böyle birşeye sahip olup meydan okuması bir olağanüstü haldir bu şey imtihan sırrına aykırı olmazmı?
Bu konu çok kafamı karıştırıyor alimler kitaplarında eskilerde hep yazmışlar işte şurda zuhur olacak şurda ordu toplayacak şunu yapacak diye ama günümüz teknolojisinden haberdar değillerdi eski nesil alimler.
Dolayısıyla biz bugunki dünyada imtihan sırrınıda hesaba katarsak gelecek olan bu olağanüstü şahsiyetlerle ilgili hadisleri müteşabih olarakmı anlamamız kabul etmemiz gereki yoksa olduğu gibi zahir manadamı.
Eğer zahiri manada kabul edersek benim aklıma gelen şudur; Dünya savaşı çıkacak her ülke birbirini yok edici teknolojiye sahip(uzun menzilli füzeler,nüükler bombalar patriotlar vs) ve bu olduğu gün bu olağanüstü şahıslar çıkıp hadislerde geçen şeyleri gerçekleştirecekler müslüman topluluğuyla ve bu şey hızlı olacak birkaçgün içinde olup bitip kıyamet olacakki imtihan sırrına aykırı olmasın.
Benim bu fikrim doğru olabilirmi?
Aleykümselam Kardeşim. Hazreti Mehdi hakkındaki ve gerekse savaşları hakkındaki bazı hadisler müteşabihtir. Bir hadisi şerife göre ise Hz. Mehdi savaşmayıp ilimle(teknolojiyle) galip geleceği bildirilmiştir. Hadiste “Allah benim neslimden gelecek olan Mehdi’ye bir gecede tüm bilgileri öğretir” buyurmuştur. Bu ilim hem zahiri hem dini olmalı.
Değerli hocam yorumunuz için teşekkürler bende müteşabih kısma odaklanılması gerektiğini düşünüyorum. Eski alimler bu konuda mazurdur çünkü teknoloji son 150 yılda korkunç seviyede gelişmiştir.
Yani Hz isa Hz mehdi ile ilgili hadisleri rivayetleri sahih kabul ettiğimiz takdir günümüz teknolojisini ve imtihan sırrınıda hesaba katarak bu olağanüstü hallerin belki kıyamete birkaçgün kala hızlıca olup bitebileceği şeklinde anlaşılmaya müsait duruyor ilgili hadislerde bu durumda müteşabih ve teşbih (benzetme) tarzında söylenmiş olabilir.
Mesela Hz isa mehdi deccal vs dünyada 7 yıl kalacak tarzı hadisleride bu manada anlayabiliriz mesela 7 yıl dünyada normal bir insan gibi davranıp hadisdeki gibi bir gecede ona ilim güç ve islam ordusu verilip hızlıca herşey gerçekleşip kıyamet kopabilir şeklinde anlaşılılabilir gibi gözüküyor.
Hz. İsa’nın 7 veya 40 yıl kalacağı iki ayrı hadis var. Bunu şöyle yorumlayabiliriz. Dünyada kalma süreci 40 ama insanların onu kabul etmesi 7 yıl.
Hocam insan resmi ve hayvan resmi cizmek küfür müdür?
İnsan veya hayvan resmi çizmek günahtır. Ama düşman çizgi resimleri müslümanlara karşı silah olarak kullanıyorsa ki bu zamanda kullanıyorlar o vakit İslam değerleri tanıtmak, anlatmak için araç olarak çizilmesi yapılması caiz olur.
ölü kalp meselesi.
hocam, şu sözü bir yerde okudum “haram işlemekten daha çirkini, haramı işleyince kalbin ondan rahatsız olmamasıdır — Bu, kalbin ölümüdür” yazıyor. yani kalbin ölümü demek, kalbi mühürlü mü anlamına geliyor? bu duruma düşmüş biri ne yapabilir, kurtulamaz mı? çünkü benim bildiğim şey mühürlenmiş kalp tekrar açılmaz ve imansız ölünür. yoksa buradaki ölü kalbin anlamı farklı mı?
Ölü kalp kafirin kalbidir. Bu tür kimseler İslam kendilerine geldikten sonra veya İslam onlara anlatıldıktan sonra düşünürler iman ederler. Ama mühürlü kalp ise mucizeleri gördüğü halde inkarda ısrar edenlerin kalbidir. İblis’in veya Firavun’un ve Ebu Cehil’in kalpleri bu türdendir.
ha yani hocam buradaki ölü kalbin anlamı, mühürlü anlamında değil. yani kafir manasına geliyor o zaman
Evet, ölü kalp, mühürlü kalp demek değildir.
