Üveysilik

Yazan: Bekir Abdullah 02.02.2018
Kendilerine Üveysi denilen
gerçek üveysilikle alakası olmayan şeytanın oyuncağı bazı zavallılar yalan söylemekteler ve cahil insanları da saptırmaktalar.
Üveysilik Peygamberimiz zamanında yaşamış Üveysi Karani ve bu ümmetten bazı velilere nasip olmuş uzaktan feyz alma tarikidir.

Üveysi bir kimse zahirde silsile sahibi bir mürşidten irşad icazeti almadan mürşitlik yapmasının caiz olmayacağını büyük veli ve alim İmamı Rabbani hazretleri ve Hanbeli mezhebinin kurucusu İmamı Ahmet bin Hanbel hazretleri açıkça belirtmişlerdir.
Kendilerinin üveysi olduğunu söyleyen bazı karanlık kimseler Kuran ve Sünnetin dışına çıkıp cin şeytanları ile işbirliği içindedirler..

İnsanların tek kurtuluşu ancak Ehli Sünnete(Kuran ve Sünnete) tabi olmakla mümkündür. Bu çakma üveysilere şeytanının vesvese vermediği onlara musallat da olmadığı söylenir. Şeytan haliyle onlara vesvese vermez onlara musallat da olmaz, çünkü artık onlar şeytanın evlatları olmuştur. Bir kimse evladına sıkıntı verir mi? Vermez tabi ki.
Şayet onlara vesvese verirse onları uykularından uyandırmış olur ve onlar da doğruyu aramaya koyulurlar. Şeytan ise onların asla doğru yolu bulmalarına razı olmaz.
Çakma üveysilerin bazı haller yaşadıkları söylenir. Onların yaşadıkları hallerin hepsi şeytanidir. Bir kimsenin Allah’a ulaştığını gösteren en bariz alamet, güzel ahlak sahibi olup Allah’ın emirlerini severek yapması ve yasaklarından gücü yettiği kadar sakınması ile değerlendirilir. Oysa onların bir çoğu her türlü büyük günahı işlerler namaz da kılmazlar.

Maalesef, söylendiği gibi onlara katılan bir hayli cahil kimse çoktur. Cahil insanların bir çoğu  din hususunda görsele tabidir. Kurtuluş ise ancak vahye tabi olanlar içindir. İnsanları yalan ve yaldızlı sözler ve görsellerle aldatması çok kolaydır. Bir de o işin içinde cin şeytanlarının katkısı olursa iş daha da cazip hale gelebilir. Bilmek gerekir ki, kabirde ve ahirette ancak ehli sünnet üzere inanıp yaşayanlar kurtulacaktır.

Bu çakma üveysiler bir takım sihirbazlıklar yaparak insanları Allaha ulaştırmış görüntüsü vermeye çalışırlar. Bu yaptıkları çirkinliklere din kisvesi giydirenler ebedi hüsrandadır.

 

Büyük veli İmamı Rabbani hazretleri “onlar tasavvufun gerçek inceliklerine ve deruni zevkine asla ulaşamazlar.” buyurmaktadır. O zavallıların İlahi isim ve sıfatların nurlarına ve deruni zevklerine kavuşmaları asla mümkün değildir.

A L I N T I :

Bazı internet siteleri aracılığı ile insanları “üveysilik” adı altında, yaşayan bir şeyhe bağlı olmadan ölmüş evliyanın ruhundan istifade ederek zikir çekmesi için birtakım talimatlar veriliyor.
Bize gelen şikayetler üzerine bu meseleyi tetkik edip insanları ikaz etme ihtiyacı hasıl oldu.
Sitelerini ve konuşmalarını araştırdığımız kadarıyla bunların

Metodu:

1- Bazı şeyleri uygulayarak ölmüş evliyanın ruhuyla görüşülmesi
2- Ve onların manevi eğitimi(!)
3- Zikir dersleri
4- Zikir çekmek için illa da bir şeyhe ihtiyaç yokmuş

Neler oluyormuş?
1- Bazı zatlarla rüyada görüşüyorlarmış
2- Zikirden zevk almaya başlıyorlarmış
3- Kurt köpek yılan gibi değişik varlıklar görmeye başlıyorlarmış
4- Allah’ın rahmeti çok ama çok bol olduğu için cehenneme girmeyeceklerine inanıyorlar.

ŞEYTANIN OYUNCAĞI HALİNE GELMEK

Bunların ortaya çıkardığı bu yolun batıl bir yol olduğunu maddeler şeklinde sıralayalım:

1- Üveysilik haktır ama üveysilik alınan, gayret gösterilerek elde edilen bir şey değildir. Kişinin manevi olarak kabiliyeti neticesinde vefat eden Allah dostlarının himmetine mazhar olması sebebiyle üveysi olunur. Dolayısıyla ben üveysi olacağım diye yapılacak bir uygulama yoktur.