Hocam selamunaleyküm. Şimdi ortalıkta 14 nisan 14 mayıs arası yağan nisan yağmuruna şu kadar fatiha şu kadar bi şey bişey okunup içilirse her hastalığina şifa olacağı yazıyor. Kaynak olarak müslim göstermişler baktım asılsız öyle bir hadis yok. Ya da ben bulamadım. Bu gerçek midir yoksa bidat mi? İlişkilendirdikleri hadis. **Peygamberimiz (sav)’den rivayet olundu ki:
Cebrail a.s Bana öyle bir ilaç öğretti ki, (o ilaç sayesinde, insanların) doktorların ilaçlarına hiç ihtiyacı kalmaz…
Eshab-ı Kiram :
(o ilaçtan) Bize de haber ver, Ya Rasulullah dediler,
Rasulullah (sav):
Nisan yağmurunu alınız (toplayınız). Ona;
70 defa Fatiha-i şerife,
70 defa İhlâs-ı şerif,
70 defa Felak suresini,
70 defa Nâs suresini,
70 defa Tesbih duasını (SübhanAllahi vel-hamdü Lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vâllahü ekber ve lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil-aliyyıl-azîm) okuyunuz.
Sonra, 7 gün devamlı olarak sabah akşam birer bardak içiniz. Beni hak Peygamber olarak gönderen Cenâb-u Hakk’a yemin ederim ki, Cebrâil Bana dedi ki ;
Bu sudan içen kimsenin, cesedinden, damarından, sinirinden, etlerinden, o kimseye ağrı, acı veren rahatsızlığını Cenâb-u Hakk giderir ve o kimseye sıhhat ve afiyet verir.’
Yine Başka bir Hadisi şerifte:
Beni hak Peygamber olarak gönderen Allaha Yemin ederim ki, Çocuğu olmayan bir erkek, bu sudan hanımına içirse, Allahu Teâlâ’nın izni ile Hanımı hamile kalır. Hanımını başı ağrıyan bir erkek bu sudan hanımına içirse, bu su ona sıhhat için yeterli olur. İçen kimsenin balgamını keser. Rüzğar ona zarar vermez. Çirkin haller kendisine isabet etmez. Bel ağrısından, karın ağrısından, şikayeti kalmaz. Alaca hastalığından korkmaz. Göğüs ağrısı çekmez. Kalbine gelen vesvese (evham)gönlünden çıkar gider. Kendini çok beğenmek, hased, kibir, düşmanlık, gıybet ve koğuculuk (gibi manevi hastalıklar dâhil),dünyada yaşayan her fani (geçici)olanlar için Allahu Teâlâ’nın izni ile fayda vericidir. [1]
1] Tefsir-i Kebir.Kuran tefsiri
[2] Müslim 2/615, Ebu Davut 5/3309
[3] Muslim(2/615), Ebu Davud(5/330
[4] Ö. Dergisi
İnternette ayetlerin bile mealini değiştirip yalan yazanlar hadis uydurmada geri kalmıyorlar.
Bunlar uydurma hadislerdir. Böyle bir şey yoktur. Peygamberimiz “Ey Allah’ın kulları tedavi olunuz Allah her hastalığın devasını yaratmıştır” buyurmuşken böyle safsatalar gerçek hadislerle çelişmektedir. Tıbben tedavi olacağız bununla birlikte ayet ve diğer duaları da okuyacağız tabi ki.
Selamunaleyküm kıymetli hocam asrın tok denen dürzü din hakkında kuran hadis ayet dua ilmihal fıkıh vs konularında aşırı saçma tefsir ve açıklamalar yapıyor bunun hakkında bir reddiye yaparmısınız? not kendisi selefi tekfirci çoğu genç takip ediyor yalan yanlış islam hakkında bilgiler veriyor siyasi yöndende berbat namazı olmayan orucu olmayan kuranı okuyamayan din alim kitaplarını okumayan twitterda alim olmuş.
Aleykümselam.
Asrın Tok’un belirtildiği gibi yanlış yorumlarına rastlanılmamıştır. Ateist TEMA Dergisinin küfür vari iddialarına karşılık vermiş kendisinin ehli sünnet olduğu belirtilmektedir.
Hocam cin musallatı yaşayan kişlerin kalp zkri(haf zikir) çekmesinde bi mahzur var mı önce musallattanmı kurtulması lazım?
Önce musallattan kurtulması lazım.
Musallattan nasıl kurtulur hocam? Kendi kendine okuyabilir mi
Musallattan kurtulmak isteyen guslünü, taharetini abdestini doğru yapmalı. Beş vakit namazını doğru kılmalı ve zamanında kılmalı. Küfür ve şirk içeren söz ve işleri iyi öğrenip onlardan sakınmalı, haramlardan sakınmalı.
Her sabah ve akşam fatiha, ayetelkürsi, kureyş ve kafirun suresi ihlas, felak ve nas surelerini en az üçer kez okumalı Allaha sığınmalı sabah ve yatsı namazından sonra dua edip Allaha yalvarmalı.
Birisine bela verilmesi için beddua ettim ama beddua bana tuttu bu beladan kurtuluş yolu var mı?
Haksız yere yapılan beddua kişiye döner.
Bundan kurtuluşun yolu beddua yapılan kimseye hayır dua etmek ve yapılan kötülüklerden pişman olup tövbe etmek ve belalardan halas bulmak için dua etmek gerek.
Selamunaleyküm hocam yalnızlık kader ‘midir?
Aleykümselam.
Bir şeyin kader olup olmadığı iradi olup olmadığı ile ilgilidir.
hocam ağız alışkanlığıyla edilen yemin kefaret gerektiri mi
Evet gerektirir.
Selamun Aleykum Hocam iyi bayramlar
Hocam tefsir ve meallerde
Nahl 69 daki”
Śumme kulî min kulli-śśemerâti feslukî subule rabbiki żululâ(en)
Bu kisim için (kuli min kulli semeratti) kısmını bütün ürünlerden ye olarak çevirmişler.
Bildiğiniz gibi arı çiçeklerin içinden nektat(bal özü) toplar ve bal yapma aşaması başlar.
Ama nektar her çiçek türünde bulunmaz bir kısmında bulunur ayrıca arıda bu çiçeklerin bazı türlerini seçer nektar alır çünkü kaliteli nektar seçmek ister arı.
Yani Özetlersem bal özü Çiçeklerin hepsindir değil bir kısmında bulunur arıda bu bulunan türlerin hepsinden değil bazı türlerinden yani kaliteli olanlarından nektar toplar.
Ozaman ayetteki”kuli min kulli semerati” ifadesinin doğru tercümesi nasıl olmalı
Kuli:ye
min kulli:hepsinden
semerati:ürünler(çoğul)
bu kısmı günümüz bilimine göre nasıl doğru çevirip yorumlarız.
(Senin için belirlediğimiz) ürünlerin hepsinden ye şeklindemi anlaşılması lazım yani parantez içi benim eklemem tabiki
Aleykümselam Kardeşim. Doğru düşünmüşsün.
– Sonra(senin için halk ettiğimiz) meyvelerin hepsinden ye de, Rabbinin (sana) kolay kıldığı yollara gir, diye ilham etti. (Nahl/69)
Mezkür ayeti kerimeyi parentez içindeki ibareyi koyarak anlamalıyız.
hocam odada kayıttan Kur’an ı kerim okunurken gürültü yapmadan mubah bir iş yapmak ya da uyumak caiz mi?
Çalışanların veya uyuyan bir kimsenin yanında sesli Kuran okunmaz. Bir olumsuzluk olursa okuyan günaha girer.
Hocam gazoz kola gibi içeceklere aromaları eritmek için alkol konulduğu söyleniyor bu tip kola gazoz gibi şeyleri içmek caiz mi?
Söylentiler iftira da olabilir. Konunun uzmanı yetkililer söylerse inanın. Her ne kadar alkol olmasa da gazoz ve cola zararlı bir içecek olduğu uzmanlarca beyan olunmuştur. Meğer ki o tür içecekler İslam düşmanı İsrail’e yardım eden bir firmanın ise asla içmemek lazım.
Aleykümselam.
O bilgiler ve boyutlar bilimsel değildir. Onlar sapkın sitelerin abartılarıdır.
Hocam kaşımın ortası ve çevresininde kıllar çıkıyor bunların çıkmasını istemiyorum lazerle aldırmam günah mı
Cinsiyetinizi yazmamışsınız.
Erkek
Çok rahatsız edici olmadıkça sırf görüntüden dolayı müdahale etmek caiz değildir.
Hocam yaklaşık 3 senedir beş bin kalp dersini arada aksatsam da çekmeye çalışıyorum.Öğrenci olduğum için artırmadım.Bir süredir sol kürek kemiğim ve omzum zikir ve rabıtada resmen itiliyor geri çekiliyor bazen bağırma hissi geliyor.Bir de sol kalp tarafım da gözle görülür şekilde atıyor.Bu atan kalp letaifi midir veya veled-i kalp midir belki de ikisi de değil. Size sormak istedim bu durumları.
Kalp lefatifleri açılmaya başlarken doğum sancısı gibi sancılar meydana gelir. Virdini ara sıra aksatman da bunu tetikler. Veledi kalple alakası yok.
Selamun aleykum bu hadisi nasıl anlamak gerekir.
Birşeyin yasaklanıp yasaklanmayacağını Allah peygamberine bildirir oda insanlara ama;
2219- Vehb’in kızı Cüdâme (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu işittim: “Çocuk emziren kadınla cinsel ilişki kurmayı veya gebe kadının çocuk emzirmesini yasaklamak istedim fakat İranlılar ve Rumlar böyle yapmalarına rağmen çocukları falan ölmüyor o yüzden yasaklamıyorum.” (İbn Mâce, Tıp: 16)
Tirmizî: Bu konuda Esma binti Yezîd’den de hadis rivâyet edilmektedir.
Bu hadis hasen sahihtir. Mâlik, Ebû’l Esved’den, Urve’den, Âişe’den, Cüdâme binti Vehb’den bu hadisi bize aktarmış olup hadiste geçen “Gıyal” kelimesini “Çocuk emziren kadınla cinsel ilişki kurmak” şeklinde izah eder.
2220- Vehb’in kızı Cüdâme (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, kendisi bizzat Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şöyle söylediğini işitmiştir: “Çocuk emziren kadınla cinsel ilişkiyi yasaklamak istedim. Fakat bana Rumlar ve İranlılar bunu yapıyorlar çocuklarına bir zarar gelmiyor dediler ben de bu fikrimden vazgeçtim.” (Ebû Dâvûd, Tıp: 16)
Nesih ve Mensuh
Peygamberimizden(s.a.v.) nakledilen hadisleri iki kategoride incelemek gerekir.
Birincisi dini mevzularla ilgili hadislerdir. İkincisi ise Dünyevi konularla alakalı hadislerdir.
Dini konularla ilgili hadisler ya onun kalbine doğrudan Allah katından ilham edilir veya bir melek vahyeder.
Dünyevi mevzulardaki Peygamberimizin sözleri ise akıl ve tecrübesine dayanır.
Mesela bir gün Rasulullaha Mekkede yetişen hurma ile Yemende yetişen hurmaların (irilik bakımından) daha farklı olduğunu soruyorlar. O buyuruyor ki:
– Tecrübe edinin. Zira dünyalık konularını(bazen) siz benden daha iyi bilirsiniz” buyurmuştur.
Bu hadis de onlardan biridir. Peygamberimiz dünyalık konularında ashaba danışır onların fikri daha uygun ise kendi fikrinden vazgeçerdi.
Dini konularda belirttiği hadislerde de bazen yeni bir hükümle o hadisin hükmü kaldırılırdı.
Kuran ayetlerinde de bazı ayetlerin Allah hükmünü kaldırmıştır. Hadisler de de böyleleri bulunur. O sebeple ayet ve hadisleri okuyalım ama hüküm vermeye kalkmayalım. Çünkü bunlar uzmanlık gerektirir.
Şer’i bir hükmün, sonradan gelen bir şer’i hükümle iptaline nesh adı verilir. Yeni hükmü bildiren ayete nâsih, hükmü kaldırılan ayete ise “mensuh” denir. Meselâ; Kur’an-ı Kerim, önceki semavi kitabları neshetmiş yani onların hükümlerini iptal etmiştir. Son hükmü bildiren Kur’an var iken, önceki hükümlerle amel etmek caiz değildir. Kur’an’ın şu ayetleri nesh ile alâkalıdır:
“Allah neyi indireceğini pek iyi bildiği halde, biz bir ayeti başka bir ayetin yerine getirdiğimizde ‘Sen ancak bir iftiracısın’ dediler. Hayır, onların çoğu bilmezler.” (Nahl, 101)
Esas hükümler bütün peygamberler için aynıdır; değişmez, nesh olmaz. Meselâ, imanın rükünleri bütün hak dinlerde aynıdır ve ibadet bunların hepsinde vardır. Ama ibadetin fer’î hükümlerinde, yani teferruatında farklılıklar görülür. İbadetin şekli, vakti, kıblenin yönü gibi hükümlerde nesh söz konusu olmuştur.
İslâm dininin hükümleri geçmiş dinlerin hükümlerini nesh etmiştir. Ayrıca, İslâm’ın insanlara ilk defa tebliğ edildiği o başlangıç döneminde bazı yasaklar kademeli olarak getirilmiş, böylece ilk hüküm neshedilmiştir.
Bütün bu nesihler, temel ve itikadî hükümlerde değil, ibadet ve muamelata dair fer’î hükümlerde gerçekleşmiştir.
Bir hükmün nesh olması onun yanlış olup, doğrusuyla değiştirildiği mânâsına gelmez. Bu konuda bir âyet-i kerime: “Biz bir âyetin hükmünü nesheder veya onu unutturursak, mutlaka daha hayırlısını veya benzerini getiririz.” (Bakara Suresi, 106)
Âyette geçen “daha hayırlısını veya benzerini” ifadesi bu noktada çok mühimdir. Yani, nesh olan hükümler de, yeni hükümler gibi hayırlıdırlar. İnsanların hayrına olma özelliği bütün âyetler için geçerlidir.
söylediğinizi anladım ama burda nesh den ve dünyevi işlerden farklı bir durum yokmu hocam.
Mesela hurma ağaclarının aşılanması konusunda Tesulullahın yanılıp siz benden dünya işlerini daha iyi bilirsiniz demesiyle alakalı rivayet var evet ama bu anlaşılır bir durum tamamen tarım sektörüyle alakalı yorumu kendi bilgisiyle .
Lakin bu konudaki hadisde direk yasaktan bahsediyor ve konu süt emziren kadınla cinsel ilişkinin yasak olup olmaması yani burda hayzlı kadınla ilişki gibi fıkhi bir durum var lakin peygamberimiz”Çocuk emziren kadınla cinsel ilişkiye girmeyi yasaklamayı istedim ama insanlar rumlar bunu yapıyor bir zarar gelmiyor dedi bende bu fikrimden vazgeçtim” diyor.
Yani fikhi bir durum var ve Resulullah yasaklamayı düşünüyor ama insanlar diyorki bunda sıkıntı yok oda diyor ozaman vazgeçtim.
Bana bu yüzden bu konu ilginç geldi hocam yani önce yasaklayıp sonra nesh veya dünyevi bir konu yok ortada
Senin anlayışına göre dünyevi bir konu yok oysaki o konu her bakımdan dünyevi bir konudur. Hayız ile bu meseleyi aynı göremeyiz. Rasulullah bu meselenin çocuğa zarar vereceğini düşünmüş sonra da diğer milletler bunu yaptıkları halde zarar görmedikleri görüldüğünü işitince vazgeçmiş. Eğer bu fıkhi bir konu olsaydı Rasulullah asla vazgeçmezdi. O tamamen dünyevi bir konudur.
Selamün aleyküm hocam. Gusül abdesti aldım tırnağımın kenarında oje kalmış, sonradan fark ettim. Orayı silip sadece elimi yıkasam guslüm tamamlanmış olur mu?
Aleykümselam Sinem hanım.
Gusül abdesti veya namaz abdesti aldıktan sonra yıkanmamış bir yer sonradan fark edilirse sadece o kısım yıkanırsa gusül abdesti veya namaz abdesti tamam olur.
Teşekkür ederim hocam peki niyet nasıl olmalı?
Yarım kalan gusül abdestimi tamamlamaya mı demem lazım
Rica ederim. İlk niyetin geçerlidir tekrar niyete gerek yoktur.
Selamunaleyküm hocam ben erkek bireyim yaş 31 sorum şu aynı apartmanda oturduğumuz bayanlara benim selam yada hal hatır sormamda sakınca varmıdır birde onların bana selam ve hal hatır soramasında sakınca varmıdır çünkü beni gördüklerinde selam yada hal hatır sormadıklarında öfke nöbetleri geçiriyorum saldırganlık geliyor annemle tartışıyorum acaba kötü birimiyim kadınlar bana böyle yapıyor diyorum diğer erkekler niye bana yaptıklarını yapmıyorlar diyorum.
Aleykümselam Kardeşim.
İslam’da genç bayanlarla yakın akrabalık bağı yoksa fitneye sebep olacağı için selamlaşmak mekruhtur. Ama yaşlı kadınlarla selamlaşabilir hal hatır sorabilirsin.
Hocam selamün aleyküm hayırlı ramazanlar 2 sorum olacaktı.
1.Kaza namazlarım var birkaç yerde görmüştüm daha önce namazların sünnetleriyle birlikte kazayada niyet edilirse sünnet namazda kaza namazıda kılınmış olur diye.Bu doğrumudur eğer doğru ise nasıl niyet etmeliyim.Yoksa kaza namazını ayrı sünnetleride ayrımı kılayım.
2.Hisse senedine yatırım yapmak istiyorum niyetim borsa oynamak değil sürekli alıp satmak değil helal iş yapan şirkete ortak olmak geleceğe yatırım yapmak paramı değerlendirmek geleceğim için çocuğum için şirketin değer kazanmasıyla büyümesiyle beraber benimde paramın değer kazanması büyümesi
paramı yatırıp uzun vade (3-5-7-10 sene )beklemeyi düşünüyorum düşündüğüm bazı şirket isimlerinide veriyorum.
Sasa Polyester-Polyester-elyaf-iplik üretimi ve satımı
Hektaş Ticaret-Tarımsal üretim bitki tohum gübre üretim satımı
Aselsan-Savunma sanayi TSK yı güçlendirmek için silah vb üreten satan firma
SORU 1:
Kaza namazlarım var birkaç yerde görmüştüm daha önce namazların sünnetleriyle birlikte kazaya da niyet edilirse sünnet namazda kaza namazı da kılınmış olur diye. Bu doğru mudur eğer doğru ise nasıl niyet etmeliyim. Yoksa kaza namazını ayrı sünnetleri de ayrımı kılayım.?
SORU 2:
Hisse senedine yatırım yapmak istiyorum niyetim borsa oynamak değil sürekli alıp satmak değil helal iş yapan şirkete ortak olmak geleceğe yatırım yapmak paramı değerlendirmek geleceğim için çocuğum için şirketin değer kazanmasıyla büyümesiyle beraber benimde paramın değer kazanması büyümesi
paramı yatırıp uzun vade (3-5-7-10 sene )beklemeyi düşünüyorum düşündüğüm bazı şirket isimlerinide veriyorum.
Sasa Polyester-Polyester-elyaf-iplik üretimi ve satımı
Hektaş Ticaret-Tarımsal üretim bitki tohum gübre üretim satımı
Aselsan-Savunma sanayi TSK yı güçlendirmek için silah vb üreten satan firma.
CEVAP 1:
Geçmiş namazların farz ve vacipleri kaza edilir ama sünnetleri kaza edilmez. Şayet sabah namazı ve öğle namazının ilk sünneti ise aynı günde kaza edilir gün aşımında ise onlar da kaza edilmezler.
Bir vaktin farz namazının kazası kılınırken aynı anda o vaktin sünnetine niyet olmaz. Bir namaza bir niyet edilir aynı anda iki namaz birden kılınamaz.
CEVAP 2:
Helal iş yapan bir şirketin hisselerine ortak olmak caizdir. Söz konusu şirketler helal iş yapmaktadır.
İçki içen veya haram lokma yiyen bi müslüman 40 gün boyunca manevi olarak ilerleyemez mi hocam?
SORU:
İçki içen veya haram lokma yiyen bi müslüman 40 gün boyunca manevi olarak ilerleyemez mi hocam?
CEVAP:
Tövbe ederse engel aradan kalkar.
Hocam erkeğin erkeğe avret yeri kapalı dahi olsa lüzumsuz bakması caiz değil mi?
Erkek erkeğin avret yerine zaruretsiz bakması haramdır. Zaruret miktarı bakması ise tedavi amaçlı olur ancak.
Hocam birisi ile Hadislerin varlığı hakkında yazışma şeklinde tartışmaya girdik. Ben en baştan başka bir delil sağlamam yolu ile haklı olsamda,, çok sarih ve bariz olarak, ona ezici üstünlük kurmaya karar verdim.
Cevap şöyle sürdü;
Kur’an’da Peygamberimiz Aleyhisselâm’ın Rivayetidir, ona bakılırsa? Ona inanıyorsun da Hadisler için geldiğinde, Hadisler hakkında niye böyle bir yaklaşım halindesin dedim?
Şimdi böyle bir Ayet’te var hocam;
(Kur’anı biz indirdik, elbette yine onu biz koruyacağız.) [Hicr 9]
Şimdi mesele itibariyle Kur’an ve Hadislerin korunmasını aynı değerde tutmak doğru olur mu diye size danışıp sormak istiyorum Hocam. Cevabınız nasıl olur.
Kuran, Peygamberimize Cebrail aracılığı ile inzal olmuştur. Cebrail önce ayetleri okur okunan ayetler Peygamberimizin hıfzına silinmeyecek bir şekilde nakşolurdu. Resulullah daha sonra bu vahiy olan ayetleri ümmetin de okuması ve ezberlemesi için katiplerine yazdırırdı. Hadisler ise Peygamberimizin kalbine ilham olur gerektiği yerlerde onları okurdu.
Senin demek istediğin her ikisi de nakildir. Nakledeni ise Peygamberimizdir. Bu baptan söylediğin ifade olumludur.
Hocam içki verene teşekkür etmek yada bankaya gidip faizli kredi çekip ordaki çalışana teşekkür etmek veya herhangi bi haram işlemeye sebep olana teşekkür etmek küfür müdür?
İçki sunan veya faiz alan ve verene yardım edene teşekkür etmek kişinin niyeti İlahi yasağa hakaret veya inkar ise küfürdür. Değilse küfre yakın haramdır.
Allahu tealayı bilen herşeyi bilir diyorlar, halbuki herşeyi bilmek Allah’ın sıfatı, ben bu sözü Allahı bilen kişiye bilmesi gerekenler veya aklına takılanlar ilham yoluyla bildirilir şeklinde yorumluyorum bu tevilim doğru mu hocam?
“Allahu tealayı bilen her şeyi bilir” sözü ayet değil hadis değil desteksiz atılmış bir sözdür. Her şeyi ancak Allah bilir. Peygamberimiz dahi her şeyi bilir değildi.
Hocam rüyamda ablam ve annemle lunapark gibi bir yere gidiyorduk fakat ben içimden rahatsız hissediyordum malayani bir iş diye.Onlar beni götürüyorlardı.Tam girişinde ablam beni tuttu ve yeter artık tövbe et dedi ve sarık uzattı.Ben de ederim ama tövbeden sonra benim şeyhimin ismini söylerim dedim.Ablam da o zaman olmaz dedi.Tam o an ablam gitti yerinde Seyyid saki hz. belirdi.Ve ona instisaplı olmadığım halde az kalsın ona intisap edecektim fakat ne olduysa olmadı.Ayrıca hocam ablam sofilikle falan hiç alakası olmayan biri.Namaz bile kılmıyor gerçekte.
Ablan inşaallah tövbe edip intisab edecek. Senin de Seyid Saki hazretlerine intisap etmen için işaret var o rüyada.
Aleykümselam.
Kütübü sitte(6 hadis kitabı) meşhur sahih hadis kitablarıdır. Bunlarla birlikte değerli İslam alimlerinin eserlerinde de sahih hadisler vardır. Kaynağı sağlam olmayan bazı hadis diye bilinen sözler o zamanın yorumcularına aittir.
hocam bi soru sormuştum ama önemli olduğu için bi soru daha soracağım, ben malesef kinci bi insanım hakkıma giren insanlardan hakkımı alamadığım zaman kafamı kalbimi bu durum çok meşgul ediyor günaha girmemek için kendimi engellemeye çalışıyorum ama içim rahatlamıyor bu kin hastalığından kurtulmanın yolu nedir?
Kin tutmak haset etmek riyakarlık yapmak bunlar kalbin hastalıklarıdır. Bunlardan kurtulmak için Allahın emirlerini yapmak yasaklarından sakınmakla birlikte dua etmek gerek. Ama sana zulmedeni affetmiyorsan bu kindarlık değildir. Ama o kimse yaptığına pişman olur da gelir senden helallik isterse sen de affetmezsen işte ona kindarlık denilir.
hocam ramazan orucunu bozan kimseye birisi ”onun tuttuğu orucu…” diyerek defi hacet lafzıyla sövse küfre girer mi?
Oruç tutan Müslüman fasık da olsa tuttuğu oruç Allah içindir. O sebepten “onun tuttuğu orucun … ” diye söven kimse küfre girer.
Hocam rüyada okuldan bazı arkadaşlar bana sen yalancısın diyorlardı.Ben buna çok üzüldüm.Daha sonra asansör gibi bir şeyden çıkınca karşıma Seyyid Fettah hz. çıktı.Hemen eline eğildim öptüm ve elini öperken ağlamaya başladım.O da bize de söylüyorlar gibisinden bir şeyler söyledi diye hatırlıyorum.Fakat tam emin değilim tam ne söylediğinden.Hafif tebessüm ettiğini beni teselli ettiğini hatırlıyorum.Ama rüyanın içinde baya ağlıyordum.
Rüyada ağlamak ve bir şeyhin elini öpmek sevinmeye delalettir.
bi kimse bi kafirin mali hakkına girdiyse o kafirde öldüyse onun varislerinden birinin kasasına ölenin hakkı kadar miktarı durumdan haber etmeden koysa kul hakkı ödenmiş olur mu?
Öyle bir şeyi mümkünse söz konusu kafir sağ iken vermek gerek. Ama ölmüş ise fitne çıkma durumu varsa ölünün varisine dolaylı yoldan ödenebilir.
Selamun Aleykum.
İbn Sencer’in Müsned’inde de şu Hadîs-i şerîf yer almaktadır: “Muhakkak yüce Allah ceninin kemiğiyle kıkırdaklarını erkeğin menisinden, onun yağ ve etlerini de kadının menisinden yaratır” denilmektedir.
Bu hadisi nasıl anlamalıyız hocam
Aleykümselam. O söz Peygamberimize ait değildir.
Meşhur Yemenli muhaddis Abdurrezzak, Tefsir’inde Süfyan es-Sevri’nin, tabiinden biri olan A’meş’den şöyle bir rivayet aktardığını kaydetmiştir:
“Kemikler ve sinirler erkekten, et ve kan kadındandır.”(1)
Bu rivayeti hadis âlimleri “maktu hadis” olarak, yani tabiine ait bir söz olarak değerlendirirler.
Suyûtî, “Dürrü’l-Mensûr” adlı tefsirinde Abdurrezzâk ve İbnu’l-Münzir’in tefsirlerinden, Ameş’in sözü olarak şunu nakletmiştir:
“Çocuktaki kemik ile sinirler erkeğin suyundan, et ile kan da kadının suyundan oluşur.”(2)
Selamun Aleykum Hocam.
Tevilatü’l-Kuran isimli eserde, Enbiya suresinin 33. ayetinin tefsirini okurken böyle bir hadisle karşılaştım, tam olarak alıntılayacağım. Hadisin zahirinde Astronomi bilimiyle ters düşen bu yorumu nasıl anlamak gerekir?
İbn Abbâs’tan nakledildiğine göre Hz. Peygamber şöyle haber vermiştir:
“Allah dünya semasının altında üç fersah miktarında bir deniz yaratmıştır. Bu dökülmesi engellenmiş ve Allah’ın emriyle havada durmaktadır. Ve ondan bir damla bile damlamamaktadır. Denizlerin tümü sakindir. Ama bu deniz ok hızıyla akmaktadır. Sonra onun havadaki durumu düzdür. Sanki doğu ile batı arasında uzatılmış bir dağ gibidir ve Güneş, Ay ve tüm yıldızlar (hunnes) bu denizde yüzmektedir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir mealindeki beyanın manası işte budur.”
Hadisin zahirinde göğün altında bir deniz olduğu güneş ay ve tüm yıldızların bunda akıp gittiği söyleniyor.
Elbette denizden maksat direk bildiğimiz denizi anlamıyorum mecazlar vardır mutlaka lakin ne olursa olsun bildiğimiz göğün altında bir yerde birşey var ve güneş yıldızlar ay hepsi onun içinde yüzüyor(dönüyor) bu zahiren bilime ters bir hadis.
Bu konuyu nasıl açıklamak lazım gelir
Aleykümselam Berat. Aslında altta sorduğunuz hadis ve ayet birer mucizedir. Ama dinsizler yanlış pencereden baktıkları için gözleri ve kulakları perdeleniyor gerçeği göremiyorlar. Hadisin bilime ters olduğunu söylemeniz hadisi tam anlamadığınızın açık ifadesidir.
Sure-i Yasin/40 (mealen):
– “Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.”
Bu ayeti kerimede güneşin, ayın, gece ve gündüzden kast edilen dünyanın ayrı ayrı birer yörüngede yüzdüklerinden söz ediyor Kuran. Neden gök boşluğunda uçuyor demiyor da yüzüyorlar diyor acaba?
Çünkü bu cisimler uzay boşluğunda hadisi şerifte söz edilen esir denilen havadan daha latif bir madde ile doludur yani esir denizinde bu cisimler yüzmektedirler. Evet esir dedik değil mi? Bu esir maddesi olmasaydı ne güneşin ışığı ve nede yıldızların ışığı bize ulaşamazdı. Hatta uzaya gönderilen füzeler yol alamazdı. Nasa bu esir denilen maddeyi 40-50 yıl önce keşfetmiştir henüz. Oysa Kuran ve hadisi şerif 1400 küsur yıl önce söz etmektedir. İşte altta beyan olunan hadisi şerif de ona değiniyor.
– “Allah dünya semasının altında üç fersah miktarında bir deniz yaratmıştır. Bu dökülmesi engellenmiş ve Allah’ın emriyle havada durmaktadır. Ve ondan bir damla bile damlamamaktadır. Denizlerin tümü sakindir. Ama bu deniz ok hızıyla akmaktadır. Sonra onun havadaki durumu düzdür. Sanki doğu ile batı arasında uzatılmış bir dağ gibidir ve Güneş, Ay ve tüm yıldızlar (hunnes) bu denizde yüzmektedir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.”