2- Rüyada bazı zatlarla görüşüleceği ve görüştüklerini söylemektedirler. Ancak gördükleri kişi gerçekten de o mudur bilmemektedirler. Çünkü Şeytan Peygamberimiz hariç herkesin suretine girebilmektedir. Aslında o zatların suretine de Allah dostları olmaları sebebiyle giremez ama onları görmediği için insanlar rüyada kendisi “ben şuyum” diye takdim eden kişiyi öyle zanneder. Bu da şeytanın oyunlarındandır.

3- Üveysi olduklarını iddia ediyorlar ama siteye birinin yazdığı zikirleri çekiyor, sohbet eden bir adamın sözlerini dinliyorlar. Yani o zikirleri, metodu kim oraya yazmışsa aslında ona mürid olmuşlar haberleri yok kendilerini üveysi zannediyorlar. Orada sohbet eden kişiyi de rehber olarak yani mürşid olarak benimsemiş oluyorlar.

Daha doğrusu bu uyduruk yolu kuranlar kendilerini açıkça şeyh ilan etmiyor ama kendi koydukları zikir derslerini çektiriyor, kendi söylediklerini yaptırıyorlar. Kendilerine yönlendiriyor sohbetlerinin izlenmesi telkininde bulunuyorlar.

Gerçek üveysilikte ise bu şekilde bir aracı olmaz, zikir dersini bir internet sitesinden almaz.

4- Zikir zevk verir insanı belli bir yere kadar da götürür ancak hakiki bir mürşid olmayınca Şeytana maskara olur insan haberi olmaz. Nasıl mı?

-Bu kişiler işin sadece zikir boyutuna bakıyorlar. Halbuki tarikat/tasavvuf yani Allah’ı zikretme yolu İslam’ı Kur’an ve Sünnet bütünlüğü içinde taviz vermeden yaşamakla birlikte Allah’a yakın olmak içindir. Zevk almak için değildir.

-Şeriatı yaşamaya yönlendirecek bir rehber de yoksa zevk aldığı için doğru yolda olduğunu, erdiğini zannederler. Böyle olunca da işlediği şeriatsızlıkları bir suç olarak görmez.

-Bunun bir delili olarak sitelerinde sohbet veren kişi bir kadınla sohbet yapmaktadır. Halbuki böyle bir hal caiz değildir. Şeriat bunu yasaklamıştır.

-Yine açık boyalı kadınlar üveysi olduklarını iddia edip yaşadıklarını anlatmaktalar ama İslam’ın emirlerini yerine getirmemekteler. Bunda da bir zarar görmemekte hatta zikirden aldıkları zevke binaen doğru yolda olduklarını zannetmekteler.

5- Bazı bu uyduruk yola girenlerden müşahede ettiğimiz kadarıyla da Şeytanın onları Allah’ın rahmetiyle kandırdığını anlıyoruz. Zikrin zevkinden ve rüyada bazı zatlarla görüştüğünden bahseden kişi namazını kılmıyordu ve bundan çok da muzdarip değildi. Daha fenası ise Allah’ın rahmetinin çok geniş olup bu rahmeti sebebiyle kendisini cehenneme sokmayacağını iddia ediyordu.

Bu da yine Şeytana maskara olduklarını gösteren bir şeydi.

6- Zikir insanda nur meydana getirir. Bu nur cin gibi varlıkları çeker. Hakiki bir mürşidin manevi kalkanı altına girmeyince bu varlıkların musallat olması da kaçınılmazdır. Bu sebeple de yılan kurt gibi varlıklar görünüp rahatsızlık vermeye başlar. Aslında bunlar cindir.

(sitelerinde bu varlıkların nefislerini temsil eden şeyler olduğu gibi bir kandırmaca yorumda bulunmuşlar)

MÜRŞİDE NE GEREK VAR(!)

Bakın sonradan ortaya çıkan akımlar bize hep aynı mesajı veriyor. Birileri tarikat/tasavvuf şirk diyerek din adına bu müesseseleri baltalamaya çalışırken birileri de Mürşide gerek yok al sana üveysilik diyerek mürşidlerden bu şekilde uzaklaştırma çabası içine giriyor.

Halbuki yaşayan bir mürşide bağlanmak niçin zorunuza gidiyor? Hedef zikir ise zikir var, rabıta ise o da var. Görmek istiyorsanız hayatta. Sohbetleri, nasihatleri kitaplar dolusu.

Üveysilik niye? Bu bir perde…

Yukarıda dediğimiz gibi siteye yazılan zikirleri uygulamakla zaten üveysi olunmuyor o zikirleri yazanın müridi olunuyor. Orada sohbet veren kişi şeyh olarak benimsenmiş olunuyor ki amaç da bu zaten. “gelin müridim olun” denmiyor, üveysilik adı altında mürid toplanıyor. Kendini üveysi zannedenler de böyle avunuyor.

www.ihvanlar.net

(Visited 427 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın